Güncel Yazılar

Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Krizin faturasını sorumluları ödesin!

Türk Lirası’nın dolar karşısında yaşadığı hızlı değer kaybının neden olacağı ekonomik yıkımın büyüklüğünü zaman gösterecek. Fakat geçtiğimiz bir haftada yaşanan yüzde 27 değer kaybının şakaya gelir bir yanının olmadığının altını çizmek bugün özel bir öneme sahip. Bu nedenle sosyal medya şakalaşmalarına bir son vermek ve Türk Lirası’nın değer kaybının bugünkü hâlinin sonuçlarına ve gerçekten bir ekonomik durgunluk yaşanması ihtimaline karşı sınıf mücadelesi için hazırlanmak gerekiyor.


Roni Margulies Tüm Yazıları

İstikrarsızlık ve mücadele

Tarihin pek güzel bir döneminden geçiyor olmadığımız açık. “Güzel” derken ne kast ettiğimi uzun uzun anlatmaya, ülke ülke bir dünya turu yaparak olumsuz gelişmeleri örneklendirmeye gerek yok. Trump, Putin, Erdoğan... Avusturya, Macaristan, Almanya ve Fransa’da faşist partiler... Her yanda mültecilere yapılanlar ve yapılması planlananlar... Ortadoğu’da Arap Devrimleri’nin bastırılıp püskürtülmesinden bu yana yaşanan felaketler... Bu listeyi ayrıntılandırmak, uzatmak mümkün.


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!

Sosyalizmin bazı temel prensipleri var ama bunların en başında demokrasi olmadan sosyalizmin olamayacağı geliyor. Tony Cliff bir yazısında demokrasinin sosyalizmin kalbi olduğunu söylemişti. Kapitalizm, demokrasi olmadan da idare edebilir ama sosyalizm, sadece büyük kitlelerin demokratik eylemi, kontrolü ve demokratik ilişkiler içerisinde öğrenme yeteneği sayesinde inşa edilebilir.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Birleşik bir işçi hareketi için solu inşa edelim

24 Haziran seçimleri, orta sınıf delilik halinden ve bu deliliğin kendisini ortaya sunuşundaki sol soslu fikirlerden bütünüyle kopmak zorunda olduğumuzu gösteriyor. Bu aynı zamanda konformizden, yalancılıktan, riyakarlıktan ve tüm bu vasıfların solculuk adına olağanlaştırılmasından da kopmak anlamına geliyor. Bir sonraki politik virajda açık bir şekilde egemen sınıfın bir kanadının ya da genel olarak karşılaştığımız gibi Kemalizmin saflarına geçip işçi sınıfına, Kürtlere, insan hakları aktivistlerine yönelik düşmanca tutum alacağı kesin olan figürlerle, gazetecilerle, “kanaat önderleriyle” aynı politik atmosferin içinde görünmeye bir son vermek gerekiyor.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Suriye ve Kürtler

Türkiye, bir taraftan milliyetçi-muhafazakâr politik eksende inşa ettikleri Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi yoluyla devleti yeniden yapılandırırken diğer taraftan başta Kürt Sorunu olmak üzere bir dizi sorunda “kapatılan kapıları” açma yoluna gider veya gitmek zorunda kalır mı gibi sorular sıkça ortaya atılıyor.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Sınırlar devletlerindir, tüm uluslardan işçiler kardeştir

Geçtiğimiz hafta Yunanistan’da büyük bir yangın meydana geldi, yangınlar sonucu büyük bir yıkım oldu, en az 85 kişi hayatını kaybetti, 180 kişi yaralandı.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Ticaret savaşları ve emperyalizmin krizi

ABD Başkanı Trump “ABD’yi yeniden muhteşem” bir ülke yapmak için ekonomik milliyetçiliğe uygun düşen adımlar atıyor. 2008 krizinden sonra yeni yeni toparlanmaya başlayan ABD ekonomisini militarizm ve ticaret savaşları üzerinden hızla büyüterek 21. yüzyılda da yükselen rakipleri olan Rusya ve Çin’e karşı dünyanın başat emperyal gücü olmayı hedefliyor.


