Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

22.09.2021 - 01:54

Öncü işçiler arasında düşünce birliği önemli

İşçi sınıfının işyerlerinde her günkü çıkarları için verilen mücadele hem tüm işçi sınıfının mücadelesi haline gelmelidir, hem de bu mücadele içinde doğru fikirlerle davranan bir öncü işçi ağının kurulması elzemdir.

İstanbul Avcılar’da faaliyet gösteren cep telefonu imalatı şirketi Xiaomi Salcomp’ta işçiler Türk Metal sendikasına üye oldukları için işten atıldılar. Sendikaya üye olan işçiler önce tek tek işten atıldı, sonrasında direniş başladı. Bir gün sonra da direnişe katılan 170 işçi, telefonlarına gelen mesajlarla kovulduklarını öğrendiler.

Xiaomi Salcomp işçileri kendi başlarına direndiler ve haklarını kazandılar.

İşçilerin bu dönem temel iki sorunu var:

İşçi direnişleri özellikle son yıllarda bütünlüklü, dayanışmacı bir çizgi izlemiyor. Hak gaspı nedeniyle yapılan eylemlerde işçiler yalnız kalıyor. Eylemleri genelleşip yaygınlaşamıyor. İşçi sınıfının her kesimi henüz kendi derdiyle meşgul ve dayanışma örülmüyor. Bu yüzden işverenlerin en yakınındaki sendika olan Türk Metal bile olsa örgütlenme üzerindeki baskı bir ölçüde kolay işliyor. İşçiler, tüm örgütlenme sorunu yaşayan diğer işçilerle birlikte büyük eylemler düzenleyemiyorlar.

İkinci önemli sorun da şu: Öncü işçiler arasında düşünsel bir dağınıklık var. Kadınların, LGBTİ+’ların, mültecilerin, göçmenlerin vb. pek çok ezilen dışlanan kesimin sorunları, bu sorunların çözümüne dair yaklaşımlar işçi sınıfını bölebiliyor. Yaşanan kutuplaşmalar; laik-dindar, Alevi-Sünni, Türk-Kürt kutuplaşmaları işçi sınıfını bölebiliyor. Diyanet İşleri Başkanının her gün her konuda fikir beyan ettiği bir ortamda işçi sınıfı örgütlerinin, sendikaların liderleri konuşmuyorlar, konuşsalar bile çoğunlukla işçi sınıfı için doğru fikirleri anlatmıyorlar. Çoğu sendika yöneticisi siyasi iktidarın aparatı haline gelmiş durumda.

İşçi sınıfının birleşik mücadele yürütebilmesi için, bazı temel konularda ortak fikirlerin oluşturulması ve savunulması gerekir. Bunları 2021 Türkiye’si için şöyle özetleyebiliriz:

Kadın hakları ve LGBTİ+ hakları, insan haklarıdır. Tüm kadın ve LGBTİ+ mücadelelerinin ortak talepleri; eşitlik, şiddete karşı etkin önlemler, cinsel ve bedensel özgürlüktür, işçi sınıfının bu taleplere sahip çıkması gerekir.

Göçmen işçileri yönelik ırkçılık işçi sınıfını bölüyor, işçilerin daha ucuza çalıştırılmasının önü açılıyor. Sendikalar göçmen işçilere çalışma izni verilmesi, sigortalandırılmaları, eşit işe eşit ücret verilmesi, birlikte örgütlenme ve ırkçılığa karşı mücadele için harekete geçmelidir. Sonu mutlaka egemen sınıfın çıkarlarıyla uzlaşmak hatta bu çıkarları savunmak anlamına gelen milliyetçiliğe hiçbir vesileyle taviz verilmemelidir.

Kürt halkının hakları her düzeyde tanınmalıdır. Kürtçe dili, bu topraklardaki ana dillerden birisidir. Ana dilde eğitim insan hakkıdır, kabul edilmelidir.

Gıda ve su kıtlığının, kuraklıkların, sel felaketlerinin, orman yangınlarının daha fazla artmaması için, içinde bizim de yaşadığımız doğayı korumak için, acilen tüm fosil yakıtların kullanımına son verilmelidir.

Savaşa karşı barışı, ırkçılığa karşı dayanışma ve kardeşliği, sömürüye karşı eşitliği, baskıya karşı özgürlüğü, kapitalizme karşı sosyalizmi savunmalıyız.

İşçi sınıfının işyerlerinde her günkü çıkarları için verilen mücadele hem tüm işçi sınıfının mücadelesi haline gelmelidir hem de bu mücadele içinde doğru fikirlerle davranan bir öncü işçi ağının kurulması elzemdir.

Faruk Sevim

Sosyalist İşçi

SEÇTİKLERİMİZ

Ümit Kıvanç
Rusya’nın egemenleri

Bültene kayıt ol