Ocak ayı enflasyonu: Nasıl kazıklandık?

Yılın ilk ayında enflasyon yani fiyatların artış hızı beklenenin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon tahminleri yukarıya çekilirken, iktidarın kemer sıkma programı ile hayat pahalılığının dizginleneceği iddiası bir kez daha çürütüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) duyurduğuna göre Ocak 2026’daki enflasyon yüzde 4,8 olarak hesaplandı. Bu rakam, genel beklentilerin (yüzde 4,2) üzerinde çıktı.

Bağımsız akademisyenler grubu ENAG, ocak enflasyonunun aylık yüzde 6,32 olduğunu söyledi.

Öyle ya da böyle, aralık ayında resmi aylık enflasyon oranı  yüzde 0,89 diye açıklanmıştı. Üstelik 2025’in ocak ayında da TÜİK, yüzde 5 oranında artışı duyurmuştu.

Geçen bir yılda, tüm iktidar iddialarının aksine, tüketici fiyatlarındaki artış, yani patronların aç gözlü şekilde üretilen servete el koyması devam ettiği gibi TÜİK sihirbazlıklarının sonucu 2026 yılı asgari ücret, emekli maaşları ve memur maaşlarındaki asgari gerekli artış baştan engellendi.

Ocak ayında enflasyonu artıran nedenler

Enflasyon, soyut bir canavar olmadığı gibi devlet tarafından belirlenen basit bir rakam hiç değildir.

Ocak 2026 enflasyonunu artıran başlıca üç neden, ücretleri düşük tutulan ve devletin vergilerinin en büyük dilimini karşılayan emekçi sınıfların hayatındaki en büyük problemlerdir:

Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,59 artış, ulaştırmada yüzde 5,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 4,43 artış.

İktidarın tezi, ücretler düşük olursa harcamalar da düşecek, böylece genel fiyatlardaki artış engellenecekti. Fakat sonuç milyonlar açısından trajedi oldu: Temel ürünlerde fiyat artışı sonucu ücretlere yapılan düşük zam da eridi. Patronlar her şeyi insafsızca fiyatlama yarışına girdi. Kur/TL krizinin maliyeti de yine bizlere ödetiliyor.

Şimşek’in tercihi sosyal yıkım

2023 yazında Erdoğan tarafından ekonomi yönetiminin başına getirilen Mehmet Şimşek bir kemer sıkma programı ilan etti.

Geçmişte benzerlerini görmüş birçok kişi bunu “IMF’siz IMF programı” olarak niteledi. Haksız değillerdi. AKP iktidarı, IMF’nin yıllık öngörüleri üzerinden aynı içerikli planı kendi uyguluyor.

Ve planın odağında ücretleri olabildiğince düşük tutma, baskılama yer alıyor.

Aralık 2025 yılında yapılan TÜİK hesaplaması, 2026’da geçerli olacak ücretleri de belirledi. Fakat ocak ayındaki zam dalgasının sonucu altı aylık enflasyonun beklenenden yüksek çıkacağı baştan belli oldu. Bunun sonucu, yapılan bazı hesaplamalara göre söz konusu ücretlerin 1000 ila 1400 liralık kısmı eridi. Altı aylık dönem baz alındığında erime ya da alım gücünün gerileyişinin çok daha yüksek oranlarda seyredeceği belli oldu.

İktidar çevreleri ise şu yalana sığındı: Bu ay çok soğuk, karda kışta geçti!

Emekli ve memur maaşları bile bile resmi enflasyonun altında tutulurken, asgari ücretin alım gücü, açlık sınırı denilen asgari gıda harcamasının aşağısında belirlendi.

Emekçi sınıflara göre çok daha az vergi ödeyen kapitalistlere servet transferi böylece devam etti.

Milyonların talebi: Ek zam

Başta emekliler olmak üzere her yerden feryatlar, yoksulluğa isyan, hayat pahalılığına öfke sesleri yükseliyor.

Emekli maaşları memur aylıkları gibi altı ayda bir hesaplanıyor. Temmuz’u beklemeden şimdi yaşanan enflasyon farkına göre ücretlerde ek zam gerekiyor.