Meltem Oral Tüm Yazıları

Afet değil cinayet

Yunanistan’daki yangın, yaşadığımız ekonomik düzenin sıradan insanlar ve hatta tüm ekolojik yaşam için yoksulluk, yoksunluk, hastalık, felaket, ölümden başka bir şey olmadığını ne yazık ki çok trajik bir biçimde gösterdi. Eğer ekonomik kriz bahanesiyle binlerce kamu çalışanı, işçi işten atılmasaydı, yeni işçi kadrolarının işe alımları durdurulmasaydı, kamu hizmetlerinde gerekli teknik donanımların teminine tasarruf adı altında son verilmeseydi çok açık ki bu yaşananların zararı çok daha küçük boyutlu olacaktı.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Suriye Devrimi'nin düşmanları ve iliştirilmişlik üzerine

Gazete Duvar’da yıllardan beri Suriye Devrimi’ni sadece cihatçı-karşı devrimci grupların isyanı olarak gösterip Baas rejiminin katliamlarını meşrulaştıran yazılar yayınlanıyor. Bunların büyük bir kısmı Fehim Taştekin ve Musa Özuğurlu tarafından yayınlanıyor. Bu iki ismin çarpıtmalarına karşı devrimi savunmak Marksistler için önemli. O nedenle bu yazıda hem iki devrim düşmanı gazeteciye, hem de özellikle Özuğurlu’nun son yazısında dile getirdiği devrim ve sınıf bilincini çarpıtmalarına yanıt verilecek.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Muhalefet içerisinde işçi sınıfı hegemonyası

24 Haziran seçimleri arkasında çok uzun sürede tamir edilebilecek ağır bir miras bıraktı. Türkiye’de sol örgütlerde AKP döneminde her seçimden önce “şeriatın” veya “faşizmin” gelmekte olduğuna dair yaygın bir ajitasyon dönemi geçirilir. Bir sonraki seçim sürecine kadar söylenenler unutulur, aynı laflar temcit pilavı gibi tekrarlanır. AKP ile MHP’nin kurduğu uğursuz ittifakın son iki yıldır toplumda açtığı yaralar, bu hissiyatın soldan daha geniş sosyal tabakalara hâkim olmasına yol açtı. Ve buna karşı acil çözüm beklentisi; yani tabanda emek emek örülen bir çabanın sonucunda genişlemek yerine mevcut muhalif güçlerin yan yana gelmesiyle kazanılabileceği düşüncesi bir kez daha duvara çarptı.


Tüm Yazarlar

Akgün İlhan Tüm Yazıları

Su meselesi büyüyor: İzmir’de su gaspı

2016, İzmir için su gündeminin yoğun olduğu bir yıl oldu.


Alex Callinicos Tüm Yazıları

Trump’ın kaos turnesi, aşırı sağı zincirlerinden kurtaracak

Yazar Tarık Ali’nin anaakım neoliberal partilere verdiği isimle “aşırı merkez”, Avrupa turnesinden sonra, Donald Trump’ın başkanlık için uygun olmadığına ikna oldu. Ve performansının karakteristik olarak tuhaf, zaman zaman ise gerizekalıca olduğu doğru.


Atilla Dirim Tüm Yazıları

“Kahpe Bizans” derken?

Bu ülkede büyüyüp de Cüneyt Arkın'ın filmlerini seyretmeyen kaç kişi vardır acaba?


Ayşe Demirbilek Tüm Yazıları

Kadın gözü ile yeni meclis

Geçtiğimiz haftalarda birçoğumuz için şaşırtıcı sonuçları olan bir seçim sürecinin daha sonuna gelmiştik. Seçim sonucunda sürpriz partiler, kilit partiler, liderler ve çeşitli başkanlık ve ortaklık tartışmaları öne çıktı.


Şenol Karakaş Tüm Yazıları

Krizin faturasını sorumluları ödesin!

Türk Lirası’nın dolar karşısında yaşadığı hızlı değer kaybının neden olacağı ekonomik yıkımın büyüklüğünü zaman gösterecek. Fakat geçtiğimiz bir haftada yaşanan yüzde 27 değer kaybının şakaya gelir bir yanının olmadığının altını çizmek bugün özel bir öneme sahip. Bu nedenle sosyal medya şakalaşmalarına bir son vermek ve Türk Lirası’nın değer kaybının bugünkü hâlinin sonuçlarına ve gerçekten bir ekonomik durgunluk yaşanması ihtimaline karşı sınıf mücadelesi için hazırlanmak gerekiyor.


