Güncel Yazılar

Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Elimiz de gözümüz de durmuyor

Cumhurbaşkanı yılın son saatlerini sayarken yaklaşık 7 milyon vatandaşına iyi dileklerini asgari ücreti beğenmedikleri için “elinize gözünüze dursun” diyerek dile getirdi. Cumhurbaşkanı’nın bedduasının orijinalinin “ elinize, dizinize dursun” olduğunu ve açıklamasının “ Allah nankörlüğünün cezasını seni kör ve kötürüm ederek versin” olarak geçtiğini de bir düzeltme olarak belirtelim. Ayrıca İslami kaynaklarda beddua için; İslam’da yeri olmadığı, ancak zulüm altında iken bazı durumlarda edilmesinin caiz sayılabileceği belirtilir.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Hasip Kaplan'a “ırkçı” demenin yanlışlığı

Faşist partiler, tam da istedikleri gibi yöneten Ak Parti ile ittifaklarını açıkladığı gün, bir Kürt siyasetçi, sosyal medyada linç edilerek “ırkçı” ilan edildi.

HDP eski milletvekili Hasip Kaplan’ın, Şubat ayındaki kongreye hazırlanan partisinin iç tartışmalarına Twitter'dan verdiği yanıt, geniş kesimlerin katıldığı büyük bir tartışmaya dönüştü.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bugün tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya. Türkiye’nin yarı açık cezaevinden kapalı cezaevine dönüşme sürecinde omuzundaki ağır yükün ve sorumluluğun gereğini yapmak zorunda. Türkiye’nin bugün, bu karanlık döneminin demokratik bir çerçevede aşılması Kılıçdaroğlu’nun tutumuna, yaklaşımına partiyi ne doğrultuda yönlendireceğine bağlı.


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

21. yüzyılın parlak ışıkları altında kölelik ve kapitalizmin krizi

Geçen yılın Kasım ayında herkes Libya’da görüntülenen “köle pazarları” haberleri ile irkilmişti. Bir kısmımızın çocukluk ya da gençliğine rastlayan dizi ya da filmlerin sahneleri gözlerimizin önündeydi. İnsanlar fizikî özeliklerinin ‘işe yararlılığı’ anlatılarak fiyatlandırılıyor ve açık arttırma sonrası sahibine teslim ediliyor. Görüntüler sonrası birçok ülkeden, BM’den ve AB’den açıklamalar geldi. İnsanlık tarihinde yeri yoktu ve bu utanç kabul edilemezdi. Peki, bu utanç kimindi? 


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Demirtaş’ın başkanlığı

HDP komisyonuna 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayımızın Selahattin Demirtaş olması gerektiğini önermemizin üzerinden yıllar geçti. Önerinin ne kadar doğru olduğu Demirtaş’ın sürdürdüğü kapsayıcı seçim kampanyası, kampanyasının yarattığı heyecan ve alınan oy oranlarında açığa çıktı. Demirtaş, sıra dışı bir sosyalist olduğunu, ilk kez cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında gösterdi. ‘Sıra dışı olmak’ derken kastım, ne mevcut sosyalist kadrolardan teorik ya da politik bir üstünlüğü olduğunu iddia etmek ne de bir lider kültü yaratılmasına katkıda bulunmak. Lider kültü bizden uzak olsun olmasına da, her biri hafızasında başka bir devrimciyi kült hâline getirmiş olanların Demirtaş tartışmasında aklına külte karşı olduğunu getirmesi meselesini de bir kenara bırakalım. Demirtaş’ın sıra dışılığı, kitleleri elektriklendirmede,  solun tarihinde hiçbir siyasi figürün başaramadığı bir yeteneğe sahip olmasında. 


