Güncel Yazılar

Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Anneni de böyle üzdüler oğlum

Bu yazıyı yazmaya başlamak için kendimi uzun süre hazırlamam gerekti açıkçası. Çünkü bu kadar temel bir şeyi savunmak ağırıma gitti, gidiyor. Çok temel bir hakkın savunulması ve bu savununun sonunda kazanılan İstanbul Sözleşmesi’nden bahsediyorum, geçmişte de birçok kez tartışma konusu edilmişti. Ancak şimdi AKP hükümetinin sözleşmeden çekilme konusunda her zamankinden daha kararlı görünmesi, sözleşmenin her açıdan kutuplaştırıcı biçimlerde tartışmaya açılması ve bu tartışmaların kurulma şekilleriyle ötekileştirilmesi hedeflenen LGBTİ+ hareketi söz konusu. Kadınların kazanılmış haklarına yapılan bu saldırıların birçok yönü var tabii. Üstelik mevzu sadece Türkiye ile sınırlı da değil. Ancak Türkiye’de siyasi tartışmaların üslubu ve hedefledikleri, uzun zamandır o kadar çarpık ki; İstanbul Sözleşmesine karşı çıkan, neden karşı çıktığını, savunan da çoğu zaman niye savunduğunu tam olarak anlamıyor aslında. Bu durum son yıllarda ülkece yaşadığımız onca travmayı düşününce, hiç de şaşırtıcı gelmiyor insana işin acı tarafı.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bizimkisi bir aşk hikâyesi

İki kişinin arasında aşk nasıl olur? Nasıl başlar ve nasıl devam eder? Mesela Irakli ile Merab* arasında ya da Leyla ile Mecnun arasında aşk nasıl başlar ve hikâye nasıl son bulur? Irakli'nin dönmek ve geçindirmek zorunda olduğu bir ailesi vardır, Leyla başkasıyla evlendirilir vs. vs. Toplumun kişilerden beklentileri ve kişilerin kendileri için istedikleri çatıştığında, bir şekilde ayrılık gelmiş olur. Peki kavuşmalarında bir mâni olmayan, toplumsal cinsiyet rollerini kadın/erkek olarak benimseyen iki kişinin aşktan yana bir eksikliği olmayan ilişkileri neden yürümez? Yahut neden Mecnun olmak hep yüceltilir de, dalgınlık ya da içli içli uzaklara bakmak eylemleri “Leyla mısın?” sorusunun aşağılanan muhatabıdır?


Melike Işık Tüm Yazıları

Artık tavsiye değil erkek şiddetiyle mücadele istiyoruz!

Bu yıl 129 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bu kadınların kimisi partneri olan erkek tarafından, kimi partner olmayı reddettiği erkek tarafından, kimi bir partneri olduğu için ailesindeki bir erkek tarafından öldürüldü. Ortak noktaları ne partner seçimleri ne de giyimleri. Onları ölüme mahkûm eden ortak şey erkek şiddeti. Birçoğu öncesinde de bu erkekten şiddet gördü fakat kimi zaman şikâyette bulunmaya cesaret edemediler kimi zaman ise şikayetleri ciddiye alınmadı. Şikâyette bulunamayan kadınları korkutan genel bir neden var: ciddiye alınmamak yahut suçlanmak. Birçok kadın şiddet gördüğünde giyimi, davranışları, partner seçimi ya da potansiyel bir partneri reddetmesi üzerinden suçlanıyor. Bu suçlamalar, şiddete karşı kadınların seslerini çıkarmasının önüne geçiyor.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Yeni sisteminin 2. yılında Türkiye

AKP-MHP İttifakı’nın zoruyla, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumda anayasa, tartışmalı ve yüzde 1,5 gibi az bir oy farkıyla değiştirilerek, parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. 24 Haziran 2018 seçimlerinde AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52, 6 oyla yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı oldu. 9 Temmuz 2018 tarihinde ise TBMM’de yemin eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görevine başladı. Türk tipi başkanlık sistemi olarak sunulan  yeni sisteme geçileli iki yıl oldu.


