Akgün İlhan

Akgün İlhan son yazıları

Akgün İlhan tüm yazıları

03.11.2016 - 07:30

Zeynel Bey’i de, Hasankeyf’i de rahat bırakın!

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nin birlikte hazırladığı 30 Ekim 2016 tarihli açık mektup akıllara ziyan bir “taşıma projesi”ni kamuoyuna tekrar hatırlattı.

Taşıma projesiyle kastedilen 554 yıl önce inşa edilmiş Zeynel Bey Türbesi’nin (Hasankeyf) yerinden sökülüp, başka bir yere taşınması. Türbe özel taşıyıcı treyler sistemleriyle Yeni Hasankeyf’in bitişiğinde kurulan Yeni Kültürel Park Alanı'na taşınacakmış. Peki, bu koskoca tarihi yapıyı neden 2 km öteye taşımak istiyorlar? Çünkü Türbe ve daha nice kıymetli tarihi eserin bulunduğu bu topraklar, yapımı devam eden Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak. Bu aslında bir proje falan değil, düpedüz tarih katliamı. Kültürle doğanın bu kadar iç içe geçtiği bir yerde, yani Hasankeyf’te ve Dicle Vadisi’nde, yüzlerce yıllık tarihi eserleri taşımaya kalkışmak dünyanın en saçma işi olmalı.

İmkânsız bir proje

Zeynel Bey Türbesi Batman’dan Hasankeyf’e gelirken ilk göze çarpan tarihi eserlerin başında geliyor. Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi sözcüsü Ercan Ayboğa’ya göre bu boyutlarda bir eserin parçalanmadan sağlıklı biçimde taşınması mümkün değil. Zira Zeynel Bey Türbesi özel bir harçla yapılmış. Türbeyi kesme yöntemi ile taşımak ona ciddi zararlar verecektir. Üstelik türbenin taşınması için kullanılması planlanan raylı sistem tekniği dünyada bu şekilde hiç kullanılmamış. Dünyada eser taşıma konusunda yalnızca bir kaç örnek var. Bunlar da hassas harç ile yapılmış, dağılabilecek eserler değildi. Taşınan eserler daha çok büyük taşlardan yapılmış, sökülmesi kolay eserlerdi. Taşımayı yapacak olan ER-BU İnşaat Şirketi, Bosna Hersek’te Mostar köprüsünü restore eden şirket. Ancak restorasyon ile taşıma aynı şey değil elbette.

Tek sorun Zeynel Bey Türbesi değil

Zeynel Bey Türbesi hükümet tarafından Ilısu Barajı projesi çerçevesinde taşınması öngörülmüş sekiz anıtsal yapıdan sadece biri. Devletin tarihi eserleri koruma konusunda Hasankeyf’teki tarihi köprünün ayaklarını kapatmak için yaptığı çalışmalar, yapabileceklerinin bir göstergesidir. Hatırlayacak olursak Midyat’tan (Mardin) getirilen taşlarla köprü ayakları kaplanmıştı. Köprüyü su altında kaldığında korumak adına köprüye çok büyük bir zarar verildi. Dünyada böyle saçma bir uygulamanın başka bir örneği daha yok. Ama aynı devlet bundan altı sene önce de İzmir’de Yortanlı Barajı’nın suları altında kaldığında Allioni Antik Kenti’ni “korunmak” için Doç. Dr. Ahmet Yaraş’ın da belirttiği gibi kiremit tozu katarak horasan harcı süsü verdiği betonla kaplayıp, ardından aralarına kum boca etmişti. İnsanlık mirası olarak korunması gereken değerlerimiz işte bu ellere teslim ediliyor. Gerisini siz düşünün…

Ilısu Barajı daha nelere mal olacak?

Peki tek sorunumuz Zeynel Bey Türbesi mi? Değil elbette. En fazla 50 yıl işletilebilecek Ilısu Barajı faaliyete geçerse 12 bin yıllık kesintisiz tarihe sahip Hasankeyf antik kentini ortadan kalkacak. Oysa Hasankeyf, UNESCO'nun on Dünya Mirası kriterinden dokuzunu karşılayan dünyadaki tek yer. Ayrıca Hasankeyf 2016'da Europa Nostra tarafından Avrupa’nın Tehlikede Altındaki 7 Kültür Mirası’ndan biri olarak seçildi. Üstelik baraj su tutmaya başlarsa 200 civarında Hasankeyf haricinde yerleşim yerleri de sular altında kalacak. Dicle Vadisi’nde bulunan binlerce mağara, tarihi eser ve tarihi yerleşim alanı ortadan kalkmış olacak. Yüz bine yakın insanın doğrudan ya da dolaylı biçimde projeden olumsuz etkilenmesi ve göçe mecbur kalması da söz konusu. Bu insanlar kültür kaybına ve daha büyük bir yoksulluğa itilecek. Fırat Kaplumbağası gibi Dicle Vadisi’nde yaşayan pek çok endemik ve küresel ölçekte nesli tehlike altında canlı türü de yok olacak.

Ne yapmak gerek?

Zeynel Bey Türbesi doğal ortamı ve çevresindeki diğer anıtsal eserlerle birlikte bir bütün olarak görülmeli. Taşınması durumunda türbenin de bütünlüğünün bozulması ve un ufak olması olasılık değil, an meselesi olacaktır. Sadece Türbe değil Hasankeyf’te ve Dicle Vadisi’nde bulunan tarihi yerleşim yerleri ve anıtsal eserler de olduğu yerde korunmalıdır. Bunun içinse daha başka pek çok ekolojik ve sosyal olumsuz etkileri bulunan Ilısu Barajı inşaatı derhal durdurulmalıdır.

Akgün İlhan

[email protected]


Bültene kayıt ol