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Sosyalist muhalefet ve 2019 seçimleri

Murat Belge’nin Birikim dergisinin internet yayınında çıkan 9 Ocak tarihli yazısı, önümüzdeki bir buçuk yılda yürüteceğimiz tartışmalar açısından verimli bir başlangıç zemini sunuyor. MHP destekli bir Erdoğan yönetimi, toplumun yaklaşık üçte birinin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının ya kayyum zoruyla, ya İçişleri Bakanlığı tarafından ya da bizzat cumhurbaşkanı tarafından görevinden edildiği, ülkenin OHAL düzeninde KHK’larla yönetildiği bir ortamda “yerli ve milli” bir “devletin bekasını koruma” koalisyonuyla başkanlık sistemini kalıcılaştıracak bir seçime gitmeye hazırlanıyor. Şayet başarı kazanırsa, parlamentonun büyük ölçüde işlevsizleştiği, demokratik kontrol mekanizmalarının asgariye indirildiği bir düzende yaşamak ve mücadele etmek zorunda kalacağız. Buna karşı muhalefet edeceğimiz odakları iyi tartışmalıyız ki, Hüsamettin Cindoruk ve Nesrin Nas gibi eski Türkiye’nin arkaik siyasetçileriyle soldan kimi isimlerin aynı kürsüyü paylaşmak zorunda kaldığı durumlara düşmeyelim.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Asgari ücret en az 2500 TL olmalıdır

Günlerdir süren asgari ücret ne olacak sorusu sonunda cevaplandı, asgari ücret aylık 1600 TL oldu. Bu süreçte Türk-iş 1900 TL, DİSK ise 2300 TL olmasını talep etmişti. Hükümet ise asgari ücrete enflasyon oranında zam yapmayı yeterli gördü. Hâlbuki Türkiye’nin hem de yüzde 11 büyüdüğünü iddia ediyordu. AKP, büyümeden işçi sınıfına herhangi bir pay vermek istemediğini, açıkladığı asgari ücretle net bir şekilde ortaya koymuş oldu.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

2018'de barış mücadelesi

Türkiye’de yerli-milli bir siyasi konsensüs, barış kavramını kullanmayı bile imkansız hale getirmeye çalışıyor. 2017 yılı bu açıdan çok zorlu geçti. Çatışma yerine diyalog yönünde ısrar edenler, yeni bir çözüm sürecinin devreye girmesi gerektiğini savunanlar zorlu bir mücadele verdiler.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Sosyalistin en etkili silahı

Daha güzel, adil, eşitlikçi bir dünya isteyenler için en zor şeylerden biri, dünyaya bakıp her yanda çirkin, adaletsiz, eşitsiz rejimler ve bu rejimlerin başında canavar kılıklı egemenler olduğunu görmek. Ve daha da zor olanı, milyonlarca, yüz milyonlarca yoksul insanın bu canavarlara göz yumarmış, hoşgörürmüş, hatta bazen desteklermiş gibi pek ses çıkarmadan yaşadığını izlemek.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

Emin Şakir'e özgürlük!

Emin Şakir bir aydan daha uzun bir süredir tutuklu.


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

Avrupa merkez siyaseti Merkel'in ayakları altında dağılıyor

Sonu gelmeyen Brexit tartışmalarında yaygın olan kanı, İngiltere tarafının zayıf ve karışık; Avrupa Birliği'nin (AB) ise güçlü ve birleşmiş olduğu. Birincisi doğru, ikincisi o kadar doğru değil.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

Emin Şakir'e özgürlük!

Emin Şakir bir aydan daha uzun bir süredir tutuklu.


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Elimiz de gözümüz de durmuyor

Cumhurbaşkanı yılın son saatlerini sayarken yaklaşık 7 milyon vatandaşına iyi dileklerini asgari ücreti beğenmedikleri için “elinize gözünüze dursun” diyerek dile getirdi. Cumhurbaşkanı’nın bedduasının orijinalinin “ elinize, dizinize dursun” olduğunu ve açıklamasının “ Allah nankörlüğünün cezasını seni kör ve kötürüm ederek versin” olarak geçtiğini de bir düzeltme olarak belirtelim. Ayrıca İslami kaynaklarda beddua için; İslam’da yeri olmadığı, ancak zulüm altında iken bazı durumlarda edilmesinin caiz sayılabileceği belirtilir.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Demirtaş’ın başkanlığı

