Güncel Yazılar

Şafak Ayhan Tüm Yazıları

Keşke bir A4'üm olsa

Geceler boyunca hangi kâbuslarla haşır neşir olduk ki güneşe düşman olarak kalkıyoruz?

Emil Michel Cioran


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Sosyalist Tartışma: Otoriterleşen kapitalizme karşı mücadelenin platformu

Dünya nüfusunun büyük bir bölümü sefalet koşullarında, yaşam mücadelesi veriyor. Çevresel sorunların derinleşmesi ve iklim değişikliğinin yarattığı ekonomik ve sosyal sorunlar, savaşların yarattığı yıkım ve milyonlarca insanın coğrafya değiştirmek zorunda kalması: tüm bunlar kapitalist sistemin başarısızlığını bariz bir şekilde göstermekte.  Açıkça söylenmiyor ama sistemin “topun ağzında” olduğu anlamına gelen pek çok açıklamalar yapılıyor. IMF başkanı ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarını işaret ederek kapitalizmin küresel bir krize gireceğini söylüyor.  Dünya Bankası  ve IMF yetkilileri dünyadaki gelir dağılımındaki adaletsizliklerden  duydukları endişeleri dile getiren açıklamalar yapıyorlar. ABD'nin dört büyük bankasından biri olan JP Morgan'ın başkanı  kapitalizmin reforme edilmesi gerektiğini söylüyor.Kuşkusuz bu açıklamaların arkasında kitlesel ayaklanmalar ve devrimci dönüşümlerden duyulan korku var. Ekonomik durgunluktan çıkmak için sermayenin başvurduğu tasarruf tedbirleri, güvencesiz çalışma koşulları,  kitlelerin özellikle en alttakilerin işçilerin ve yoksulların arasındaki rahatsızlığı, sisteme karşı öfkeyi beraberinde getirmekte. Sadece işçiler değil, iklim krizine karşı direnenlerden, kadın hareketine, göçmenlerle dayanışan ırkçılık karşıtı harekete kadar tüm toplumsal hareketlerin hedefinde kapitalizm var.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

İklim krizini durdurmak için: tek yol devrim!

20-27 Eylül’de iklimi, gezegeni, yoksulları, ekosistemi, yaşamı korumak için başlayan büyük ve yeni mücadele dalgasının yeni bir sıçrama noktası gerçekleşecek. Bu hareket yeni, genç ve çok kararlı. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de kolları sıvayan hareket çok genç. İlkokul, ortaöğretim öğrencileri kızgınlar. Hem bugünlerinin hem de geleceklerinin çalınmasına öfkeliler.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Çare üretimden gelen gücü kullanmak

Memur sendikaları ile iktidar arasında 1 Ağustos’ta başlayan ve yaklaşık 5,5 milyon memur ve memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri taraflar anlaşamadığı için yasa gereği 20 Ağustos’ta hakem kuruluna gitti. Çoğunluğu doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanan hakem kurulu, hükümetin taleplerini esas alarak sözleşmeyi imzaladı.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

İdlib trajedisi, sınırlar ve sosyalizm

Türkiye'nin Astana'daki ortakları Rusya ve İran'ın desteklediği Suriye ordusu, 4 milyon nüfuslu İdlib şehrini vuruyor. 


Nuran Yüce Tüm Yazıları

Amazon kalacak Bolsonaro gidecek!

Dünyada biyolojik çeşitliliğin en fazla olduğu Amazon Ormanları, dünya ikliminin istikrarı açısından vazgeçilemeyecek bir öneme sahip. Tropik ormanlar 90 ila 140 milyar ton karbonu muhafaza ederek küresel iklimin istikrarına büyük katkı sağlıyor. Güney Amerika’nın tamamında nem ve yağış oranlarını dengeliyor. Güney Amerika'nın tamamı için muazzam miktarda su üretiyor. "Uçan nehirler" olarak adlandırılan, su buharı ile yüklü hava kütleleri Brezilya'nın pek çok bölgesine nem taşıyor. Yağmur ormanlarının yok edilmesi halinde Bolivya, Paraguay, Arjantin, Uruguay ve hatta Şili'deki yağışlar da olumsuz etkilenecek. Ayrıca Amazon Nehri de güney yarımkürede denizlere akan toplam suyun beşte birini sağlıyor.  


