Filistin halkı işgale boyun eğmeyecek

29.01.2020 - 13:33

ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistin'in işgalini meşrulaştırma ve kalıcılaştırma girişimine tepkiler büyüyor. DSİP'ten Ozan Tekin'in demeci:

Temelleri Filistinli bir Yahudi olan Tony Cliff tarafından atılan Uluslararası Sosyalizm Akımı olarak biz, yıllardır Filistin’de çözümün iki devletli olamayacağını savunduğumuz için “gerçekçi olmamakla” suçlanırdık. İki devletli çözüm çalışmalarına baktığımızda bunların gerçeklikle, adaletle veya barışla hiçbir ilgisi olmadığını görüyoruz.

1990’larda Oslo görüşmeleriyle iki devletli çözümün sağlanacağı iddia edilmişti. Ancak o günden bugüne Filistinliler bir devlet sahibi olamadıkları gibi, İsrail’in saldırganlığı, yayılmacı politikaları devam etti.

ABD’nin ırkçı başkanı Donald Trump ise 2017’den beri “yüzyılın anlaşması” olarak tanımladığı plan için ortamı hazırlıyordu. Bugün görüyoruz ki, yine “iki devletli çözüm” olarak önümüze sunulan, Filistinlilerin neredeyse hiçbir hak elde edemeden İsrail’in işgalini ve gayrimeşru tüm hamlelerini kabul etmeleri.

Anlaşma planı, Kudüs’ün İsrail’in “bölünmemiş başkenti” olduğunu söylüyor. İsrail’in Batı Şeria’daki illegal yerleşimcilik politikalarını onaylıyor. 1948’de topraklarından koparılmaya başlanan 6 milyon Filistinli mültecinin geri dönüş hakkı tanınmıyor. BM’de tanınan Filistin devleti topraklarının yalnızca %15’i bu anlaşmada önerilen Filistin devletine veriliyor. 

Dolayısıyla, anlaşmada, İsrail’in on yıllardır devam eden saldırganlığına karşı adaleti sağlayacak hiçbir madde bulunmuyor.

Buna rağmen, Trump ve yönetimi, Filistin halkının siyasi liderlerinin bu anlaşmayı kabul etmesi gerektiğini düşünüyor. Çünkü bu anlaşma çok iyiymiş!

Donald Trump'ın damadı ve Başdanışmanı Jared Kushner,  Filistinlilerin “hiçbir zaman gerçekleşmeyecek peri masallarını geride bırakmalarını” öğütlüyor.

Dolayısıyla ABD, aslında bu anlaşma onaylanmadığı takdirde, İsrail’in bütün saldırganlıklarına daha fazla göz yumacağını söylemiş oluyor ve bu yolla Filistin halkını tehdit ediyor.

İki devletli çözümün neden çözüm olmadığına dair bir kez daha ortada somut bir kanıt var. Filistin meselesinin çözümü, ancak Filistinlilerin yaşadıkları haksızlıkların son bulmasıyla gerçekleşebilir. Aksi takdirde intifadalar devam edecektir.

Çözümün en basit formülü, İsrail devletinin yıkılması, Araplarla Yahudilerin birlikte, eşit yurttaşlık koşullarında yaşadıkları, demokratik ve laik bir Filistin devletinin kurulmasıdır.

Bunun için ise yalnızca Filistin halkının mücadelesi yeterli değildir. Arap Baharı’nda olduğu gibi bölgedeki tüm emekçilerin, emperyalizme ve onun müttefiki Arap egemenlerine karşı girişeceği kitlesel bir ayaklanmanın başarı kazanması gerekir.

Böylesi bir bölgesel intifada, zalim rejimlere son vererek Ortadoğu’daki tüm halkları özgürleştirecektir.

Ozan Tekin

Filistin halkına “ya öl, ya kabul et” dayatılmaktadır

Trump’ın planı kabul edilemez, hiçbir sorunu çözmüyor

https://marksist.org/icerik/Dunya/13431/Filistinde-cozum;-esit-vatandaslik-temelli,-demokratik,-laik-bir-devlettir



Bültene kayıt ol