Kılıçdaroğlu konuşmasını bitirdi

09.07.2017 - 17:55

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını bitirmesinin ardından on binlerce insan miting meydanını yavaş yavaş terk etti. 

Kılıçdaroğlu alanda barış ggüvercinlerini uçuracak. Miting komitesi, Sahneden, "Barış, özgürlük, demokrasi ve adalet" için yapılan yürüyüşün etkisinden söz ediyor. Güvercinler uçurulmaya başladı. 

Güncelleme: 19.00: Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında hazırlanan metni okudu. Metinde yer alan talepler şunlar:

1. 15 Temmuz darbe girişimini bir kez daha açık ve kesin bir dille lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin kararlı, onurlu duruşu ve halkımızın sokağa çıkarak FETÖ darbe girişimine karşı direnmesi ülkemizin anayasal ve demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın/halkın 15 Temmuzu diyoruz. Ancak bu darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılması iktidar tarafından bilinçli olarak engellenmektedir. 249 şehidimizin aziz hatırası ve 2301 gazimiz için Fetullah Gülen Terör Örgütünün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı ve gerçek darbecilerden hesap sorulmalıdır. 

2. İktidar tarafından 15 Temmuz darbe girişimi fırsat bilinerek, 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. 20 Temmuz’da OHAL ilan edilmiş ve TBMM’nin yetkileri gasp edilmiştir. Biz buna Sarayın 15 Temmuzu diyoruz. Bir sivil darbeye dönüşen OHAL uygulamaları yasama, yargı ve yürütme gücünü tek kişide toplamıştır. OHAL derhal kaldırılmalı ve hukuk düzeni evrensel ilkelere uygun olarak yeniden tesis edilmelidir. 

3. Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Dolayısıyla demokrasinin, can ve mal güvenliğinin vazgeçilmez kuralı olan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmalıdır. Adil yargılanma hakkı eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır. “Kolektif suç” gibi insan haklarına aykırı uygulamalardan vazgeçilmelidir. 

4. Bugün, OHAL uygulamalarıyla mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik hakları ellerinden alınmıştır. OHAL mağdurları adeta “sivil ölüme” terkedilmiştir. Mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik haklarını kısıtlayan tüm uygulamalara hukuk devletinin gereği olarak son verilmelidir.

5. 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimiyle veya onun arkasındaki örgütle hiçbir ilişkisi bulunmayan, ama sırf Hükümete muhalif görüldüğü için bütün haklarından yoksun kılınan akademisyenler ve diğer kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir. Anayasa Mahkemesinin içtihatları dikkate alınarak, tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır.

6. 150’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya üzerindeki tüm baskılara son verilmelidir. Düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

7. OHAL koşullarında, serbest tartışmanın yapılamadığı bir ortamda ve üstelik “devletin bütün imkânları seferber edilerek” gerçekleştirilen Anayasa değişikliği gayrimeşrudur. Toplumun ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan anayasa yerine, bir kişinin beklentilerine yanıt veren bir Anayasa değişikliği Yüksek Seçim Kurulu’nun yasadışı kararıyla yürürlüğe konulmuştur. Bu bir “mühürsüz seçimdir.” Türkiye gayrimeşru bir anayasa ile yönetilemez, yönetilmemelidir.

8. Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olan, insan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti güçlendirilmeli, liyakat esası kamuda göreve başlama ve yükselmede esas alınmalıdır. Eğitimde laiklik ilkesinin aşındırılmasına son verilmeli ve toplumsal adaletsizliği yeniden üreten eğitim politikaları değiştirilmelidir.

9. Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın bir adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, yoksulluk, insanca yaşam ücretinden yoksunluk, örgütsüzlük, ayrımcılık, yaygın şiddet, terör gibi çok geniş bir yelpazede yaşanan toplumsal adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir. Toplumsal barışımızı bozan tüm antidemokratik uygulamalara eşit yurttaşlık temelinde son verilmelidir. Toplumsal adaletsizliğin en vahim görünümlerden biri olan kadınlara karşı ayrımcılığın önüne geçilmeli, kadınların özgürlük alanları korunmalı, kadın hakları toplumsal hayatın her alanında uygulanmalıdır.

