Ankara'da Büyük Eczacı Mitingi: 'Tükenişe dur de!'

Söyleşi - Nörobilim Perspektifinden Psikanaliz ve Her İkisininkinden Politik Ekonominin Eleştirisi

📣 Hakan Gürvit anlatıyor. ► 30 Kasım (Çarşamba) 19:30 Adres: Söğütlüçeşme Caddesi, Kalem Sokak, No: 11, Arif Bey İşhanı, Kat:3, Osmanağa-Kadıköy ► Toplantı Skype üzerinden de takip edilebilir. İletişim: 0536 2196341 Facebook etkinliği

Şebnem Korur Fincancı: Her yer mücadele alanımız

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı, Adli Tıp uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur-Fincancı, kimyasal silah kullanımının araştırılmasını talep ettiği konuşmasının ardından tutuklandı, 27 Ekim’den beri Sincan F Tipi Cezaevi’nde; bianet'ten Ayça Söylemez'in sorularını yanıtladı.

EYT düzenlemesi: Patronlar sızlanmaya başladı

Siyasi iktidarın Emeklilikte Yaşa Takılanlar'a (EYT) ilişkin düzenleme yapma girişimini, patronlar kaygı ile karşıladıklarını açıkladılar. Patron örgütlerinin en büyüklerinden olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Çalışma Bakanlığına yazdığı mektupta, EYT düzenlemesinden rahatsız olduğunu belirtti. Uygulama sonrasında yüklü kıdem tazminatı ödemesi ile karşı karşıya kalacaklarını, nitelikli iş gücünü kaybedeceklerini, emeklilerin yeniden çalıştırılmasının ek maliyetler getireceğini açıkladı. Diğer bir işveren örgütü İstanbul Ticaret Odası da düzenlemeden ötürü ciddi bir kıdem tazminatı yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacaklarını, bu nedenle çok kaygılı olduklarını açıkladı. Hükümetin bu noktadan sonra geri adım atması, milyonlarca EYT’de büyük bir hayal kırıklığına yol açacak. Toplam 1 buçuk milyon EYT’li düzenlemenin hayata geçeceğine büyük umut bağlamış durumda.  1999 yılında işçilerin ve memurların yasal hakları yok sayıldı 8 Eylül 1999'da çıkarılan bir yasa ile emekli olmak için gerekli olan prim gün sayısına yaş şartı da eklendi. 8 Eylül 1999 öncesinde sigorta kaydı olanlar, haksız bir biçimde, prim günleri dolsa da emekli yapılmadılar, yaş sınırını beklemek zorunda bırakıldılar. Halbuki bu kişiler işe girdiklerinde emeklilikle ilgili bir yaş sınırı yoktu.  Değişiklikten önce, emekliliğe hak kazanabilmek için sigortalılık süresi ve prim gün sayısındaki koşulların karşılanması yetiyordu. Değişiklik öncesinde kadınlarda 20, erkeklerde ise 25 yıl sigortalılık süresi ve 5000 gün prim ödeme koşulunu yerine getirenler emekli olabiliyordu. Siyasi iktidar, şimdi bu seçeneği tekrar emekli olmak isteyenlere vereceğini iddia ediyor. Bu durumda olan 1,5 milyon işçi ve memurun gözü kulağı yeni çıkacak EYT yasasında. Herhangi bir sulandırmaya, hakların kısıtlanmasına karşı güçlü kitlesel eylemlerle cevap vermek üzere hazır bekliyor.

Büyükada davası esastan bozuldu

Yargıtay Büyükada davasındaki mahkumiyet kararlarını esastan bozdu. Büyükada davası olarak bilinen davada yargılanan 11 insan hakları savunucusunun temyiz başvurusuyla ilgili olarak Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararını açıkladı.  17 Ekim 2022’de verilen karara göre, Taner Kılıç ile ilgili “örgüt üyeliği” suçlamasıyla verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezası “eksik araştırma” nedeniyle, diğer sanıklar Günal Kuşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran hakkındaki mahkumiyet kararı ise “kanuna aykırılık” nedeniyle bozuldu. Dosya, yeniden yargılama yapılması için ilk derece mahkemesi olan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek. ByLock raporu sorusu Bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre  Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Taner Kılıç’ın mahkumiyetiyle ilgili temyiz incelemesinde şu kararı verdi: “ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa bu beyan yahut ifadeler CMK’nın 217/1. Maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafilerine okunarak diyecekleri sorulup, gerekirse beyan yahut ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması…” Diğer sanıklar Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran hakkında “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde de şu karara varıldı: “Dosya kapsamına göre; sanıkların savunmalarının aksine örgütsel amaçla sanıklar İdil Eser ve Özlem Dalkıran'ın PKK/KCK ve DHKP/C silahlı terör örgütlerine, sanık Günal Kurşun'un FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım ettiklerine dair dosyada her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken; Delillerin takdirinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine yönelik hükümler kurulması Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bozulmasına oy birliğiyle karar verildi.”

