DSİP'ten açıklama: Gökkuşağını solduramazsınız!

Fridays For Future’un (Gelecek İçin Cumalar) önderliğindeki küresel iklim hareketinden 25 MART Küresel Grev çağrısı

Greta Thunberg ve Fridays for Future'un (Gelecek İçin Cumalar) çağrısıyla yeniden sokaklara inecek olan iklim aktivistleri 25 Mart'ta dünyanın her yerinde gerçekleştirilecek büyük bir greve hazırlanıyor. #KârDeğilİnsan İçinde sürüklenmekte olduğumuz yıkıcı iklim kaosu, acilen başka bir sistemle değiştirilmesi gereken ve özünde sorunlu bir sosyo-ekonomik model olan sömürgecilik/hafriyatçılık/kapitalizmin yüzlerce yıldır sürdürdüğü sömürü ve baskının bir sonucudur. Zengin ulusların küresel emisyonların %92'sinden sorumlu olduğu ve dünya nüfusunun en zengin %1'inin, en yoksul %50'ye kıyasla iki kat kirlilik ürettiği bir sistem bu. Tarihsel mücadelelerimiz ve deneyimlerimizin ışığında, en çok etkilenen insanlar ve bölgeler (MAPA) için ve onlar tarafından yönetilmesi şartıyla iklim tazminatları talep ediyoruz. İklim Tazminatları İklim tazminatları sadaka değil, siyasi gücün bizatihi halklarda olacağı dönüştürücü bir adalet sürecidir. Bunlar bir tür borçlandırma da değildir; yerli halklar, siyahlar ve patriyarkaya karşı direnenler başta olmak üzere daha pek çok ötekileştirilmiş toplulukların kendi arazileri üzerindeki haklarının tanınıp harfiyen iade edilmesi, iklim krizinden en fazla etkilenen toplumlara ‘uyum’ ve 'kayıp/zarar' için kaynak sağlanmasıdır. Refahın, bilgi ve teknolojilerin, sağlık ve bakım hizmetlerinin, siyasi gücün hem Küresel Kuzey’den Küresel Güney’e hem de yukarıdan aşağıya yeniden paylaştırılması, hatta birçok durumda kolektif hale getirilmesidir. Sorunumuz Yıllardır sürdürmekte olduğumuz iklim mücadelesi özünde sınıf mücadelesidir ve egemen sınıfa, yani ağırlıklı olarak refah içinde yüzen beyaz, heteroseksüel cis-erkeklerin hakimiyetinde olan Küresel Kuzey şirketleri ve devlet yönetimlerine karşı yürütülen bir mücadeledir. Sömürgecilik, kapitalizm, patriyarka, beyaz üstünlükçülüğü ve sömürü yoluyla elde ettikleri gücü ve iktidarı, yeryüzünü ve dünya halklarını en ufak bir vicdan azabı duymadan yok etmek için kullanıyorlar. Küresel Güney’in ekosistemleri ve halklarını “kalkınma” saydıkları bitmek tükenmek bilmeyen bir “ekonomik büyüme” uğruna kasıtlı biçimde feda ediyor ve tüm bunları işçi sınıfını kullanarak yapıyor, onları yok etmeye adanmış bu sistemi yine onlar üzerinden sürdürmeye çalışıyorlar. Yapmamız gereken İklim kaosuna sürüklenmemize neden olan her bir zulmün ardındakiler, hatta zulümler üzerinde yükselen bu sistemin kalbindekiler, sömürgeciler ve kapitalistlerdir. Bu düzeni bozmanın en iyi yolu, bir iklim eylemi olarak iklim tazminatı talep etmek olacaktır. Tüm bunların ve bile bile göz ardı ettikleri her durumun müsebbibi en varlıklı kapitalistler, yani küresel nüfusun %1’idir. Hepsinin onlar yüzünden yaşandığı bilinmeli ve sorumlu tutulmalıdırlar. Onların kâr dediği şey, bizler için ölüm anlamına geliyor. Onların kazancı, bizim acı verici kayıplarımız üzerinden gerçekleşiyor. Dünyanın her yerinde, toplumların her bir kesimi olarak, en önde en ötekileştirilmiş olanlarımızın bulunacağı şekilde harekete geçmeli, bizlerden çaldıkları bu gücü geri alıp yeniden gerçek sahiplerine; toplumlara vermeliyiz. Bize katılın, hep birlikte #KârDeğilİnsan’ın öncelikli olacağı yeni bir sistemin, gerçek bir yuvanın temellerini atalım. Çeviri: Özdeş Özbay ve Tuna Emren  

Geleceğimiz ailelerin, devletin, cemaatlerin değil, özgürlük istiyoruz!

