Güncel Yazılar

Faruk Sevim Tüm Yazıları

Seçim vaatleri ve işçi sınıfı

Her seçim döneminde işçilere ve yoksullara vaatlerde bulunulur. İşçi sınıfı açısından bu, gücünü gösteren bir gelişmedir. Seçim zamanlarında da olsa egemenler ve siyasiler gücün kimde olduğunu hatırlarlar. Kimin çoğunluk olduğu, kimin ikna edilmesi gerektiği seçim zamanı hatırlanır. Unutulmaması gereken Türkiye’de dile getirilen vaatlerin ezici çoğunluğunun zaten işçiler ve yoksullar için temel hak olmasıdır.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Normalleşme, HDP ve Demirtaş

Türk siyaseti, HDP eski Eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın kıymetini yeni idrak ediyor.  Cumhurbaşkanı adayı olarak tutuklu kampanya yürütmek zorunda olması tartışılıyor. Rakipleri Muharrem İnce ve Temel Karamollaoğlu fırsat eşitliğinde söz ederek tahliyesini gündeme getirdiler. Muharrem İnce, Edirne cezaevinde ziyaret bile etti. Seçmenleri tahliyesi için imza kampanyası başlattı.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Çözüm süreci zorunluluktur

Geçtiğimiz hafta düzenlenen Marksizm 2018 toplantılarında Kürt sorunu konulu tartışmada konuşmacıların vurgularını çok önemsediğim için burada aktarmayı gerekli görüyorum. Bu vurgu, 2013-2015 yılları arasında yaşadığımız çözüm sürecinin önemine ilişkindi.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Cumhur ittifakında af bölünmesi

240 bin tutuklu ve hükümlünün tutulduğu hapishanelerin kapasitesi 209 bin. OHAL sürecinde dolan hapishanelerde mahpuslar aynı yatakta nöbetleşe uyuyor. Doluluk, 671 sayılı KHK ile yapılan kismı af ile 38 bin kişinin cezaevinden çıkmasına rağmen artıyor. 2017 yılında 4 milyondan fazla yeni soruşturma açıldı. Hapishanelerde 189 bin tutuklu ve hükümlü adli suçlardan, 50 bin tutuklu "terör" ve "organize suçlardan" yatıyor. Bahçeli'nin af önerisi, 100 bin adli mahkumu kapsıyor. Her beş kişiden birini şüpheli ilan eden Ak Parti hükümetiyse bu yıl 45 yeni hapishane açmayı planlıyor. Böylece cezaevlerinin kapasitesi 275 bine çıkartılacak. Adalet Bakanlığı, 5 yıl içinde 174 cezaevi yapıllacağını duyurdu.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Sağcılara oy yok!

Kritik bir seçim olan 24 Haziran’a yaklaşıyoruz. Seçimler hakkında çok şey söylenebilir ama bu seçimler tarihe, sağcılara karşı sağcıların, milliyetçilere karşı milliyetçilerin alternatif olarak sahneye çıktığı bir yarışma olarak hatırlanacak.


Roni Margulies Tüm Yazıları

“Soyez réaliste, demandez l'impossible”*

* Gerçekçi olun, imkânsızı talep edin!


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M

Sevgili arkadaşım, mektubun ulaştı. Aklımdan geçenleri sana mektupla iletmek istedim. Ama eline geçip geçmeyeceğinden emin olamadığım.  Bu nedenle buradan sesleniyorum.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Baskın seçim ve işçi sınıfı

Türkiye giderek kutuplaşmaların arttığı bir toplum olma yolunda ilerliyor. Bunun baş müsebbibi AKP-MHP ittifakıdır. Adalet sistemi, suçluları cezalandırmak için değil, muhalifleri sindirmek için kullanılan bir araç hale geldi. Devlet kurumlarında çok aleni bir şekilde kadrolaşma yaşanmakta, ittifaktan olmayan herkes, devlet memurluklarından, hatta taşeron işçiliklerden temizlenmektedir. Devletin her türlü ekonomik faaliyeti, tanıdık, kayırılan firmalar aracılığı ile yürütülmektedir.


Roni Margulies Tüm Yazıları

1 Mayıs ve Youngstown işçileri

(Roni Margulies'in Sosyalist İşçi'de 2 Mayıs tarihinde yayımlanan yazısı...)

Üç gün sonra Marx’ın doğumgünü. Dün de 1 Mayıs’tı.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?