Kara harekatı sesleri, emperyalistlerin tavrı ve ateşlenen şovenizm

Erdoğan yönetimi Rojava Kürt bölgesine hava harekatının ardından karadan girmek istiyor. Suriye'de hakim iki güç olan ABD ve Rusya ise buna karşı çıkıyor. Geçtiğimiz Temmuz ayından itibaren Suriye'ye yeni askeri müdahale AKP-MHP ittifakı tarafından masaya konulmuştu. O günlerde ABD ile Rusya ve İran'dan destek bulamayan iktidar, Taksim saldırısının ardından Kuzey Suriye'ye gözlerini yeniden dikti. "İntikam" saikiyle Kobane ve çeşitli YPG karargahları vurulduktan bir gün sonra Karkamış ilçesine düşen 10 roket ve iki sivil can kaybıyla birlikte Rojava'ya saldırı isteği arttı. Gazetecilerin 'bir kara harekatı yapılacak mı' sorusuna Erdoğan 'evet' yanıtını verdi ve TSK'nın bu hazırlıkları yapacağını belirtti. ABD ve Rusya'nın tutumu Bu açıklamaya tepki, 24 saat geçmeden iki emperyalist devletten geldi. Ortadoğu'da en önemli müttefiki YPG olan ABD'nin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, IŞİD'e karşı savaşla oluşan dengelere dikkat çekti ve "Irak'ın egemenliğini ihlal eden ve eşgüdüm içinde yapılmayan her tür askeri faaliyete karşı çıkmaya devam edeceğini" vurguladı. TSK'nin Rojava'ya yaptığı hava saldırısı konusunda önceden bilgilendirilen ve onay veren ABD gibi Rusya'da kara harekatına karşı çıktı. Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentyev, " Türk ortaklarımızı Suriye topraklarında aşırı güç kullanmaktan kaçınmaya ikna etmeyi umuyoruz" dedi. Moskova, Kamışlı başta olmak üzere Rojava bölgesini askeri olarak kontrol eden temel güç. Başından beri rakibi ABD'nin müttefiki olan Suriye Kürt hareketini, karşısına almak yerine üstünlüğünü kullanarak Suriye rejimine bağlamanın derdinde. Daha önce Ankara'nın Suriye'ye askeri müdahalelerine izin veren, Kuzey ve Doğu bölgelerine yerleşmesini sağlayan emperyalist devletler, hava saldırılarına yeşil ışık yakarken, karadan savaş istemiyor. İktidar ve milliyetçi muhalefet birleşti "Bir gece ansızın gelebiliriz" milliyetçi sloganıyla özetlenen Ankara'nın Suriye politikası, bir kez daha emperyalist devletlerin onay sorunu ile karşı karşıya. İçeride ise siyasi manzara, iktidarın milliyetçi muhaliflerinin de katıldığı "saldıralım, girelim" diyenlerin sesleriyle kaplanıyor. AKP karşıtı olan çoğu muhalif, ateşli şovenistlere dönüşmüş durumda ve 'savaşa hayır' demenin ne denli yanlış olduğunu anlatıyor. Akşener'in İYİP'in iktidara tam destek verirken, babacan'ın DEVA'sı ve Davutoğlu'nun Gelecek Partisi de aynı çizgide. CHP, daha düşük tonda gibi gözükse de hava harekatına tam destek verdiğini duyurdu. Demek ki kendileri iktidar oldukları taktirde, askeri çevrelerce belirlenen bu politikayı devam ettirecekler. Türkiye'nin Irak ve Suriye'ye yaptığı dışardan müdahaleler, gerek çatışmaların ve saldırıların durması gerekse sınır güvenliği ve beka sorununu gidermesi yolunda bugüne kadar bir çözüm sağlayamamıştır. Aynı yöntemin tekrar tekrar denenmesi, can kayıplarının sürmesi ve devasa kaynakların savaşa harcanması ile birlikte emekçilerin sırtına ağır bir yük bindirmekten başka bir sonuç doğurmaz.