Antikapitalist Öğrenciler Enes Kara'nın ölümü ile ilgili bir bildiri yayınladı: Geleceğimiz ailelerin, devletin, cemaatlerin değil, özgürlük istiyoruz! Geçtiğimiz gün yayınladığı videonun ardından yaşamına son veren Enes Kara’nın ölümü büyük bir yankı uyandırdı. Çünkü Enes de aynı bizler gibi yarınını göremeyen, verdiği çabalar boşa gitmiş, ailesinin ve çevresindeki “büyüklerinin” baskısı altında kendisine bir hayat kurmaya çalışan bir gençti.

Aile hekimleri, ceza yönetmeliğine karşı 7 Ekim’de iş bırakacak

İstanbul Aile Hekimliği Platformu “Aile hekimliğinde ceza yönetmeliği geri çekilsin” dedi. Platform, 7 Ekim tarihinde iş bırakacaklarını duyurdu.

Greta Thunberg, dünya liderlerinin iklim vaatlerini sorguladı: “30 yıldır falanlar filanlar”

Thunberg, iklim aktivistlerine yaptığı konuşmada liderlerin iklim mücadelesi için yaklaşık 30 yıldır birçok vaatte bulunup çok az şey yapmasını eleştirdi.

Berlinliler "emlak devleri kamulaştırılsın" dedi

Berlinlilerin kamulaştırmaya onay vermesi, sadece Berlin'de değil tüm Avrupa'da konut ve "kentsel dönüşüm" tartışmalarına devrimci bir boyut kazandıracak.

24 Eylül’de Sistemi Kökünden Değiştir(mek) için iklim grevindeyiz

Fridays for Future - FFF (Gelecek İçin Cumalar)’ın çağrısıyla yeniden sokaklara inecek olan iklim aktivistleri 24 Eylül’de dünyanın 1300 noktasında iklim grevine hazırlanıyor.

Afganistanlı kadınların yanındayız

İstanbul Sözleşmesi Kampanya Grubu’ndan kadınlar bu akşam İstanbul’da Afganistan’la dayanışmak için bir eylem gerçekleştirdi.

Chanie Rosenberg (1922-2021)