10. Son zamanlarda uygulanan saldırgan dış politika ülkemizin içindeki adaletsizlikleri de kökleştiren bir kısırdöngü yaratmıştır. Adalet sadece iç politikaya ve toplumsal yaşama değil uluslararası ilişkilere de hâkim olmalıdır. Türkiye coğrafyasındaki tüm halklara, tüm kimliklere kardeşçe, adilane yaklaşan, barışçıl ve uluslararası hukuka saygılı bir dış politikaya dönüş yapmalıdır. Türkiye yüzünü insan haklarına, hukuk devletine, adalete önem veren milletler ailesine çevirmelidir.

Hukuka ve Anayasaya saygı, adaleti sağlamanın ilk koşuludur. Hukuk güvenliğinin olmadığı ve adaletin gerçekleşmediği bir toplumda, kamu düzeni ve toplumsal barış sağlanamaz. Adaletsiz toplum ise, insan haysiyetinin zedelendiği bir toplumdur.

Bu “Adalet Çağrısı”; adaletin, insan haysiyetine saygının ve toplumsal barışın temeli olduğu inancıyla hazırlanmıştır.

Bu mücadele bizim mücadelemiz. Ve biz Türkiye’yiz. Adalet isteyen, barış isteyen, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik isteyen Türkiye’yiz. Biz dünyadan kopmak değil, dünya ile barış içinde kardeşçe yaşamak isteyen Türkiye’yiz. Biz kavga değil huzur isteyen Türkiye’yiz. Biz halkız. Bu yol bizim yolumuz, bu meydanlar bizim meydanımız. Bu memleket bizim memleketimiz.

Bu mücadele adalet mücadelesi… Bu yürüyüş bizim yürüyüşümüz. Bu çağrıdaki tüm taleplerimiz karşılanıncaya kadar durmayacağız. Bu yürüyüş artık başladı. Korku duvarlarını yıkacağız. Adalet yürüyüşümüzün bu son günü yeni bir başlangıçtır… Yeni bir ilk adımdır.

Bu bağlamda Yasama/yürütme ve yargı erklerini kullanan bütün yetkililere bu uyarılarımızı iletirken, siyasal partileri, toplumun farklı kesimlerini, sivil toplum örgütlerini ve bütün yurttaşları, bildirinin hedeflerini sahiplenmeye ve hayata geçirmek için mücadeleye çağırıyoruz.

Güncelleme: 18.51: Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşlarını aktarıyoruz. Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği talepler

Bu yürüyüşle ne kazandık. Korku duygusunu çıkartıp çöp tenekesine attık. Bu ürüyüşle yalnız olmadığımızı gördük. Türkiye’ye ve dünyaya duyurduk.

Umutluyuz. Maltepe umutluysa İstanbul, Ankara, Hakkari umutludur.

Herkes umut tohumlarını yeniden eksin.

Bu yürüyüşte, konu adalet olunca tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakıp kenetlendik. Hep beraber yeni bir destan yazdık.

Ne istiyoruz:

1. OHAL kalksın, Türkiye normalleşsin.

2. Yargı, adliye, cami tarafsız olun.

3. Hapiste gazetecileri olmayan bir Türkiye, özgür medya istiyoruz.

4. Konuşan üniversiteler istiyoruz.

5. Düşünce açıklama özgürlüğü istiyoruz.

6. Milletvekillerinin tutuklanmasını değil mecliste görev yapmasını istiyoruz.

7. FETÖ’yle mücadelenin göstermelik değil gerçekten yapılmasını ve darbenin siyasi ayağını ortaya çıkartılmasını

8. tek adam rejimi değil demokratik parlamenter sistemi

9. Göstermelik değil gerçek kadın erkek eşitliği ve kadına yönelik şiddetin son bulmasını

10. Gençlere saygı istiyoruz.

11. Toplumsal barışı bozan tüm anti demokratik uygulamalarının sona ermesini istiyoruz.

Güncelleme: 18.43: Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satır başlarını aktarmaya devam ediyoruz:

Senin cezaların bizi yıldıramaz.

