El Nino ve Amerika’nın yaramaz çocuğu

Pasifik Okyanusu’ndan Asya’ya doğru ilerleyen okyanus suları ve rüzgârların normal süreçlerinden çıkmasıyla birlikte oluşan, iklim dengeleyici döngüler El Niño ve La Niña, kısaca ENSO.

2026 yazı, Dünya Meteoroloji Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü de dâhil, birçok kuruluşun ve bilim insanının sıcaklık uyarıları ile başladı. Geçtiğimiz mayıs ayı tarihin en sıcak ikinci mayıs ayıydı ve buzul kaplı Antarktika kıtasının sıcaklıkları 15 dereceyi buldu. Türkiye’de Haziran ayının ilk iki haftası büyük sıcak dalgaları ve aynı zamanda etkisini gösteren yoğun yağışlar ile geçti. Bu uyarıların ve ekstremlerin, kırmızı ünlemlerle ve altı çizgilerle doldurulmasının sebebi; hep gördüğümüz bir iklim olayının hiç görmediğimiz bir boyutta bize yaklaşıyor oluşu.

Pasifik Okyanusu’ndan Asya’ya doğru ilerleyen okyanus suları ve rüzgârların normal süreçlerinden çıkmasıyla birlikte oluşan, iklim dengeleyici döngüler El Niño ve La Niña, kısaca ENSO. Gezegenin ana ısıtıcı ve soğutucu döngüleri, sarkaç gibi biri yaşandıktan sonra diğerinin de yakında gelmesini bekleriz. Yaklaşık 2-7 yıllık döngülerde yaşanırlar, aralarında birkaç yıllık duraklama olabilir. Yerel halk arasında yaramaz çocuk diye de anılan El Niño çoğunlukla ısıtıcı özelliğe sahipken, kız kardeşi La Niña biraz daha küresel soğtucu görevi görür; Pasifik okyanusunun güney-kuzey aksında en büyük etkiye sahipken kuvvetlerine göre ikincil etkileri küresel olarak izlenebilir. Küresel ısınmanın günbegün yeni rekorlara koştuğu bu süreçte, geçtiğimiz yılın ortasında başlamış olan La Niña soğutucu döneminin, görevini yerine getiremeden yerini kardeş döngüsüne bıraktığını gösteriyor veriler. Bu, son araştırmalara göre önümüzdeki Ekim ayından itibaren daha önce hiç görmediğimiz iklim anomalileriyle ve Pasifik Okyanusunun 2 dereceye kadar artmasıyla karşı karşıya olduğumuzun habercisidir. İyi belgelediğimizi ve anladığımızı düşündüğümüz bir sistemin bu kadar ani tepetaklak olması, krizin beklediğimizden çok daha hızlı gerçekleşebileceğini de açıkça gösterir.

ENSO döngülerinin bozulmasına sebep olan süreç iklim krizi mi, belirgin değil. Üzerine araştırmalar yapılmaya devam ediliyor, sebep sonuç ilişkisini kesinleştirmemiz için daha zaman var. Ancak su götürmez bir gerçek şu ki; kontrolsüz sıcaklıklar ve anormal hava olayları, iklim krizinin hâlihazırda zorlayıcı hava koşullarını ve kuraklık riskini artırıyor, güçlendiriyor. 

Politik tutum bilimin yanında olması gerekirken, günümüzde kendi lobilerini ve kârlarını gölgelemek için karar alıcıların araştırmaları tümden göz ardı ettiğini görüyoruz. Oysaki bu bahsedilen riskler, her daim kendini yenilmez gören Küresel Kuzey ülkelerini de tehlikeyle yüz yüze getirecek nitelikte. ABD Başkanı Trump, okyanus tabanı araştırmaları yapan bir laboratuvar ve araştırma merkezi olan Okyanus Gözlemevleri Girişimi’nin haziran başında fonlanmasını durduracağını, okyanus gözlem araçlarının da söküleceğini duyurdu. Küresel çapta okyanus araştırmaları için kritik bir merkez olan bu gözlemevinin kullanım dışı kalması, ciddi bir veri kaybına ve tutarsızlığına sebep olacak. Tam olarak da bu okyanus izleme yöntemleriyle takip edilmiş El Niño’nun etkilerini artıracağı önümüzdeki günlerde, böylesi mühim bir sistemin ortadan kaldırılması kritik olacaktır. ENSO döngüleri ABD’nin batı kıyısında gözlemlenmeye başlıyor; geçtiğimiz yıl kıyı yangınlarının tamamen söndürülmesine yardımcı olan La Niña yerini, benzer yangınları tetikleyecek ve pasifik kıyılarını tamamen hakimiyeti altına alacak “süper” El Niño’ya bırakıyor. 

Artık geri dönüşü olmayan süreçte ilerliyoruz. Sorumluluk kabul etmeyen devletler, şirketler, politikacılara karşı net sınırlar ve hedefler koymamız gerekiyor. COP31 sürecine girmiş olduğumuz bu günlerde, tavrımız ve taleplerimiz net; İklim Acil Durumu ilan edilsin, fosil yakıtlardan tamamen çıkılsın. Bitiş çizgisini ertelemeyin, hemen aksiyon alın! 


2026 Dünya Kupası ve görünmeyen sınıf: Sıcak dalgası kimin krizi?

Kuzey Amerika’nın ev sahipliği yaptığı 2026 Dünya Kupası, futbol heyecanından ziyade iklim krizinin yarattığı aşırı sıcaklar ve alarm veren sporcu sağlığı raporlarıyla başladı. Milyon dolarlık yıldızların sahada nefes almakta zorlanacağı, bazı maçların sıcaklık nedeniyle iptal edileceği ana akım medyada günlerdir tartışılıyor.

Peki, aynı güneşin altında can verenler neden manşet olmuyor?

Yeşil sahalardaki elit atletlerin sağlığı haklı olarak endişe yaratırken; milyonlarca tarım, inşaat ve lojistik işçisi bu ölümcül sıcak dalgalarında güvencesizce çalıştırılmaya devam ediyor. Şampiyonluklar kutlanırken, tarlalarda ve şantiyelerde her yıl binlerce emekçi sıcaktan bağlı kalp krizleri ve sıcak çarpmaları nedeniyle hayatını kaybediyor. Kapitalizm, futbol endüstrisini klimalı stadyumlarla korumaya çalışırken, milyonlarca çalışanı açık havada ölüme terk ediyor.

İklim krizini durdurmak; acil şekilde fosil yakıttan çıkışı, kâr odaklı üretim çılgınlığına son verilmesini ve planlı bir antikapitalist ekonomiyi zorunlu kılıyor. Doğayı ve insanı sömüren bu sisteme karşı, işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle iklimi değil, sistemi değiştireceğiz!

son yazıları

Felaketler çağında yapısal bir yıkım: Türkiye’deki hortumlar ve sermayenin sınırları
Başka bir dünya şart: İklimi değil sistemi değiştir platformu mücadeleye çağırıyor!
İğneada’ya nükleer santral tasarıları kabul edilemez!

ilginizi çekebilir

YTK5T3JAEBNBPGRGQ6NFI6NLYU
İran ve ABD: Ateşkes kalıcı mı?
1mayis-ic-ohht
Günümüzde birleşik cephe ve hegemonya
Lavc59.13
Çözüm süreci somut adımları bekliyor