(Video) Aysim Türkmen: “Gezi’de politikleşen kentliler, Demirtaş ile özdeşleştiler”

İstanbul’da düzenlenen “Umuda, barışa, Demirtaş’a” etkinliğinde kent antropoloğu Aysim Türkmen de konuşmacı olarak yer aldı.

Türkmen, şunları söyledi:

“Ben yıllardır kent üzerine çalıştığım için, kent üzerinden duruma bakacağım. Hem radyo programı yapıyorum hem de kent üzerine belgesel ve uzun metrajlı film çektim. AKP döneminin neoliberal kent politikalarına değineceğim. Buradan bakınca neler görüyoruz ve bu politikalar nasıl bir direnişi de ortaya çıkardı, bunun üzerine biraz konuşmak istiyorum.

AKP iktidarının en fazla telaffuz ettiği “kentsel dönüşüm” politikasına baktığımızda, devletin kamusal işlevleri azaltılmasına rağmen, çıkarılan yasalar ve kamu-özel sektör ortaklıkları kurma gibi yollarla devletin kontrol edilemez bir genişleme yaşadığını görüyoruz. Bu neoliberal kent politikalarıyla, iktidarın kent üzerine olan tahakkümünün bugün gelinen otoriterleşmeyle yakından bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim, Sulukule yıkımından Roman mahallelerinin siteleştirilmesi sürecine kadar, kent sivil toplum hareketleri, AKP iktidarının bugün birçok kesime karşı aldığı otoriter tavırla karşı karşıya olduğunu göstermişti.

İstanbul’da “Umuda, barışa, Demirtaş’a” diyenler yola çıktı

2000’li yıllarda kentsel dönüşümün aracı olarak kurulan TOKİ, dev bir mekanizma olarak işletildi. Devlet, kamusal sorumluluklarını bir kenara bırakarak, canavar bir piyasa aktörü hâline geldi. Bu aktör, kalitesiz beton yığınları hâlinde siteler üreterek, mahallelere zorla girerek, kentlileri silolarda yaşamak zorunda bıraktı.

Kenti, siteler, AVM’ler, rezidanslarla parçalara ayırıp, birbirleriyle ilişkisiz parçalara dönüştürdü. Gitgide güvensizleştirdiği kentte, güvenlik bahanesi ortaya koyarak, sokaklara, meydanlara kameralar yerleştirerek kenti kesintisiz kontrol altında tuttu.

Kanal İstanbul, 3. Köprü gibi mega projelerle devletin yetkisini var gücüyle kullanacağı alanlar oluştururken, bu projeleri birlikte gerçekleştirdiği yabancı ve yerel sermaye gruplarıyla kapalı kapılar arkasında yaptığı anlaşmaların kamusal olarak tartışılma olasılıklarını ortadan kaldırdı. Böylelikle kentliler, kentleriyle ilgili çok önemli kararlar alınırken, bu projeleri sadece alkışlayan seyirciler olmak durumunda kaldılar.”

Konuşmanın tamamı için:

ilginizi çekebilir

AFP__20250604__499G9G2__v1__HighRes__ComboUsUkraineRussiaConflictDiplomacyTrumpPutin-1754570192
Alex Callinicos: Trump, İran savaşı yüzünden itibar kaybetmekten korkuyor
28_07_2025_Umm_al_Kheir_03_cropped
Batı Şeria: Yerleşimcilerin saldırıları artarken Filistinliler hayatlarından endişe duyuyor
Aftermath of devastating flash floods and mudslides in Nepal
Nepal’deki seller dünyanın öteki ucundaymış gibi görünüyor, ama yanılmayın, iklim çöküşü hepimizi etkileyecek