HDP komisyonuna 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayımızın Selahattin Demirtaş olması gerektiğini önermemizin üzerinden yıllar geçti. Önerinin ne kadar doğru olduğu Demirtaş’ın sürdürdüğü kapsayıcı seçim kampanyası, kampanyasının yarattığı heyecan ve alınan oy oranlarında açığa çıktı. Demirtaş, sıra dışı bir sosyalist olduğunu, ilk kez cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında gösterdi. ‘Sıra dışı olmak’ derken kastım, ne mevcut sosyalist kadrolardan teorik ya da politik bir üstünlüğü olduğunu iddia etmek ne de bir lider kültü yaratılmasına katkıda bulunmak. Lider kültü bizden uzak olsun olmasına da, her biri hafızasında başka bir devrimciyi kült hâline getirmiş olanların Demirtaş tartışmasında aklına külte karşı olduğunu getirmesi meselesini de bir kenara bırakalım. Demirtaş’ın sıra dışılığı, kitleleri elektriklendirmede,  solun tarihinde hiçbir siyasi figürün başaramadığı bir yeteneğe sahip olmasında. 


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

İran’dan heyecanlanmak

26 Aralık’ta İran’da başlayan isyan büyüyerek devam ediyor. Akademisyen ve gazetecilerin bir kısmı olaylara temkinli yaklaşmak gerektiğini, ne olacağını henüz bilemediğimizi söylüyorlar. Herkesin aklında Ortadoğu devrimlerinin başına gelenler var. Libya ve Suriye gibi iç savaş ve hatta emperyalist devletlerin askeri müdahalesi gibi sonuçların ortaya çıkmasından endişe ediliyor.


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Nükleer tehdit halkın mücadelesiyle önlenir

BM Genel Kurulu’nda konuşan Trump Kuzey Kore’nin yaptırdığı balistik füzelere ve nükleer denemelere ilişkin  Kuzey Kore Başkanı Kim Jong-un’u kastederek “roket adam intihar görevinde. Hem kendisi hem de rejimi için” dedi.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

2018’e girerken: Tekrarlayan bir yeni yıl temennisi

2017 ezilenler açısından pek de iyi geçmedi. Arap Baharı olarak adlandırılan devrimler sürecinin bir karşı-devrim dalgasıyla yenilmeye başlamasından, Avrupa’da tam da bu devrim dalgasıyla eş zamanlı ortaya çıkan kitle hareketlerinin güç kaybetmesinden bu yana dünyada işçi sınıfı ve ezilenlere açısından ters giden şeyler ters gitmeye devam etti. 


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Gerçekten laiklik mi istiyoruz?

Fazla söze gerek yok tabii, ama yine de biraz tarif etmek iyi geliyor: bir sene içinde, HDP’nin Ermeni soykırımı konusunda kaçak oynamasına kızdığımız günlerden; savaşın, üstelik uluslararası askeri rekabete eklemlenerek kaldığı yerden devam ettiği, Mehmet Ağar’ın demokrasi anlattığı, milletvekillerimizin tutuklandığı, tutuklu milletvekiliyle görüştüğü için örtülü casusluk suçlamalarıyla gözaltına alınan Levent Pişkin’in tutuksuz yargılanacak olmasına sevindiğimiz günlere geldik.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Asgari ücret en az 2500 TL olmalıdır

Günlerdir süren asgari ücret ne olacak sorusu sonunda cevaplandı, asgari ücret aylık 1600 TL oldu. Bu süreçte Türk-iş 1900 TL, DİSK ise 2300 TL olmasını talep etmişti. Hükümet ise asgari ücrete enflasyon oranında zam yapmayı yeterli gördü. Hâlbuki Türkiye’nin hem de yüzde 11 büyüdüğünü iddia ediyordu. AKP, büyümeden işçi sınıfına herhangi bir pay vermek istemediğini, açıkladığı asgari ücretle net bir şekilde ortaya koymuş oldu.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bugün tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya. Türkiye’nin yarı açık cezaevinden kapalı cezaevine dönüşme sürecinde omuzundaki ağır yükün ve sorumluluğun gereğini yapmak zorunda. Türkiye’nin bugün, bu karanlık döneminin demokratik bir çerçevede aşılması Kılıçdaroğlu’nun tutumuna, yaklaşımına partiyi ne doğrultuda yönlendireceğine bağlı.


