Osman Kavala ve Gezi tutsakları derhal serbest bırakılmalı!

Gezi Parkı protestoları kendiliğinden barışçıl gösterilerdi. Şiddeti yaratan, devletin şiddetle bastırma girişimidir.

Türkiye’nin anayasal olarak bağlı olduğu en yüksek yargı organı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Büyük Dairesi, 8 yıl, 9 ay, 24 gündür hapiste tutulan Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına hükmetti.

Bu, yüksek mahkemeden çıkan ikinci hak ihlaline dayanan ikinci beraat kararıydı. Osman Kavala’nın tutuklandıktan sonra yaptığı ilk başvuruyu ele alan AİHM 6. Dairesi, 2019 yılında tutuklanmasını haksız bularak derhal serbest bırakılmasını istemişti.

Osman Kavala, 18 Ekim 2017 tarihinde gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017 tarihinde resmi olarak tutuklandı.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek” suçundan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kendisine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş, bu karar Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından 28 Eylül 2023’te onanarak kesinleşmişti.

Yargıtay sonrası tek iç hukuk yolu olan Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı iki başvuru da çoğunluk oylarıyla reddedildi. Hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbetin ardından yaptığı üçüncü hak ihlali başvurusu hâlâ görüşülmedi.

Tüm bu süreçte; 15 Temmuz darbe girişiyle ilişkili iddialardan ve casusluk suçlaması davalarından beraat etti. Fakat savcılığın ve yargının müdahalesiyle tahliyesi sürekli engellendi.

İkinci ve nihai AİHM kararı çıktığı andan itibaren Osman Kavala 3.220 gündür hapisteydi. Kendiliğinden başlayan ve milyonlarca insanın katıldığı 2013 Gezi Parkı protestolarını tertipleyen başlıca kişi denilerek zindanda tutuluyor.

Tıpkı onunla birlikte hareket ettiği iddia edilen, 18’er yıldan fazla cezalar alan ve yıllardır hapiste tutulan Çiğdem Mater, Mine Özerden, Can Atalay ve Tayfun Kahraman gibi.

Gezi Parkı protestoları kendiliğinden barışçıl gösterilerdi. Şiddeti yaratan, devletin şiddetle bastırma girişimidir. Küçücük bir parkta kalan son ağaçların çevredeki otellerin alanını büyütmek ve bir AVM yapmak için kesilmesini önlemek amacıyla barışçıl direnişte bulunan insanların kaldığı çadırların yakılması, yerlerde tekmelenmeleri, gaz bombalarıyla vurulmaları bunu gören halkı öfkelendirdi ve kitleler AKP iktidarının bir dizi antidemokratik uygulaması üzerine masum insanların devletin bütün şiddetiyle karşılaşmasına tepki göstererek sokağa çıktı.

Olayların şiddetle bastırılmasını emreden ve direnişin 17. gününde işgal edilmiş parkı polis baskınıyla boşaltan iktidar için Gezi Parkı protestoları alarm zillerinin çalmasıydı. Tam da Arap Baharı yaşanırken patlak veren Gezi protestoları, özellikle Mısır devriminin simgesi Tahrir Meydanı’na öykünmüştü. General Sisi’nin darbesi parkta yapılan konuşmalarda protesto edilmişti.

Buna rağmen Erdoğan ve AKP, resmi bir tarih anlatısı kurup Gezi Parkı protestolarını hükümete karşı bir “darbe” girişimi olarak gösterdi. Yanına 17-25 Aralık’ı ve 15 Temmuz’u ekleyerek seçmenleri arasında bulunan öğrenci, işçi ve yoksullarla birlikte geniş kitlelerin kendisini kitlesel olarak protesto etmelerinin önüne geçti.

Fatura ise Osman Kavala ve Gezi tutsaklarına kesildi. Osman Kavala’ya verilen ceza ve hapis süreci, en alt mahkemeden en üstüne kadar Türkiye yargısının iktidarın dediğini yaptığını gösterdi. İkinci Gezi Parkı davası (aynı kişilerin de yargılandığı birinci dava beraatle sonuçlanmıştı), aynı zamanda Türkiye’nin otoriterleşmesinin hikayesi gibi.

Bu durum kabul edilemez. Osman Kavala derhal özgür bırakılmalı. Tüm Gezi tutsaklarına özgürlük!

son yazıları

Çerçeve yasa sonrası açıklamalar, sızanlar
Online söyleşi- Zoe Lila hak mücadelesini anlatıyor
Evet, sürece entelektüel bir destek verilmedi

ilginizi çekebilir

5bc17740-90fc-11f1-b2ab-0dd01740f9f6
Çerçeve yasa sonrası açıklamalar, sızanlar
ihd-den-trans-kadin-ogretmen-zoe-lila-icin-basin-aciklamasina-cagri
Online söyleşi- Zoe Lila hak mücadelesini anlatıyor
images (28)
Evet, sürece entelektüel bir destek verilmedi