Melike Işık Tüm Yazıları

Hayvan sömürüsü karşısında insanlar

2018-2019 av sezonunda en az 4.255 yaban hayvanı, avcılar tarafından öldürüldü. Bu cinayetler devlet tarafından desteklendi. Tarım ve Orman Bakanlığı 2020-2021 av sezonunda 784 yaban hayvanının avlanması için ihale açacağını bildirdi. Merkez Av Komisyonu’ndan ise nesli tehlike altında olan kuş türlerinin avlanması için izin çıktı. Tunceli’de dağ keçilerinin avlanması için açılacak ihale, gelen tepkilerin ardından mahkeme tarafından durduruldu. Aynı şekilde bugün Eskişehir’deki 18 kızıl geyiğin avlanması için açılması beklenen ihale de durduruldu. Fakat hiçbiri henüz iptal edilmedi. Hayvan hakları savunucuları kızıl geyikler ile dağ keçilerinin korunması ve nihai olarak avcılığın yasaklanması için mücadeleye devam ediyor.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

15 Temmuz darbesi, direniş ve “hallaç pamuğu gibi atma” rejimi

15 Temmuz darbesi 4. yılını doldurdu. 15 Temmuz darbe girişimi, şu iki öğeyle hatırlanacak: Birincisi, darbeye karşı kitlesel direnişle. Bu, darbenin bir komplo olduğu türünden fikirlerin neyi gölgelediğini de görmemizi sağlıyor. Bu darbenin kitlelerin, daha hiçbir siyasetçi onları sokaklara çıkmaya çağırmadan eyleme geçmeleriyle püskürtüldüğü gerçeği, sadece komplocu fikirleri çürütmek açısından değil, darbeyi Kemalist subayların engellediği fikrini işleyerek, TSK içindeki darbeci geleneği aklamaya çalışanlara da yanıt vermek açısından çok önemli.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Sanatla ilgili bir yazı

Çoğu şeyin bir modası olduğu gibi siyasette konuşulanın de bir modası olması, her şeyin bir zamanının olması çok garip değil mi? Sadece kendi çocukluğumdan bu yana modası geçmiş bir sürü söylem ve dolayısıyla sayısız kaçırılmış fırsat sayabilirim sanırım siyasette. Yapılan yanlışları yeni yanlışlarla düzeltmeye çalışmalar, tutulmamış sözler, kimse onları dinlemediği için öldürülmüş kadınlar, bedenleri sahilde unutulan ölü çocuklar… Ne kadarını hatırlıyoruz her gün değişen gündemimizde diyeceğim ve bir şeyler anlatacağım. Sadece kendi hikâyemi yazmak istemezdim böyle ağır laflar ettikten sonra, ama kendi hikâyemi yazıyor olmaktan başka bir şansım da yok sanırım. 


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Adalet Ağaoğlu: Hayatımızın hanımefendisi

Son yolculuğuna çıkan sevgili Adalet Ağaoğlu’nun ardında yazmak hiç kolay değil. Hele de edebiyatçı kimliğine ilişkin usta kalemlerin  yazdıkları bunca yazıdan sonra  fazlasıyla riskli bir işe girişmek. Kuşkusuz ki ben Adalet Hanım’ın edebiyatçılığıyla ilgili yazmayacağım. Bu, edebiyat dünyasıyla tek ilişkisi iyi bir okur olamaya çalışmak olan benim gibi birisinin haddine değil.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Ayasofya kararının anlamı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın zamana kadar ibadete açılması taleplerine karşı çıktığı, Danıştay’ın yıllardır yapılan başvuruları reddettiği Ayasofya'nın, hızla cami olarak ibadete açılmasındaki amaç ne?


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Mecburlar koalisyonu gerilerken

2019 küresel isyan yılıydı. 2020 başında eylemlere salgın nedeniyle ara verildi, salgınla verilen aradan sonra yeniden öfkeli kitlelerin eylemleri gündeme damgasını vuruyor. ABD’de ırkçılık karşıtı öfke eylemlerin odağında yer aldı. ABD’den sonra dünyada öfkenin patlayacağı yeni adres her yer olabilir. Tüm dünyada herkes salgın döneminde yaşadığı adaletsizlikleri not ediyor. Putin, Orban, Modi, Bolsonaro, Trump gibi otoriter yöneticilerin salgında insan hayatını önemsemeyen tavırları, kimsenin gözünden kaçmıyor.


