Brezilya’da kriz derinleşirken Lula sahneye çıkıyor

Brezilya çifte beladan muzdarip. İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde kişi başına ölüm oranı daha yüksek olsa da Brezilya 270.000 Covid-19 kaynaklı ölümle ABD’den sonra ikinci sırada.

Brezilya başkanı aşırı sağcı popülist Jair Bolsonaro pandemiyi çok daha kötü hâle getirdi. Covid’i inkâr eden, aşı karşıtı Bolsonaro hastalığın yayılmasına göz yumunca, ilk olarak Amazon bölgesindeki Manaus şehrinde keşfedilen daha bulaşıcı P.1 Covid-19 varyantı hızla yayıldı.

Bolsonaro şimdi eski Başkan Lula da Silva’nın yeniden siyaset meydanına çıkması sorunuyla karşı karşıya. Eski bir metal işçisi lideri olan Lula, 1980’de İşçi Partisi’nin (PT) kurulmasına dahil olmuştu. 2000 yılında nihayet başkanlığı kazandığında, Lula sağcı seleflerinin neoliberal ekonomi politikalarını sürdürdü, ancak yoksullara doğrudan ödeme yapan Bolsa Familia programını başlattı.

Kongre’de çoğunluğa sahip olmayan Lula, muhafazakâr politikacılarla genellikle rüşvet içeren anlaşmalar yapmaya bel bağlamıştı.

Daha sonra bu politikayı şöyle savunmuştu: “İlkelerinizi uygulanabilir kılmak için masaya yatırmalısınız. Kongre’de kim varsa onunla anlaşma yaparsınız. Karşınızda soyguncular olabilir ama oyları varsa, ya bu oyları isteme cesaretini gösterirsiniz ya da kaybedersiniz.”

Neoliberal politikaların ve siyasî yolsuzlukların birleşimi, Lula’nın eski genelkurmay başkanı ve halefi Dilma Rousseff’in başkanlığını mahvetti.

Rousseff, Brezilyalı yoksulların desteğiyle 2012’de yeniden seçildikten sonra, sert bir kemer sıkma programı uyguladı. Ardından, devlete ait dev enerji şirketi Petrobras’ın politikacılara büyük ölçekte rüşvetler verilmesiyle bağlantısının ortaya çıktığı Lava Jato (araba yıkama) skandalı gerçekleşti.

Soruşturma yargıcı Sergio Moro, davayı son derece siyasallaştırılmış ve medya odaklı bir şekilde yürüttü. Perry Anderson’ın titiz incelemesinde gösterdiği gibi, operasyonun mantığı, PT’yi günah keçisi yapmak ve geri kalan Brezilya siyasî elitini korumaktı.

Rousseff, yerine geçen sağ kanat politikacı Michel Temer’in Lava Jato ile bağlantıları çok daha ikna edici bir şekilde ortaya konulmasına rağmen 2016 yılında görevden alındı.

Moro daha sonra Lula’yı suçladı; Lula suçlu bulundu ve önce dokuz, ardından 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu çok büyük ölçüde kumpas olsa da Lula’nın 2018 başkanlık seçimlerinde aday olmasını engelledi; o sırada hâlâ son derece popülerdi ve seçimi kazanabilirdi.

Bolsonaro’nun pandeminin yayılmasına nasıl izin verdiği düşünüldüğünde, Lula’nın suçlanması binlerce Brezilyalı’nın hayatına mal olmuştu.

Brezilyalı marksist Valerio Arcary o zamanlar bana şöyle demişti: “Lula’nın hapiste olması önemsiz bir konu değil, işçi sınıfının genç neslini etkileyen, politik olarak eğitimli, deneyimli kesimleri için bir sembol. Onlar için Lula’nın hapishanede çürümesi, devletin ve egemen sınıfın gücünün bir göstergesi.”

Esasen 1964-88 askerî diktatörlüğünü savunmasıyla tanınan, silik bir Kongre üyesi olan Bolsonaro’nun başkanlığa aday olmasının yolu açılmıştı.

Bolsonaro, Brezilya toplumunun derinlerine işlemiş ırkçılıktan faydalanırken yolsuzluk ve şiddet içeren suçlara karşı duyulan yaygın öfkeyi de dile getirdi.

Büyük şirketler, PT’nin yüksek sosyal harcamalarının dizginlenmesini arzuladıkları için ona destek vermeye istekliydi. Moro, adalet bakanlığına atanarak ödüllendirildi.

Ne var ki Bolsonaro, kahramanı Donald Trump’tan bile daha kaotik ve beceriksiz bir başkan oldu. Maliye bakanı Paulo Guedes’in vaat ettiği şekilde neoliberalizmin radikalleşmesini sağlayamadı. Ve Lula artık 2022’de başkanlığa aday olmakta özgür.

Lula 580 gün hapis yattı ve 2019’da temyiz yoluyla serbest bırakıldı. Şimdi bir Yüksek Mahkeme yargıcı, ilk mahkumiyetinin yanlış yargılama sonucu olduğuna karar verdi.

Bunun Yüksek Mahkeme’nin tamamı tarafından onaylanması gerekiyor, ancak Lula şimdiden aktif siyasete geri döndü.

Büyük iş dünyasının bazı kesimleri şimdi Lula’yı başkanlığa geri getirmek isteyebilir. Anderson, Brezilyalı siyaset bilimci Andre Singer’in PT’yi en iyi haliyle bile “zayıf reformizm” olarak tanımladığını aktarıyor.

Bu, Covid-19 ve ekonomik çöküşün harap ettiği Brezilya için yeterli olacak mı?

Alex Callinicos

Socialist Worker’dan çeviren Irmak Yavlal

son yazıları

Alex Callinicos: Trump, İran savaşı yüzünden itibar kaybetmekten korkuyor
ABD imparatorluğunun güvenilirliği hızla azalıyor
Trump’ın hamleleri, savaşın yeniden başlamasına yol açabilir

ilginizi çekebilir

AFP__20250604__499G9G2__v1__HighRes__ComboUsUkraineRussiaConflictDiplomacyTrumpPutin-1754570192
Alex Callinicos: Trump, İran savaşı yüzünden itibar kaybetmekten korkuyor
28_07_2025_Umm_al_Kheir_03_cropped
Batı Şeria: Yerleşimcilerin saldırıları artarken Filistinliler hayatlarından endişe duyuyor
Aftermath of devastating flash floods and mudslides in Nepal
Nepal’deki seller dünyanın öteki ucundaymış gibi görünüyor, ama yanılmayın, iklim çöküşü hepimizi etkileyecek