Yıldız Önen

Yıldız Önen son yazıları

Yıldız Önen tüm yazıları

22.11.2018 - 14:10

Barış istemeyenlerle ittifakta ısrar!

AKP’nin iktidarını perçinlemesi süreciyle muhalefetin kendisini çaresiz hissetme süreci el ele ilerliyor. Bu çaresizlik hissi ise her siyasal gelişmede kestirme çözümler arayışını gündem getiriyor, özellikle seçimler, kestirme çözümlerin hızla devreye girdiği ve gerçekleşirse tüm dertlerin sona ereceği anlar olarak düşünülüyor.

Her seçim aynı tartışmalar yaşanıyor. Her seçim aynı telaş, aynı iddialar ve aynı ittifak mantığı devreye giriyor!

Her seçimden önce “bunun son tarihi önemde seçim” olduğu vurgulanıyor. Ya bütün seçimlerin tarihi önemde olduğu vurgulanmalı ya da önümüzdeki bir seçim tarihi önemdeyse, bu önemin gerekçeleri hezeyandan uzak bir şekilde tane tane anlatılmalı.

Bir seçim ölüm kalım meselesi olarak öne çıkartıldığında, bu kez de AKP’nin oy gücüne bakılıyor ve bu oy gücünü geçmenin, “diğerlerinin” matematik toplamıyla mümkün olduğu söylenmeye başlıyor. Sonuç olarak politikanın, politik ilke, öneri ve tartışmaların en geriye itildiği bir “ölüm kalım meselesine eş görülen seçimlerde yaşamsal önemde bir seçim ittifakı” önermesi tek belirleyici perspektif oluyor.

Bugünlerde Mart yerel seçimlerinin heyecanı her yeri sarmaya başlamışken yine benzer bir ittifak mantığı öne çıkıyor.

Mart yerel seçimleri de “köprüden önceki son çıkış” olarak önemseniyor.

Bu seçimlerde de gerek ciddi düzeyde gerekse dedikodu düzeyinde HDP’nin CHP’yle ittifakı konuşuluyor. Ama konuşulanlar burada kalmıyor, HDP CHP’yle ittifakı konuşurken, CHP İyi Parti’yle resmi görüşmeler yaparak ittifak sürecini resmen başlatıyor. HDP-CHP görüşmesi gerçekleşip gerçekleşmediği kesinlik kazanmamış bir süreçken, CHP-İYİ Parti ittifakı, bağıra çağıra duyurulan bir gelişme.

İYİ Parti liderliğinin kökleri, savundukları ayrı bir yazının konusu ama CHP için de İYİ Parti için de söylenebilecek kesin bir gerçek var: Her iki partinin liderliği de AKP’yi yıpratmak için en çok başvurdukları  ideoloji ırkçılık.

Yerel seçimlerde destekleyeceğimiz parti ya da adaylarda politik ilkeler aramaktan vaz mı geçtik? Bir parti hem ırkçılık yapabilir hem de bizim desteğimizi alabilir mi? Bazı belediyelerin AKP’nin elinden alınması ırkçılıkla ittifak kurmanın hasarlarından daha mı önemli? Sahiden bu yerel seçimler köprüden önceki son çıkış olduğu için mi bu çıkışa ırkçılarla ittifak yaparak dönmeye çalışıyoruz? Kürt siyasilerle aynı kareye girmek istemeyenlerle, barış kelimesini bir kez dahi kullanmayanlarla birlikte seçim stratejisi belirlemek gerçekten de bir zorunluluk mu?

Yıldız Önen

[email protected] 

(Sosyalist İşçi)


Bültene kayıt ol