24 Haziran seçimleri ilan edildi ve kulaklarımız kaldıramayacağımız kadar çok demokrasi vaadine maruz kalacak. Abdulkadir Selvi, 1 Mayıs’ta yayınlanan köşe yazısında AKP’nin seçimler için hazırlayacağı ve Erdoğan’ın AKP kongresinde okuyacağı manifesto hakkında AKP önde gelenlerinin şunları söylediğini aktarıyordu: “Daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok refah olacak. Türkiye’ye daha çok demokrasiyi, daha çok özgürlüğü, refahı ve huzuru AK Parti getirecek. AK Parti’den başka bunları sağlayacak bir güç yoktur.”


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

Tarihte iz bırakmak: Karl Marx'ın 200. doğum günü!

Karl Marx, Mart 1883'te sessizce öldü. Londra'daki Highgate Mezarlığı'nda yapılan cenaze törenine bir düzine insan katıldı.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

Emin Şakir'e özgürlük!

Emin Şakir bir aydan daha uzun bir süredir tutuklu.


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Rusya ve Çin'in gölgesinde Trump’ın ve egemenlerin büyük çaresizliği

Malum, ABD Başkanı Donald Trump devlet başkanı olarak ilk yıl dönümünü büyük bir hüsran ile kutladı. Başkan olduğundan bu yana pervasızca kimin ne dediğine aldırmaksızın ardı ardına yürürlüğe koyduğu çeşitli uygulama ve kanunların yarattığı düzensizlik, nihayetinde bütçenin kapanması ile son buldu. ABD tarihinde en son bütçe kapanması 2013 yılında yaşanmış, 14 günlük kapalı kalmanın maliyeti 24 milyar dolar olarak açıklanmıştı.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Sağcılara oy yok!

Kritik bir seçim olan 24 Haziran’a yaklaşıyoruz. Seçimler hakkında çok şey söylenebilir ama bu seçimler tarihe, sağcılara karşı sağcıların, milliyetçilere karşı milliyetçilerin alternatif olarak sahneye çıktığı bir yarışma olarak hatırlanacak.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

İran’dan heyecanlanmak

26 Aralık’ta İran’da başlayan isyan büyüyerek devam ediyor. Akademisyen ve gazetecilerin bir kısmı olaylara temkinli yaklaşmak gerektiğini, ne olacağını henüz bilemediğimizi söylüyorlar. Herkesin aklında Ortadoğu devrimlerinin başına gelenler var. Libya ve Suriye gibi iç savaş ve hatta emperyalist devletlerin askeri müdahalesi gibi sonuçların ortaya çıkmasından endişe ediliyor.


Çağla Oflas Tüm Yazıları

İşçilerin ve köylülerin hakları için: Şekerde özelleştirmeye hayır

Hükümet daha önce alınmış Danıştay kararına rağmen OHAL fırsatçılığına dayanarak şeker fabrikalarını özelleştiriyor. İlk etapta özelleştirme kapsamına alınan 14 fabrika 125 hektar ekim alanı ile pancar ekim alanının yüzde 66’sını oluşturuyor. Özelleştirecek 14 fabrikada toplam 4 bin 410 işçi çalışırken bu alanda 47 bin 758 çiftçi üretim yapmakta. Bu da aileleriyle birlikte milyonlarca insanın süreçten etkileneceğini göstermekte.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Bir OHAL cinayeti

Genellikle kontrolsüz silah manyaklığı sebebiyle ABD’den duyduğumuz haberlerin bir benzerini bu sefer Eskişehir’den, Osmangazi Üniversitesi’nden aldık. Bir araştırma görevlisi, fakültesine giderek 4 öğretim elemanını öldürdü. Henüz tüm ayrıntılarına vâkıf olamasak da cinayetlerin arkasında garip bir ihbar ağı yer alıyor ve bugün üniversitenin ne hâle geldiği konusunda çok şey anlatıyor.


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Gerçekten laiklik mi istiyoruz?