Meltem Oral Tüm Yazıları

İstanbul Sözleşmesi’ne saldırılar münferit değil

Emine Bulut’un katledilmesinin ardından, kadın cinayetlerine karşı biriken toplumsal öfke bir kez daha açığa çıktı. Kadınlar sokağa çıkarak veya sosyal medya aracılığıyla “ölmek istemiyoruz” diyerek kadın cinayetlerinin önlenmesi için taleplerini dillendirdi. Emine Bulut ne yazık ki son olmadı, her güne yeni bir cinayet haberiyle uyanıyoruz. Birkaç gün önce Mersin’de “eşim beni öldürmeye geliyor” ihbarıyla yakalanan adamın üzerinden, tabanca, bıçak, ip, plastik kelepçe ve bant çıktı. Sistematik şiddetten kurtulup, boşanan, kendisine yeni bir hayat kuran kadınlar nefes alabildikleri için kendisini şanslı hisseder vaziyette.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Barışta gerileme

BBC internet sitesinde yayınlanan bir haber, merkezi Avustralya’da olan düşünce kuruluşu Ekonomi ve Barış Enstitüsü’nün açıkladığı 2019 Küresel Barış Endeksi’nde Türkiye’nin 3 sıra gerileyerek 163 ülke arasında 152. sırada yer aldığını gösteriyor.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Göçmenler, ırkçılar ve dış mihraklar

Başta Suriyeliler olmak üzere göçmenler yine Türkiye siyasetinin temel maddelerinden biri hâline geldi. Bu sefer hükümetin İstanbul seçimlerinde yaşadığı yenilginin acısını göçmenlerden çıkarmak üzere hızla yeni bir politikaya dönerek, İstanbul’daki göçmenleri kamplara ve sınır dışına zorla yollaması ile göçmenler üzerine tartışma başladı. Bu uygulama karşısında daha öncekine göre daha fazla dayanışma eylemi gerçekleşti, sivil toplum örgütlerinden açıklamalar yapıldı. Umutla bakılması, yaygınlaştırılmaya çalışılması gereken bir sonuç.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

AKP’de gerileyiş sürüyor

31 Mart seçimleri ve AKP’lilerce AKP liderliğinin en büyük hatası olarak gösterilen, İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasının ardından ortaya çıkan siyasal tablo, yerli-milli koalisyonun kesin bir gerileme dönemine girdiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin mucitleri muhtemelen sadece AKP-MHP-devlet gruplarının ittifak yapabileceğini ve özellikle AKP tabanının blok olarak Erdoğan’ın gösterdiği adaya oy vereceğini sanıyordu. Oysa muhalefet de ittifak kurdu ve AKP tabanı blok olarak Erdoğan’ın gösterdiği adaya oy vermedi. 7 Haziran seçimlerindekine benzer bir şekilde AKP tabanının bir bölümü AKP’ye oy vermedi. Üstelik bu kez sadece AKP’ye oy vermemekle kalmayıp, bazı ilçelerde 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinin mukayesesinin gösterdiği gibi İmamoğlu’na oy verdiler. 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinin sonuçları, birkaç ayda unutulacak, etkisi kısa sürecek bir gelişme olarak görülmemelidir. Bu sonuçlar, iktidar blokunu şok etti ve bu geçici bir şok da değil. Tüm karar alma süreçlerini temelden etkileyen ve bir panik duygusunu her an tetikleyebilecek bir sonuçtu yaşanan. İstanbul’da 800 binden fazla oy farkı, tüm Türkiye’de büyükşehir belediye başkanlıklarının büyük çoğunluğunun kaybedilmesi, AKP’de net bir şekilde görülen ve geri döndürülmesi hemen hemen imkânsız olan çözülme sürecinin başlamış olması hükümet ve çevresinde bulunan kurumların ve bireylerin beklenmedik ölçüde yanlış tutumlar almalarına, yanlış kararlar vermelerine ve garip açıklamalar yapmalarına neden oluyor.