Asgari ücretin yılın yarısında tekrar belirlenmesi Şimşek tarafından rafa kaldırıldı. Yani Temmuz’da ara zam yine yok. Milyonlarca işçi ve aileleri 2027 yılını bekleyemez.

Üstelik bu tablo, genel ücretleri belirleyecektir. İster kamuda ister özelde, hangi statüyle çalışırsa çalışsın işçilerin ve emeklilerin ortak talebi bir an önce ek zam olmalıdır.


DİSK: işçiler yılın ilk ayında vergiler ve enflasyon karşısında 113 milyar tl kaybetti

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Ocak 2026’da yaşanan ücret kayıplarını duyurdu.

DİSK, şunları söylüyor:

“2025 yılında enflasyon ve vergi yoluyla bizlerin 2,5 trilyon lirasına el konulmuştu. Enflasyonun işçilere yıllık toplam faturası en az 1,4 trilyon lirayı aşmış; gelir ve damga vergilerinin işçilere yıllık toplam faturası ise 1,1 trilyon lira olmuştu.”

“TÜİK tarafından Kasım 2025’te yüzde 0,87 ve Aralık 2025’te yüzde 0,89 olarak iki ay üst üste düşük hesaplanan enflasyon ile biz işçilerin, emekçilerin, emeklilerin ücretleri belirlendi. Ancak kasım ve aralıkta yüzde 0,87 ve yüzde 0,89’a indirilen enflasyon ocakta yüzde 4,84 olarak açıklandı. Yani aylık enflasyon 5 katın üzerinde arttı. Aldığımız ücret artışları daha cebimize girmeden eridi, gitti.”

“Asgari ücretin alım gücü bir ayda 1.359 lira geriledi.” 

“Asgari ücretin bile altındaki en düşük emekli aylığı daha yılın ilk ayında 968 lira geriledi. ‘Garibanlara sahip çıkıyoruz’ diye savundukları 20 bin liralık en düşük emekli aylığının alım gücü daha yılın ilk ayında 19 bin 32 liraya düştü.”

Araştırma Merkezimizin SGK verilerinden faydalanarak yaptığı hesaplamalara göre sigortalı işçilerin aylık ortalama brüt ücretini ifade eden 64 bin 163 liranın ilk aydaki kaybı çok büyük. SGK Primi, İşsizlik Primi, gelir ve damga vergileri ile ücretin 13 bin 830 lirası zaten gitmişti; bunun üzerine yüzde 4,84’lük enflasyonla ücret 47 bin 897 TL’ye kadar gerilemiş oldu. Yani işçinin 64 bin 163 liralık ücretinin dörtte birini vergi, kesinti ve enflasyon yedi. İşçi 31 günlük ocak ayının 7 gününü vergi, kesinti ve enflasyon için çalıştı!”

“Daha ücretlerimiz cebimize girmeden toplam vergi kaybımız 71 milyar 565 milyon lira, enflasyon kaybımız ise 41 milyar 453 milyon lira oldu. 2026’nın daha ilk ayında vergi ve enflasyonun bizlere toplam faturası ise 113 milyar TL’yi lirayı aştı.”

“Tüm vergi yükü bizlerin sırtına yıkılmışken büyük servet sahipleri korunuyor. Türkiye’de en zengin yüzde 1’in serveti bütün ülkenin servetinin yüzde 35,1’ini oluşturuyorken bu büyük servetlerden vergi alınmıyor. Sermayeden, zenginlerden, büyük servet sahiplerinden vergi alınmak bir yana vergi muafiyeti ve destekler, teşvikler sunuluyor.”

DİSK, birleşik mücadele çağrısını yineledi.


son yazıları

Silahlanma yarışı ve militarizm ile yoksulluk arasında bağ var
Demokrasi mücadelesi büyütülmeli
Demokratikleşme için mücadele devam etmeli

ilginizi çekebilir

hamnet-cekip-gidenlerin-ve-kalanlarin-yas-bicimleri
Acının Estetiği ve toplumsal inkar
photo_5796163605995654532_y
Kaş Limanağzı’nda eski bakanın şirketi için orman yolu!
migros-depo-iscileri-talepler-alinana-dek-direnis-devam-edecek
Market, depo ve kurye işçileri