Fazla söze gerek yok tabii, ama yine de biraz tarif etmek iyi geliyor: bir sene içinde, HDP’nin Ermeni soykırımı konusunda kaçak oynamasına kızdığımız günlerden; savaşın, üstelik uluslararası askeri rekabete eklemlenerek kaldığı yerden devam ettiği, Mehmet Ağar’ın demokrasi anlattığı, milletvekillerimizin tutuklandığı, tutuklu milletvekiliyle görüştüğü için örtülü casusluk suçlamalarıyla gözaltına alınan Levent Pişkin’in tutuksuz yargılanacak olmasına sevindiğimiz günlere geldik.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Seçim vaatleri ve işçi sınıfı

Her seçim döneminde işçilere ve yoksullara vaatlerde bulunulur. İşçi sınıfı açısından bu, gücünü gösteren bir gelişmedir. Seçim zamanlarında da olsa egemenler ve siyasiler gücün kimde olduğunu hatırlarlar. Kimin çoğunluk olduğu, kimin ikna edilmesi gerektiği seçim zamanı hatırlanır. Unutulmaması gereken Türkiye’de dile getirilen vaatlerin ezici çoğunluğunun zaten işçiler ve yoksullar için temel hak olmasıdır.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Normalleşme, HDP ve Demirtaş

Türk siyaseti, HDP eski Eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın kıymetini yeni idrak ediyor.  Cumhurbaşkanı adayı olarak tutuklu kampanya yürütmek zorunda olması tartışılıyor. Rakipleri Muharrem İnce ve Temel Karamollaoğlu fırsat eşitliğinde söz ederek tahliyesini gündeme getirdiler. Muharrem İnce, Edirne cezaevinde ziyaret bile etti. Seçmenleri tahliyesi için imza kampanyası başlattı.


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

Kanal İstanbul teslimiyetçi bir yaklaşımın ürünü

Kanal İstanbul gibi bir projenin getireceği riskleri bilmek artık çok zor değil.  Benim burada cevaplandırmaya çalışacağım soru, Kanal İstanbul Projesi’nin hangi koşullarda gerçekleştiği.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Kemalizm'de birleşebilir miyiz?

Sınıfsız, imtiyazsız ve kaynaşmış bir toplum. Mustafa Kemal bu topraklar da toplumu tanımlarken bu şekilde bir tarif yapmakta ve toplumda sınıfların olmadığını söylemekte. Bunu söylerken kendisi ise bazı sınıflara dayanmakta, gücünü bu sınıflardan almakta. Kimdi bu sınıflar; Asker-sivil bürokrasi, azınlıkta olsa da o dönemin kentsoyluları ( burjuvazi ) ticaret burjuvazisi demek daha doğru olur. Çünkü sanayi burjuvazisi Türkiye’de 1950’lerle yani Demokrat Parti iktidarı döneminde yavaş yavaş ortaya çıkmaya gelişmeye başlayacaktır. Toprak ağaları ve mülk sahibi sınıflar. Bu sınıflar Kemalizm’in, Mustafa Kemal’in arkasında duran, kendi bürokratik önderliğini ve iktidarını pekiştiren toplumsal sınıflar. Dolayısıyla Mustafa Kemal boşlukta duran bir siyasal önderlik değildir. Belli toplumsal sınıflara dayanan ve bu toplumsal sınıfların çıkarı doğrultusunda hareket eden bir siyasal önderliktir. 


Meltem Oral Tüm Yazıları

8 Mart: Dosta güven, düşmana korku

Bu yıl 8 Mart’ta yine dünya çapında kadınlar sokaktaydı. Hindistan, Pakistan, Filipinler, Türkiye, İngiltere, İspanya, Fransa, İtalya, Güney Kore ve daha bir dizi farklı ülke kitlesel protestolar, grevler ve gösterilere tanık oldu. Türkiye’de protestoların merkezi yine İstiklal Caddesi’ndeki ‘feminist gece yürüyüşü’ oldu.


Nuran Yüce Tüm Yazıları

Ekonomik büyümenin dayanağı orman ve su

6831 sayılı Orman Kanunu 1956 yılında kabul edildi. Şimdiye kadar toplamda 29 kez değiştirildi. Son 15 yılda ise 15 kez değişikliğe tabi tutuldu.


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

1968: Bu dünyayı batırmaya ramak kala

1968’de dünyanın çeşitli yerlerinde patlak veren direniş, mücadele ve ayaklanmaların anlamının egemen sınıf tarafından doğru kavrandığını söylemek mümkün. Hepsi o günlerden nefret ediyorlar. Nicolas Sarkozy, bundan 10 yıl önce, ‘68’in 40. yılındaki seçim kampanyasında, onun verdiği “zararların” kökünü kurutacağını söylüyordu. Ondan bir süre önce, Irak işgalinin baş yardakçısı Tony Blair, İngiltere toplumdaki tüm “hastalıklar” için 1960’ları sorumlu tutmuştu. Daha yakın geçmişe gelelim. 2016’nın Mayıs’ında, Fransa’da işçi grevleri ülkenin ev sahipliği yapacağı Avrupa Futbol Şampiyonası’nın gerçekleşmesini riskli hâline getirdiğinde, ülkenin başkanı Hollande endişeli olanları sakinleştirmek için “1968 Mayıs’ında değiliz” demişti.


