Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz son yazıları

Hakan Tahmaz tüm yazıları

27.01.2016 - 10:17

İmralı Notları ve süreç

2015 Mart’ında, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile 2013 sonrası yapılan görüşmelerde HDP heyetinin tuttuğu notlardan oluşan İmralı tutanaklarının Avrupa’da yayınlanacağı duyurulmuştu. Uzun süre ses seda çıkmadı. Kasım sonunda “Demokratik Kuruluş ve Özgür Yaşamı İnşa” (İmralı Notları) ismiyle Almanya’da yayınladı.

Gecikmenin İmralı’da görüşmelere katılan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı yetkilisinin kitabın yayınlanmasının yaratacağı sorun ve rahatsızlığı Öcalan’a aktarması ve Öcalan’ın da kadroların eğitimi amaçlı, uygun bölümlerinin yayınlanmasını istemesi olduğunu anlaşılıyor.

Kitabı okuduğumda peki neden acaba şimdi yayınladı sorusunu sordum. Tek taraflı olarak görüşmelerin bütün detaylarını kamuoyuna açık hale getirmek, buzdolabındaki sürecin yeniden başlamasına bir dizi yeni zorluk çıkarabilir. Kitap, benzer bir müzakere sürecinin istenmediği için yayınlanmış olabilir. Ancak görüşmelerin bütün detaylarıyla yayınlanmış olması farklı biçim, format ve tarzda da olsa yeni müzakereler için güven sorunu oluşturabilir.

Kitapta, bugüne adım adım nasıl gelindiği gözler önüne seriliyor. Çözüm Süreci’nin 8 ay sonra, Ekim 2013’den itibaren tersine döndüğünü görüyoruz. Bu tarihten itibaren PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ilk günden itibaren süreci akamete uğratmak için barış karşıtı bölgesel ve iç güçlerin harekete geçebilecekleri uyarıları bir bir gerçekleşmiş.

Öcalan, artık İmralı’da yalnız kalıyor. Bu tarihten itibaren Öcalan’ın acele eden yaklaşımına karşı Kandil ve hükümetin zaman kazanma taktikleri yarışıyor.

Abdullah Öcalan sürece istisnasız bütün görüşmelerde Türk-Kürd ilişkisinin tarihsel penceresinden bakıyor. Osmanlı kültürünün ve mirasının demokratikleştirilmesi vurgusu ön plana çıkıyor.

Çözüm Süreci’ni Türk-Kürd tarihsel ilişkisinin güncelleştirilmesi ve normalleştirilmesi perspektifi olarak değerlendirilmesi ve anlaşılması olarak tanımlıyor. Bunun Ankara ve Kandil tarafından yeteri kadar anlaşılmadığından yakınıyor. Öcalan Türk-Kürd ittifakının içerde ve dışarda düşmanının çok olacağını öngörüyor. Bunun başında da İran’ın geldiğinin altını çiziyor.

Abdullah Öcalan çözüm sürecinin başarısız olması için İran ve Fettullah Gülen hareketinin çabaları konusunda hükümetle çok benzer değerlendirmeler yapıyor. Ancak hükümetin ve Kandil’in dikkatli olmadığından, özellikle hükümetin üzerine düşenleri yapmadığından çok şikâyet ediyor. Kitapta Öcalan’ın şaşırtıcı bir biçimde hükümet tarafından çok sık dillendirilen “Kandil İran’ın etkisi altında” tezine destek veren değerlendirmeleri mevcut.

Öcalan, Kandil’in savaşına ortak olmayacağını çok sert bir dille ifade etmekle kalmamış, Kandil’e yönelik ağır eleştiri var. Hatta bunlardan birinin bizzat devlet tarafından Kandil’e iletilmediğinden söz ediliyor.

Öcalan, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı yetkilisiyle İmralı’da yapılan her görüşme sonrası veya öncesi sürece yönelik İran ve Gülen hareketi kaynaklı provokasyon yapıldığı konusunda hem fikir. Buna örnek olarak İran’da Kürdlerin idamı, Fransa katliamı ya da içerdeki polis operasyon ve saldırılarını gösteriliyor. Ya da her türlü gelişmeyi Çözüm Süreci ile bağlantılı değerlendirmeleri. Kadın cinayetleri ile başlayan idam cezasının geri getirilmesi tartışmaları dahi Öcalan süreçle ilişkilendiriyor.

Çözüm Süreci’nin çöküşünü İmralı’da Öcalan’ın yalnız bırakılmasıyla izah etmeye çalışan hükümetin ne derece yanıltıcı ve yanlış bir propaganda yaptığı hiçbir kuşkuya yer bırakılmayacak ölçüde görülüyor. Esas meselenin devletin, görüşmeye kattığı görevlileri yalnız bırakılmasından kaynaklandığı anlaşılıyor. Devletin soruna güvenlik eksenli görüşmelerin siyasal düzeleme taşınmasına rıza göstermeyen yaklaşımı ve çözüm arayışı masa devirmiş.

Kitaptaki izleme heyeti konusunda yürütülen tartışmalar ve geçen isimler konuya ne kadar ciddiyetten uzak ve dar bir bakışla yaklaşıldığını anlamamızı sağlıyor. Akil İnsanlar Heyeti konusundan hiçbir ders çıkarılmadığı ortada.

Çözüm Süreci’nde ne olmuş sorusuna yanıt arayanların okuması zorunlu bir kitap.

Hakan Tahmaz

(BasNews)

SEÇTİKLERİMİZ


Bültene kayıt ol