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

İklim isyanı gemisini kaçırma

Eminim ki Londra’da Paskalya boyunca Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion-XR) protestolarının bir dönüm noktası olduğunu hisseden çok fazla insan olmuştur.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

Küçük bir devlet olarak aile kurumu

Son haftalarda devletin hemen her kademeden temsilcilerinin "Türk ailesi"nin tehdit altında bulunduğuna, ailenin toplumun temeli olmasından ötürü, bu tehdidin aslında topluma yönelik olduğuna ve tehdidin kadın hakları savunucuları ile özellikle de LGBTİ+'lerden kaynaklandığına dair görüş bildirdiğini, daha doğrusu, görüş bildirmek adı altında kin ve nefret kusarak, söz konusu grupları hedef gösterdiğini dehşetle izliyoruz.


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Sadakatin giderek genişleyen sınırları içinde törpülenen özgürlüklerimiz

“Anne devlete sadakatli değil. 18 yaşına kadar çocuğunun eğitiminden sorumlu olan anne, çocuğunu da devlete sadakatli biri olarak yetiştirmemiş. Bu konuda ciddi şüphe var.”


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

İklim krizini durdurmak için: tek yol devrim!

20-27 Eylül’de iklimi, gezegeni, yoksulları, ekosistemi, yaşamı korumak için başlayan büyük ve yeni mücadele dalgasının yeni bir sıçrama noktası gerçekleşecek. Bu hareket yeni, genç ve çok kararlı. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de kolları sıvayan hareket çok genç. İlkokul, ortaöğretim öğrencileri kızgınlar. Hem bugünlerinin hem de geleceklerinin çalınmasına öfkeliler.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Brezilya’da aşırı sağ seçimleri kazandı: İşçi hareketi henüz yenilmedi

Brezilya’nın başkanlık seçimlerinin ikinci turunu aşırı sağcı eski subay Bolsonaro %55 ile yani 57 milyon oyla kazandı.

Ülkenin İşçi Partili Başkanı Dilma Roussef geçtiğimiz yıl yolsuzluk soruşturması bahanesiyle devlet bürokrasisi tarafından devrilerek yerine sağcı başkan yardımcısı Temer getirilmişti. Ülke uzun süredir Temer hükümeti tarafından yönetiliyordu ve geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan bir anket çalışması Temer’in Brezilya tarihinin en sevilmeyen başkanı olduğunu göstermişti.


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Sosyalist Tartışma: Otoriterleşen kapitalizme karşı mücadelenin platformu

Dünya nüfusunun büyük bir bölümü sefalet koşullarında, yaşam mücadelesi veriyor. Çevresel sorunların derinleşmesi ve iklim değişikliğinin yarattığı ekonomik ve sosyal sorunlar, savaşların yarattığı yıkım ve milyonlarca insanın coğrafya değiştirmek zorunda kalması: tüm bunlar kapitalist sistemin başarısızlığını bariz bir şekilde göstermekte.  Açıkça söylenmiyor ama sistemin “topun ağzında” olduğu anlamına gelen pek çok açıklamalar yapılıyor. IMF başkanı ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarını işaret ederek kapitalizmin küresel bir krize gireceğini söylüyor.  Dünya Bankası  ve IMF yetkilileri dünyadaki gelir dağılımındaki adaletsizliklerden  duydukları endişeleri dile getiren açıklamalar yapıyorlar. ABD'nin dört büyük bankasından biri olan JP Morgan'ın başkanı  kapitalizmin reforme edilmesi gerektiğini söylüyor.Kuşkusuz bu açıklamaların arkasında kitlesel ayaklanmalar ve devrimci dönüşümlerden duyulan korku var. Ekonomik durgunluktan çıkmak için sermayenin başvurduğu tasarruf tedbirleri, güvencesiz çalışma koşulları,  kitlelerin özellikle en alttakilerin işçilerin ve yoksulların arasındaki rahatsızlığı, sisteme karşı öfkeyi beraberinde getirmekte. Sadece işçiler değil, iklim krizine karşı direnenlerden, kadın hareketine, göçmenlerle dayanışan ırkçılık karşıtı harekete kadar tüm toplumsal hareketlerin hedefinde kapitalizm var.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Göçmenler, ırkçılar ve dış mihraklar

Başta Suriyeliler olmak üzere göçmenler yine Türkiye siyasetinin temel maddelerinden biri hâline geldi. Bu sefer hükümetin İstanbul seçimlerinde yaşadığı yenilginin acısını göçmenlerden çıkarmak üzere hızla yeni bir politikaya dönerek, İstanbul’daki göçmenleri kamplara ve sınır dışına zorla yollaması ile göçmenler üzerine tartışma başladı. Bu uygulama karşısında daha öncekine göre daha fazla dayanışma eylemi gerçekleşti, sivil toplum örgütlerinden açıklamalar yapıldı. Umutla bakılması, yaygınlaştırılmaya çalışılması gereken bir sonuç.


