Brezilya’da kamyoncular grevi ülkeyi sarstı

11.06.2018 - 14:36

Özdeş Özbay, Brezilya'da Temer hükümetini köşeye sıkıştıran kamyoncular grevini yazdı.

Brezilya’da benzin ve dizel fiyatlarındaki yükseliş ve Brezilya’nın para birimi olan Real’in dolar karşısındaki değer kaybedişi ülkede grevlerin başlamasına neden oldu.

Brezilya Başkanı Temer, 2016 yılında göreve başladıktan sonra önceki dönemlerde uygulanmakta olan petrol fiyatı düzenlemesini kaldırmıştı. O dönemde petrol fiyatları ülke içinde devlete ait petrol şirketi Petrobras’ın müdahalesi ile uluslararası fiyatların altında satılıyordu. Petrol fiyatlarının uluslararası fiyatlara göre hareket etmesinin sağlanması ile petrol ürünlerinin fiyatı hızla artmaya başladı.

Mayıs ayında bu durumdan en fazla etkilenen meslek grubu olan kamyon şoförleri hükümetin eski sisteme geri dönmesini ve benzin vergilerinin düşürülmesini talep ettiler. Hareketin başında 600 bin üyeli Şoförler Derneği Abcam vardı. Hükümetin kulak asmaması üzerine 21 Mayıs’ta genel greve gittiler. Otoyolları kapatıp tekerlek yaktılar. Grev nedeniyle benzin istasyonlarına petrol ulaştırılamadı, fabrikaların elektrikleri kesildi. Temer hükümeti o günün akşamı kabinesiyle bir kriz toplantısı gerçekleştirdi.

İlerleyen günlerde de devam eden grev nedeniyle birkaç gün içerisinde havayolu şirketleri benzinleri tükendiği için uçuşları iptal etmeye başladı, araçlar benzin bulamamaya başladı, gıda fiyatları hızla yükseldi. Abcam sadece temel gıda ürünlerinin ve ilaçların ulaşımına izin veriyordu.

25 Mayıs’ta hükümet saldırıya geçti. Önce Federal Mahkeme grevi yasadışı ilan etti ve ordunun kullanılmasına izin verdi. Ordu otoyollara konan barikatları kaldırmaya başladı. Sao Paulo, Rio de Janeiro, Porto Alegre gibi şehirlerde olağanüstü hâl ilan edildi. Şoförlerden oluşan bir grupla hükümet arasında müzakereler yapıldı ve şoförler lehine çeşitli düzenlemeler yapıldı ancak şoförlerin çoğunluğu grevi bırakmayı reddetti. Abcam Başkanı José da Fonseca Lopes hükümetle uzlaşıldığını ve grevin sona erdiğini ancak bazı müdahaleci grupların hükümeti devirmek istedikleri için greve devam ettiklerini açıkladı. Hükümet yetkilileri de greve devam edenler için aşırı gruplar dedi. İşveren sendikaları da grevin sona erdirilmesi çağrısı yaptı.

Şoförler greve devam etti. Zaman zaman askerle çatışmalar yaşansa da askerler de sert bir saldırıyı reddetmeye başladılar.

Kamyoncular grevi polis ve hükümet baskıları nedeniyle azalarak da olsa devam ederken başka bir grev dalgası da petrol sanayinde başladı. Ülkenin en önemli petrol şirketi olan Petrobras’ta çalışan işçiler sendika başkanının istifası, benzin ve yemek tüpü fiyatlarının düşürülmesi talepleriyle 27 Mayıs’ta greve başladılar. Petrobras grevi de 31 Mayıs’ta yasadışı ilan edildi ve 1 Haziran’da iki grev de çeşitli kazanımlarla ve petrol fiyatlarında yapılanan düşüşlerle sona ermiş oldu.

10 gün süren kamyoncular grevi ülkeyi paralize etti. 30 milyar real ekonomik kayıp yaşandı, market rafları boşaldı, milyonlarca civciv yem ulaştırılamadığı için öldü, milyonlarca araba benzinsiz kaldı, okul ve hastaneler kapanmak zorunda kaldı.

Kamyon şoförleri gibi sendikalardan ve soldan bu kadar uzak bir grubun ülkeyi bu kadar kuvvetli bir şekilde sarsması küresel ticarette lojistiğin artan stratejik öneminden kaynaklanıyor. Brezilya’da 1950’lerden beri ulaştırma alanında tren yollarının önemsenmeyip karayolları yapımının ağırlık kazanması ve karayolu taşımacılığının yaygınlaşmış olması da şoförlerin kilit rolünü daha da arttıran bir etken. Çok büyük bir ülke olan Brezilya’da sadece 29 bin kilometrelik tren yolu bulunurken, 1,6 milyon kilometrelik karayolu bulunuyor.

Greve başlangıçta işveren sendikaları da destek veriyor ve örgütlenmesine yardım ediyordu. Hükümetin fiyat düşüşü yaptığı 25 Mayıs’ta işveren sendikası memnun olarak grevden çekildi ancak grev devam etti. Zamanla kamyoncular özellikle de şirketlere bağlı olmadan çalışanlar Whatsapp gibi gruplar üzerinden koordine olarak öne çıktı. Kamyoncuların grevi petrol fiyatlarının yükselişinden dolayı mağdur olan toplumun ezici çoğunluğunun desteğini kazanmayı başardı. Bir anket çalışmasında halkın %87’sinin grevi desteklediği haberleri yer alıyordu.

Kamyoncular derneği ve işveren sendikası 2016’da İşçi Partili Başkan Rousseff’in yolsuzluktan görevden alınması sürecinde önemli bir rol oynamıştı. Solun ve sol sendikaların şoförler içerisinde yeteri kadar etkin olmaması ve greve başlangıçta işverenlerin tutumundan dolayı mesafeli olması şoförlerin bir kısmının sağcıların etkisiyle Temer’e karşı orduyu göreve çağırmasına yol açtı. Şoförlerin diğer sendika ve işçi hareketinden izole olması grevin diğer sektörlere yayılmasına da engel oldu. Oysa 2017 yılında 20 yıl aradan sonra ilk kez genel grev yaşanmış, öğretmenlerden bankacılara kadar farklı sektörlerden sendikalar birlikte hareket edebilmişti. Ancak yine de Topraksız Köylüler Hareketi ve Petrobras işçileri greve destek verdiler.

Brezilya kamyoncular grevinden çıkarılması gereken en önemli ders, işçiler ne kadar sağcı sendikal liderliklerden oluşursa oluşsun ve ne kadar işverenlerden destek alırsa alsın genel greve başladıklarında solun harekete duyarsız kalmaması gerektiğidir. İşçiler hareket içerisinde radikalleşirler, işçilerle tabandan kurulacak ilişki ve dayanışma hareketin sağcı liderlikten de işverenlerin etkisinden de sıyrılmasını hızlandırabilir.

Özdeş Özbay