Güncel Yazılar

Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Bolivya’da darbe ve darbeye karşı direniş

Bolivya’da, 20 Ekim’deki seçimleri Devlet Başkanı Evo Morales’in yüzde 47,8 oyla ilk turda kazandığı açıklandı. Eski Devlet Başkanı Carlos Mesa ise yüzde 36,51 oy aldı.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Irkçılık, inkarcılık ve düşünce özgürlüğü

T24 sitesinin solculuğu. Hepimizin çok iyi bildiği gibi böyle bir şey yok aslında. Gazetecilik tek sesli hale geldikçe çalıştıkları gazetelerden atılan gazetecilerin bir kısmının biriktiği bir yer T24. Aydın Engin gibi, Oya Baydar gibi isimlerin bu internet sitesiyle çok sıkı bağları varmış gibi görünmesi de muhtemelen bu siteye yönelik “solcu” ilgiyi güçlendirmiştir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Tutarlı olmak

İnsanda olması gereken en önemli meziyetinden biri de hiç kuşkusuz tutarlık. Yaşamını, canlılarla ve doğayla ilişkisini sahip olduğu değerler sistemine bağlı kurmak, olaylara, gelişmelere bu değerler sisteminin, kriterleriyle değerlendirmek, analiz etmek, yaşamını bu doğrultuda biçimlendirmektir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

IŞİD, Suriye, Türkiye ve Kürtler denklemi

IŞİD lideri Ebubekir El Bağdadi’nin ABD operasyonuyla öldürülmesi Ortadoğu ve Batı için kritik bir gelişme. 20 değişik ülkede 200 fazla büyük ve kitlesel katliama imza atmış bir terör örgütü liderinin öldürülmesi tabi ki, ilgiyi hak ediyor.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Ne çok Esadçı varmış!

Uzun bir süredir, en az Suriye’de ayaklanmanın Esad tarafından kanla bastırılması ve bir iç savaşa evrilmesinden beri, savaştan kaçan Suriyeli göçmenlerle dayanışma mücadelesi veriyoruz. Bu dayanışma mücadelesinde sinirlerimizi bozan çok fazla olay yaşandı. Ege’nin, Akdeniz’in bir göçmen mezarlığına dönüşmesini engelleyememiş olmak gibi hadiseler değil sadece. Asıl darbeyi, kendisini solcu sananların, solcu olduğunu iddia edenlerin apaçık göçmen düşmanlığı yapmasıyla aldık. Göçmenlerle dayanışma eylemlerimiz sırasında, yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalıp ne dilini ne kültürünü bildiği bütünüyle bambaşka bir sosyal ve kültürel ortamda yaşamaya, direnmeye çalışanların mücadelenin, Suriye’de gelişen halk isyanlarının simgesi olan bayrakları eylemlerimizde taşıdılar diye cihatçı ilan edilmeleri en sinir bozucu cehalet dolu saçmalıklardan birisiydi. Her Arap’ta cihatçı, her cihatçıda AKP’li gören, Kemalizmin mantık kuralları gereği bu görüşünü otomatik sonucuna, her Arap AKP’ye destek veriyor tezine indirgeyen bu özcü yaklaşım göçmen düşmanlığını AKP düşmanlığının arkasına sığınarak gizlemeye çalıştı.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Demokrasiden geriye kalanlar…

Cizre’nin HDP’li Belediye Başkanı Mehmet Zırığ hakkındaki soruşturmalar ve “terör örgütüne üye olma” suçundan yargılanıyor olması nedeniyle görevden alınarak yerine kayyum atandı. Bir hafta önce ise Diyarbakı’da Kayapınar Belediye Başkanı Keziban Yılmaz, Bismil Belediye Başkanı Orhan Ayaz, Kocaköy Belediye Başkanı Rojda Nazlıer, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan operasyon kapsamında sabah evlerinde gözaltına alınmıştı. Son olarak Van'ın Saray ilçe belediyesine kayyum atanmasıyla, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra kayyum atanan belediye sayısı 14 oldu.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

İşçiler her şeye rağmen hakları için direniyor

Ekonomik kriz şiddetini arttırarak ilerliyor. Artık sokakta dolaşırken bile zamlardan yakınan insanları duyabiliyoruz. İnsanlar, “ben hayatımda ilk kez bu kadar yüksek elektrik faturası ödedim” ya da “evde bir buzdolabı bir çamaşır makinesi çalışıyor yine de gelen fatura 100 liradan aşağı değil!” diyor.


