AKP iktidarı döneminde 2000’den fazla maden işletme ruhsatının verildiği Yıldızlar SSS Holding, devasa kazançlar elde ederken işçilere maaşlarını bile vermiyordu. Sahibi Sebahattin Yıldız daha önce iki kez AKP’den adayı oImuştu. Bu holdinge bağlı Doruk Madencilikte çalışan işçilerin bazıları 8 aydır, çoğu ise 5 aydır ücretlerini alamamıştı. Yıllardır aynı işletmede çalışan işçilerin bazıları işten ayrılıp kıdem tazminatlarını almak istemiş, fakat patron bu temel hakkı bile yerine getirmemişti.
Holdinge bağlı işletmelerde yetkili olan Türkiye Maden-İş yöneticileri ise üyelerinin haklarını savunmadığı gibi, mücadeleyi durmadan engelledi. Bunun üzerine bir grup işçi, Türk-İş’e bağlı bu sendikadan ayrılarak Bağımsız Maden İş’e üye oldu ve sendikacılarla toplantılar yaparak mücadele kararı aldıIar.
Ankara yürüyüşü ve baskılar
22 Nisan’da Eskişehir’deki madenden çıkan işçiler Ankara’ya yürüyüşe geçti. 190 kilometrelik yolu yürüyüp Ankara’ya vardılar. Amaçları; Enerji ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlarına seslerini duyurmak, gasp edilen ücretlerini ve tazminatlarını almaktı.
Ankara girişinde polis tarafından ablukaya alındılar ve darp edildiler. Bağımsız Maden İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır ve örgütlenme uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı. Fakat inatçı mücadeleleriyle barikatı açtıran işçiler, Enerji Bakanlığı önüne vararak burada oturma eylemine geçti. Gece soğuğunda betonda oturan işçilerin battaniye temin etmesine dahi izin verilmedi. Kronik sağlık sorunları olan bazı işçiler hastanelik olurken, 110 işçi topluca gözaltına alındı.
Açlık grevi ve dayanışma
Bir süre sonra serbest bırakılan sendikacılar ve madenciler, Ankara’nın merkezindeki Kurtuluş Parkı’na gelerek burada açlık grevine başladı. Polis kuşatması altına alınan işçilerle destek vermeye gelenler arasına bariyerler kuruldu. Madenciler, üst giysilerini çıkararak sivil direnişleriyle baskılara meydan okudu.
Bir diğer baskı yöntemi ise tecrit girişimleriyle işçilerin sesinin halka duyurulmasının engellenmesiydi. Birkaç muhalif medya kuruluşu dışında medya, direnen madencileri görmezlikten geldi. Buna karşılık KESK, Ankara’da örgütlü sosyalist ve sol partiler, öğrenciler ve emekliler her gün parka giderek işçilerle dayanıştı.
Açlık grevindeki madenciler iki kere parktan çıkarak bakanlıklara yürümek istedi; itildiler, kakıldılar ve biber gazına maruz kaldılar. Sendika yöneticileri iki kez daha gözaltına alındı. Fakat her seferinde daha fazla kişi direnişe desteğe geldi ya da bulundukları yerlerde destek gösterileri yaptı. Sosyal medyada binlerce kişi dayanışma mesajı paylaştı. Açlık grevinin ilk haftası biterken, ülkedeki pek çok işçi ve vatandaş iktidara öfkelenip madencilerin tarafında yer aldı.
Zafer
Bu durum iktidar açısından alarm zillerinin çalmasına yol açtı. 110 işçinin haklı ve barışçıl mücadelesinin devletin tüm imkânlarıyla baskı altına alınması, genel öfkeyi daha da artırdı. Desteğin ve sokak eylemlerinin büyümesi karşısında İçişleri Bakanı devreye girmek zorunda kaldı. Holding patronunu telefonla arayarak işçilerin alacaklarını ödemesini istedi, patron da “evet” dedi.
Şu sorular akıllara kazındı: Madem parası vardı, neden vaktinde vermedi? Patrondan ricada bulunmanın mercii bakanlar mıydı? İlgili kurumlar, mevcut yasalardaki yaptırımları neden vaktinde uygulamadı?
Direnişlerinin 17., açlık grevinin ise 9. gününde madenciler SSS Holding’in merkezine yürüyüşe geçmek üzereyken İçişleri Bakanlığı’nda toplantıya davet edildi. Toplantıya Yıldızlar SSS Holding patr0nu Sebahattin Yıldız, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik başkanlık etti; Çalışma, Enerji bakan yardımcıları ve emniyet üst yönetimi katıldı.
İşçiler taleplerini devletin en üst düzey yöneticilerine anlattı. Toplantı sürerken çoğu işçinin ödenmemiş ücretleri hesaplarına yatırıldı. Kalan alacakların ise 15 gün içinde ödenmesi ve bu sürece bakanlıkların garantör olması kabul edildi. Sonuç olarak sendika başkanı direnişin zaferle sonuçlandığını duyurdu. Bu kazanım müthiş bir sevinç dalgası yarattı. Binlerce kişi parka gelerek madencilerle zaferi kutladı.
Bağımsız Maden İş öncülüğündeki bu zafer, tüm işçiler için bir örnektir: Medya görmese de, kolluk gücü baskı uygulasa da, iktidar yasaları uygulamaktan kaçınsa da birleşen sendikaIı işçilerin mücadelesi ve sınıf dayanışması kazanabilir. Patr0nIar partisi AKP de bu direniş s0nucu yeniImiştir.