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Kriz, sopa ve biz

Özellikle Türk Lirası’nın önlenemez gibi görünen değer kaybı başladığından beri, ufuktaki kriz, üzerine en çok yazılan ve koşulan konu. Bir taraftan durumun, halkın huzurunu kaçırmak için şer odaklarınca abartıldığını, cari açığın, işin doğrusunu anlamak için ekonomi bakanı olmayı gerektiren sebeplerle, aslında göründüğünün aksine normal düzeyde olduğunu söyleyen hükümet anlatısı; aynı zamanda üstü örtülemeyen problemleri de yine Türkiye’nin büyümesini hazmedemeyen karanlık uluslararası güçlerin saldırıları olarak resmetmeye çabalıyor.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Çare üretimden gelen gücü kullanmak

Memur sendikaları ile iktidar arasında 1 Ağustos’ta başlayan ve yaklaşık 5,5 milyon memur ve memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri taraflar anlaşamadığı için yasa gereği 20 Ağustos’ta hakem kuruluna gitti. Çoğunluğu doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanan hakem kurulu, hükümetin taleplerini esas alarak sözleşmeyi imzaladı.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Bayramlaşma, yok sayma siyaseti

Bayramdan üç önce Diyarbakır’ın hatta Bölgenin en köklü, kapsayıcı, etkili sivil toplum örgütü olan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya medyada hak ettiği ölçüde yer almayan bir konuyu acil koduyla dile getirdi. Kayyımlar sonrasında kentlerdeki seçilmiş ve atanmış yöneticilerin yan yana gelmemesi ve zorunlu ilişkilerden kaçınılmasının sorunların çözümünü zorlaştırdığından şikâyet etti. Bakınız


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

Kanal İstanbul teslimiyetçi bir yaklaşımın ürünü

Kanal İstanbul gibi bir projenin getireceği riskleri bilmek artık çok zor değil.  Benim burada cevaplandırmaya çalışacağım soru, Kanal İstanbul Projesi’nin hangi koşullarda gerçekleştiği.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Filistin ulusal sorunu-V

“Ne zaman orası dense

    Aklıma burası gelir’’

                                     Özdemir Asaf


Meltem Oral Tüm Yazıları

İstanbul Sözleşmesi’ne saldırılar münferit değil

Emine Bulut’un katledilmesinin ardından, kadın cinayetlerine karşı biriken toplumsal öfke bir kez daha açığa çıktı. Kadınlar sokağa çıkarak veya sosyal medya aracılığıyla “ölmek istemiyoruz” diyerek kadın cinayetlerinin önlenmesi için taleplerini dillendirdi. Emine Bulut ne yazık ki son olmadı, her güne yeni bir cinayet haberiyle uyanıyoruz. Birkaç gün önce Mersin’de “eşim beni öldürmeye geliyor” ihbarıyla yakalanan adamın üzerinden, tabanca, bıçak, ip, plastik kelepçe ve bant çıktı. Sistematik şiddetten kurtulup, boşanan, kendisine yeni bir hayat kuran kadınlar nefes alabildikleri için kendisini şanslı hisseder vaziyette.


Nuran Yüce Tüm Yazıları

Amazon kalacak Bolsonaro gidecek!

Dünyada biyolojik çeşitliliğin en fazla olduğu Amazon Ormanları, dünya ikliminin istikrarı açısından vazgeçilemeyecek bir öneme sahip. Tropik ormanlar 90 ila 140 milyar ton karbonu muhafaza ederek küresel iklimin istikrarına büyük katkı sağlıyor. Güney Amerika’nın tamamında nem ve yağış oranlarını dengeliyor. Güney Amerika'nın tamamı için muazzam miktarda su üretiyor. "Uçan nehirler" olarak adlandırılan, su buharı ile yüklü hava kütleleri Brezilya'nın pek çok bölgesine nem taşıyor. Yağmur ormanlarının yok edilmesi halinde Bolivya, Paraguay, Arjantin, Uruguay ve hatta Şili'deki yağışlar da olumsuz etkilenecek. Ayrıca Amazon Nehri de güney yarımkürede denizlere akan toplam suyun beşte birini sağlıyor.  


