Alex Callinicos

Alex Callinicos son yazıları

Alex Callinicos tüm yazıları

07.11.2020 - 18:06

Trump’ın Cumhuriyetçileri büyük sermaye ile bozuştu

Bu haftaki ABD başkanlık seçimleriyle ilgili tüm belirsizliklerin ortasında kesin olan bir şey var ki,  Cumhuriyetçi Parti’nin kendi tabanıyla ilişkisi çatırdıyor.

1861-65 İç Savaşı’ndan bu yana Cumhuriyetçiler büyük sermayenin partisi olmuştur. Standard Oil'in kurucusu Cumhuriyetçi John D Rockefeller 20. yüzyılın başında, günümüzün Jeff Bezos’u gibiydi. Torunu Nelson, Rockefeller’in başkanlık hevesini tatmin edemedi belki ama New York eyaleti valisi ve ABD başkan yardımcısı olmayı başardı.

Franklin Roosevelt liderliğindeki Demokratlar ABD kapitalizmini 1930’ların Büyük Buhranından çıkarmayı başardılar ama büyük sermayenin önemli kısmı Roosevelt’in ‘Yeni Düzen’ reformlarına şiddetle karşı çıktı. Demokratlar her zaman kapitalizm yanlısıydı ve öyle kalmaya da devam ediyorlar. 1990’larda Bill Clinton, 2009 ila 2017 yılları arasında ise Barack Obama, neoliberal küreselleşmenin hevesli destekçileri olarak görev yaptılar. 

Ancak Cumhuriyetçiler de büyük sermayedarların önemli bir kısmıyla yakın ilişkilerini korudular. Marksist tarihçi Mike Davis, Teksaslı petrolcü George W. Bush'un yönetimini, “Amerikan petrol Enstitüsü'nün siyasi kanadı” olarak adlandırdı.

Ama şimdi işler değişiyor. Financial Times gazetesine göre, S&P 500 endeksinin zirvesindeki 15 şirketin CEO’su Donald Trump'ı destekliyor: “Ancak Marketwatch’un değerlendirmeleri, bunun iki katı büyük CEO’nun Demokrat Joe Biden’ın kampanyasına destek verdiğini gösteriyor.” 

Fox News haber kanalı babası tarafından yönetilen James Murdoch, Demokratların en büyük bağışçılarından biri oldu. En iyi şirketlerin yöneticileri arasında yapılan bir anketten yüzde 77 oranında Biden çıktı. Öte yandan Trump, uluslararası rekabetten korunmak isteyen küçük işletmeler arasında daha fazla desteğe sahip.

Gösterişli ve abartılı süper zengin statüsüne rağmen Trump, iş dünyasının kabul etmediği biri. Yale İşletme Okulu'ndan Jeffrey Sonnefeld Financial Times'a verdiği bir demeçte, "Donald Trump'ı yıllar önce CEO zirvemize davet edecektim” diyor; “Ancak üst düzey CEO'lar, ‘Trump’ı buraya getirme. Onu bizden biri olarak görmüyoruz’ dediklerinde” vazgeçtiğini aktarıyor.

Dışarıdaki

Trump gerçekten de 2016'da Başkanlığı kazanmak için dışarıdan biri gibi oynamaya devam etti. Seçim kurulundaki dengeyi kendi lehine çevirmek için, kendilerini kurumsal küreselleşmenin kurbanları olarak gören mavi yakalı beyazların öfkesine seslendi. 

Kovid-19 salgını ve Siyahların Hayatı Önemlidir protestoları ile bu yıl daha fazla baskı altına girdiğinde bu taktiğini vites yükselterek sürdürdü. Birçok yönden bu, Richard Nixon'u 1968'de Beyaz Saray'a sokan “Güney stratejisi”nin radikalleşmesidir. Nixon, geleneksel olarak Demokratları destekleyen güneydeki beyaz seçmenleri kazanmak için, sivil haklar hareketine karşı ırkçı tepkiyi ve siyahların ayaklanmalarını kullanmıştı. Ancak aynı zamanda da en azından Watergate skandalı patlayana kadar, kurumsal zenginlerin desteğini elde etmeye çalıştı.

Görünüşe göre Trump bu dengeleyici rolünde başarılı olamadı. Kutuplaştırıcı retoriği, antifayı suçlaması ve aşırı sağcı milisler ile çalışması, beyaz ırkçı tabanını konsolide etmiş olsa da büyük sermayeyi ürkütüp kaçırdı.

Bu korkular, Trump'ın seçimi kaybederse barışçıl bir geçiş yapmayı reddedeceğini söylemesiyle daha da güçlendi. Hatta geçen hafta, seçim gününden sonra hala oy pusulalarının sayımı devam ederse, bu durumun “tamamen uygunsuz” olacağını bile söyledi. ABD Ticaret Odası ve diğer altı kurumsal lobi grubu, seçim sayımı uzarsa “sabır” çağrısında bulunan bir bildiri yayınladı. 

Başka bir deyişle, mevcut iki partili sistem ABD kapitalizmine bugüne kadar iyi hizmet ettiği için bu sistemi korumak, Trump'ın iş dünyasında sunabileceklerinden çok daha önemli. Biden, zenginleri daha fazla vergilendirme sözünü yerine getirse bile, iş dünyasının nazarında, ABD’yi yönetebilecek daha güvenli bir el gibi duruyor.

Jeffrey Sonnefeld, seçimin sonucu nasıl olursa olsun, “Cumhuriyetçilerin uzmanlık yanlısı kurumsal kadronun yanı sıra kırsal, anti-entelektüel komplo grubunu da daha uzunca bir süre boyunca barındırmaya devam edebileceğinden” şüphe ediyor.

Cumhuriyetçilerin büyük sermayenin güvenilir bir aracı olarak hareket etme yeteneğini baltalamak, Trump’ın en büyük mirası olabilir.

Alex Callinicos

Socialist Workers’tan çeviren TN.

SEÇTİKLERİMİZ


Bültene kayıt ol