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

tahayyüller gerçekliklerine yıkımlarla kavuşur

bm insan hakları komisyonu’na göre, 2015 temmuz ile 2016 aralık arasında, güneydoğu anadolu’da 355 bin ila 500 bin arası insan evlerini terk etti. mimar korhan gümüş; furkan temir’in yıkımı belgeleyen sur, idil, nusaybin ve cizre fotoğrafları eşliğinde, bölgede sürdürülen kentsel dönüşüm projeleri ve yeniden inşa edilen mimariyi değerlendirdi.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Kemalizm'de birleşebilir miyiz?

Sınıfsız, imtiyazsız ve kaynaşmış bir toplum. Mustafa Kemal bu topraklar da toplumu tanımlarken bu şekilde bir tarif yapmakta ve toplumda sınıfların olmadığını söylemekte. Bunu söylerken kendisi ise bazı sınıflara dayanmakta, gücünü bu sınıflardan almakta. Kimdi bu sınıflar; Asker-sivil bürokrasi, azınlıkta olsa da o dönemin kentsoyluları ( burjuvazi ) ticaret burjuvazisi demek daha doğru olur. Çünkü sanayi burjuvazisi Türkiye’de 1950’lerle yani Demokrat Parti iktidarı döneminde yavaş yavaş ortaya çıkmaya gelişmeye başlayacaktır. Toprak ağaları ve mülk sahibi sınıflar. Bu sınıflar Kemalizm’in, Mustafa Kemal’in arkasında duran, kendi bürokratik önderliğini ve iktidarını pekiştiren toplumsal sınıflar. Dolayısıyla Mustafa Kemal boşlukta duran bir siyasal önderlik değildir. Belli toplumsal sınıflara dayanan ve bu toplumsal sınıfların çıkarı doğrultusunda hareket eden bir siyasal önderliktir. 


Meltem Oral Tüm Yazıları

Emin Şakir için…

Emin’le sanırım on yıldır tanışıyoruz. Ancak esasen İstanbul’a yerleşmesinden sonra, son birkaç yıldır daha yakınen tanıma fırsatı buldum.


Nuran Yüce Tüm Yazıları

Küresel alarm

Türkiye’de ilk iklim değişikliği mitingini 4 Aralık 2005 tarihinde İstanbul’da yapmıştık. Ellerimizde ‘Gezegenimiz pişiyor’ yazılı dövizleri taşımakta zorluk çektiğimiz, aşırı soğuk ve karlı bir gündü. İstanbul emniyetinin miting için görevlendirdiği polisler “bu havada eylem yapmaya kararlı mısınız” diye sormuşlar ve bizden “evet, her koşulda yapacağız” yanıtını aldıktan sonra, yanımızda yürümeleri gerekirken, onları araçlarında kalmaya zorlayan berbat bir gündü.


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Sosyalist muhalefet ve 2019 seçimleri

Murat Belge’nin Birikim dergisinin internet yayınında çıkan 9 Ocak tarihli yazısı, önümüzdeki bir buçuk yılda yürüteceğimiz tartışmalar açısından verimli bir başlangıç zemini sunuyor. MHP destekli bir Erdoğan yönetimi, toplumun yaklaşık üçte birinin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının ya kayyum zoruyla, ya İçişleri Bakanlığı tarafından ya da bizzat cumhurbaşkanı tarafından görevinden edildiği, ülkenin OHAL düzeninde KHK’larla yönetildiği bir ortamda “yerli ve milli” bir “devletin bekasını koruma” koalisyonuyla başkanlık sistemini kalıcılaştıracak bir seçime gitmeye hazırlanıyor. Şayet başarı kazanırsa, parlamentonun büyük ölçüde işlevsizleştiği, demokratik kontrol mekanizmalarının asgariye indirildiği bir düzende yaşamak ve mücadele etmek zorunda kalacağız. Buna karşı muhalefet edeceğimiz odakları iyi tartışmalıyız ki, Hüsamettin Cindoruk ve Nesrin Nas gibi eski Türkiye’nin arkaik siyasetçileriyle soldan kimi isimlerin aynı kürsüyü paylaşmak zorunda kaldığı durumlara düşmeyelim.


