8 Mart'a katılan kadınlar anlatıyor: “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”

16.03.2019 - 08:48

İstanbul, Ankara ve İzmir'de 8 Mart'ta sokağa çıkan kadınlar, Sosyalist İşçi'ye konuştu.

Dünyanın dört bin yanında, Türkiye’nin onlarca kentinde milyonlarca kadın 8 Mart’ta eylemde, sokaklardaydı. 1910’da Alman Sosyal Demokrat Partisi üyesi, devrimci sosyalist Clara Zetkin’in önerisiyle kabul edilen Uluslararası Kadın Günü’nün 8 Mart olmasının nedeni de kadınların mücadelesine dayanıyor. 1908’de New York’ta işçi kadınların “oy verme hakkı, daha iyi ücret ve yaşamaya değer bir hayat” talepleriyle yaptığı kitlesel eylemin tarihiydi 8 Mart. 1910’dan bugüne her gün işyerinde, evde, okulda, ailede, siyasette kadınları ikinci cins olarak gören erkek egemen anlayışa, kapitalist sisteme karşı verilen özgürlük ve eşitlik mücadelesinin simgeleşen tarihidir 8 Mart.

Bugün kapitalizmin çoklu krizi ile birlikte zorlu mücadelelerle kazandığımız haklarımız bir bir elimizden alınmaya çalışılıyor. Şimdiye kadar kazandığımız haklarımızı korunmanın kendisi bugün yeni bir mücadele alanı haline geldi. İstanbul’da düzenlenen ve binlerce kadının büyük bir coşku ile katıldığı 17. Feminist Gece Yürüyüşü “kadınlar ezanı protesto ettiler” iddiası ile gölgelenmeye ve düşmanlaştırılmaya çalışılıyor. Yürümemize izin vermeyen, yolları barikatlarla kesen, gaz sıkan, 8 Mart’ı engellemek isteyen polislerdi protesto edilen, ezan değil! Hakikat budur, başka bir hakikat icat etmek isteyenlere izin vermeyeceğiz. İşte bizim 8 Mart’ımız:

“Gelsin koca, gelsin devlet, gelsin cop (gaz), inadına isyan, inadına özgürlük!”

Önce polis barikatlarıyla engellendik. Ara sokaklardan gelerek binlerce kadın olduk. Yaşadıklarımıza ve yaşananlara isyan etmek için sokaktaydık. Kapitalizmin bize sunduklarına karşı öfkeliydik. Bizi koyduğu yere öfkeliydik. 8 Mart’ın en önemli yanı katılmcı kadınların çeşitliliği ve kararlılığıydı.

Yürümek istiyorduk. Polis barikatları açmıyordu. Bir buçuk saat boyunca coşkulu bir şekilde eylem sürdü. Sonra polis gaz attı ve bizi sıkıştırdı. Kol kola girerek, birbirimizi ezmemeye çalışıyorduk. Gazdan nefes almaya çalışıyorduk. Astım hastası arkadaşlara yol açmaya çalışıyorduk.

Bizim için dünya değişmedi. Hâlâ öldürülüyoruz, işten çıkarılıyoruz. Başka bir dünya için ses çıkarmaya, ıslık çalmaya devam edeceğiz. Kimse çarpıtmasın, haklarımızı istiyoruz.

Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!

(Aynur/İstanbul)

Dünyada 8 Mart: Kadınlar sokaktaydı​

***

İzmir’de yürüyüşe Antikapitalist Kadınlar olarak “Öldüren gelenek istemiyoruz”, “Kadınların bedeni savaş alanı değildir”, “Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye son” ve “Tecavüzün, cinayetin gerekçesi olmaz #ŞuleÇetİçinAdalet” pankartlarıyla katıldık.

Bu yıl da alanları boş bırakmadık, buradayız ve asla vazgeçmiyoruz demek için yüzlerce kadın İzmir’de 8 Mart’ta bir araya geldi. Birlikte olmanın, inancımızın, umudumuzun, gücümüzün farkındalığı ve mutluluğuyla, bizleri asla yıldıramayacaklarının en güzel mesajını bir kez daha alanlarda verdik. Karanlığı aydınlatmanın, tehditlere, baskılara başkaldırmak olduğunu çok iyi biliyoruz ve mücadelemizin sonuna kadar arkasında olacağımızı bir kez daha haykırıyoruz. Yaşasın kadın mücadelesi. “

(Alemşah/İzmir)

DSİP'li kadınlardan 8 Mart'ın hedef gösterilmesine tepki​

***

8 Mart gece yürüyüşlerinde, kadınlar evde aşina oldukları ortamda yaşarken sadece kapıyı açıp dışarı çıkmıyor. Kamusal alanda bir araya gelip ayrı ayrı yaşadıkları ayrımcılıklara karşı, haklarının akıllı, cesur ve eğlenceli savunuculuğunu yapıyor, alanlarına sahip çıkıyor ve gündemi belirlemeye çalışıyorlar. 2019 8 Mart’ında Taksim meydanının yanı sıra başka şehirlerde alanlarda toplaşan kadınlar özellikle içinde bulunduğumuz neoliberal ekonomik koşulların yarattığı krizde öncelikle kendilerini vuran olumsuz koşulların farkındaydı. ‘Şartsız şurtsuz kadro istiyoruz,’ ‘eşit işe eşit ücret’, ‘bir de kreş hem de beleş’, ‘çok güzelse gel kendin çalış’ ya da cinsiyetçiliğe karşı ‘nafakayı, boşanmayı değil şiddeti engelle’ gibi sloganlar yazılı dövizler vardı.

