Filistin meselesi, insanlığın kilit taşı

Siyonist İsrail 7 Ekim 2023’den, sözde Barış Antlaşması’nın ve sözde ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’e kadar, sadece Gazze’de 80.000’den fazla sivil öldürdü.

Geçtiğimiz son birkaç yıl içerisinde, kapitalist emperyalist sistem, vahşi yüzünü olanca çıplaklığıyla ve çekincesizce gösterdi dünyaya. 7 Ekim 2023, eskilerin geçmiş tecrübelerden dolayı iyi bildiği, genç kuşaklarınsa belki de ilk kez bu kadar net yüzleştiği, yalanlarla, propaganda ve manipülasyonlarla işleyen, tüketim ve eğlenceye yönelik kurgusuyla göz boyayıp uyuşturan, kâr odaklı sistemin maskesinin düştüğü milattır. 7 Ekim ve çok daha öncesinde Filistin meselesi, evrensel insanlık ilkelerinin, uluslararası hukukun, iklim adaletinin üzerinde yükseldiği, ‘o’ yerine konmadan yapının ayakta kalamayacağı bir kilit taşıdır. Filistin meselesi çözülmedikçe bu yapıdan söz edilemez. Lugatında ‘barış’ a dair zerre niyet bulunmayan, ırkçı Siyonist ideolojiyle dünyayı zehirleyen, saldırı ve toprak gaspıyla beslenen bir gayr-ı meşru devlet ve onun emperyalist hizmetkârları, insanlığın bugüne dek kurmuş olduğu değerler dünyasına meydan okurcasına, Filistin ve Gazze’den başlayan saldırganlıklarına dünyanın başka coğrafyalarında da devam etti, ediyor: Grönland’ı alma girişimi, Venezuela başkanı Maduro ve eşini kaçırma, Lübnan’da Suriye’de kıyım ve işgal, İran’a savaş açma ve Arnavutluk’ta halkın karşı duruşuna rağmen doğal sit alanlarının, Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı şirketler tarafından ele geçirilmek istenmesi… Bu Siyonist, emperyalist çete, dünyanın her köşesinde hak ve söz sahibi olduğunu düşünen, dünya üzerindeki her ülkenin, her halkın, her bireyin   onlara itaat etmesini isteyen yoksa onları yok etmekle tehdit etmekten çekinmeyen, beyaz üstünlükçü, ırkçı, soykırımcı bir çete. 

Siyonizm ‘barış’ istemez

Siyonist İsrail 7 Ekim 2023’den, sözde Barış Antlaşması’nın ve sözde ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’e kadar, sadece Gazze’de 80.000’den fazla sivil öldürdü. Bu tarihten yani, ateşkesin uygulanması gereken tarihten itibaren ise, Siyonist devletin saldırılarında 1012 kişi yaşamını yitirdi. Apartheid devleti İsrail, soykırımına devam ediyor. Siyonizm, milliyetçiliğe dayanan, toplumsal ve politik yapılanmasını teolojik bir zemin üzerinde şekillendiren bir ideoloji. Siyonizm’i, yani dogmatik, Yahudi üstünlükçü, genişlemeci politikaları ve ayrımcılık uygulamalarını siyasi ve ideoloji olarak benimsemiş ve bu temeller üzerine kurulmuş korsan bir devlet olan İsrail, tam da bu ideoloji sebebiyle barışçıl bir rol sergileyemez. ‘Barış’ Siyonizm’in doğasına aykırı. Çaldığı toprakların asıl sahiplerini, üç yaşında dahi olsalar kendi varlığına tehdit olarak görür, bebek, çocuk, yetişkin katletmekten çekinmez. Komşu ya da uzak, bölge devletlerinde çıkarı gereği iç karışıklıklar çıkarmaktan, saldırılar düzenleyip toprak gasp etmekten, savaş çıkarmaktan yine kendi güvenlik ve yayılmacı politikalarını gerçekleştirmekten kaçınmaz. Arkasına aldığı küresel sermaye ve İsrail’i her koşulda destekleyen ABD ve batılı güçler, göstermelik barış söylemleriyle ortaya çıksalar, popülist planlarla örtbas etme ya da uzun vadede İsrail lehine sonuçlanacak kararlara imza atsalar da tüm dünya bilir ki İsrail sözleri tutmaz, Siyonizm ‘barış’ istemez. 

Mısır’da, 13 Ekim 2025’te, ABD Başkanı Trump’ın Gazze’deki ateşkes antlaşmasını imzalarken “Bu noktaya gelmesi 3.000 yıl sürdü” dediği, “eşi benzeri görülmemiş bir başarı” olarak nitelendirdiği Gazze Barış Planı, gerçekten de şimdiye dek görülmemiş bir liderler şovu olarak sunulmuştu dünya kamuoyuna. Ancak Siyonist devlet, ne ateşkese ne de barış planına uydu. Bugün ‘ateşkes’ görüntüsü altında Gazzelileri hedef almaya devam ediyor İsrail. Dahası Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilerin, Filistinlilere uyguladığı şiddet, mülke zarar verme ve cinayetler tüm dehşetiyle sürerken, İsrailli yetkililerce yerleşimci çeteler kollanıyor. Barış planı kapsamında Gazze’ye girmesi tayin edilen gıda, ihtiyaç ve yardım malzemesi Siyonist devlet tarafından engelleniyor ancak kısıtlı miktarda malzeme Gazzelilere ulaşıyor. Öte yandan İsrail, Gazze Şeridi’nde, ‘ateşkes’ sonrası “sarı hat” olarak belirlenen sınırı geçerek, işgal ettiği alanı Gazze’nin daha iç kesimlerine doğru genişletiyor. İsrail’in Gazze’de kontrol ettiği alanın yüzölçümünün  yüzde 60’a ulaştığı, hedeflenen oranın ise yüzde 70 olduğu belirtiliyor. Bu durum, Gazze kent merkezine yakın mahallelerde yaşayan Filistinlileri göçe zorluyor. 

İran’ın Filistin’e desteği

28 Şubat 2026. Devletler düzeyinde emperyalizme karşı duruşun simgesi olan bir dönüm noktası. Etrafı Amerikan üsleriyle kuşatılmış, 40 yıldan fazladır da yine ABD ve batılı emperyalistlerin ekonomik ambargosuna maruz kalan, politik söylemden  kültürel söyleme, Hollywood da bile her fırsatta düşmanlaştırılan, kara bir propagandanın hedefindeki İran’a, daha saldırdıkları ilk gün kaybetmişti Siyonist emperyalist çete. Minab’da ABD bombalarının iki kez hedef aldığı ilkokulda katledilen 168 çocuğu kimse unutmayacak!

İsrail’in manipülasyonları ile harekete geçen ABD’nin, İran’daki molla rejimini devirerek İran halkını “özgürleştirme” numarası bu kez karşılık bulmadı. İran halkı rejim yanlısı olan olmayan, bu emperyalist saldırganlık karşısında tek yürek oldu. İran bu süreçte üst düzey yetkililerden halkına, stratejik önemdeki santrallerden alt yapısına, tarihi alanlarından kültür mirası yapıtlarına kadar çok kayıp verdi ancak kendisi için kurgulanan denklemi lehine çevirerek, ABD ve İsrail’i köşeye sıkıştırdı. Amerikan üsleri ve onların milyon dolarlık donanımlarına zarar vermekle kalmayıp, Hürmüz Boğazı’nı dünya ölçeğinde bir enerji krizine çeviren hamleleriyle, hasımlarının öngörmediği bir üstünlük elde etmiş oldu. 

Hepsinden önemlisi İran, Filistin direnişine desteğini de gösterdi ve halen devam eden barış müzakerelerinde İsrail’in Lübnan’a saldırmamasını da şart koştu. Böylelikle, Siyonist emperyalist saldırı karşısında durulabileceğini de göstermiş oldu. Onurlu devlet duruşunun nasıl olması gerektiğini de dünyaya göstermiştir.

son yazıları

Gelme Trump, NATO'ya hayır! Dr. Safiye ve Filistinli esirlere özgürlük!
İnsanlığın sesi: Sumud Filosu
Acının ve umudun sembolü: Nakba

ilginizi çekebilir

WhatsApp Image 2026-06-29 at 12.47
NATO'dan çıkılsın üsler kapatılsın!
WhatsApp Image 2026-06-24 at 13.06
Neden yaşatan yasa istiyoruz?
AP26160759187202-1
Mutlak butlana karşı mutlak direniş