(Röportaj) Flormar işçisi Sultan Kılıç: “Gözü kulağı burada olanlar bilsinler, kazanacağız!”

Sendikalaştıkları için işten atılan Flormar işçilerinden Sultan Kılıç, Marksist.org‘a mücadelelerini anlattı.

Flormar işçisi Sultan Kılıç’la, direnişlerinin 270. gününde güncel durumu ve işçi hareketini nelerin beklediğini konuştuk.

Merhabalar. Nasıl gidiyor mücadeleniz, durum nedir, neler bekliyorsunuz?

Şu anda herkes burada, devam ediyoruz, devam edeceğiz. Baskılar da oluyor, emirler geliyor, sürekli bir şeyler yasaklanıyor. Sobamız yasaklandı, ısınmamız engelleniyor. Ses aracımız yasaklandı, rahatsız oluyorlarmış diye.

Ancak süreç iyi devam ediyor. Şu an ufak tefek görüşmeler ve teklifler var. Ne sonuç çıkacağını bilmiyoruz.

Tazminatlarımızı ve birkaç ay ekstra maaşımızı verip bu işi bitirmek istiyorlar. Biz onu istemiyoruz, bunu zaten mahkemeyle alabiliriz. Sendikalı bir şekilde işe geri dönmek istiyoruz. Ekmeğimizi istiyoruz.

Biz isteseydik tazminat alıp burayı çoktan dağıtırdık.

Patronlar işçilerin sendikalı olarak çalışmasından niye bu kadar korkuyor?

Herhalde ceplerine biraz fazla girsin diye istemiyorlar sendikayı. Ama biz onlardan fazla bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyorduk. Bir ekmek alıyorduk, iki ekmek alalım dedik. Yıllarımızı verdik. 14 yıl, 10 yıl çalışan arkadaşlarımız asgari ücret alıyorlar. Ben 9 yıldır çalışıyorum.

Geçinemiyorsunuz. Çocuk okutmaya çalışıyorsun, yapamıyorsun.

Flormar’ın en kârlarını arttırdığı dönemde yapıyorlar bir de bunu?

Evet, uluslararası bir firma. Tabii büyük ortak Yves-Rocher rahatsız oluyor, eylemler yapıldığı için. Ama burada yönetim bunların elinde. Burada olmamızı istemiyorlar aslında, korkuyorlar. O yüzden tehdit ediyorlar.

Sizinle gösterilen dayanışma için ne düşünüyorsunuz?

Bizle gösterilen dayanışmadan memnunuz. STK’lardan olsun, başka yerlerden olsun, sürekli destek geliyor. Herkesin gözü kulağı burada, sonuç verecek mi vermeyecek mi diye. 9 ay oldu çünkü. Kazanacak mıyız diye bekliyorlar. Biz kazanacağız.

Krizle birlikte bütün sektörlerde işten çıkarmalar var. Pazarda manavda fiyatlar aldı yürüdü. Böyle bir dönemde işçiler sizce ne yaparlarsa kazanırlar?

Bence onlar da bizim gibi yapsınlar. Herkes direnişe çıksın, haklarını arasın. Çünkü zaten yorulan bizim bedenlerimiz, üreten bizim ellerimiz. Onlar bize muhtaçlar, biz onlara değiliz. Patronların cebini dolduran biziz. Onların lüks hayatlarını biz sağlıyoruz.

Herkes hakkını savunsun diyorum.

Röportaj: Ozan Tekin

ilginizi çekebilir

1536x864_cmsv2_9b0b7951-41f5-5f9d-9527-9c95d2f81944-9952020
Fransa'da gençlik isyanı: Hiçbir "yağma" köhne düzeninizi haklı çıkaramaz!
JPEGmini
Vurguncular açıklanmadı, "sessiz" öfke büyüyor
05fd2700-b71c-11f1-8d21-19ad84e0e822
Ukrayna krizi, Avrupa liderlerinin ABD imparatorluğuna olan bağımlılığını gösteriyor