Kadınların yaşam ve özgürlük haklarını; politik ve kültürel arenada katılımcı olma haklarını elde ederek insan gibi yaşamak için verdikleri savaş sürüyor ve bu bazen amansız bir savaş.

Görünebilir olmanın ve konuşabilmenin mümkün olmadığı yerde hayatta kalmak, onurlu ve özgür olmak mümkün değil.

(Sibel/İstanbul)

Ankara’da kadınlar sokaktaydı​

***

Kadın cinayetlerine, tacize,  adil olmayan çalışma koşullarına, ev işlerinin yüküne, termik santrallere, zeytinliklerin kesilmesine karşı çıkan, hayatın her alanında mücadele eden kadınların ; ritm aleti çalıp dans ettikleri, zıpladıkları, ojeli tırnaklarıyla polis barikatı zorladıkları, polisin iki taraftan sıkıştırmasına rağmen sağduyulu davranıp yanındakinin koluna girip sakince alanı boşalttıkları, ara sokaklarda eylemi sürdürdükleri itaat etmeyen, daha fazla özgürlük isteyen kadınların bir araya geldiği bir 8 Mart gecesiydi.

Eski usül pankart ve sloganlara inat rengarenk pankartlar ve 8 Mart sembolleriyle, gülümseten ‘’Bak bu da çok iyiymiş!’’dedirten, neredeyse her kadının elinde bulunan yaratıcı dövizler ve hiç susmayan coşkulu sloganlarla söyleyecek çok sözü olan kadınların gecesiydi.

9 Martı  solcu ağabeylerin döviz eleştirme günü ilan eden kadınların, ‘’Helal size’’ veya ‘’Kurtaracaksa kadınlar kurtaracak bizi’’ şeklindeki erkek argümanlarına bile artık tahammül edemeyen kadınların gecesiydi.

Birlikte güçlü olduğumuzu hissettiren, dünyayı yerinden oynatabileceğimize inandıran, güven veren bir 8 Mart’tı.

(Ebru/İstanbul)

(Video) Sokakta isyan var: Binlerce kadın 8 Mart için Taksim'de​

***

Bu yılki 8 Mart gece yürüyüşüne giderken yalnız olmayacağımızı bilerek Taksim’e gitmek çok büyük bir güven veriyordu bana. Dünyanın çeşitli yerlerinde kadınların özgürlükleri için sokağa çıkacağını bilmek de öyle. Taksim’in tüm ara sokakları kapanmış halde, çok küçük bir alanda yürümek için mücadele vermiş olsak da eril devletin biber gazına, plastik mermisine karşı kol kola, omuz omuza mücadele etmek, kadınların birlikte nasıl güçlü olabildiğini gösteren bir dayanışma örneği. Birbirini tanımayan kadınların, birbirlerini nasıl koruduklarına ve kolladıklarına tanıklık ettik yine. Mükemmel zihinlerin ürünü olan pankartlar gördük, keyiflendik, tanımadığımız kadınlarla fotoğraf çektirdik, birbirimizden güç aldık. “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sadece lafta olan bir slogan değil, korkmadığımızı ve susmayacağımızı birbirimizden aldığımız güç ile kanıtladık diğerlerine. Alana tek başıma girdiğimde, ailemden kadınlara ya da arkadaşlarıma henüz ulaşamamışken kendimi asla yalnız hissetmedim, tüm o kadınlar sayesinde. Mücadelemizi bu kadar değerli kılan şey de bu. Yalnız olmadığını bilmek güzel şey.

(Dila/İstanbul)

İzmir'de 8 Mart eylemi​

***

Ankara’da kadınlar gündüz ve gece yürüyüşlerinde Sakarya Meydanı’nda bir araya geldi. Yorgun hissettiğim bu günlerde canım kadınları, dostlarımı görmek ve her yerden kadın kahkahaları duymak beni çok iyi hissettirdi. Sloganlar, pankartlar her sene olduğu gibi hem güldürdü hem düşündürdü Ankara’da. En çok dillere dolanan ve coşkuyla atılan sloganlardan “Götümüz başımız ayrı oynuyor” favorimdi. Kadınlar neşesiyle, sesiyle, sözüyle baharı getirdi.

(Merve/Ankara)



Bültene kayıt ol