Uykularınız kaçsın: Kadınlar tacizcileri ifşa ediyor

14.12.2020 - 17:12

Türkiye edebiyat ve sanat çevrelerine dair ifşalarla büyüyen Me Too hareketinin gelişimi.

Yazar Hasan Ali Toptaş’ın 8 Aralık Salı günü TRT2’de yayınlanan Karalama Defteri’nde “Çeviri bir kitap okurken önce çevirmenin doğum tarihine bakıyorum” ifadesiyle başlayan tartışma, Leyla Salinger adlı kullanıcının “Bu adamın ifşalanmasını bekleyen kaç kişiyiz?” tweeti ile 20’den fazla kadının Hasan Ali Toptaş tarafından farklı zaman dilimlerinde tacize ve cinsel saldırıya uğradığı ortaya çıktı.

Bu isimlerin arasında yazar Pelin Buzluk da vardı. Hürriyet’ten Ece Çelik'e konuşan Pelin Buzluk yaşadıklarını şöyle anlattı: “2011 yılında, cinsel tacizden de öte cinsel saldırı diyebileceğim bir olaydı. Benim için konuşması çok güç bir durum. Eski eşimle bizi yazı evine davet etmişti. Eşim gelmek istemeyince tek başıma gittim. Fiziksel yönelmesi ve zorlaması oldu. Şoke olmuştum. Bir süre kendimi banyoya kapattım, kendisine ‘Özür dilerim ama istemiyorum’ dedim. Sonraki yıllarda özür dilediğim için kendimi çok suçladım. ‘O zaman neden bu elbiseyi giydin?’ dedi ve beni geri kafalı olmakla suçladı. O gece o evden kurtulduktan sonra da hiçbir şey olmamış gibi benimle iletişimi sürdürmek istedi. Kendini asla suçlu görmedi.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen bu paylaşımların ardından Hasan Ali Toptaş, sosyal medya hesabından bir özür metni yayınladı:

 “İnsan eril failliğin ne olduğunu anlayana kadar karşı tarafta ne büyük yaralar açtığını bilmeden, fark etmeden, düşünmeden hatalar yapabiliyor. Failliğin ne olduğunu bugün kadınlardan öğreniyoruz. Bilmeden, farkında olmadan yaptığım davranışlar nedeniyle kırdığım, üzdüğüm, yaraladığım bütün insanlardan samimiyetle özür diliyorum.”

Ancak 20’den fazla kadını taciz eden ve birine açıkça cinsel saldırıda bulunan Hasan Ali Toptaş’ın tacizin boyutunu küçülten ve tacizin ne olduğunu bilmediğini söyleyen bu özrü kadınlar tarafından kabul edilmedi.

Ardından Hasan Ali Toptaş, sosyal medya hesabından kendi imzasıyla yayınladığı özür metnini yayınlandıktan iki gün sonra sildi. 13 Aralık günü Milliyet’e konuşma talebinde bulunan Toptaş: “Daha önce söylediğim gibi yayımlanan özür metnim bir itirafname değildi. Ben sözlerimle ya da hareketlerimle farkında olmadan başkasını yaralamış olma ihtimali üzerine özür diledim. Suçsuz olduğumdan emin olduğum için elbette yargılanmaktan korkmuyorum. Bana bu iftirayı atanlar, doğruyu öğrenmeden beni yargılamaya çalışanlar korksun yargılanmaktan” sözleriyle kabul ettiği suçlamaları reddederek kendisine bir komplo kurulduğunu ve vicdanının rahat olduğunu belirtti.  

Kadınlar, Hasan Ali Toptaş dışında yazar Bora Abdo ve İhtiyar Yayınevi sahibi yazar İbrahim Çolak, Hüseyin Kıran, Metin Üstündağ, Vedat Özdemiroğlu, M. Fatih Kutan, Ümid Gurbanov, Mustafa Orman, Süha Oğuzertem, Refik Tabakçı, Çağdaş Erdoğan, Nevzat Çelik, Korhan Gümüş, Aydın Selcen, Mustafa Preşeva, Ali Şimşek, Biray Dalkıran, Onur Koca, Levent Karataş, Aytaç Ars, Osman Çakmakçı, “Artun” mahlaslı Twitter kullanıcısı @kafamdurdu, “Kirkor Narsistyan” mahlaslı Twitter kullanıcısı @bunsenbeki gibi isimlerden de taciz ve cinsel saldırıya maruz kaldıklarını belirten tweetler attı.

Paylaşılan taciz iddialarının ardından Toptaş’ın kitaplarını basan Everest Yayınları, yazarla yollarını ayırdı. Önceki gün ise yazarın ajanslığını yapan Barbaros Altuğ, yazarla ilişkininin sona erdiğini duyurdu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası da bu yıl Hasan Ali Toptaş’a verilmesi planlanan Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nü vermemeye karar verdi. İletişim Yayınları ise Yazar Aslı Tohumcu’yu taciz eden Bora Abdo’yla yayın ilişkilerini sonlandırdıklarını açıklayarak Pelin Buzluk ve Aslı Tohumcu’nun yanında olduklarını belirtti. 

Leyla isimli kullanıcının paylaşımının ardından yazar Ali Lidar, “Hasan Ali Toptaş’ın bile linç edildiği bu Twitter çukurunda elbette bizim belamızı z…” diyerek yazara sahip çıkan sözleriyle ve gelen tepkilerle birlikte İthaki Yayınları, Ali Lidar ile yollarını ayırdıklarını açıkladı. İbrahim Çolak ise önceki akşam Twitter hesabından taciz iddialarını kabul eden bir paylaşım yaparak 11 Aralık’ta intihar etti.

Pek çok yazar ve yayıncının adının yer aldığı tacizci listeleri günlerdir sosyal medyada yeni isimler eklenerek dolaşmaya devam ederken farklı sektörlerden kadınların da maruz kaldıkları cinsel saldırı ve istismar deneyimlerini paylaşmalarıyla, bir tweet ile başlayan bu süreç kadınların dayanışmasıyla birlikte #MeToo hareketinin benzeri olan #SusmaBitsin hareketine evirildi. Hasan Ali Toptaş’ın ifşa edilmesiyle başlayan bu hareket, kadınların yaşadıkları taciz olaylarını ‘Yalnız Değilsin’ diyerek paylaşmasıyla devam ederken attığı bir tweet ile kadınların cesaretlendiren Twitter kullanıcısı Leyla ve onun tweetini destekleyen Anatolia Lit Ajansı’nın kurucularından Amy Marie Spangler bir araya gelerek kadınların başından geçenleri anlatabileceği ve dayanışma içerisinde olabileceği bir “uykuları[email protected]” isimli e-posta adresi oluşturdu.

Bu olanlar, Dünya’daki me too hareketinin devam olarak kabul ediliyor. Uykularınız Kaçsın kadınlar arasında dayanışma yaratarak pek çok kadının işyerlerinde, okullarında, evlerinde taciz edilmesini engelleyen bir hareket oluşturmaya aday. Eski defterler açılsın ki yeni olaylar yaşanmasın.

Uykularınız kaçsın ben ne zaman ifşa edileceğim diye…



Bültene kayıt ol