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Levent Üzümcü ve ulusalcılık batağı

“Atatürk’ü sevmeyen, onun fikir ve ideallerini geliştirip paylaşmayan her türlü şahıs, bu vatanın en büyük hainidir.”


Panos Garganas Tüm Yazıları

Yunan sağı milliyetçi gösteri ile geri dönmeye çabalıyor

Yunanistan’ın sağcı örgütleri önceki hafta pazar günü başkent Atina’da büyük bir milliyetçi eylem düzenledi.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Postmodern darbe davasında karar

21 yıl önce, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aldığı kararlarla yeni türden bir askeri darbenin gerçekleştiği zemin olmuştu. 1996 yılında Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller liderliğinde kurulan Refah Partisi-DYP ittifakı, kurulduğu günden itibaren askerlerin hedef tahtasındaydı. Önce 24 Ocak’ta partisinin düzenlediği Kayseri toplantısı sırasında parti üyeleri tek tip elbise giydiler diye Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu, özellikle Refah Partisi’ne karşı devlet yaptırımlarının arka arkaya gelmesinin işaretini verdi.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Yahudiyse Yahudi

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni partilerinin kuruluşu yaklaştıkça AKP saflarında korku ve şirretliğin artması çok doğal. Bu partilerin başarılı olup olmayacağını bilemem, ama çok başarısız olup AKP’den herbirinin sadece yüzde 1 oy koparttığını düşünelim. AKP uzun zamandır girdiği tüm seçimleri ucu ucuna kazanıyor (veya kaybediyor). Babacan ve Davutoğlu’nun partilerinden AKP’nin etkilenmemesi ve artık seçim kazanamaz hâle gelmemesi için bu partilerin sıfır oy alması gerek. Bu da biraz zor görünüyor. Korkmakta haklılar.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bu yasalar nasıl böyle geçiyor?

“Müftülük Yasası” olarak anılan yasa tasarısının neden bu isimle anıldığını hiç düşündünüz mü? Çünkü torba yasanın tanımı konu itibariyle birbirinden bağımsız yasaların – Nüfus Hizmetleri Kanunundaki birçok maddede değişiklik içeren bir yasa tasarısıyla, Eyüp ilçesinin ismini Eyüp Sultan olarak değiştirecek bir yasanın aynı tasarıda yer alması gibi –  “bir torba içine rastgele atılmışçasına” meclise sunulmasıdır. Bütün bu içeriğin tek seferde ifade edilmesi zor olduğundan genel olarak torba yasalar içeriklerindeki bir maddeye göre adlandırılır, mesela İstismar Yasası.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Göçmenlerle dayanışmak “yeni bir acı pazarından nem almak” mıdır?

Birkaç gün önce, tanıdığım birisi, Mark Fisher’in 22 Kasım 2013’te North Star dergisinde yayınlanan "Vampirler Şatosu’ndan Çıkmak" başlıklı yazısından alıntı yapmıştı attığı bir tweette. Bu alıntıyı okuyunca Fisher’in makalesini okudum. Son zamanlarda göçmen meselesi konuşulurken de bu bağlamda konuşmalar olmuştu. Ben de hem kendi kafamdaki sorulara da cevap olması isteğiyle (bazen yazarken kendi düşüncelerinizi daha rahat açıyorsunuz) açıklık getirmek istedim.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

İdlib trajedisi, sınırlar ve sosyalizm

Türkiye'nin Astana'daki ortakları Rusya ve İran'ın desteklediği Suriye ordusu, 4 milyon nüfuslu İdlib şehrini vuruyor. 


Yasin Altıntaş Tüm Yazıları

Siyaset, muhalefet ve adalet üzerine

Eleştirmeyi, muhalefet etmeyi, doğru bildiklerini söylemeyi “sivrilik, düşmanlık, hainlik” olarak anlayan bir insan sürüsü türedi.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Barışta gerileme

BBC internet sitesinde yayınlanan bir haber, merkezi Avustralya’da olan düşünce kuruluşu Ekonomi ve Barış Enstitüsü’nün açıkladığı 2019 Küresel Barış Endeksi’nde Türkiye’nin 3 sıra gerileyerek 163 ülke arasında 152. sırada yer aldığını gösteriyor.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor. 



Bültene kayıt ol