Artık, hukuksal tüm kuralların, düzenlemelerin ayaklar altına alındığı, minareyi çalanın kılıfına uydurma derdinin olmadığı, “ben yapıyorum oluyor” iddiasının tüm kamuoyuna göstere göstere ilan edildiği bir durumla karşı karşıyayız.
Önce Gezi direnişinin koordinatörü olmakla, sonra 15 Temmuz darbesinin planlayıcılarından olmakla ve bu iki suçlama da kof olduğu için şimdi de “casusluk”la suçlanıyor Osman Kavala. Bir gazetecinin yazdığı gibi, “Katılmadığı bir toplantıya katılmış biriyle lokantada ayak üstü konuşmaktan üçüncü kez tutuklandı…” Hepimiz çok iyi biliyoruz ki ne kadar zorlanırsa zorlansın Osman Kavala’dan darbeci, casus ve isyan koordinatörü çıkartılamaz. Karşımızda Kavala’yı serbest bırakmamak için sonuna kadar gitmeye kararlı bir irade var.
Şimdi sıra Osman Kavala’nın özgürlüğünden yana olanların güçlü bir irade ortaya koymasında. Apaçık, sistematik bir zulüm uygulanıyor ve bu zulüm Osman Kavala’yı aşıp, onun da her defasında dile getirdiği gibi tüm hukuk mekanizmasını etkisi altına alarak farklı olan her birey, grup ve örgütlenmeyi tehdit ediyor.
Osman Kavala özgür olmadan hiç kimse özgür olduğunu düşünmemeli.
(Sosyalist İşçi)