99 yaşındayken hayata gözlerini yuman Chanie Rosenberg, tüm yaşamını bugün hâlâ dünya politikasının merkezinde konumlanan adaletsizliklere karşı mücadeleyle geçirdi.  Yahudi bir ailenin çocuğu olarak, o sıralar İngiliz İmparatorluğu’nun bir parçası olan Güney Afrika’da doğdu, Avrupa’da soykırım vahşetiyle sonuçlanan antisemitizmi deneyimledi.  Fakat aynı zamanda, siyahlara karşı korkunç bir ırkçılıkla kodlanmış olan Apartheid rejimine de tanıklık etti. Sisteme karşı cephe alıp sosyalist oldu. Fakat hâlâ, Filistin’de İngiliz egemenliğinde daha iyi bir toplumun inşa edilebileceğini vaaz eden Siyonist mitlere inanıyordu İkinci Dünya Savaşı’nın şiddetlendiği dönemde Güney Afrika’dan ayrıldı ve oraya gitti. Ne var ki 1948’de Filistinlilerin sınırdışı edilmesi felaketi olan Nakba’dan bile önce Siyonist proje Filistin’de Araplara karşı berbat bir ayrımcılığı içeriyordu.  Bunu hızla kavrayan Chanie kararlı bir anti Sisyoniste dönüştü. Bu Chanie’ı hayatı boyunca partneri olacak Filistinli bir Yahudi ile; Tony Cliff’le temasa geçirdi.  Irkçılık İngiliz İmparatorluğu’nda tüm yönleriyle gelişti. Çok açıktı ki bu tutum emperyalizm ve kapitalist sistemle bağlantılıydı.  Chanie ve Cliff açısından, bu yaşananlar karşısında basitçe adaletsizliği ve baskıyı tanımaktan, olan biteni kavramaktan fazlasını yapmaya ihtiyaç vardı. Soru şuydu: Bu konuda ne yapılabilirdi? Bu sorunun kolay bir yanıtı yoktu. Uluslararası anlamda, Joseph Stalin’in Moskova’sında bir umut ışığı gören Komünist Partiler antikapitalist sola hakimdiler. Bununla beraber, zaman, 1917 sosyalist devrimini gerçekleştirenlerin hemen hemen tümünün yok edildiği Moskova duruşmaları zamanıydı. Chanie bir Troçkist oldu. Bunun nedeni, 1940’ta Stalin’in emriyle bir suikatle öldürülen Leon Troçki’nin insanlığın kurtuluşu ve kendini özgürleştirmesi olarak sosyalizmin özgün ruhunu onaylamasıydı. Bu, bürokratik bir devlet sistemi değildi. Diğer bir deyişle, bu sadece politik bir duruş değildi. İnsan yaşamının, çoğunluk için gündelik hayatın angaryasından, istismardan ve baskıdan daha fazlası olabileceğiyle ilgiliydi. 17 yaşından son anlarına kadar Chanie uluslararası sosyalist devrimin yol gösterici ışığını nasıl izlediğini anlattı.  Bu adımı atmak hiçbir ülkede kolay bir seçim değildi. Troçkistlerin sayısı çok azdı.  Fakat Filistin’de bir Troçkist olmak sadece yoksulluk tarafından öğütülmeyi içermiyordu; aynı zamanda İngiliz otoritelerinin ve yükselen Siyonist güçlerin düşmanlığını kazanmak anlamına geliyordu.  Haliyle kısa süre sonra sürdürülemez hale gelecekti ve böylece savaştan kısa bir süre sonra İngiltere’ye gittiler. Burada devrimci sosyalist bir organizasyonun inşa edilmesi için daha büyük olanaklar mevcuttu. Hemen Uluslararası Sosyalizm ve Sosyalist İşçi Partisi’nin kuruluşuna temel hazırlamak için kolları sıvadılar ve Chanie bunda büyük bir rol oynadı.  SWP’nin teorik temelleri açısından Troçki’den sonra Marksist düşüncenin gelişmesinde Cliff, yazılarıyla kilit bir rol oynadı. Bu yazılar Stalinist Rusya’nın neden kapitalizmin yeni bir türü olduğunu gösterdi, bunun apaçık devlet kapitalizmi olduğunu ortaya koydu. Yazıları aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ekonomilerin silahlanma harcamalarıyla nasıl geçici olarak dengede durmayı başardığını ve Çin ile Küba’daki yeni iktidarların doğasını da açıkladı.  Chanie olmasaydı bunların hiçbiri gün ışığına çıkmayacaktı. O hem evin ekmeğini kazanıyor hem de Cliff’in okunması mümkün olmayan el yazmalarını daktilo ediyordu – ki Cliff de kendi yazılarını deşifre etmekte zorlandığını itiraf ederdi.  Fakat Chanie para kazanmaktan ve daktilo başına oturmaktan çok daha fazlasını yapıyordu. Bir sendika aktivistiydi ve Hackney’de öğretmenler sendikasının sekreteriydi. Ayrıca çok çeşitli konulardaki kampanyalara kendi özel katkılarını sundu. Politik teorinin gelişmesiyle, Marksizm için çok merkezi olan pratikten test etme ve pratikten öğrenme arasındaki yaşamsal bağın kurulmasını sağladı.  Chanie aynı zamanda eğitim alanı ve Troçki’nin kültür yazıları başta olmak üzere daha pek çok konuda içerik üretmiş bir yazardı. Uluslararası devrimci geleneğin inşa edilmesinde benzersiz bir rol oynadı. Kapitalist yabancılaşmanın aşılması için işçi sınıfının devrimci geleneğinin yaşayan bir öğe olduğunu kanıtlayan ve Troçki’nin ölümünden hemen sonra devrimci faaliyetlerini zorlu koşullarda sürdüren o kuşağın son büyük aktivistlerinden biriydi. Donny Gluckstein’ın Sosyalist Worker’daki yayınlanan makalesinden kısaltarak çeviren: Şenol Karakaş

1 2 3 4 5 6 İleri

SEÇTİKLERİMİZ

Ümit Kıvanç
Rusya’nın egemenleri

Bültene kayıt ol