Kim olursan ol, adaleti bu ülkeye getireceğiz.

Hakimler tarafsız olmalı. Tüm yargıçlara, savcılara sesleniyorum. Adaletin hakkını korumak sizin de görevinizdir. Bu meydanı dolduranlar kadar sizin de görevinizdir. Dik, durun, onurlu durun. Saray’dan talimat geliyorsa elinizin tersiyle itin, güzel bir miras bırakın.

Niçin yürüyorum: FETÖ darbe girişiminin gerçekleri ortaya çıksın diye yürüyorum. Darbeyi araştıran onurlu savcılar sürüldü. Yargının her alanı siyasi otorite tarafından denetim altına alınıyor. Adalete inanıyorsanız savcılar ve hakimler, adalet heykelinin terazisi hileli. Adalet heykelinin hakkını vermek vatandaşın can ve mal güvenliğini koruyacak hakimler olarak görev yapmanızla mümkündür. Böyle yapmazsanız Türkiye Cumhuriyeti’nin temeline dinamit koyuyorsunuz demektir.

Anayasa Mahkemesi heyetine de diyorum ki dik durun. Onurlu durun. Milletvekilleri yargılanabilir ama tutuklanamaz demiştiniz. Korkmayın! Adaletten yana tavır almanız, sarayın değil Türkiye’nin yanında tutum alın.

Güncelleme: 18.28: Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşlarını aktarmaya devam ediyoruz: "Önce hak, hukuk, önce adalet."

Siyaset, halk için yapılır. Ülkeyi birleştirmek çin yapılır. Gerginlik için yapılmaz. Hiç kimsenin etnik kimliğine, inancına, yaşam tarzına göre siyaset yapmayacağız. Herkesin kimliğine saygı duyuyorum.

Başörtülü kadınları, iktidar değişirse başınızı açacaklar diyenlere itibar etmeyiniz.

Adalet sokakta aranmaz diyenlere: Eğer bir ülkede büyük hukusuzluklar veadaletsizlik varsa, yargı bağımsız değilse, yargı siyasi partiye bağımlı hale geldiyse, TBMM dumura uğratılmışsa, gazeteler susturulmuşsa, adalet sokakta aranır.

15 Temmuz darbe girişimi halkın sokağa inmesiyle engellendi. Darbeyi de önleyeceğiz adaleti de getireceğiz.

Güncelleme: 18.20:Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları. Kılıçdaroğlu konuşmasında, yürüyüşün bir son olduğunun düşünülmemesini istedi. 

Hapisteki vekiller için, tutuklu gazeteciler için yürüdük.

Mavi Marmara şehitleri için yürüdük.

KHK’larla işinden atılanlar için yürüdük.

Açlık grevindeki kardeşlerimiz Nuriye ve Semih için yürüdük.

Emekçilerin hakkı için yürüdük.

15 Temmuz’da öldürülenler için yürüdük.

Kadınlar için yürüdük.

Tarım işçileri için yürüdük.

Güncelleme: 18.15: Adalet buluşmasına katılan DSİP MYK üyesi Ozan Tekin, Marksist.org’a konuştu: 

Ozan Tekin şunları söyledi: "OHAL döneminde yaşanan tüm haksızlıklara karşı bugün İstanbul'da muazzam bir tepki ortaya koyuluyor. Saatlerdir alana akın akın insan geliyor. Sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, ama en çok örgütsüz kalabalıklar, herkesi "darbeci" ve "terörist" ilan etmek isteyenlere karşı Maltepe'de buluşuyor. "Hayır" kenti İstanbul, bugün hep bir ağızdan adalet talep ederek Erdoğan'a ciddi bir uyarıda bulunuyor."

