Muhteşem bir özel harp örgütlenmesiydi, amacına da ulaştı…

Dün HDP’nin Adana ve Mersin’de bulunan bürolarında iki bomba patladı. Bürolar harabeye döndü, yaralananlar oldu. Yeminli Kürt düşmanları ise derhal koro hâlinde “Biz demiştik, PKK seçimlerin meşruiyetine gölge düşürmek istiyor” şarkısını söylemeye başladılar. Oysa biz bu yalanlar ve hileler konusunda çok önceden uyarılmıştık. Bu tür kışkırtmalar yakın tarihimizde sık sık yaşandı ve biz bu geleneğin kime ait olduğunu biliyoruz.

Bu yalan ve hileler, Türk devletinin geleneğinde önemli bir yer tutmaktadır.

Bunlar, “düşmanla işbirliği yapıyor” yalanıyla koca bir halkı neredeyse son ferdine kadar kökünü kazıyanların geleneğidir.

Bunlar, hakları ve özgürlükleri için ayağa kalkan bir halkın liderini, yaşını küçültüp darağacına gönderenlerin geleneğidir.

Bunlar, Mustafa Kemal’in evini bombalayıp, artık Türkiye adı verilen topraklardaki son Hristiyanları da ortadan kaldırmaya çalışanların geleneğidir.

Bunlar, Kıbrıs’ta cami bombalayıp, halkları birbirine düşürmeye çalışanların geleneğidir.

Bunlar, Maraş’ta ırkçı filmlerin gösterildiği bir sinemayı bombalayıp, Alevileri katledenlerin geleneğidir.

Bunlar, Malatya belediye başkanı Hamit Fendoğlu’na bombalı paket göndererek, gelini ve torunuyla birlikte katledenlerin geleneğidir.

Bunlar, askerlere gerilla kıyafeti giydirerek köy basanların, çoluk çocuk demeden herkesi katledip, suçu Kürt hareketine atanların geleneğidir.

Bunlar, sakal ve çarşaf eylem planlarının hazırlayıcısı ve uygulayıcısı olanların geleneğidir.

Bu liste elbette çok daha geliştirilebilir, yüzlerce örnek ilave edilebilir. Ama son olarak eklemek gerekirse, bunlar, Suriye’ye dört adam gönderip sekiz füze attıracağını söyleyenlerin geleneğidir.

Bunlar, TC devletinin, devletle bütünleşmiş olan AKP hükümetinin geleneğidir.

Ergenekon’la, Balyoz’la bütünşemiş olanların geleneğidir.

HDP’nin yükselmeye başlamasından bu yana nefret dilinden bir gün bile vazgeçmeyenlerin, HDP’ye saldırı düzenlenmesi için adeta açık davetiye çıkartanların geleneğidir.

Bu geleneğe karşı verilecek en iyi cevap, HDP’nin barajı aşmasıdır.

Bugün AKP zihniyetinde zuhur eden devlet geleneğiyle, ırkçılıkla, milliyetçilikle, ayrımcılıkla, ötekileştirmeyle hesaplaşmak için sokakta mücadele etmek, sandıkta HDP’ye oy vermek gerekir.

Meclise giren bir HDP yüz yıllık kin ve nefrete indirilecek bir darbe, barışın güvencesidir.

Atilla Dirim

[email protected]

son yazıları

Otoriter Orban rejiminin bir kalıntısı daha temizleniyor
Avrupa'da aşırı sağ yükselmeye devam ediyor
LGBTİ+'lar üzerindeki baskılara son! 11. Yargı Paketi mantığı kabul edilemez!

ilginizi çekebilir

1536x864_cmsv2_9b0b7951-41f5-5f9d-9527-9c95d2f81944-9952020
Fransa'da gençlik isyanı: Hiçbir "yağma" köhne düzeninizi haklı çıkaramaz!
JPEGmini
Vurguncular açıklanmadı, "sessiz" öfke büyüyor
05fd2700-b71c-11f1-8d21-19ad84e0e822
Ukrayna krizi, Avrupa liderlerinin ABD imparatorluğuna olan bağımlılığını gösteriyor