Güncel Yazılar

Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Yoksullara bir rahat verin, parayı patronlardan alın!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Mart’ta ulusa sesleniş konuşması yaptı ve salgınla mücadele için bağış kampanyası başlattı. Her ne kadar “Biz bize yeteriz” gibi dokunaklı isimler bulunsa da bu kampanya iki noktanın açık ilanıdır:


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Sağlık emekçilerinin taleplerini yerine getirin!

​Covid-19 virüsüyle mücadelede en ön saflarda yer alan sağlık çalışanları her yerde alkışlanıyor. Alkışlanıyor, çünkü 40 yıldır sürdürülen neo-liberal uygulamalar nedeniyle zayıflayan sağlık sistemleri salgın karşısında çökünce tüm yük sağlık çalışanlarının omuzlarına bindi.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Hem virüse hem kapitalizme karşı işçilerin birliği önemli

İnsanlık Covid-19 ile küresel bir savaş veriyor. Henüz herhangi bir ilaç ve aşı söz konusu değil.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Hastalıktan kâr etmek

Aklıma Margaret Thatcher geliyor bugünlerde. İngiltere’de 1979’dan 1990’a kadar başbakanlık yapan kadını oralarda geçirdiğim yılların nostaljisi nedeniyle hatırlamıyorum. “Sağlık” veya “hastane” deyince o gelir hep aklıma, o yüzden hatırlıyorum.


Nuran Yüce Tüm Yazıları

Bu yıkım sizin eseriniz!

Küresel düzeyde yaşanan koronavirüs salgını her şeyin önüne geçmiş durumda. Virüsün hızla yayılması, aşısının henüz bulunmamış olması her geçen gün enfekte olan insan ve ölenlerin sayısını artırmakta. Büyük bir kriz içindeyiz. Bu yılın başından beri milyonlarca insan korku, panik, belirsizlik ve geleceğe dair büyük bir kaygı yaşıyor.  Salgın aynı zamanda içinde yaşadığımız kapitalist sistemin ne kadar yıkıcı olduğunu, hükümetlerin artan ölümlere rağmen en büyük kaygılarının ekonomi, salgınla mücadele yöntemlerinin sınırlarını belirleyenin de yine ekonomi olduğunu  gösteriyor. Salgın bu sistemi her yönüyle teşhir eder durumda. 


Melike Işık Tüm Yazıları

Hükümetler virüsle değil göçmenlerle savaşıyor

Geçtiğimiz günlerde Avrupa’ya geçerek daha iyi bir hayat kurma umuduyla sınırda geçirdikleri zorlu günlerin ardından göçmenlerin büyük bir kısmı otobüslerle yeniden İstanbul’a getirildi. Bu esnada koronavirüsün Türkiye’de de gitgide artmasıyla virüs tüm gündemin odağı haline geldi. Bununla birlikte göçmenlerin hayatları ve hakları geri planda kaldı. Oysa virüsün yayılmasıyla göçmenlerin durumu daha da kritikleşmiş durumda. Koronavirüsle beraber zaten yoksullukla mücadele eden, ırkçı saldırıların hedefinde olan göçmenler için yeni bir tehlike daha ortaya çıktı. Virüsle mücadele, insanların hayatını tehlikeye atan bir başka bu kez toplumsal virüsle, ırkçılıkla mücadeleyi ertelemeyi gerektirmez. Aksine tam da virüs sebebiyle bugün göçmen hakları için mücadele etmek daha acildir. Koronavirüs krizi, sağlık hizmetlerinden faydalanma gibi temel hakların göçmenler için taşıdığı önemi bir kez daha bir gösterdi.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Kaynaklarımızı silahlanmaya değil sağlık sistemine ayırmalıyız

İnsanlık tarihi koronavirüsün ilk ölümcül virüs olmadığını gösteriyor. 1330’larda Asya’da ortaya çıkan, Avrupa’ya yayılan ve 20 yıl boyunca etkisini sürdüren ‘kara veba’ hastalığı dünya genelinde 200 milyon kişinin ölümüne yol açtı.


Meltem Oral Tüm Yazıları

Evde kal: Peki ama kaldığımız ev tehlikeliyse?