Panos Garganas Tüm Yazıları

Yunan sağı milliyetçi gösteri ile geri dönmeye çabalıyor

Yunanistan’ın sağcı örgütleri önceki hafta pazar günü başkent Atina’da büyük bir milliyetçi eylem düzenledi.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Postmodern darbe davasında karar

21 yıl önce, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aldığı kararlarla yeni türden bir askeri darbenin gerçekleştiği zemin olmuştu. 1996 yılında Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller liderliğinde kurulan Refah Partisi-DYP ittifakı, kurulduğu günden itibaren askerlerin hedef tahtasındaydı. Önce 24 Ocak’ta partisinin düzenlediği Kayseri toplantısı sırasında parti üyeleri tek tip elbise giydiler diye Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu, özellikle Refah Partisi’ne karşı devlet yaptırımlarının arka arkaya gelmesinin işaretini verdi.


Roni Margulies Tüm Yazıları

“Soyez réaliste, demandez l'impossible”*

* Gerçekçi olun, imkânsızı talep edin!


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bu yasalar nasıl böyle geçiyor?

“Müftülük Yasası” olarak anılan yasa tasarısının neden bu isimle anıldığını hiç düşündünüz mü? Çünkü torba yasanın tanımı konu itibariyle birbirinden bağımsız yasaların – Nüfus Hizmetleri Kanunundaki birçok maddede değişiklik içeren bir yasa tasarısıyla, Eyüp ilçesinin ismini Eyüp Sultan olarak değiştirecek bir yasanın aynı tasarıda yer alması gibi –  “bir torba içine rastgele atılmışçasına” meclise sunulmasıdır. Bütün bu içeriğin tek seferde ifade edilmesi zor olduğundan genel olarak torba yasalar içeriklerindeki bir maddeye göre adlandırılır, mesela İstismar Yasası.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Emin Şakir

Emin, önce İzmir’de yaşayıp daha sonra İstanbul’da iş bulunca ilçesi Üsküdar’a taşındığından beri, herhalde en az beş senedir hemen hemen her hafta bir gün (bizden başka arkadaşların da katıldığı toplantılarda) memleketin ve dünyanın ahvalini konuşup ve sadece konuşmayıp bu her şeyin havada uçuşup zeminin her zaman kaygan olduğu içinde yaşadığımız çağ ve özellikle de Türkiye’de gerçeklik duygusunu beraber yakalamaya çalıştığım kibar ve düşünceli bir yoldaşım ve arkadaşımdır.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Cumhur ittifakında af bölünmesi

240 bin tutuklu ve hükümlünün tutulduğu hapishanelerin kapasitesi 209 bin. OHAL sürecinde dolan hapishanelerde mahpuslar aynı yatakta nöbetleşe uyuyor. Doluluk, 671 sayılı KHK ile yapılan kismı af ile 38 bin kişinin cezaevinden çıkmasına rağmen artıyor. 2017 yılında 4 milyondan fazla yeni soruşturma açıldı. Hapishanelerde 189 bin tutuklu ve hükümlü adli suçlardan, 50 bin tutuklu "terör" ve "organize suçlardan" yatıyor. Bahçeli'nin af önerisi, 100 bin adli mahkumu kapsıyor. Her beş kişiden birini şüpheli ilan eden Ak Parti hükümetiyse bu yıl 45 yeni hapishane açmayı planlıyor. Böylece cezaevlerinin kapasitesi 275 bine çıkartılacak. Adalet Bakanlığı, 5 yıl içinde 174 cezaevi yapıllacağını duyurdu.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Çözüm süreci zorunluluktur

Geçtiğimiz hafta düzenlenen Marksizm 2018 toplantılarında Kürt sorunu konulu tartışmada konuşmacıların vurgularını çok önemsediğim için burada aktarmayı gerekli görüyorum. Bu vurgu, 2013-2015 yılları arasında yaşadığımız çözüm sürecinin önemine ilişkindi.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor.