Güncel Yazılar

Faruk Sevim Tüm Yazıları

Krize karşı mücadelede örgütlü olmak gerekir

Ekonomik kriz derinleşiyor. Bu krizden en fazla işçiler, emekçiler etkileniyor. Yaşamlarını bir başkasına ait işyerinde çalışarak kazananlar, işgüçlerini satanlar, ücret alarak geçinenler, yüzde 30’lara doğru yükselmekte olan enflasyon karşısında çaresiz kalıyorlar. Türkiye’de çalışanların yüzde 70’i (32 milyon çalışanın 22 milyonu) maaş alarak hayatını kazanıyor. İşte bu kitle yaşadığımız ekonomik krizden en çok etkilenen kesim.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Trump'ın işi zor

Kendi kendime küçük bir oyun oynuyorum, okumakta olduğunuz yazıyla ilgili. Ben bu satırları yazarken Amerika’da Senato ve Temsilciler Meclisi seçimleri gerçekleşiyor. Herhalde şu saatlerde başlamıştır, ama son sandıklar kapanıp oylar sayılmaya başlandığında Türkiye’de hepimiz mışıl mışıl uyuyor olacağız. Ben yine de yazıyı şimdi, sonuçları beklemeden yazacağım.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Çatışma çözümleri için...

Geçtiğimiz hafta Barış Vakfı tarafından düzenlenen “Çatışma çözümü uluslararası STK deneyimleri çalıştayı” verimli sunuş ve tartışmalara sahne oldu.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Seçimi değil mücadeleyi kazanmaya!

Yerel seçim tarihi yaklaştıkça kulis bilgileri daha fazla sızmaya, sızdırılmaya başlıyor. Aday isimleri, partiler arası ittifak görüşmeleri, el altından yapılan görüşmeler, “uyanık” adayların Sarıgül örneğinde olduğu gibi partilerinden bağımsız bireysel kampanyalarını ilan etmeleri gibi gürültünün arasında, seçim tartışmalarının giderek daha çok gizleyeceği gerçekler görünmez oluyor. Yerel seçimlerin bu gerçekleri görünmez kılmasına izin vermemeliyiz. Daha da önemlisi, bazı büyükşehir belediyeleri, örneğin İstanbul ve Ankara gibi merkezi noktalar AKP’den alındığında tüm dertlerin sona ereceği, alınamazsa siyasal yaşamın ve kırıntıları kalan demokrasinin ölümü olacağı iddialarının sol adına dillendirilmesine izin vermemeliyiz.


Şafak Ayhan Tüm Yazıları

Alışılagelmişin dışında bir eğitim: Kibutz eğitimi

Bütün ortaokul, lise ve yüksekokulların hedefi her türden ve her çeşit memur ve burjuvazinin kalifiye hizmetlisini 'üretmektir'. Bu tarz okullarda verilen eğitimde özellikle tüm dikkatler, ağırlık, özen, titizlik, doğruluk ve uzun nefeslilik alanlarına yönelir. Bunun yerine bağımsız ve kendi başına düşünme, sınama ve sonuçlar çıkarma yeteneği bastırılmaktadır. Öğretilen ve gösterilen bilgilerin çoğu soyut, yaşama ve hayata yabancı karakterdedir.

                                                      Nadejda Krupskaya


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam

Türkiye, yeterli hazırlık ve sağlıklı bir tartışma süreci yaşamadan, oldu bittiyle, AK Parti’nin isimlendirmesiyle "Cumhurbaşkanı Hükümet  Sistemine" geçti.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Neoliberaller neden Marx’ın hayaletini çağırıyorlar?

2008’de ABD’de meşhur kredi sıkışması ile beraber başlayan ve neoliberalizmin anlattığı müreffeh dünya masallarının sonunu temsil eden krizin ardından pek çok burjuva yayın organında Karl Marx’ın ne kadar haklı olduğunu anlatan analizler duymaya çok alışmıştık. Bunlar, genel olarak Marx’ı bir iktisatçıya indirgeyen, politik yönünü tamamen görmezden gören analizlerdi. Bu analizler liberalizmin, ekonomi ve politikayı birbirinden ayıran ve dünyayı ekonomik bir rasyonalitenin yönettiğini düşünen mantığıyla uyumluydu. Eski “düşmanları” Marx, kapitalizmin krize mahkûm olduğunu söylemişti ve kriz gelmişti. Bu basit çıkarımın politik sonuçları elbette neoliberalizmin yılmaz savunucuları açısından bir kabustu: Devrim.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Brezilya’da aşırı sağ seçimleri kazandı: İşçi hareketi henüz yenilmedi

Brezilya’nın başkanlık seçimlerinin ikinci turunu aşırı sağcı eski subay Bolsonaro %55 ile yani 57 milyon oyla kazandı.

Ülkenin İşçi Partili Başkanı Dilma Roussef geçtiğimiz yıl yolsuzluk soruşturması bahanesiyle devlet bürokrasisi tarafından devrilerek yerine sağcı başkan yardımcısı Temer getirilmişti. Ülke uzun süredir Temer hükümeti tarafından yönetiliyordu ve geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan bir anket çalışması Temer’in Brezilya tarihinin en sevilmeyen başkanı olduğunu göstermişti.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Sırıtmama yeteneği

Burjuva devlet yöneticilerinin eskiden beri çok etkileyici bulduğum bir özelliği vardır: Kendilerinin bile hiçbir şekilde inanmadığı, her dinleyenin kahkahayla güleceği şeyleri söylerken çok ciddi ve ağırbaşlı ifadeler takınmak, hiç sırıtmamak.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

Francis Fukuyama tarihten hâlâ anlamıyor

Francis Fukuyama, Kimlik diye (pek kimse fark etmese de) göze batacak kadar sıkıcı isimli bir kitap yayımladı. 1992’de Tarihin Sonu ve Son İnsan kitabı çıktığında durum çok farklıydı.


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

Francis Fukuyama tarihten hâlâ anlamıyor

Francis Fukuyama, Kimlik diye (pek kimse fark etmese de) göze batacak kadar sıkıcı isimli bir kitap yayımladı. 1992’de Tarihin Sonu ve Son İnsan kitabı çıktığında durum çok farklıydı.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

“Kahpe Bizans” derken?

Bu ülkede büyüyüp de Cüneyt Arkın'ın filmlerini seyretmeyen kaç kişi vardır acaba?


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Kadın gözü ile yeni meclis

Geçtiğimiz haftalarda birçoğumuz için şaşırtıcı sonuçları olan bir seçim sürecinin daha sonuna gelmiştik. Seçim sonucunda sürpriz partiler, kilit partiler, liderler ve çeşitli başkanlık ve ortaklık tartışmaları öne çıktı.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Seçimi değil mücadeleyi kazanmaya!

Yerel seçim tarihi yaklaştıkça kulis bilgileri daha fazla sızmaya, sızdırılmaya başlıyor. Aday isimleri, partiler arası ittifak görüşmeleri, el altından yapılan görüşmeler, “uyanık” adayların Sarıgül örneğinde olduğu gibi partilerinden bağımsız bireysel kampanyalarını ilan etmeleri gibi gürültünün arasında, seçim tartışmalarının giderek daha çok gizleyeceği gerçekler görünmez oluyor. Yerel seçimlerin bu gerçekleri görünmez kılmasına izin vermemeliyiz. Daha da önemlisi, bazı büyükşehir belediyeleri, örneğin İstanbul ve Ankara gibi merkezi noktalar AKP’den alındığında tüm dertlerin sona ereceği, alınamazsa siyasal yaşamın ve kırıntıları kalan demokrasinin ölümü olacağı iddialarının sol adına dillendirilmesine izin vermemeliyiz.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Brezilya’da aşırı sağ seçimleri kazandı: İşçi hareketi henüz yenilmedi

Brezilya’nın başkanlık seçimlerinin ikinci turunu aşırı sağcı eski subay Bolsonaro %55 ile yani 57 milyon oyla kazandı.

Ülkenin İşçi Partili Başkanı Dilma Roussef geçtiğimiz yıl yolsuzluk soruşturması bahanesiyle devlet bürokrasisi tarafından devrilerek yerine sağcı başkan yardımcısı Temer getirilmişti. Ülke uzun süredir Temer hükümeti tarafından yönetiliyordu ve geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan bir anket çalışması Temer’in Brezilya tarihinin en sevilmeyen başkanı olduğunu göstermişti.


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Cumhur İttifakı ekolojide yıkım vadediyor

Seçim vaatlerinin merkezine ekolojik yıkım projelerini koyan Cumhur ittifakı seçimi kazandığı takdirde enerji alanında ekolojiye darbe vurmaya devam edecek.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Neoliberaller neden Marx’ın hayaletini çağırıyorlar?

2008’de ABD’de meşhur kredi sıkışması ile beraber başlayan ve neoliberalizmin anlattığı müreffeh dünya masallarının sonunu temsil eden krizin ardından pek çok burjuva yayın organında Karl Marx’ın ne kadar haklı olduğunu anlatan analizler duymaya çok alışmıştık. Bunlar, genel olarak Marx’ı bir iktisatçıya indirgeyen, politik yönünü tamamen görmezden gören analizlerdi. Bu analizler liberalizmin, ekonomi ve politikayı birbirinden ayıran ve dünyayı ekonomik bir rasyonalitenin yönettiğini düşünen mantığıyla uyumluydu. Eski “düşmanları” Marx, kapitalizmin krize mahkûm olduğunu söylemişti ve kriz gelmişti. Bu basit çıkarımın politik sonuçları elbette neoliberalizmin yılmaz savunucuları açısından bir kabustu: Devrim.


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Kriz, sopa ve biz

Özellikle Türk Lirası’nın önlenemez gibi görünen değer kaybı başladığından beri, ufuktaki kriz, üzerine en çok yazılan ve koşulan konu. Bir taraftan durumun, halkın huzurunu kaçırmak için şer odaklarınca abartıldığını, cari açığın, işin doğrusunu anlamak için ekonomi bakanı olmayı gerektiren sebeplerle, aslında göründüğünün aksine normal düzeyde olduğunu söyleyen hükümet anlatısı; aynı zamanda üstü örtülemeyen problemleri de yine Türkiye’nin büyümesini hazmedemeyen karanlık uluslararası güçlerin saldırıları olarak resmetmeye çabalıyor.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Krize karşı mücadelede örgütlü olmak gerekir

Ekonomik kriz derinleşiyor. Bu krizden en fazla işçiler, emekçiler etkileniyor. Yaşamlarını bir başkasına ait işyerinde çalışarak kazananlar, işgüçlerini satanlar, ücret alarak geçinenler, yüzde 30’lara doğru yükselmekte olan enflasyon karşısında çaresiz kalıyorlar. Türkiye’de çalışanların yüzde 70’i (32 milyon çalışanın 22 milyonu) maaş alarak hayatını kazanıyor. İşte bu kitle yaşadığımız ekonomik krizden en çok etkilenen kesim.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam

Türkiye, yeterli hazırlık ve sağlıklı bir tartışma süreci yaşamadan, oldu bittiyle, AK Parti’nin isimlendirmesiyle "Cumhurbaşkanı Hükümet  Sistemine" geçti.


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

Kanal İstanbul teslimiyetçi bir yaklaşımın ürünü

Kanal İstanbul gibi bir projenin getireceği riskleri bilmek artık çok zor değil.  Benim burada cevaplandırmaya çalışacağım soru, Kanal İstanbul Projesi’nin hangi koşullarda gerçekleştiği.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Filistin ulusal sorunu-V

“Ne zaman orası dense

    Aklıma burası gelir’’

                                     Özdemir Asaf


Meltem Oral Tüm Yazıları

Afet değil cinayet

Yunanistan’daki yangın, yaşadığımız ekonomik düzenin sıradan insanlar ve hatta tüm ekolojik yaşam için yoksulluk, yoksunluk, hastalık, felaket, ölümden başka bir şey olmadığını ne yazık ki çok trajik bir biçimde gösterdi. Eğer ekonomik kriz bahanesiyle binlerce kamu çalışanı, işçi işten atılmasaydı, yeni işçi kadrolarının işe alımları durdurulmasaydı, kamu hizmetlerinde gerekli teknik donanımların teminine tasarruf adı altında son verilmeseydi çok açık ki bu yaşananların zararı çok daha küçük boyutlu olacaktı.


Nuran Yüce Tüm Yazıları

AKP'nin çevresel yıkım belgesi

AKP’nin 360 sayfadan oluşan “Yaparsa yine AK Parti Yapar” sloganı ile açıklanan 2018 seçim beyannamesinde Çevre, Şehircilik ve Yerel Yönetimler başlığı altında çevre politikaları da var. Bu bölüm “Neler yaptık?”, “Neler yapacağız” alt başlıklarından oluşuyor. Bir sürü rakama ve laf kalabalığına yer verilen çevre başlığının özü ise kapitalist rekabet ortamında “Güçlü Türkiye”yi yaratmak için doğal varlıkları sermayenin, kalkınmanın, büyümenin birer girdisi haline getirmek; devlet imkan ve garantileri altında daha fazla çevresel yıkıma yol açmaktan başka bir anlama gelmiyor. Seçim beyannamesinin çevre başlığının her bir satırı bu amacı ifade eden cümlelerle dolu.