Ücretli izin hakkı verilmediği için işe giden milyonlarca kişinin evde kalamaması bir kenara, evde kalmanın kendisi de herkes için keyifli değil. Evde kalmak aile kurumunun dayattığı cinsiyetçi rollerden veya şiddetten koruma sağlamıyor ne yazık ki.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Gösterişçi ve insanlık düşmanı bir kurum: NATO

Tüm dünya salgınla boğuşuyor. 340 binden fazla insan aynı salgının pençesinde, 14 binden fazla insan öldü. İnsanlar kaygılı, insanlar paniğe ha kapıldı ha kapılacak, salgınla nasıl baş edileceği konusunda karmakarışık fikirler var. Tüm dünyada sağlık çalışanları kahramanca bir mücadele veriyor. İnsanlık tek bir noktaya, salgınla mücadeleye odaklanmışken, NATO, Rusya sınırına asker yığıp geniş çaplı bir tatbikat yapmaya hazırlanıyor.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

AKP liderliğinin gerçeklerle bağı kopmuş durumda

AKP liderliğinin salgınla mücadele için açıkladığı paket evlere şenlikti. Pakette halk sağlığına dair hiçbir şey yoktu. Otelcileri, inşaatçıları, uçak şirketlerini koruyan maddeler vardı.


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

İklim isyanı gemisini kaçırma

Eminim ki Londra’da Paskalya boyunca Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion-XR) protestolarının bir dönüm noktası olduğunu hisseden çok fazla insan olmuştur.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

Bir kişi, bir kurum ve kadın düşmanlığı

Geçtiğimiz Eylül ayında Almanya Futbol Federasyonu başkanlığına seçilen Fritz Keller, geçtiğimiz hafta büyük yankı uyandıran bir karara imza attıklarını açıkladı. Keller, bir dergiye yaptığı açıklamada “Almanya Futbol Federasyonu olarak, kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde gerçekleştirilecek turnuvalara milli takımlarımızı göndermeyeceğiz. Kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde futbol oynamayacağız” dedi. Bazı konuların tartışmaya kapalı olduğunu belirten Keller, açıklamasına "Federasyon olarak birçok problemi tartışarak çözmek zorundayız. Her kesimi memnun edecek bir çözüm bulmalıyız. Ancak bizim için pazarlık yapmaya açık olmayan değerler de var. Örneğin kadın hakları" sözleriyle devam etti.


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Bir elinde gül bir elinde kan ile bekleyenlere teslim olmuyoruz; 6284 nolu yasaya dokundurtmuyoruz

2020 başında konuşulan konulardan biri de iktidarın tırpanlamayı dört gözle beklediği 6284 No’lu yasanın akıbeti oldu. En son yasanın değiştirilmesi için görüşmeler yapıldığı, bu yasayı tanımak ve uygulamak zorunda olmadıklarına dair açıklamalar geldi. Arkasından da cefakar mı cefakar olan ve bir aile kuramamış olan ya da dağılan ailesinin sebebi olarak yasayı görenlerin destekleri ve feryatları geldi. Nafile. Yaşama hakkımızı güvence altına alan, bizi evimizde ve dibimizdeki katillerden bir nebze de olsa koruyan ve devlete de bunun sorumluluk ve görevlerini yükleyen 6284’e dokundurtmayacağız.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Yoksullara bir rahat verin, parayı patronlardan alın!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Mart’ta ulusa sesleniş konuşması yaptı ve salgınla mücadele için bağış kampanyası başlattı. Her ne kadar “Biz bize yeteriz” gibi dokunaklı isimler bulunsa da bu kampanya iki noktanın açık ilanıdır:


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Hamidiye su şirketi kapatılmalıdır: Musluklardan içilebilir su istiyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir su şirketi olan Hamidiye A.Ş. birkaç gündür yaygın bir şekilde tartışılıyor. Hamidiye suları aslında 1898’de II. Abdülhamit tarafından kuzey ormanlarından İstanbul’a isale hatları ve çeşmelerle su getirilmesi projesidir ve adını da buradan alır. 1979 yılında ise bu bölgenin temiz suları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Hamidiye A.Ş. adıyla kurulan şirket aracılığıyla ambalajlanıp satılmaya başlanır. 


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Sağlık emekçilerinin taleplerini yerine getirin!

​Covid-19 virüsüyle mücadelede en ön saflarda yer alan sağlık çalışanları her yerde alkışlanıyor. Alkışlanıyor, çünkü 40 yıldır sürdürülen neo-liberal uygulamalar nedeniyle zayıflayan sağlık sistemleri salgın karşısında çökünce tüm yük sağlık çalışanlarının omuzlarına bindi.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Orhan Pamuk hâlâ başımızın tacıdır!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Nobel Edebiyat Ödülü’nün Yugoslavya İç Savaşı’ndaki savaş suçlusu Miloseviç’i destekleyen Peter Handke’ye verilmesine karşı çıkarken Orhan Pamuk’u hedef aldı. Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Erdoğan’ın Pamuk’tan bahsetmediğini söylese de Erdoğan’ın sözleri yeterince açıktı:


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Meçhule giden bir gemi...

