Argyri Erotokritou: “Kıbrıs'ta barışı halkların aşağıdan mücadelesi tesis edecek”

13.07.2017 - 21:34

Bir süre önce Kıbrıs'ta çözüme dair adanın her iki tarafındaki temsilciler tarafından yapılan iddialı açıklamalarla başlayan müzakere görüşmeleri hafta içinde başarısızlıkla sonuçlandı. Adadaki yöneticiler sürecin sona ermesinin suçunu birbirine atarken, halklar barıştan yana tavır almaya devam ediyor. Ama nasıl bir barış?

Yunanistan'da Sosyalist İşçi Partisi'nin üyesi ve Kıbrıslırum aktivist Argyri Erotokritou, Crans-Montana'daki birleşme görüşmelerinin çökmesini beklenen bir gelişme olarak değerlendiriyor. Erotokritou'ya göre "Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk liderlerin barış ve adaleti getirmek konusundaki beyanlarının arkasında, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'da egemen sınıflar arasında süren karşıtlığı açıkça görebiliriz."

Süreci adadaki hükümetlerin yanı sıra çok daha geniş bir uluslararası sorunun parçası olarak gören Erotokritou, bölgedeki stratejik hedeflerin müzakerelerin sona ermesinde belirleyici olduğunu düşünüyor.

"13 Temmuz'da Fransız petrol şirketi Total ve İtalyan ENI Kıbrıs açıklarında keşif sondajına başladı. ABD uçak gemisi, Fransız fırkateyni ve İsrail savaş gemisi bölgeye yol alıyor. Sadece bu manzara bile her "müzakere" raundunda neyin risk altında olduğunu anlamak için yeterli. Egemen sınıfların çıkarları her şeyden önce geliyor" diyen sağlık emekçisi ve sendika aktivisti Erotokritou, son iki yıldır Suriye'de yaşanan gelişmelerin etkisine de dikkat çekti:

"Yunanistan ve Kıbrıslırum hükümetleri Türkiye hükümetinin güçsüz bir pozisyonda olduğunu düşünüyor. Suriye'de bir Kürt yönetimi ihtimali, Türkiye'yi Akdeniz ve Ege'de savunmasız kılarken, Yunanistan hükümetinin de ABD'yle ittifakını geliştirmesine yol açıyor. NATO eski subayı W. Clark, Girit'teki Souda askeri üssünün son iki yıldaki öneminin altını çizdi." 

Çözüm müzakereleri sonuçsuz kaldı: Kuzey Kıbrıs toplumu ne düşünüyor?

Çözümsüzlük kader değil

Erotokritou'ya göre, Türkiye ve Yunanistan bölgede yaşanan emperyalist hegemonya çekişmesinde çıkarlarını genişletmek için fırsat kolluyor. Ancak çözümsüzlük kader değil:

"Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürkler son aylarda adil bir çözüm, barış ve yeniden birleşme talepleri etrafında harekete geçti. Milliyetçi grupları tecrit etmeyi başaran, birleşik ve kitlesel gösteriler gerçekleşti. Adanın iki tarafından işçi sendikaları, ücret eşitliği ve işçi hakları için mücadele edeceklerini açıklayan bir bildiriye imza attı. Bu 8 Mart'ta ilk kez, iki toplumlu Kadınlar Günü yürüyüşü organize edildi."

Aşağıdan mücadele ve işçilerin birliği

Argyri Erotokritou'ya göre adada barışın tesisi için halkların aşağıdan mücadelesi çok önemli. Hatta yeniden birleşmeye dair tek gerçekçi yol, bu adımları atmak: "Sadece halkların, işçilerin, öğrencilerin aşağıdan mücadelesi adada barışı sağlayabilir, milliyetçiliği ve savaşı sona erdirebilir. Kapitalizmin en derin krizindeki "anavatanlar" ve adadaki egemen sınıflar, eğer çıkarları için gerekliyse başka bir savaştan çekinmeyecektir. Ortadoğu'da aşikâr olduğu gibi. Ama onları durdurabiliriz."

Yunanistan'daki antikapitalist sol olarak, Ege'nin iki yakasındaki işçiler arasında birliği sağlamak doğrultusunda örgütlendiklerini söyleyen Erotokritou, Adalet Mitingin’ne de değindi. Mitingi "sıradan insanların politika sahnesini belirleyebileceğini gösteren devasa gösteri" olarak değerlendiren Erotokritou, bunun Yunanistan'daki sosyalistler için ilham verici olduğunu söyledi.