Roni Margulies Tüm Yazıları

“Gerçekten bir halk ayaklanması”

Egemenler yoksul kitlelerin kendi talepleri olabileceğine ve bu talepleri kazanmak için örgütlenip mücadele edebileceklerine inanmaz. Ve inanmadıkları için, her yerde kitlesel hareketlerin ardında gizli güçler, dış mihraklar, yabancı parmağı filan ararlar. Irak’ta da hükümet bir aydır sürmekte olan dev gösterilerin Amerikan elçiliği ve Körfez ülkeleri tarafından örgütlendiğini iddia ediyor.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Savaşa karşı, barış hakkı

Günümüz dünyasında 2. Dünya Savaşı sonrasında gelişen “özgürlükçü” arayışların yerini otoriter siyasal eğilimler, güvenlikçi politikalar ve gelecek kaygısı aldı.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Selçuk Mızraklı’ya özgürlük

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, önce İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alındı ve yerine kayyum atandı. Bu hafta başında ise önce gözaltına alındı, çıkartıldığı mahkemede gizli tanık ifadesiyle tutuklandı


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

İklim isyanı gemisini kaçırma

Eminim ki Londra’da Paskalya boyunca Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion-XR) protestolarının bir dönüm noktası olduğunu hisseden çok fazla insan olmuştur.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

Küçük bir devlet olarak aile kurumu

Son haftalarda devletin hemen her kademeden temsilcilerinin "Türk ailesi"nin tehdit altında bulunduğuna, ailenin toplumun temeli olmasından ötürü, bu tehdidin aslında topluma yönelik olduğuna ve tehdidin kadın hakları savunucuları ile özellikle de LGBTİ+'lerden kaynaklandığına dair görüş bildirdiğini, daha doğrusu, görüş bildirmek adı altında kin ve nefret kusarak, söz konusu grupları hedef gösterdiğini dehşetle izliyoruz.


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Sadakatin giderek genişleyen sınırları içinde törpülenen özgürlüklerimiz

“Anne devlete sadakatli değil. 18 yaşına kadar çocuğunun eğitiminden sorumlu olan anne, çocuğunu da devlete sadakatli biri olarak yetiştirmemiş. Bu konuda ciddi şüphe var.”


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Bolivya’da darbe ve darbeye karşı direniş

Bolivya’da, 20 Ekim’deki seçimleri Devlet Başkanı Evo Morales’in yüzde 47,8 oyla ilk turda kazandığı açıklandı. Eski Devlet Başkanı Carlos Mesa ise yüzde 36,51 oy aldı.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Hamidiye su şirketi kapatılmalıdır: Musluklardan içilebilir su istiyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir su şirketi olan Hamidiye A.Ş. birkaç gündür yaygın bir şekilde tartışılıyor. Hamidiye suları aslında 1898’de II. Abdülhamit tarafından kuzey ormanlarından İstanbul’a isale hatları ve çeşmelerle su getirilmesi projesidir ve adını da buradan alır. 1979 yılında ise bu bölgenin temiz suları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Hamidiye A.Ş. adıyla kurulan şirket aracılığıyla ambalajlanıp satılmaya başlanır. 


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Deprem değil kapitalizm öldürür

İstanbul’da 26 Eylül’de 5,8 büyüklüğünde gerçekleşen deprem bir süredir unutulan bir gerçeği hatırlattı. Ama aynı zamanda devletin nüfusu  20 milyona dayanmış İstanbul’da depremle ilgili hiçbir hazırlığı olmadığı gerçeğini de ortaya çıktı.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Göçmenler, ırkçılar ve dış mihraklar

Başta Suriyeliler olmak üzere göçmenler yine Türkiye siyasetinin temel maddelerinden biri hâline geldi. Bu sefer hükümetin İstanbul seçimlerinde yaşadığı yenilginin acısını göçmenlerden çıkarmak üzere hızla yeni bir politikaya dönerek, İstanbul’daki göçmenleri kamplara ve sınır dışına zorla yollaması ile göçmenler üzerine tartışma başladı. Bu uygulama karşısında daha öncekine göre daha fazla dayanışma eylemi gerçekleşti, sivil toplum örgütlerinden açıklamalar yapıldı. Umutla bakılması, yaygınlaştırılmaya çalışılması gereken bir sonuç.