Özdeş Özbay Tüm Yazıları

Ticaret savaşları ve emperyalizmin krizi

ABD Başkanı Trump “ABD’yi yeniden muhteşem” bir ülke yapmak için ekonomik milliyetçiliğe uygun düşen adımlar atıyor. 2008 krizinden sonra yeni yeni toparlanmaya başlayan ABD ekonomisini militarizm ve ticaret savaşları üzerinden hızla büyüterek 21. yüzyılda da yükselen rakipleri olan Rusya ve Çin’e karşı dünyanın başat emperyal gücü olmayı hedefliyor.


Çağla Oflas Tüm Yazıları

Cumhur İttifakı ekolojide yıkım vadediyor

Seçim vaatlerinin merkezine ekolojik yıkım projelerini koyan Cumhur ittifakı seçimi kazandığı takdirde enerji alanında ekolojiye darbe vurmaya devam edecek.


Can Irmak Özinanır Tüm Yazıları

Nedir şu “normal”?

Seçim sonuçları ile beraber aslında uzun zaman önce kabul etmemiz gereken bir şeyi yeniden hatırladık: Neoliberal uzlaşıya dayalı dünyanın sonu geldi. Neoliberalizmin kanlı tarihinin yanı sıra “normal” kabul edebileceğimiz bazı yönleri vardı. Örneğin Türkiye gibi ülkelerde olmasa da, liberal Batı ülkelerinin hiçbirinde burjuva demokrasisinin ciddi bir tehlike ile karşı karşıya kalacağı düşünülmezdi, ırkçı partiler genel olarak küçük ve marjinal kalırlardı. Fransa’da Le Pen’in iktidara geleceği endişesi toplumun önemli bir kısmını birleştirmiş ve en büyük tehlikelerden biri böylelikle atlatılmıştı.


Deniz Güngören Tüm Yazıları

Yeni dönemde ırkçılık karşıtı mücadele

Yeni dönem derken biraz tereddüde düşmedim değil elbette. Zira, döneme damgasını vuran hiçbir aktör veya olayın yeni diye nitelendirilecek bir yanı yok. Fakat ne olursa olsun, çözüm sürecinin dağılması ile başlayan; darbe teşebbüsü, OHAL, savaş ve ekonomik durgunluk içinden süzülerek şekillenen yeni ittifakların, yaka paça girişilen bir seçim sonrası şimdilik statüko durumunu sağlamış göründüğü bir siyasi koşuldayız.


Faruk Sevim Tüm Yazıları

Sınırlar devletlerindir, tüm uluslardan işçiler kardeştir

Geçtiğimiz hafta Yunanistan’da büyük bir yangın meydana geldi, yangınlar sonucu büyük bir yıkım oldu, en az 85 kişi hayatını kaybetti, 180 kişi yaralandı.


Ghayath Naisse Tüm Yazıları

Suriye: Diplomatik gelişmeler eşliğinde askeri müdahale

26 Ağustos Cuma günü, medya, yaklaşık 700 savaşçı ve 3 bin sivilin ülkenin kuzeybatısında İdlip’e tahliyesine izin veren bir anlaşma sonrasında, Şam yakınlarındaki Daraya kentinin rejimin eline geçtiğini açıkladı. Halep de güçlü bir basınç altındayken Daraya’nın düşüşü, Suriyeli devrimciler için ağır bir darbedir.


Hakan Tahmaz Tüm Yazıları

Suriye ve Kürtler

Türkiye, bir taraftan milliyetçi-muhafazakâr politik eksende inşa ettikleri Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi yoluyla devleti yeniden yapılandırırken diğer taraftan başta Kürt Sorunu olmak üzere bir dizi sorunda “kapatılan kapıları” açma yoluna gider veya gitmek zorunda kalır mı gibi sorular sıkça ortaya atılıyor.


Korhan Gümüş Tüm Yazıları

Kanal İstanbul teslimiyetçi bir yaklaşımın ürünü

Kanal İstanbul gibi bir projenin getireceği riskleri bilmek artık çok zor değil.  Benim burada cevaplandırmaya çalışacağım soru, Kanal İstanbul Projesi’nin hangi koşullarda gerçekleştiği.


Mehmet Can Tüm Yazıları

Kemalizm'de birleşebilir miyiz?