Güncelleme: 18.05: Kemal Kılıçdaroğlu’nun miting meydanında kürsüye çıkmasıyla birlikte yüz binlerce insan hep bir ağızdan “hak, hukuk, adalet!” sloganını haykırıyor.

Karısı Selvi Kılıçdaroğlu’yla beraber sahneye çıkan Kılıçdaroğlu şimdi konuşmaya başladı ve tüm katılımcılara ve yürüyüşçülere teşekkür ederek başladı konuşmasına.

Güncelleme: 18.00: Kemal Kılıçdaroğlu, miting alanına girdi.

Kılıçdaroğlu’nun alana girmesiyle beraber alandaki yüzbinlerce insan hep birlikte slogan atmaya başladı. Kılıçdaroğlu kalabalık bir polis kortejinin arasında mitin meydanından kürsüye doğruyu katılımcıları selamlayarak yürüyor.

Güncelleme: 17.55: DİSK ve KESK, alana kendi simgeleri, şapkaları ve adalet dövizleriyle girdi. 

DİSK ve KESK’in alanda yer alması, adaletsizliğin işçi sınıfına yönelen yanlarına ilişkin tepkinin önemli bir ifadesi.

Güncelleme: 16.42: Miting sahnesinde Zülfü Livaneli ilk şarkısını söyledi.

Kitleye seslenen Livaneli, “Adalet için hep bareber Güneş topla benim için şarkısını söyleyelim mi?” dedi ve şarkıyı söylemeye başladı.

Güncelleme: 17.37: Kemal Kılıçdaroğlu alana yaklaşırken, miting alanında coşkunun yanı sıra tam bir disiplin de hakim. 

Miting öncesinde duyurulduğu gibi, meydanda atılan temel slogan “Hak, hukuk, adalet!” sloganı oluyor.

Güncelleme: 17.31: Miting kürsüsünde, mitinge katılımın 1 milyon 600 olduğu söylendi. Maltepe mitingi, miting kürsüsünden, liderlikten ve alanda kullanılan sembollerden bağımsız olarak dev bir adalet buluşmasına dönüştü.

Güncelleme: 17.25: Maltepe miting meydanında yüz binlerce insan buluştu. Miting alanı gerçekten de adalet isteyen tüm kesimlerin yığınsal bir buluşmasına dönüştü. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu ise Ankara-İstanbul arasında son molasını verdi. Az sonra Kılıçdaroğlu son 1.5 km’yi tamamlayacak.

Güncelleme: 16.50: Kemal Kılıçdaroğlu miting meydanına doğru yürürken meydan ise bütünüyle doldu. Mitinge yüzbinlerce insanın katıldığını hemen söylemek mümkün. 

24 günlük yürüyüşün sonlanacağı miting çeşitli anlarda adalet sorunu yaşayan sayısız insanı bir araya getirdi. Adalet talebiyle bir araya gelen insanlar coşkuyla miting sahnesinde verilen konseri dinliyorlar. 

Güncelleme: 16.31: Kemal Kılıçdaroğlu miting meydanına doğru yürüyüşe geçti. Ankara’dan çıkış ve İstanbul’da miting meydanına giriş mesafesi eklendiğinde yaklaşık 500 km yürüyen Kılıçdaroğlu, miting meydanında bir konuşma yapacak. 

Miting meydanında bekleyen insanlar aralıksız bir şekilde “hak-hukuk-adalet” sloganları atıyor. OHAL’e son verilmesi gerektiğinden tutuklu gazetecilere özgürlük isteyenlere kadar geniş bir yelpaze miting meydanında taleplerini dile getiriyor. 

Güncelleme: 16.10: Kemal Kılıçdaroğlu kalabalık bir kortejle miting meydanına doğru yola çıkıyor. Çeşitli kortejler miting meydanına yakın çeşitli bölgelerden yürüyüş yapıyor. DİSK miting meydanına kortejle geldi. 

Güncelleme: 16.00: Miting meydanı her geçen dakika kalabalıklaşıyor. Meydan hemen hemen dolmuşken daha alana giremeyen binlerce insan var. 

