İsrail propagandasını küçümsemek

23.11.2023 - 09:33
Şenol Karakaş
Haberi paylaş

Bu, kuşkusuz saf bir İsrail propagandası değil. Bu aşırı sağcı batı emperyalizminin propagandası. Tüm gezegenin üzerine yalan kusuyorlar. Hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. 7 Ekim’den beri, dezenformasyon nasıl yapılır konusunda ders veriyorlar. Önce öldürüyor, sonra neden öldürdüklerini dünyaya açıklıyor, bunu yaparken gözümüzün içine baka baka tek tek gerçekleri öldürüyorlar.

Hastaneye tankla tüfekle girip, hastanenin Hamas karargahı olduğunu iddia ediyorlar. Bir savaş olduğunu ve bu savaşa uzaktan bakıp karar verilemeyeceğini söyleyen ABD yetkilileri İsrail’e kısa sürede 14 milyar dolar savaş desteği aktarıyor. 

Hastane koridorlarında işgalci olduklarını kanıtlayarak gezinen silahlı İsrail askerleri, iddialarını kanıtlayamadılar. Ama İsrail medyası, tersini kanıtladı. 7 Ekim’de İsrail helikopterlerinden ateş açan İsrail askerlerinin muhtemelen Filistinli savaşçılardan daha çok İsrailliyi öldürdüğünü açığa serdi. Fehim Taştekin’in alıntıladığı haberin özetine göre “7 Ekim’de sabahın erken saatlerinden itibaren İsrail ordusu militanlarla birlikte kendi vatandaşlarını tank, helikopter ve füzelerle öldürdü.” Çok sayıda kaynak bunun bir gerçek olduğunu doğruluyor.

Kendi vatandaşlarını sadece koruyamayan değil, öldüren bir devletin estirdiği 75 yıllık terör, savaş yalanlarıyla el ele ilerliyor. 

11 Eylül’ün intikamını almak isteyen ABD Irak’ı, kitle imha silahlarına sahip olduğu gerekçesiyle işgal edeceğini söylüyordu. Birleşmiş Milletler silah denetçileri Irak’ta dumanı tüten tek bir silah bulunmadığını söylemelerine rağmen ABD’nin tüm lider kademesi, bu yalanı ısrarla sürdürdüler.

Irak’ı yakıp yıkmak için bu yalanı sürekli olarak anlattılar.

7 Ekim’de kafası kesilen İsrailli bebekler yalanı gibi, Şifa hastanesinin Hamas karargahı olduğu yalanı gibi. 

İsrail’in bu propagandası asla küçümsenemez. 

Etkisini Filistin halkıyla dayanışmak için örgütlenmeye çalışan tüm mücadelelerde hissettiriyor. İklim aktivisti Greta Thunberg Filistin halkıyla dayanıştığı için emperyalistler tarafından lanetleniyor.

Filistin halkıyla dayanışmak, antisemitist olmaya indirgeniyor. Antisemitizmin mucitleri, Naziler, Neonaziler, aşırı sağcılar, göçmen düşmanı ırkçılar Avrupa’da savaş ve işgal karşıtlarını antisemitist olmakla suçluyor.

Çünkü bu propagandanın omurgasını, sorunun İsrail’le Hamas arasında bir savaş olduğu fikri oluşturuyor.

İnanmamızı istedikleri yalan bu.

Bu yalanın çürütülmediği her saniye, Filistin’de bir çocuk ölüyor.

İsrail’le Hamas arasında değil, işgalci bir terör devletiyle bu devletin saldırılarına direnen bir halk arasında bu mücadele.

Yapmamız gereken, bir kez daha Filistin halkıyla dayanışmak için güçlü bir hareketi inşa etmek. Aralık ayının ilk haftasında Filistin’e Özgürlük Platformu’nun düzenleyeceği insan zincirleri, dayanışma konserleri bu yönde adımlar olarak ele alınmalı.

Şenol Karakaş

(Sosyalist İşçi)

 

Bültene kayıt ol