Sınıfsız, imtiyazsız ve kaynaşmış bir toplum. Mustafa Kemal bu topraklar da toplumu tanımlarken bu şekilde bir tarif yapmakta ve toplumda sınıfların olmadığını söylemekte. Bunu söylerken kendisi ise bazı sınıflara dayanmakta, gücünü bu sınıflardan almakta. Kimdi bu sınıflar; Asker-sivil bürokrasi, azınlıkta olsa da o dönemin kentsoyluları ( burjuvazi ) ticaret burjuvazisi demek daha doğru olur. Çünkü sanayi burjuvazisi Türkiye’de 1950’lerle yani Demokrat Parti iktidarı döneminde yavaş yavaş ortaya çıkmaya gelişmeye başlayacaktır. Toprak ağaları ve mülk sahibi sınıflar. Bu sınıflar Kemalizm’in, Mustafa Kemal’in arkasında duran, kendi bürokratik önderliğini ve iktidarını pekiştiren toplumsal sınıflar. Dolayısıyla Mustafa Kemal boşlukta duran bir siyasal önderlik değildir. Belli toplumsal sınıflara dayanan ve bu toplumsal sınıfların çıkarı doğrultusunda hareket eden bir siyasal önderliktir. 


Meltem Oral Tüm Yazıları

Afet değil cinayet

Yunanistan’daki yangın, yaşadığımız ekonomik düzenin sıradan insanlar ve hatta tüm ekolojik yaşam için yoksulluk, yoksunluk, hastalık, felaket, ölümden başka bir şey olmadığını ne yazık ki çok trajik bir biçimde gösterdi. Eğer ekonomik kriz bahanesiyle binlerce kamu çalışanı, işçi işten atılmasaydı, yeni işçi kadrolarının işe alımları durdurulmasaydı, kamu hizmetlerinde gerekli teknik donanımların teminine tasarruf adı altında son verilmeseydi çok açık ki bu yaşananların zararı çok daha küçük boyutlu olacaktı.


Nuran Yüce Tüm Yazıları

AKP'nin çevresel yıkım belgesi

AKP’nin 360 sayfadan oluşan “Yaparsa yine AK Parti Yapar” sloganı ile açıklanan 2018 seçim beyannamesinde Çevre, Şehircilik ve Yerel Yönetimler başlığı altında çevre politikaları da var. Bu bölüm “Neler yaptık?”, “Neler yapacağız” alt başlıklarından oluşuyor. Bir sürü rakama ve laf kalabalığına yer verilen çevre başlığının özü ise kapitalist rekabet ortamında “Güçlü Türkiye”yi yaratmak için doğal varlıkları sermayenin, kalkınmanın, büyümenin birer girdisi haline getirmek; devlet imkan ve garantileri altında daha fazla çevresel yıkıma yol açmaktan başka bir anlama gelmiyor. Seçim beyannamesinin çevre başlığının her bir satırı bu amacı ifade eden cümlelerle dolu.


Onur Devrim Üçbaş Tüm Yazıları

Sağcılıkta birleşmek: Donald Trump ve AKP medyası

Amerika Birleşik Devletleri, sağcı başkan adayı Donald Trump’în seçilmesinin ardından eylemlerle sarsılıyor.


Ozan Tekin Tüm Yazıları

Muhalefet içerisinde işçi sınıfı hegemonyası

24 Haziran seçimleri arkasında çok uzun sürede tamir edilebilecek ağır bir miras bıraktı. Türkiye’de sol örgütlerde AKP döneminde her seçimden önce “şeriatın” veya “faşizmin” gelmekte olduğuna dair yaygın bir ajitasyon dönemi geçirilir. Bir sonraki seçim sürecine kadar söylenenler unutulur, aynı laflar temcit pilavı gibi tekrarlanır. AKP ile MHP’nin kurduğu uğursuz ittifakın son iki yıldır toplumda açtığı yaralar, bu hissiyatın soldan daha geniş sosyal tabakalara hâkim olmasına yol açtı. Ve buna karşı acil çözüm beklentisi; yani tabanda emek emek örülen bir çabanın sonucunda genişlemek yerine mevcut muhalif güçlerin yan yana gelmesiyle kazanılabileceği düşüncesi bir kez daha duvara çarptı.


Panos Garganas Tüm Yazıları

Yunan sağı milliyetçi gösteri ile geri dönmeye çabalıyor

Yunanistan’ın sağcı örgütleri önceki hafta pazar günü başkent Atina’da büyük bir milliyetçi eylem düzenledi.


