20 Mayıs 1795: “Baldırı Çıplaklar”, 1793 Anayasası'nın uygulanması için mücadele ediyor

20.05.2017 - 17:09

1871 yılında Paris Komünü yaklaşırken, sokakları dolduran binlerce işçi ve emekçi, hayatını çalışarak kazanan insan iş, ekmek ve özgürlük talep ederken, burjuvazi onları "bir avuç Baldırı Çıplak" diye aşağılamaya çalışıyordu.

Baldırı Çıplaklar (Sansculottes) deyimi ile Fransız Devrimi (1789-1799) esnasında soyluların ve ruhban sınıfı mensuplarının giydiği dizden bağlı, vücuda yapışan pantolonların (külot) yerine çalışırken daha rahat hareket edebilmelerini sağlayan uzun, bol pantolonlar giymeyi tercih eden Parisli işçiler ve küçük burjuvalar tanımlanmaktadır. Yani Baldırı Çıplaklar aslında, hayatlarını bedensel çalışmayla kazanan insanlardı. Birçoğu işçi küçük zanaat ustası, çırak, tacir, lokantacı ve benzeri meslek sahibiydi. Baldırı Çıplaklar, Jakobenleri destekledikleri için politik nüfuz kazandılar ancak kendi içlerinde farklı politik hedefler güdüyorlardı.

Devrim yıllarında Baldırı Çıplaklar kısa sürede ciddi bir güç hâline geldiler. Ağırlıklı olarak küçük burjuvalardan ve işçilerden meydana geldikleri için, sokağın iktidarını temsil ediyorlardı. Birbirlerine o güne dek adet olduğu üzere "Monsieur" (Bayım) şeklinde değil, "Citoyen" (Yurttaş) şeklinde hitap ediyorlardı.

Baldırı Çıplaklar, Paris'in çeşitli bölgelerinde ve Paris Belediye Meclisi'nde örgütlenmişlerdi. Bu güçlerini kullanarak, taleplerini kabul ettirmek için sık sık protesto gösterileri ve ayaklanmalar organize ediyorlardı.

Terör Dönemi'nde Baldırı Çıplaklar, Jakobenleri desteklemeyi sürdürmeyi tercih ettiler, çünkü sosyal adaletin sağlanması taleplerinin ancak onlar tarafından gerçekleştirilebileceğini düşünüyorlardı. Jakobenler, savaş esnasında ordunun ve halkın yiyecek sıkıntısı çekmesini engellemek için, besin maddeleri fiyatlarına üst sınır getirmişlerdi. Böylece Baldırı Çıplaklar'ın en azından karınlarını doyurmaları belirli bir güvence altına alınmıştı. Ayrıca, hiçbir zaman yürürlüğe konulamamış olan 1793 Anayasası, yoksullara devlet desteği verilmesini ve temel okul ihtiyacının karşılanacağı devlete ait bir okul sisteminin kurulmasını öngörüyordu.

Öte yandan, Terör Dönemi'nde şehrin bölgelerinde yürütülen siyasi faaliyetler sınırlandırılınca, Jakobenler kendilerine verilen desteği önemli ölçüde yitirmişlerdi. 1794 yazında besin fiyatlarına üst sınır getirilmesinden sonra, ücretlere de üst sınır getirilince, Jakobenler ile Baldırı Çıplaklar'ın yolları ayrıldı. 9. Thermidor'da Robespierre'in devrilmesinden sonra, Paris'in bölgeleri Jakoben iktidarının kurtarılması için pek az asker gönderdiler. Böylece Terör Dönemi sona erdi, ancak Baldırı Çıplaklar'ın sahip oldukları siyasi nüfuz da bununla beraber ortadan kalktı.

Baldırı Çıplaklar 1795 yılında Germinal ve (20 Mayıs) Prairial isyanlarında yeniden ekmek ve 1793 Anayasası'nın kabulü için ayağa kalktılar, fakat başarılı olamadılar.

Günümüzde de Baldırı Çıplaklar'ın mücadelesi bitmiş değil. İşsizliğe, yoksulluğa, ırkçılığa, kötü yaşam koşullarına, sömürüye karşı sokağa çıkan insanlar, egemen sınıfların temsilcileri tarafından "serseriler, çapulcular, ayak takımı, baldırı çıplaklar" diye aşağılanmaya çalışıyor. Ama egemen sınıfın temsilcileri, aşağıladıkları o insanların gözlerine iyi bakmalılar, çünkü o gözlerde Paris Komünü'nün ateşi yanmaya devam ediyor!