​Hepimiz aynı (mı) gemideyiz(?)


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Hem virüse hem kapitalizme karşı işçilerin birliği önemli

İnsanlık Covid-19 ile küresel bir savaş veriyor. Henüz herhangi bir ilaç ve aşı söz konusu değil.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Kadın hareketinin gösterdiği yol

Türkiye, ekonomik, siyasi kriz ve bölgesel gelişmeler nedeniyle siyasi gerilimlerin ve çatışmaların arttığı uzun bir süreç yaşayacağa benziyor. İktidar uzun bir süredir sorun çözme yetisini kaybetmiş durumda. Kendisi için tek kurtuluş yolu olarak gördüğü çatışmayı, savaşı, gerilimi ve toplumsal kutuplaştırmayı artırma siyasetinin son perdesi Moskova zirvesiyle açıldı. Açılan perde, içerde ve dışarda politik sıkışmışlık nedeniyle uzun süre açık kalacağa benziyor. Bu dönem boyunca miladını doldurmuş iktidar bloğunun derin ve toplumu sarsıcı sosyal, siyasal ve ekonomik tahribatının önüne geçmek için muhalefet tarafından çareler aranmakta.


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

Kanal İstanbul teslimiyetçi bir yaklaşımın ürünü

Kanal İstanbul gibi bir projenin getireceği riskleri bilmek artık çok zor değil.  Benim burada cevaplandırmaya çalışacağım soru, Kanal İstanbul Projesi’nin hangi koşullarda gerçekleştiği.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Filistin ulusal sorunu-V

“Ne zaman orası dense

    Aklıma burası gelir’’

                                     Özdemir Asaf


Melike Işık Tüm Yazıları

Hükümetler virüsle değil göçmenlerle savaşıyor

Geçtiğimiz günlerde Avrupa’ya geçerek daha iyi bir hayat kurma umuduyla sınırda geçirdikleri zorlu günlerin ardından göçmenlerin büyük bir kısmı otobüslerle yeniden İstanbul’a getirildi. Bu esnada koronavirüsün Türkiye’de de gitgide artmasıyla virüs tüm gündemin odağı haline geldi. Bununla birlikte göçmenlerin hayatları ve hakları geri planda kaldı. Oysa virüsün yayılmasıyla göçmenlerin durumu daha da kritikleşmiş durumda. Koronavirüsle beraber zaten yoksullukla mücadele eden, ırkçı saldırıların hedefinde olan göçmenler için yeni bir tehlike daha ortaya çıktı. Virüsle mücadele, insanların hayatını tehlikeye atan bir başka bu kez toplumsal virüsle, ırkçılıkla mücadeleyi ertelemeyi gerektirmez. Aksine tam da virüs sebebiyle bugün göçmen hakları için mücadele etmek daha acildir. Koronavirüs krizi, sağlık hizmetlerinden faydalanma gibi temel hakların göçmenler için taşıdığı önemi bir kez daha bir gösterdi.


Meltem Oral Tüm Yazıları

Evde kal: Peki ama kaldığımız ev tehlikeliyse?

Ücretli izin hakkı verilmediği için işe giden milyonlarca kişinin evde kalamaması bir kenara, evde kalmanın kendisi de herkes için keyifli değil. Evde kalmak aile kurumunun dayattığı cinsiyetçi rollerden veya şiddetten koruma sağlamıyor ne yazık ki.


Nuran Yüce Tüm Yazıları

Bu yıkım sizin eseriniz!

Küresel düzeyde yaşanan koronavirüs salgını her şeyin önüne geçmiş durumda. Virüsün hızla yayılması, aşısının henüz bulunmamış olması her geçen gün enfekte olan insan ve ölenlerin sayısını artırmakta. Büyük bir kriz içindeyiz. Bu yılın başından beri milyonlarca insan korku, panik, belirsizlik ve geleceğe dair büyük bir kaygı yaşıyor.  Salgın aynı zamanda içinde yaşadığımız kapitalist sistemin ne kadar yıkıcı olduğunu, hükümetlerin artan ölümlere rağmen en büyük kaygılarının ekonomi, salgınla mücadele yöntemlerinin sınırlarını belirleyenin de yine ekonomi olduğunu  gösteriyor. Salgın bu sistemi her yönüyle teşhir eder durumda. 