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Kriz, sopa ve biz

Özellikle Türk Lirası’nın önlenemez gibi görünen değer kaybı başladığından beri, ufuktaki kriz, üzerine en çok yazılan ve koşulan konu. Bir taraftan durumun, halkın huzurunu kaçırmak için şer odaklarınca abartıldığını, cari açığın, işin doğrusunu anlamak için ekonomi bakanı olmayı gerektiren sebeplerle, aslında göründüğünün aksine normal düzeyde olduğunu söyleyen hükümet anlatısı; aynı zamanda üstü örtülemeyen problemleri de yine Türkiye’nin büyümesini hazmedemeyen karanlık uluslararası güçlerin saldırıları olarak resmetmeye çabalıyor.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

İşçiler her şeye rağmen hakları için direniyor

Ekonomik kriz şiddetini arttırarak ilerliyor. Artık sokakta dolaşırken bile zamlardan yakınan insanları duyabiliyoruz. İnsanlar, “ben hayatımda ilk kez bu kadar yüksek elektrik faturası ödedim” ya da “evde bir buzdolabı bir çamaşır makinesi çalışıyor yine de gelen fatura 100 liradan aşağı değil!” diyor.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Tutarlı olmak

İnsanda olması gereken en önemli meziyetinden biri de hiç kuşkusuz tutarlık. Yaşamını, canlılarla ve doğayla ilişkisini sahip olduğu değerler sistemine bağlı kurmak, olaylara, gelişmelere bu değerler sisteminin, kriterleriyle değerlendirmek, analiz etmek, yaşamını bu doğrultuda biçimlendirmektir.


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

Kanal İstanbul teslimiyetçi bir yaklaşımın ürünü

Kanal İstanbul gibi bir projenin getireceği riskleri bilmek artık çok zor değil.  Benim burada cevaplandırmaya çalışacağım soru, Kanal İstanbul Projesi’nin hangi koşullarda gerçekleştiği.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Filistin ulusal sorunu-V

“Ne zaman orası dense

    Aklıma burası gelir’’

                                     Özdemir Asaf


Meltem Oral Tüm Yazıları

Aşırı sağın kadın ve göçmen düşmanlığı

ABD’de Trump, Brezilya’da Bolsonaro, Macaristan’da Orban veya Türkiye’de Erdoğan gibi liderler, içeriği farklı tonlarda da olsa sık sık kadınlara dair cinsiyetçi açıklamalarıyla gündeme geliyor. Söz konusu liderlerin cinsiyetçi söylemlerinin hedefinde bazen doğrudan gazeteciler veya rakip siyasetçiler olabildiği gibi genel olarak tüm kadınlar yer alıyor. Bir kadın muhabire “sen tecavüz etmeye bile değmezsin” diyen Bolsonaro veya “güzel kadınlar oldukça tecavüz de olur” diyen Filipinler lideri Duterte gibi tecavüzü meşrulaştıran da var, “kocasını tatmin edemeyen ülkesini nasıl tatmin edecek” diyen Trump gibi siyasi rakibini güya aşağılamaya çalışan da. Ancak bu liderlerin hepsi ve daha fazlası, kadınların kendi bedenlerine dair kendi kararlarını vermesine ve sistemin dayattığı geleneksel rolleri reddetmesine karşı. Hepsi kürtaj hakkına karşı ve kadınların doğal rolünün annelik olduğunu düşünüyor. Ancak kadınların kazanılmış hakları söz konusu olduğunda günümüzde karşı karşıya kaldığımız tehlike sadece sağ muhafazakâr liderlerin cinsiyetçi açıklamalarından ibaret değil. 


Nuran Yüce Tüm Yazıları

Amazon kalacak Bolsonaro gidecek!

Dünyada biyolojik çeşitliliğin en fazla olduğu Amazon Ormanları, dünya ikliminin istikrarı açısından vazgeçilemeyecek bir öneme sahip. Tropik ormanlar 90 ila 140 milyar ton karbonu muhafaza ederek küresel iklimin istikrarına büyük katkı sağlıyor. Güney Amerika’nın tamamında nem ve yağış oranlarını dengeliyor. Güney Amerika'nın tamamı için muazzam miktarda su üretiyor. "Uçan nehirler" olarak adlandırılan, su buharı ile yüklü hava kütleleri Brezilya'nın pek çok bölgesine nem taşıyor. Yağmur ormanlarının yok edilmesi halinde Bolivya, Paraguay, Arjantin, Uruguay ve hatta Şili'deki yağışlar da olumsuz etkilenecek. Ayrıca Amazon Nehri de güney yarımkürede denizlere akan toplam suyun beşte birini sağlıyor.  


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

2020’ye giderken antikapitalist sol

Düzen içi alternatiflerin işçi sınıfının dertlerine çare olamayacağını söylemek sekterlik midir?