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

İklim isyanı gemisini kaçırma

Eminim ki Londra’da Paskalya boyunca Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion-XR) protestolarının bir dönüm noktası olduğunu hisseden çok fazla insan olmuştur.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

Bir kişi, bir kurum ve kadın düşmanlığı

Geçtiğimiz Eylül ayında Almanya Futbol Federasyonu başkanlığına seçilen Fritz Keller, geçtiğimiz hafta büyük yankı uyandıran bir karara imza attıklarını açıkladı. Keller, bir dergiye yaptığı açıklamada “Almanya Futbol Federasyonu olarak, kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde gerçekleştirilecek turnuvalara milli takımlarımızı göndermeyeceğiz. Kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde futbol oynamayacağız” dedi. Bazı konuların tartışmaya kapalı olduğunu belirten Keller, açıklamasına "Federasyon olarak birçok problemi tartışarak çözmek zorundayız. Her kesimi memnun edecek bir çözüm bulmalıyız. Ancak bizim için pazarlık yapmaya açık olmayan değerler de var. Örneğin kadın hakları" sözleriyle devam etti.


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Bizleri nefessiz bırakmaya çalışan ırkçılık

Mezardan başka hangi ülkem var benim? Tom Amcanın Kulübesi 1852,  Harriet Beecher Stowe'un kaleme aldığı kölelik karşıtı roman. Alıntılar elbette romana dair eleştirilerimiz baki kalmak üzere yapılmıştır.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

15 Temmuz darbesi, direniş ve “hallaç pamuğu gibi atma” rejimi

15 Temmuz darbesi 4. yılını doldurdu. 15 Temmuz darbe girişimi, şu iki öğeyle hatırlanacak: Birincisi, darbeye karşı kitlesel direnişle. Bu, darbenin bir komplo olduğu türünden fikirlerin neyi gölgelediğini de görmemizi sağlıyor. Bu darbenin kitlelerin, daha hiçbir siyasetçi onları sokaklara çıkmaya çağırmadan eyleme geçmeleriyle püskürtüldüğü gerçeği, sadece komplocu fikirleri çürütmek açısından değil, darbeyi Kemalist subayların engellediği fikrini işleyerek, TSK içindeki darbeci geleneği aklamaya çalışanlara da yanıt vermek açısından çok önemli.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Rekordan rekora küresel ısınma

Salgın başlamazdan önce dünya dev orman yangınları ve Antarktika’dan gelen 20 derecelik sıcaklık rekoruyla küresel ısınmadan söz ediyordu. Salgın döneminde ticaretin ve üretimin önemli ölçüde durması sonucu karbon salımında yüzde 17’lik bir düşüş yaşanmıştı. Ancak “normalleşme” sürecine girilmesinin ardından hızla eskiye dönüyoruz.


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Otoriterleşen siyasetteki olağanüstü tehdit: MHP

​15 Temmuz darbe girişiminin ardından “demokrasi şölenleri” eşliğinde Yenikapı’da MHP’nin iktidar ortağı olmasından bugüne geniş emekçi kitlelerin ve ezilenlerin soluksuz kalmasına yol açan tüm hamlelerin her birinde iktidar ortağı gibi davranan MHP’nin etkisini görmek önemli. Bu, demokratik haklarımızı gasp eden iradenin siyasi iktidar olduğu gerçeğini değiştirmez. Salgının ve ekonomik krizin etkilerinin geniş emekçi kesimleri yıkıma uğrattığı son birkaç aydır yaşanan gelişmelerde MHP’nin iktidar üzerindeki etkisi bütünüyle açığa çıktı. Mecliste kabul edilen infaz yasası MHP’nin istediği haliyle gerçekleşti. Organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, Soma’da 301 maden işçisinin ölümünden sorumlu olanlar serbest bırakıldı. Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Ahmet Altan gibi yüzlerce siyasetçi, aydın ve gazeteci hapiste tutulmaya devam ediyor. İlk sokağa çıkma kısıtlamasının yarattığı kaosun ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa etti. Erdoğan Devlet Bahçeli’nin de desteği sonrasında bu istifayı kabul etmedi.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Orhan Pamuk hâlâ başımızın tacıdır!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Nobel Edebiyat Ödülü’nün Yugoslavya İç Savaşı’ndaki savaş suçlusu Miloseviç’i destekleyen Peter Handke’ye verilmesine karşı çıkarken Orhan Pamuk’u hedef aldı. Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Erdoğan’ın Pamuk’tan bahsetmediğini söylese de Erdoğan’ın sözleri yeterince açıktı:


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Unabomber ve “Ah şu insanlık...”