Söyleşi - Sol milliyetçilik

Şenol Karakaş anlatıyor. ► 23 Kasım Çarşamba 19:30 Adres: Söğütlüçeşme Caddesi, Kalem Sokak, No: 11, Arif Bey İşhanı, K: 3, Osmanağa/Kadıköy  İletişim: 05362196341  Skype’tan canlı yayın.

Ankara'da söyleşi - İttihat Terakki’den Kemalizme: Bir cumhuriyet öyküsü

Atilla Dirim anlatıyor. ► 24 Kasım Perşembe 18:30 Adres: Konur Sokak 14/13 Kızılay-Ankara İletişim: 05358842122

DSİP: Askeri harekât değil, barış, diyalog!

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi'nin (DSİP) açıklaması: Taksim’deki terör saldırısında kayıplarımızın acısını yaşarken yine yeni bir sınır ötesi harekât haberiyle karşı karşıyayız. Taksim’de patlayan bombanın intikamı sınır ötesinde gerçekleşecek bombalarla alınmaya çalışılıyor. Oysa bize gereken intikam değil, huzur. Kardeşlik, barış, diyalog ve demokrasi bizim ihtiyaç duyduğumuz öğelerin en başında geliyor. Kamuoyu Taksim saldırısının arka planında nelerin yattığını, bu saldırıyı gerçekleştirenlerin hedeflerini, bağlantılarını, kim olduklarını net bir şekilde öğrenmek istiyor. Bombalı saldırının neden engellenemediğini, bu kadar uzun süren hazırlık sürecinin neden tespit edilemediğini öğrenmek istiyor. Yine de ister genellikle bu tür saldırıları gerçekleştirdiklerinde üstlenen örgütlerin bu kez üstlenmemesi durumuyla karşı karşıya olalım, isterse de bu örgütlerin bu saldırıyı gerçekleştirdiği kesin olsun, bunun karşılığı sınır ötesi harekatlar olmamalıdır. Yapılması gereken içeride saldırının yarattığı toplumsal kırılganlığı, güvensizliği, şüpheli ortamı ortadan kaldırmaktır. Bunun için ihtiyaç duyduğumuz en önemli adım, acil bir şeffaflaşma adımı olmalıdır. Güven ortamını yeniden tesis etmek, bu türden patlamaların bir daha yaşanmayacağının güvencesini vermek, 2014 sonlarından 2017’ye kadar yaşanan terör/bombalı saldırılar iklimine girmediğimizi göstermek için atılacak en son adım başka bir ülkenin sınırlarını geçip askeri harekatlar düzenlemektir. Sınır ötesi harekâtlar çatışma, ölümler, eko sistemin, canlı yaşamının bozulması, göçler, gerilim ve çatışma ortamının gelişmesi demektir. Türkiye tüm sınır komşularıyla komşuluk ilişkilerini güçlendirmelidir. Diyalog zeminlerini güçlendirmeli, demokratik ve karşılıklı eşitlik ilişkisi zemininde bir diplomatik temas inşa edilmelidir. Türkiye’nin komşularının sınırını geçecek tek gücü, insani yardım, sağlık yardımı, çevresel ve doğal felaketlerle dayanışma, salgınla mücadele için gerekli olan yardım konvoyları olmak zorundadır. Sınır ötesi harekatlar iddia edildiğinin tam tersi sonuçlar yaratmaktadır. Bize lazım olan sınır ötesi operasyonlar değil barış, halklar arasında kardeşlik, göçmenleri düşmanlaştıranlara karşı kitlesel göçmen dayanışma ağları ve demokrasidir. DSİP

Bursa'da 27 Kasım'da Sosyalist Tartışma 2022 toplantıları

İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından Sosyalist Tartışma 2022 Bursa'da gerçekleşecek. 27 Kasım Pazar günü üç oturum yapılacak. İşte program: 13:00-14:00 Sıradanlaştırılan ırkçılık, göçmenler ve dayanışmanın gücü  Konuşmacı: Sinan Özbek  (Felsefelogos Dergisi Genel Yayın Yönetmeni) 14:15-15:15 Kapitalizmin Krizleri ve Çözümler Konuşmacılar: Ozan Tekin (Antikapitalistler platformu),  Şafak Erdem (Ziraat Mühendisi)  15:30-16:30 Çözüm Mücadelede-Sendikal Direniş  Konuşmacılar: Arif Çinpolat (Kristal-İş Sendikası),  Dila Ak (Antikapitalistler Platformu)  Derviş Erdem (Bursa Eğitim Sen Şube Sekreteri) ---

1 2 3 4 5 6 İleri

Bültene kayıt ol