Panos Garganas Tüm Yazıları

Yunan sağı milliyetçi gösteri ile geri dönmeye çabalıyor

Yunanistan’ın sağcı örgütleri önceki hafta pazar günü başkent Atina’da büyük bir milliyetçi eylem düzenledi.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Postmodern darbe davasında karar

21 yıl önce, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aldığı kararlarla yeni türden bir askeri darbenin gerçekleştiği zemin olmuştu. 1996 yılında Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller liderliğinde kurulan Refah Partisi-DYP ittifakı, kurulduğu günden itibaren askerlerin hedef tahtasındaydı. Önce 24 Ocak’ta partisinin düzenlediği Kayseri toplantısı sırasında parti üyeleri tek tip elbise giydiler diye Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu, özellikle Refah Partisi’ne karşı devlet yaptırımlarının arka arkaya gelmesinin işaretini verdi.


Roni Margulies Tüm Yazıları

“Gerçekten bir halk ayaklanması”

Egemenler yoksul kitlelerin kendi talepleri olabileceğine ve bu talepleri kazanmak için örgütlenip mücadele edebileceklerine inanmaz. Ve inanmadıkları için, her yerde kitlesel hareketlerin ardında gizli güçler, dış mihraklar, yabancı parmağı filan ararlar. Irak’ta da hükümet bir aydır sürmekte olan dev gösterilerin Amerikan elçiliği ve Körfez ülkeleri tarafından örgütlendiğini iddia ediyor.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bu yasalar nasıl böyle geçiyor?

“Müftülük Yasası” olarak anılan yasa tasarısının neden bu isimle anıldığını hiç düşündünüz mü? Çünkü torba yasanın tanımı konu itibariyle birbirinden bağımsız yasaların – Nüfus Hizmetleri Kanunundaki birçok maddede değişiklik içeren bir yasa tasarısıyla, Eyüp ilçesinin ismini Eyüp Sultan olarak değiştirecek bir yasanın aynı tasarıda yer alması gibi –  “bir torba içine rastgele atılmışçasına” meclise sunulmasıdır. Bütün bu içeriğin tek seferde ifade edilmesi zor olduğundan genel olarak torba yasalar içeriklerindeki bir maddeye göre adlandırılır, mesela İstismar Yasası.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Göçmenlerle dayanışmak “yeni bir acı pazarından nem almak” mıdır?

Birkaç gün önce, tanıdığım birisi, Mark Fisher’in 22 Kasım 2013’te North Star dergisinde yayınlanan "Vampirler Şatosu’ndan Çıkmak" başlıklı yazısından alıntı yapmıştı attığı bir tweette. Bu alıntıyı okuyunca Fisher’in makalesini okudum. Son zamanlarda göçmen meselesi konuşulurken de bu bağlamda konuşmalar olmuştu. Ben de hem kendi kafamdaki sorulara da cevap olması isteğiyle (bazen yazarken kendi düşüncelerinizi daha rahat açıyorsunuz) açıklık getirmek istedim.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Muhalefete sızmış aşırı sağ

"Türk tipi başkanlığa", Erdoğan yönetimine karşı çıkmak, demokratik muhalefetten sayılmak için yeterli midir?


Yasin Altıntaş Tüm Yazıları

Siyaset, muhalefet ve adalet üzerine

Eleştirmeyi, muhalefet etmeyi, doğru bildiklerini söylemeyi “sivrilik, düşmanlık, hainlik” olarak anlayan bir insan sürüsü türedi.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Ne çok Esadçı varmış!

Uzun bir süredir, en az Suriye’de ayaklanmanın Esad tarafından kanla bastırılması ve bir iç savaşa evrilmesinden beri, savaştan kaçan Suriyeli göçmenlerle dayanışma mücadelesi veriyoruz. Bu dayanışma mücadelesinde sinirlerimizi bozan çok fazla olay yaşandı. Ege’nin, Akdeniz’in bir göçmen mezarlığına dönüşmesini engelleyememiş olmak gibi hadiseler değil sadece. Asıl darbeyi, kendisini solcu sananların, solcu olduğunu iddia edenlerin apaçık göçmen düşmanlığı yapmasıyla aldık. Göçmenlerle dayanışma eylemlerimiz sırasında, yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalıp ne dilini ne kültürünü bildiği bütünüyle bambaşka bir sosyal ve kültürel ortamda yaşamaya, direnmeye çalışanların mücadelenin, Suriye’de gelişen halk isyanlarının simgesi olan bayrakları eylemlerimizde taşıdılar diye cihatçı ilan edilmeleri en sinir bozucu cehalet dolu saçmalıklardan birisiydi. Her Arap’ta cihatçı, her cihatçıda AKP’li gören, Kemalizmin mantık kuralları gereği bu görüşünü otomatik sonucuna, her Arap AKP’ye destek veriyor tezine indirgeyen bu özcü yaklaşım göçmen düşmanlığını AKP düşmanlığının arkasına sığınarak gizlemeye çalıştı.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor. 



Bültene kayıt ol