Filistin topraklarını işgal ederek kurulan korsan devlet İsrail, ABD ile İran arasındaki ateşkesi baştan sabote ederken Orta Doğu’da yayılmacılığını sürdürüyor. Gazze ablukası ve Batı Şeria’da sömürgeci yerleşimcilik devam ederken, Lübnan’ın güneyi ve Suriye topraklarının bir kısmı istila edilmiş durumda.
Emperyalizmin Orta Doğu’daki karakolu İsrail’i yöneten aşırı sağcı Netanyahu ve faşist ortakları, Erdoğan yönetimindeki Türkiye’yi de savaşa tahrik ediyor. AKP çevrelerinden bu savaş restine karşılık militarist yanıtlar geliyor.
Oysa savaşa hiç gerek yok. İsrail savaş makinesini durdurmanın yolu, bağımlı olduğu petrolü kesmektir. İsrail devleti petrol ihtiyacının yüzde 95’inden fazlasını dışarıdan ithal ediyor ve bu ithalatın en büyük payı BTC hattı üzerinden gelen Azerbaycan petrolüdür.
Evet, Türkiye’yi yönetenlerin “iki devlet tek millet” dediği Azerbaycan, Türkiye üzerinden geçen boru hattıyla İsrail’e petrol akıtıyor. Buna karşılık İsrail de Azerbaycan’a silah satıyor.
İsrail, ihtiyacı olan ham petrolün yaklaşık yüzde 50’sini Azerbaycan’dan temin etmektedir. BTC hattı, bu petrolün istikrarlı bir şekilde Ceyhan limanına, oradan da tankerlerle İsrail’e ulaşmasını sağlıyor. 7 Ekim 2023 sonrası Gazze’de soykırımın başlamasına rağmen, Filistin dostlarının ısrarlı eylem talepleri karşılanmadı. İsrail’i ayakta tutan petrolden varil başına kazanılan para, kanlı bir paradır.
Sosyalistler İsrail’le tüm ilişkilerin kesilmesini, tam ambargo uygulanmasını savunuyor. Bunun en önemli adımı siyonizmin can damarını kesmektir.