Pek çoğunuz rast gelmişsinizdir, şu minvalde bir takım paylaşımlar sıkça yapılıyor: “...bakın çirkin insanlık eve kapanınca doğa nefes almaya başladı”. Basitleştirmekte pek bir sakınca görmüyorum açıkçası, ama benim gördüğüm paylaşımlar gerçekten benim son derece kaba özetimden pek de öteye gitmiyordu.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Irkçılıkla mücadele etmeliyiz

Irkçılıkla mücadele işçi sınıfı açısından ölüm kalım meselesidir. Irkçılık işçi sınıfını felç eder, böler, sahte bir düşman yaratır, kendi sorunlarını görmesini engeller. Burjuvaziye karşı yöneltmesi gereken kızgınlığını; teni, dili, dini, memleketi farklı olan başka işçilere karşı yöneltir. Irkçılık, işçi sınıfında kalıcı hasar bırakır. Her görüntüsüyle mücadele çok önemlidir.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Yeni sisteminin 2. yılında Türkiye

AKP-MHP İttifakı’nın zoruyla, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumda anayasa, tartışmalı ve yüzde 1,5 gibi az bir oy farkıyla değiştirilerek, parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. 24 Haziran 2018 seçimlerinde AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52, 6 oyla yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı oldu. 9 Temmuz 2018 tarihinde ise TBMM’de yemin eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görevine başladı. Türk tipi başkanlık sistemi olarak sunulan  yeni sisteme geçileli iki yıl oldu.


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

Kanal İstanbul teslimiyetçi bir yaklaşımın ürünü

Kanal İstanbul gibi bir projenin getireceği riskleri bilmek artık çok zor değil.  Benim burada cevaplandırmaya çalışacağım soru, Kanal İstanbul Projesi’nin hangi koşullarda gerçekleştiği.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Filistin ulusal sorunu-V

“Ne zaman orası dense

    Aklıma burası gelir’’

                                     Özdemir Asaf


Melike Işık Tüm Yazıları

Artık tavsiye değil erkek şiddetiyle mücadele istiyoruz!

Bu yıl 129 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bu kadınların kimisi partneri olan erkek tarafından, kimi partner olmayı reddettiği erkek tarafından, kimi bir partneri olduğu için ailesindeki bir erkek tarafından öldürüldü. Ortak noktaları ne partner seçimleri ne de giyimleri. Onları ölüme mahkûm eden ortak şey erkek şiddeti. Birçoğu öncesinde de bu erkekten şiddet gördü fakat kimi zaman şikâyette bulunmaya cesaret edemediler kimi zaman ise şikayetleri ciddiye alınmadı. Şikâyette bulunamayan kadınları korkutan genel bir neden var: ciddiye alınmamak yahut suçlanmak. Birçok kadın şiddet gördüğünde giyimi, davranışları, partner seçimi ya da potansiyel bir partneri reddetmesi üzerinden suçlanıyor. Bu suçlamalar, şiddete karşı kadınların seslerini çıkarmasının önüne geçiyor.


Meltem Oral Tüm Yazıları

Diyanet’in işi?


Nuran Yüce Tüm Yazıları

İklim krizini unutmayalım

Dünya genelinde 18 Nisan sabahı itibariyle 2 milyonu aşkın koronavirüs vakası olduğu 160 binden fazla insanın öldüğü raporlandı. Hepimiz bu yılın başından beri sabahtan akşama kaç kişinin hastalandığı, kaç kişinin öldüğü-iyileştiği, devletlerin salgını durdurmak için ne tür tedbirler aldığı ya da almadığını çok yakından takip eder durumdayız. 


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Ya isyanlar olmasaydı?

George Floyd’un öldürülmesinin ardından ABD’de başlayan protestolara verilen kimi tepkiler, Türkiye hükümetinin, AKP’li yazar çizerlerin ve diğer sağcıların yalnız olmadıklarını gösterdi. Sürekli AKP’ye demokrasi ve özgürlükler dersi veren ülkelerden biri daha, ciddi bir protesto dalgasıyla karşılaştığında, kolayca AKP’nin seviyesine düşebileceğini gösterdi.