Rıfat Solmaz Tüm Yazıları

Postmodern darbe davasında karar

21 yıl önce, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aldığı kararlarla yeni türden bir askeri darbenin gerçekleştiği zemin olmuştu. 1996 yılında Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller liderliğinde kurulan Refah Partisi-DYP ittifakı, kurulduğu günden itibaren askerlerin hedef tahtasındaydı. Önce 24 Ocak’ta partisinin düzenlediği Kayseri toplantısı sırasında parti üyeleri tek tip elbise giydiler diye Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu, özellikle Refah Partisi’ne karşı devlet yaptırımlarının arka arkaya gelmesinin işaretini verdi.


Roni Margulies Tüm Yazıları

İstikrarsızlık ve mücadele

Tarihin pek güzel bir döneminden geçiyor olmadığımız açık. “Güzel” derken ne kast ettiğimi uzun uzun anlatmaya, ülke ülke bir dünya turu yaparak olumsuz gelişmeleri örneklendirmeye gerek yok. Trump, Putin, Erdoğan... Avusturya, Macaristan, Almanya ve Fransa’da faşist partiler... Her yanda mültecilere yapılanlar ve yapılması planlananlar... Ortadoğu’da Arap Devrimleri’nin bastırılıp püskürtülmesinden bu yana yaşanan felaketler... Bu listeyi ayrıntılandırmak, uzatmak mümkün.


Rumeysa Özüyağlı Tüm Yazıları

Bu yasalar nasıl böyle geçiyor?

“Müftülük Yasası” olarak anılan yasa tasarısının neden bu isimle anıldığını hiç düşündünüz mü? Çünkü torba yasanın tanımı konu itibariyle birbirinden bağımsız yasaların – Nüfus Hizmetleri Kanunundaki birçok maddede değişiklik içeren bir yasa tasarısıyla, Eyüp ilçesinin ismini Eyüp Sultan olarak değiştirecek bir yasanın aynı tasarıda yer alması gibi –  “bir torba içine rastgele atılmışçasına” meclise sunulmasıdır. Bütün bu içeriğin tek seferde ifade edilmesi zor olduğundan genel olarak torba yasalar içeriklerindeki bir maddeye göre adlandırılır, mesela İstismar Yasası.


Sibel Erduman Tüm Yazıları

Emin Şakir

Emin, önce İzmir’de yaşayıp daha sonra İstanbul’da iş bulunca ilçesi Üsküdar’a taşındığından beri, herhalde en az beş senedir hemen hemen her hafta bir gün (bizden başka arkadaşların da katıldığı toplantılarda) memleketin ve dünyanın ahvalini konuşup ve sadece konuşmayıp bu her şeyin havada uçuşup zeminin her zaman kaygan olduğu içinde yaşadığımız çağ ve özellikle de Türkiye’de gerçeklik duygusunu beraber yakalamaya çalıştığım kibar ve düşünceli bir yoldaşım ve arkadaşımdır.


Volkan Akyıldırım Tüm Yazıları

Seçimler, işçi sınıfı ve sol

Seçim sonuçlarına sağa kayış damgasını vurdu. Erdoğan'ın başkanlığında AKP-MHP koalisyonunun yönetiminde geçecek bu yeni dönemde sosyalistler nasıl bir yol izlemeli?


Yıldız Önen Tüm Yazıları

Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!

Sosyalizmin bazı temel prensipleri var ama bunların en başında demokrasi olmadan sosyalizmin olamayacağı geliyor. Tony Cliff bir yazısında demokrasinin sosyalizmin kalbi olduğunu söylemişti. Kapitalizm, demokrasi olmadan da idare edebilir ama sosyalizm, sadece büyük kitlelerin demokratik eylemi, kontrolü ve demokratik ilişkiler içerisinde öğrenme yeteneği sayesinde inşa edilebilir.


Zehra Eren Tüm Yazıları

Kadınlar çocuk baktığı için çalışamıyor

Türk Girişim ve İş dünyası Federasyonu (Türkonfed)’nun Mart ayında yayınlanan “iş dünyasında kadın” raporunda, TÜİK istatistiklerine de dayanarak verilen rakamlar kadın istihdamı konusunda çarpıcı bilgiler sunuyor. 



Bültene kayıt ol