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Esas tehlike “sol antisemitizm” değil aşırı sağın yükselişi

Sekseninci yıl dönümünde Kristallnacht’ı bir kez daha lanetlediğimiz bugünlerde, bir yandan da henüz iki hafta önce ABD’nin Pittsburgh kentinde sinagoga yönelik saldırıda ölenlerin yasını tutuyoruz. İki yıldır tüm dünyada otoriterliğin yükselişi, ABD’nin başına her yerde var olan aşırı sağcı akımlara destek veren Donald Trump’ın gelmesi, elbette ki tüm ırkçılık biçimleri gibi antisemitizmin de tırmanmasına yol açıyor. Pittsburgh’daki katil Robert Fowers, aşırı sağcı internet forumlarında antisemit yorumlarda bulunan, en bayağı komplo teorilerini savunan, hatta Donald Trump’ı dahi yeterince milliyetçi olmamakla eleştirip “küreselcilikle” suçlayan bir faşist.


Panos Garganas Tüm Yazıları

Yunan sağı milliyetçi gösteri ile geri dönmeye çabalıyor

Yunanistan’ın sağcı örgütleri önceki hafta pazar günü başkent Atina’da büyük bir milliyetçi eylem düzenledi.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Postmodern darbe davasında karar

21 yıl önce, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aldığı kararlarla yeni türden bir askeri darbenin gerçekleştiği zemin olmuştu. 1996 yılında Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller liderliğinde kurulan Refah Partisi-DYP ittifakı, kurulduğu günden itibaren askerlerin hedef tahtasındaydı. Önce 24 Ocak’ta partisinin düzenlediği Kayseri toplantısı sırasında parti üyeleri tek tip elbise giydiler diye Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu, özellikle Refah Partisi’ne karşı devlet yaptırımlarının arka arkaya gelmesinin işaretini verdi.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Trump'ın işi zor

Kendi kendime küçük bir oyun oynuyorum, okumakta olduğunuz yazıyla ilgili. Ben bu satırları yazarken Amerika’da Senato ve Temsilciler Meclisi seçimleri gerçekleşiyor. Herhalde şu saatlerde başlamıştır, ama son sandıklar kapanıp oylar sayılmaya başlandığında Türkiye’de hepimiz mışıl mışıl uyuyor olacağız. Ben yine de yazıyı şimdi, sonuçları beklemeden yazacağım.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bu yasalar nasıl böyle geçiyor?

“Müftülük Yasası” olarak anılan yasa tasarısının neden bu isimle anıldığını hiç düşündünüz mü? Çünkü torba yasanın tanımı konu itibariyle birbirinden bağımsız yasaların – Nüfus Hizmetleri Kanunundaki birçok maddede değişiklik içeren bir yasa tasarısıyla, Eyüp ilçesinin ismini Eyüp Sultan olarak değiştirecek bir yasanın aynı tasarıda yer alması gibi –  “bir torba içine rastgele atılmışçasına” meclise sunulmasıdır. Bütün bu içeriğin tek seferde ifade edilmesi zor olduğundan genel olarak torba yasalar içeriklerindeki bir maddeye göre adlandırılır, mesela İstismar Yasası.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Emin Şakir

Emin, önce İzmir’de yaşayıp daha sonra İstanbul’da iş bulunca ilçesi Üsküdar’a taşındığından beri, herhalde en az beş senedir hemen hemen her hafta bir gün (bizden başka arkadaşların da katıldığı toplantılarda) memleketin ve dünyanın ahvalini konuşup ve sadece konuşmayıp bu her şeyin havada uçuşup zeminin her zaman kaygan olduğu içinde yaşadığımız çağ ve özellikle de Türkiye’de gerçeklik duygusunu beraber yakalamaya çalıştığım kibar ve düşünceli bir yoldaşım ve arkadaşımdır.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Seçimler, işçi sınıfı ve sol

Seçim sonuçlarına sağa kayış damgasını vurdu. Erdoğan'ın başkanlığında AKP-MHP koalisyonunun yönetiminde geçecek bu yeni dönemde sosyalistler nasıl bir yol izlemeli?


Yasin Altıntaş Tüm Yazıları

Siyaset, muhalefet ve adalet üzerine

Eleştirmeyi, muhalefet etmeyi, doğru bildiklerini söylemeyi “sivrilik, düşmanlık, hainlik” olarak anlayan bir insan sürüsü türedi.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Çatışma çözümleri için...

Geçtiğimiz hafta Barış Vakfı tarafından düzenlenen “Çatışma çözümü uluslararası STK deneyimleri çalıştayı” verimli sunuş ve tartışmalara sahne oldu.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor. 



Bültene kayıt ol