Miting alanınız zeminine sabahın ilk saatlerinde adaleti vurgulamak için adalet simgesi ve devasa bir adalet dilekçesi yerleştirilmişti. Miting meydanında adalet taleplerini açıklayacak olan Kemal Kılıçdaroğlu, miting meydanına 3 km kala değil, 1 km kala yürüyüşe geçecek.  

Güncelleme: 15.00: DSİP Eşsözcüsü Şenol Karakaş, Adalet Yürüyüşü’nün çok önemli bir kanal açtığını söyledi: Maltepe mitinginin kitlesel olacağı çok açık. 

“Yürüyüş, herkesin beklentisinin ötesinde adaletsizlikten bıkkınlık getiren insanlara cesaret verdi. Ama yürüyüşün en önemli anı HDP’li vekillerin ve Roboskili ailelerin katıldığı anlardı. Kılıçdaroğlu’nun tüm o terörist yaftalamalarına rağmen HDP’lilerle kol kola olması önemli bir gelişme.

Fakat, bu yürüyüşün en başından beri CHP liderliğinin sınırlamaları olduğunun altını çiziyorduk. Tabi yürüyüşü başlatan kişi olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu alana tek başına girmek istemesi anlaşılabilir. Kendi alanında liderliğini muştulamak istiyor. Ama bu tek adam psikolojisi hiçbir hareketi ilerletmiyor. İkincisi ise yürüyüşte de gördüğümüz gibi bir yandan HDP’li vekillerle kol kola girilebiliyor ama öte yandan son derece milliyetçi motifler kullanılıyor.

Ama bu, hareket içinde yaşanması gereken ve sonunda meydanın milliyetçilere, Kemalistlere, eski düzenin unsurlarına bırakılmasıyla kazanılabilecek bir tartışma değil. Şimdilik altı çizilmesi gereken nokta, bu yürüyüşün adalete susayan milyonlarca insana cesaret verdiğidir. Benzersiz bir olumluluğa sahiptir. Barışa da susayan milyonlarca insana ne kadar cesaret verdiğini, zamanla gözlemleyeceğiz." 

Güncelleme: 14.21

Adalet Yürüyüşü’nün sonunda mitingin gerçekleşeceği Maltepe Parkı’na girişler başladı. Alana şimdiden binlerce insan girdi. Mitingden önce Zülfü Livaneli ve Onur Akın birer konser verecekler.

Adalet Yürüyüşü, bugün saat 18.00’de başlayacak mitingle tamamlanacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün Drgaos’tan miting alanına 3 km’lik yürüyüşü tek başına gerçekleştireceğini açıkladı. Miting alanına CHP dahil hiçbir partinin flaması, bayrağı ve görselinin alınmayacağı açıklandı.

Mitinge hem şehir dışından hem de İstanbul içinden geniş bir katılım olacağı çok açık. Dün, yürüyüşçülerin İstanbul’a girişlerinde katılımın İstanbul'da 215 bin kişiye ulaştığı düşünülüyor.

Marksist.org mitingi, röportajlar, yorumlar ve miting alanından görüşleri alarak gün boyunca okurlarına aktaracak.

Adalet Yürüyüşü, bugün saat 18.00’de başlayacak mitingle tamamlanacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün Drgaos’tan miting alanına 3 km’lik yürüyüşü tek başına gerçekleştireceğini açıkladı. Miting alanına CHP dahil hiçbir partinin flaması, bayrağı ve görselinin alınmayacağı açıklandı.

Mitinge hem şehir dışından hem de İstanbul içinden geniş bir katılım olacağı çok açık. Dün, yürüyüşçülerin İstanbul’a girişlerinde katılımın İstanbul'da 215 bin kişiye ulaştığı düşünülüyor.

Marksist.org mitingi, röportajlar, yorumlar ve miting alanından görüşleri alarak gün boyunca okurlarına aktaracak.

(Güncelleniyor)