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Suriye, koronavirüs ve sosyalizm

Koronavirüs salgınını yarattığı gelişmeler, diğer her şeyi ikincil konumda bırakan bir duruma sebebiyet veriyor. Kapitalist sistemin bir kez daha büyük bir krizi nasıl idare edemediğine tanık oluyoruz. Tedirginlikle gelişmeleri izliyor, sokağa çıkma koşullarının çok zor olduğu dönemde bu krizden işçi sınıfının ve ezilenlerin en az hasarla çıkması için dayanışmayı nasıl güçlendireceğimizi, aşağıdan inisiyatiflerin önünü nasıl açabileceğimizi düşünüyoruz.


Panos Garganas Tüm Yazıları

Yunan sağı milliyetçi gösteri ile geri dönmeye çabalıyor

Yunanistan’ın sağcı örgütleri önceki hafta pazar günü başkent Atina’da büyük bir milliyetçi eylem düzenledi.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Postmodern darbe davasında karar

21 yıl önce, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aldığı kararlarla yeni türden bir askeri darbenin gerçekleştiği zemin olmuştu. 1996 yılında Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller liderliğinde kurulan Refah Partisi-DYP ittifakı, kurulduğu günden itibaren askerlerin hedef tahtasındaydı. Önce 24 Ocak’ta partisinin düzenlediği Kayseri toplantısı sırasında parti üyeleri tek tip elbise giydiler diye Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu, özellikle Refah Partisi’ne karşı devlet yaptırımlarının arka arkaya gelmesinin işaretini verdi.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Hastalıktan kâr etmek

Aklıma Margaret Thatcher geliyor bugünlerde. İngiltere’de 1979’dan 1990’a kadar başbakanlık yapan kadını oralarda geçirdiğim yılların nostaljisi nedeniyle hatırlamıyorum. “Sağlık” veya “hastane” deyince o gelir hep aklıma, o yüzden hatırlıyorum.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bu yasalar nasıl böyle geçiyor?

“Müftülük Yasası” olarak anılan yasa tasarısının neden bu isimle anıldığını hiç düşündünüz mü? Çünkü torba yasanın tanımı konu itibariyle birbirinden bağımsız yasaların – Nüfus Hizmetleri Kanunundaki birçok maddede değişiklik içeren bir yasa tasarısıyla, Eyüp ilçesinin ismini Eyüp Sultan olarak değiştirecek bir yasanın aynı tasarıda yer alması gibi –  “bir torba içine rastgele atılmışçasına” meclise sunulmasıdır. Bütün bu içeriğin tek seferde ifade edilmesi zor olduğundan genel olarak torba yasalar içeriklerindeki bir maddeye göre adlandırılır, mesela İstismar Yasası.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Gogol’un Paltosu

29 Şubat 2020’de Türkiye’nin ‘kapıları açtık’ demesiyle, yıllardır süren savaşın darmadağın ettiği bir ülkeden kaçan, başta Afgan ve Iraklı olmak üzere bazı Afrika ülkelerinden gelen yaklaşık üç bin kişi, Türkiye’de uğradığı haksızlıklardan dolayı (çalıştırılıp paraları verilmiyor, saldırılara maruz kalıyorlar) Avrupa’da güvenli bir yaşam için sınıra gittiler.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Salgın sonrası geri döneceğimiz bir doğa var mı?

Yani bir yanda sessiz, dilsiz ve tamamen nesnel bir doğa diğer tarafta iktidar mücadelelerinden hikâyelerinden ve öznelerden kurulu doğanın sınırlamasından bağımsız bir kültür!


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Her gün saat 21:00'de sağlıkçıları alkışlamak neden önemlidir?

Her gün saat 21:00'de camlara, balkonlara çıkarak sağlık emekçilerine alkışlarla verilen destek, salgına direnen hepimize moral veriyor. Salgını, dayanışma ve örgütlü bir toplum yenebilir.


Yasin Altıntaş Tüm Yazıları

Siyaset, muhalefet ve adalet üzerine

Eleştirmeyi, muhalefet etmeyi, doğru bildiklerini söylemeyi “sivrilik, düşmanlık, hainlik” olarak anlayan bir insan sürüsü türedi.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Gösterişçi ve insanlık düşmanı bir kurum: NATO

Tüm dünya salgınla boğuşuyor. 340 binden fazla insan aynı salgının pençesinde, 14 binden fazla insan öldü. İnsanlar kaygılı, insanlar paniğe ha kapıldı ha kapılacak, salgınla nasıl baş edileceği konusunda karmakarışık fikirler var. Tüm dünyada sağlık çalışanları kahramanca bir mücadele veriyor. İnsanlık tek bir noktaya, salgınla mücadeleye odaklanmışken, NATO, Rusya sınırına asker yığıp geniş çaplı bir tatbikat yapmaya hazırlanıyor.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor. 



Bültene kayıt ol