Panos Garganas Tüm Yazıları

Geçen yılın muhasebesi: Bütün çalınanları geri alabiliriz

Noel geldi. Yeni yıl yaklaşıyor ve her yerde geçmiş yılın muhasebesi yapılıyor. Hükümet, son çabalarına rağmen (emeklilere ikramiye vermesi ve Çipras’ın Berlin’deki Sol Parti’ni toplantısında yaptığı konuşma) her alanda düşüş gösteriyor.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Adalet yürüyüşü: yetmez ama evet!

Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından CHP’nin “Artık yeter” diyerek başlattığı Ankara-İstanbul arası yürüyüşü destekliyoruz. Doğrusu, yürüyüş tahminlerin de ötesinde, CHP liderliğinden beklenmeyecek bir kapsayıcılıkla sürüyor. Barış isteyen akademisyenlerin, HDP’li vekillerin, Roboskili ailelerin yürüyüş kolunda yer alması çok önemli.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Sosyalistin en etkili silahı

Daha güzel, adil, eşitlikçi bir dünya isteyenler için en zor şeylerden biri, dünyaya bakıp her yanda çirkin, adaletsiz, eşitsiz rejimler ve bu rejimlerin başında canavar kılıklı egemenler olduğunu görmek. Ve daha da zor olanı, milyonlarca, yüz milyonlarca yoksul insanın bu canavarlara göz yumarmış, hoşgörürmüş, hatta bazen desteklermiş gibi pek ses çıkarmadan yaşadığını izlemek.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bu yasalar nasıl böyle geçiyor?

“Müftülük Yasası” olarak anılan yasa tasarısının neden bu isimle anıldığını hiç düşündünüz mü? Çünkü torba yasanın tanımı konu itibariyle birbirinden bağımsız yasaların – Nüfus Hizmetleri Kanunundaki birçok maddede değişiklik içeren bir yasa tasarısıyla, Eyüp ilçesinin ismini Eyüp Sultan olarak değiştirecek bir yasanın aynı tasarıda yer alması gibi –  “bir torba içine rastgele atılmışçasına” meclise sunulmasıdır. Bütün bu içeriğin tek seferde ifade edilmesi zor olduğundan genel olarak torba yasalar içeriklerindeki bir maddeye göre adlandırılır, mesela İstismar Yasası.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Emin Şakir

Emin, önce İzmir’de yaşayıp daha sonra İstanbul’da iş bulunca ilçesi Üsküdar’a taşındığından beri, herhalde en az beş senedir hemen hemen her hafta bir gün (bizden başka arkadaşların da katıldığı toplantılarda) memleketin ve dünyanın ahvalini konuşup ve sadece konuşmayıp bu her şeyin havada uçuşup zeminin her zaman kaygan olduğu içinde yaşadığımız çağ ve özellikle de Türkiye’de gerçeklik duygusunu beraber yakalamaya çalıştığım kibar ve düşünceli bir yoldaşım ve arkadaşımdır.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Hasip Kaplan'a “ırkçı” demenin yanlışlığı

Faşist partiler, tam da istedikleri gibi yöneten Ak Parti ile ittifaklarını açıkladığı gün, bir Kürt siyasetçi, sosyal medyada linç edilerek “ırkçı” ilan edildi.

HDP eski milletvekili Hasip Kaplan’ın, Şubat ayındaki kongreye hazırlanan partisinin iç tartışmalarına Twitter'dan verdiği yanıt, geniş kesimlerin katıldığı büyük bir tartışmaya dönüştü.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

2018'de barış mücadelesi

Türkiye’de yerli-milli bir siyasi konsensüs, barış kavramını kullanmayı bile imkansız hale getirmeye çalışıyor. 2017 yılı bu açıdan çok zorlu geçti. Çatışma yerine diyalog yönünde ısrar edenler, yeni bir çözüm sürecinin devreye girmesi gerektiğini savunanlar zorlu bir mücadele verdiler.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor.