Yakıt protestoları: Suçlu hükümet, protestocular değil

İrlanda birkaç gündür yıllardır görülen en militan protestolardan bazılarına tanık oluyor: yollar kapatılıyor, yakıt depoları ve Whitegate rafinerisi hedef alınıyor, yakıt tedariki kaosa sürükleniyor.

Temel talepleri destekleyin. Protesto hakkını savunun. Aşırı sağdaki sahtekarlara karşı çıkın ve protesto liderlerini tartışın, ancak dayanılmaz fiyat artışları ve bunların nereden kaynaklandığı gerçek sorununa tekrar tekrar dönelim. İşçiler, sendikalar – hepimizin yaşayabileceği bir ülke için hareketi derinleştirelim.

Temel talep haklı!

İrlanda birkaç gündür yıllardır görülen en militan protestolardan bazılarına tanık oluyor: yollar kapatılıyor, yakıt depoları ve Whitegate rafinerisi hedef alınıyor, yakıt tedariki kaosa sürükleniyor. Hükümet gerçek bir baskı altında, çünkü temel talep haklı ve son derece popüler: sıradan insanları ezen yaşam maliyeti krizi sırasında yakıta fiyat tavanı getirilmesi. Bu tür tavan fiyatlar için yıllardır çağrı yapıyoruz.

Hükümet harekete geçemediği için yaşam maliyeti krizinin üstüne bir yaşam maliyeti krizi daha yaşıyoruz. Covid’den bu yana fiyatlar %25 arttı, ancak gıda ve enerji gibi temel ihtiyaçlar çok daha fazla yükseldi. Ücretler reel olarak düştü. Son bütçede hükümet [emlak] geliştiricilere ve fast food zincirlerine devasa vergi indirimleri verdi ve hanelere verilen desteği kaldırdı.

Yaklaşık 320.000 hane elektrik ve gaz faturalarını ödeyemiyor. Barnardos’a göre her beş ebeveynden ikisi çocuklarını doyurmak için porsiyonları küçültmüş, öğün atlamış veya yemeksiz kalmış. İnsanların öfkeli olması şaşırtıcı değil.

Hükümetin üç hafta önceki akaryakıt vergisi indirimleri göstermelikti ve küresel emtia krizinin büyüklüğü karşısında neredeyse anında silinip gitti. İnsanlara maliyetler artmaya devam ederken kırıntılar için minnettar olmaları söylendi. Birçok işçi sınıfı topluluğunda bu protestolar tam da bu nedenle popüler.

Protesto hakkını savunun!

Hükümetin bugün Whitegate’e orduyu çağırma kararı protesto hakkına bir saldırıdır ve biz bunu kayıtsız şartsız kınıyoruz. Whitegate’te protestoculara biber gazıyla sıkıldı ve Savunma Kuvvetleri araçları yollardan kaldırmak için konuşlandırıldı. Bu, devlet gücünün demokratik bir hakkını kullanan insanlara karşı kullanılmasıdır. Etkili olmak için protesto kesintiye uğratıcı ve kutuplaştırıcı olmalıdır, ancak James Connolly’nin de belirttiği gibi “ilerlemenin vücut bulmuş hali”dir – grevler, protestolar ve sivil itaatsizlik, oy hakkından işyerindeki haklara kadar elde ettiğimiz her toplumsal ilerlemenin merkezinde yer almıştır.

Bu baskının emsal teşkil etmesine izin verilemez. Burada kullanılan baskıcı yetkiler başka yerlerde de tekrar kullanılacaktır: sanayi eylemi yapan işçilere, konut hareketlerine, Filistin dayanışma protestocularına, bu hükümetin koruduğu çıkarları ciddi şekilde sorgulayan herkese karşı. Protesto hakkı, devletin kendisini rahat hissettiği zamanlarda bahşettiği bir ayrıcalık değildir. Sokaktakilerin talepleriyle hemfikir olsanız da olmasanız da savunulması gereken bir haktır.

Bu harekette kimler ve neden yer alıyor?

Bu protestoların sınıf karakteri konusunda da dürüst olmalıyız. Bu hareket, şirket sahibi olan, işçi çalıştıran ve pahalı makinelere erişimi olan insanlar tarafından yönetiliyor. İşçiler ve çiftçiler sayıca bulunsa da şu aşamada tempo veya talepleri onlar belirlemiyor.

En görünür liderlerden bazıları kamuoyunda ırkçı, kadın düşmanı ve homofobik açıklamalar yaptı.

Ancak hikaye bundan ibaret değil. Bu hareketin içinde ve çevresinde gerçek bir çeşitlilik var; birçok işçi sınıfı insanı sempatiyle izliyor, bazı durumlarda protestoların militanlığından ilham alıyor. Bu, örgütlü işçilerin hareketinin, sendika hareketinin yaşam maliyeti krizi konusunda herhangi bir önderlik sağlamakta tamamen başarısız olmasından kaynaklanıyor. Bu boşlukta insanlar, mücadele etmeye istekli görünen herkese yöneliyor.

Fırlayan maliyetler aslında nereden geliyor?

Fırlayan yakıt maliyetleri enerji şirketlerinin kâr hırsı tarafından körükleniyor, ancak aynı zamanda Trump ve İsrail’in İran’a karşı savaşından da kaynaklanıyor. İrlanda hükümeti harekete geçmeyi reddediyor. Hâlâ ABD’nin Shannon Havalimanı’nı askeri üs gibi kullanmasına izin veriyor; bazı NATO müttefikleri reddetmişken bile ABD savaş uçaklarına yeşil ışık yakıyor. Bu, Micheál Martin ve bu hükümetin korkaklığıdır ve doğrudan pompada ve faturalarda insanları vuran krizi besliyor. Dünyadaki barış ve adalet mücadelesini, yurttaki onur ve sosyal adalet mücadelesinden ayırmak imkânsızdır.

Aşırı sağ bu konuda sahtekardır

Bu protestolara kendilerini dahil eden en gürültülü figürlerden bazıları Trump’ın, ırkçılığın ve bazı durumlarda İsrail’in yandaşlarıdır. Gerçek sorumlu olan kâr peşindekileri, savaşçıları ve politikacıları değil, göçmenleri, LGBT bireyleri veya işlerine gelen herkesi suçlamak istiyorlar. Bu hafta O’Connell Köprüsü’nde Paul Murphy ve People Before Profit’e sorun çıkaranlar geçimlerini savunan çiftçiler değildi. Onlar bu hareketi zehirli bir yöne sürüklemeye çalışan siyasi dolandırıcılardı. LGBT bireylere veya Filistin’e destek verdiğimiz için bize saldıran herkese: İran’ı bombalamaya başlayan kişi bir trans birey veya göçmen değildi. İşçi sınıfının gücü, işçi sınıfının birliğinden ve militanlığından gelir. Eğer ırkçılığa veya homofobiye alan açarsak, İrlanda toplumunun en militan insanlarından bazılarına sırtımızı döner ve işçi sınıfını bir bütün olarak böleriz.

Daha büyük bir harekete ihtiyaç var

Bu kriz daha derin bir şeyi de ortaya çıkarıyor. Fosil yakıt bağımlılığı, her küresel şokta işçileri açıkta bırakıyor. Adil bir geçişe ihtiyacımız var, ancak işçileri cezalandırmak yerine onları yükselten bir geçiş. Hükümet ve Yeşiller, sıradan insanları karbon vergileri ve daha yüksek faturalar yoluyla yükün altına sokmaya çalışırken şirketler kirletmeye devam ediyor ve veri merkezleri hanelerden daha ucuza elektrik tüketiyor. Bu veri merkezleri 2030’a kadar İrlanda’daki tüm elektriğin %30’unu tüketmeye doğru gidiyor. Evler ve işletmeler sıkıştırılırken bir avuç teknoloji devi büyük ölçekte ucuz elektrik alıyor. Buna son verilmeli.

İşçilerin ve sendikaların harekete geçme zamanı!

Sokaktaki öfke gerçek ve haklıdır. Ancak küçük işletme sahipleri ve araç sahipleri tarafından domine edilen, kenarlarında aşırı sağ figürlerin dolaştığı bir hareket, çalışanların gerçekten ihtiyaç duyduğu talepleri kazanamaz.

Sendikalarımızın mücadeleye girmesini talep etmeliyiz. Bu krizi işçiler yaratmadı. Enerji şirketleri, savaş çıkaranlar ve şirket çıkarlarına hizmet eden bir hükümet yarattı. Sendikaların üyeleri, kaynakları ve yaşam maliyetinde gerçek bir değişikliği dayatacak gücü var. Onları kullanma zamanı. Her sendika şubesi, her işyeri temsilcisi, her topluluk örgütü hangi eylemin alınabileceğini tartışmalı ve şimdi bunun için hazırlanmalıdır.

Taleplerimiz

Fiyat tavanı talebini desteklerken daha da ileri gitmek istiyoruz. People Before Profit [Kârdan Önce İnsan] yaşam maliyeti krizi konusunda acil eylem çağrısı yapıyor:

• Yakıt ve enerjiye acil fiyat tavanı

• Bu krizden rekor kâr eden enerji şirketlerine ek vergi

• Tüm hanelere 500 € enerji kredisi, engellilik maliyeti için 400 € ek ödeme

• Sosyal yardıma muhtaç olanlara ödemelerin ikiye katlanması

• Yolcuların maliyetini düşürmek ve yakıt talebini azaltmak için ücretsiz toplu taşıma

• Enerji maliyetlerini düşürmek için yenileme çalışmalarını hızlandırma

• Veri merkezleri için ayrıcalıklı elektrik anlaşmalarına son; onları hane halkı tarifesiyle ödeme yapmaya zorlama

• Yeni veri merkezlerinin inşasını yasaklama

• ABD ordusu İrlanda havaalanlarından ve gökyüzünden çıksın – Tarafsızlığımızı savunalım

• Sıradan hanelere karbon vergisi yok – gerçek kirleticiler ödesin!

Duruşumuz

Buradaki temel ders basittir. İşçiler bir yaşam maliyeti kriziyle karşı karşıya kaldığında ve sendikalar önderlik edemediğinde, insanlar mücadele etmeye istekli olan herkese bakar. Cevap o militanlığa burun kıvırmak değildir. Onu derinleştirmek, genişletmek, işçi sınıfı taleplerine kök salmasını sağlamak, baskıdan savunmak ve gericilerin ele geçirmesini engellemektir. Mevcut kesintinin hükümeti harekete geçmeye zorladığı gerçeğinden ilham almalıyız.

People Before Profit bu protestoları destekliyor, protesto hakkını savunuyor ve hepimizin yaşayabileceği bir ülke için daha derin bir hareket inşa etmeye kararlıdır. Affordable Ireland [Geçinilebilir İrlanda] Kampanyası’nı biz başlattık ve şimdi o hareketi inşa etmek için gerekli adımları konuşmak üzere Kampanya’daki diğerleriyle görüşeceğiz.

Gelecek Cumartesi Trump’ın ve İsrail’in savaşına karşı, mevcut krizin asıl nedeni olan bu savaşa ve hükümetimizin savaşa suç ortaklığına son verilmesi talebiyle sokaklarda olacağız. Sıradan insanların savaşa ve onun yol açtığı yaşam maliyeti krizine son istediği mesajını göndermek için çok büyük bir katılım sağlamalıyız.

People Before Profit’te yayınlanan bu yazıyı Ali Ekber çevirdi.

son yazıları

Belediye işçileri: "İlave tediye hakkımız engellenemez"
Trans öğrenci Arya kaldığı yurtta hayatına son verdi
İsrail’e verilecek en iyi yanıt vanaları kapatmaktır

ilginizi çekebilir

WhatsApp Image 2026-04-14 at 22.44
Belediye işçileri: "İlave tediye hakkımız engellenemez"
tobb-etu-yurtlarinda-trans-ogrenci-arya-intihar-etti
Trans öğrenci Arya kaldığı yurtta hayatına son verdi
437714
İsrail’e verilecek en iyi yanıt vanaları kapatmaktır