Tony, bize biraz kendinden bahseder misin? Nerelisin ve bu Filo’ya neden katıldın?
Tony: İtalya’nın güneyinden, Bari’denim. Ve 2024’teki ilk Filo’ya, Malta’da durdurulan Handala misyonuna katıldım.
Bu kaçıncı seferin?
Dördüncü. Şöyle ki, Handala 2024’e katıldım, sonra Madleen’i organize ettim. Ardından geçen yıl Temmuz’daki ikinci misyon olan Handala’ya katıldım; filo koordinasyonundaydım ve bu sene Ağustos’taki Küresel Sumud Filosu’nda ara koordinasyonu gibi bir görevdeydim. Ve şimdi bu yılki Küresel Sumud Filosu’nun yürütme kurulunun bir parçasıyım.
Bu yıl İsrail, Sumud Filosu’na öncekilerden çok daha erken saldırdı. Sence bunun sebebi neydi?
Geçen yıl dronlarla saldırıya uğradığımız aynı bölgeye varmıştık. Yine aynı bölgede saldırıya uğradık. Sebebin siyasi olduğunu düşünüyorum. Bu saldırı; meşruiyete, görünürlüğe ulaşmadan önce bizi durdurmaya yönelik bir girişimdi… bir strateji gibiydi. Ve ayrıca en önemli iki yoldaşımızı, en çok ön planda olan ve yapımız, organizasyonumuz için de önemli olan kişileri kaçırmak içindi. Ve bizim bir tür terör örgütüyle bağlantılı olduğumuz teorisini güçlendirmek için suçlamalar inşa etmeye çalışıyorlardı.
Açıkçası bu çöktü. Yoldaşlarımızı bir haftadan fazla tutamadılar. Baskı, uluslararası baskı güçlüydü. Ve bence bu, altı ayda inşa edebildikleri şeyi aşacak kadar güçlüydü. Sözde Barış Kurulu’ndan (Board of Peace) hükümetlerimize kadar ulaştı. Bu altı ay içinde, İsrail rejimiyle müttefik olan her hükümet; Filistin davasını ve orada olanları tamamen gölgelemek için mobilizasyon, baskı ve medya üzerinde bir baskı kurdu. Ve buna rağmen, tüm bu baskının üstesinden gelmeyi, bunu aşmayı başardık.
Ve bu çok önemli. Çünkü şu an Filistin’e yönelik mobilizasyon ve dayanışma hareketi daha az görünür durumda ama bu baskının bir maliyeti olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. İsrail rejimiyle müttefik olan tüm hükümetler aralarında fikir birliğini kaybediyor. Çünkü her şeyi sessiz tutmaya zorlanıyorlar ve bu bedelsiz değil. İnsanlar neler olduğunu görebiliyor. Buna dair küresel bir bilinç var. Sadece tüm insanları güçlendirmemiz gerekiyor, çünkü çoğu zaman parçalanmış, bölünmüş hissediyoruz, bir tür güçsüzlük hissediyoruz. Ve bu, Filo’nun rollerinden biridir: küresel hareketi ve birleşik gücünü temsil etmek; farklılıklarımızı küresel Siyonizm’e ve artık ulusötesi olan tüm küresel ilişkilere, ekonomik ilişkilere, siyasi ve askeri ilişkilere karşı birleşik bir cephede Filistin’e doğru gitmek için kullanmak. Bu yüzden, bununla savaşmak için insanlar tarafından oluşturulan kendi ulus-ötesiliğimize ihtiyacımız var.
Ve yarın (14 Mayıs’ta) Filo, Gazze’ye doğru yoluna devam edecek. Ve muhtemelen İsrail onu tekrar durdurmaya çalışacak. Peki ondan sonra, üçüncü bir Filo veya başka bir şey olacağını düşünüyor musun?
Şöyle ki, Filo şu an bir insani misyon olarak; İsrail’in yardımlar, su ve tüm tıbbi… evet, tüm yardımlar gibi temel hakları nasıl silah haline getirdiğini görselleştirmek için kullandığımız araç ve stratejidir. Ve sadece ezilen nüfusu, ezenlerin koşullarını kabul etmeye zorlamak ve baskı altına almak içindir. Ve bu sadece Filistin’de olmuyor. Filistin’de olanları Küba, Venezuela, İran’da da uygulamaya yönelik küresel bir strateji var… Bunu herkesin anlaması çok önemli, çünkü normal insanlardan hiçbiri bu dinamiğin dışında değil.
Bu yüzden bir sonraki Filo olur mu bilmiyorum ama bu bir hareket. Bu, hareketin şu anki noktada sahip olmaya karar verdiği formdur. Sonrasında hareketlerimizle Filistin’e gitmek için zorlamaya devam edeceğiz. Hangi formda olacağını bilmiyorum. Kesinlikle Filistin’deki yoldaşlarımıza destek olmak için en etkili ve en güçlü formu yakalamaya çalışacağız.