Panos Garganas Tüm Yazıları

Yunan sağı milliyetçi gösteri ile geri dönmeye çabalıyor

Yunanistan’ın sağcı örgütleri önceki hafta pazar günü başkent Atina’da büyük bir milliyetçi eylem düzenledi.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Postmodern darbe davasında karar

21 yıl önce, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aldığı kararlarla yeni türden bir askeri darbenin gerçekleştiği zemin olmuştu. 1996 yılında Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller liderliğinde kurulan Refah Partisi-DYP ittifakı, kurulduğu günden itibaren askerlerin hedef tahtasındaydı. Önce 24 Ocak’ta partisinin düzenlediği Kayseri toplantısı sırasında parti üyeleri tek tip elbise giydiler diye Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu, özellikle Refah Partisi’ne karşı devlet yaptırımlarının arka arkaya gelmesinin işaretini verdi.


Roni Margulies Tüm Yazıları

Irkçılığa yer yok

​“Irkçılığa dünyada da yer yok, sosyal medyada da yer yok."


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Anneni de böyle üzdüler oğlum

Bu yazıyı yazmaya başlamak için kendimi uzun süre hazırlamam gerekti açıkçası. Çünkü bu kadar temel bir şeyi savunmak ağırıma gitti, gidiyor. Çok temel bir hakkın savunulması ve bu savununun sonunda kazanılan İstanbul Sözleşmesi’nden bahsediyorum, geçmişte de birçok kez tartışma konusu edilmişti. Ancak şimdi AKP hükümetinin sözleşmeden çekilme konusunda her zamankinden daha kararlı görünmesi, sözleşmenin her açıdan kutuplaştırıcı biçimlerde tartışmaya açılması ve bu tartışmaların kurulma şekilleriyle ötekileştirilmesi hedeflenen LGBTİ+ hareketi söz konusu. Kadınların kazanılmış haklarına yapılan bu saldırıların birçok yönü var tabii. Üstelik mevzu sadece Türkiye ile sınırlı da değil. Ancak Türkiye’de siyasi tartışmaların üslubu ve hedefledikleri, uzun zamandır o kadar çarpık ki; İstanbul Sözleşmesine karşı çıkan, neden karşı çıktığını, savunan da çoğu zaman niye savunduğunu tam olarak anlamıyor aslında. Bu durum son yıllarda ülkece yaşadığımız onca travmayı düşününce, hiç de şaşırtıcı gelmiyor insana işin acı tarafı.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Gogol’un Paltosu

29 Şubat 2020’de Türkiye’nin ‘kapıları açtık’ demesiyle, yıllardır süren savaşın darmadağın ettiği bir ülkeden kaçan, başta Afgan ve Iraklı olmak üzere bazı Afrika ülkelerinden gelen yaklaşık üç bin kişi, Türkiye’de uğradığı haksızlıklardan dolayı (çalıştırılıp paraları verilmiyor, saldırılara maruz kalıyorlar) Avrupa’da güvenli bir yaşam için sınıra gittiler.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Salgın sonrası geri döneceğimiz bir doğa var mı?

Yani bir yanda sessiz, dilsiz ve tamamen nesnel bir doğa diğer tarafta iktidar mücadelelerinden hikâyelerinden ve öznelerden kurulu doğanın sınırlamasından bağımsız bir kültür!


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Ayasofya kararının anlamı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın zamana kadar ibadete açılması taleplerine karşı çıktığı, Danıştay’ın yıllardır yapılan başvuruları reddettiği Ayasofya'nın, hızla cami olarak ibadete açılmasındaki amaç ne?


Yasin Altıntaş Tüm Yazıları

Siyaset, muhalefet ve adalet üzerine

Eleştirmeyi, muhalefet etmeyi, doğru bildiklerini söylemeyi “sivrilik, düşmanlık, hainlik” olarak anlayan bir insan sürüsü türedi.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Filistin’e özgürlük!

ABD Başkanı Trump’ın “Yüzyılın Planı” olarak duyurduğu işgali yayma girişimi İsrail Başbakanı tarafından devreye sokuluyor. Benyamin Netanyahu, Trump’ın desteğiyle Filistin üzerindeki şiddete dayalı ilhak adımlarını atmakta kararlı davranıyor. İsrail Başbakanı geçen ay yaptığı açıklamada, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim yerleri ile Ürdün Vadisi’nin 1 Temmuz tarihinden itibaren İsrail tarafından ilhak edileceğini duyurmuştu.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor. 



Bültene kayıt ol