Antep’te Şimşir Halı Fabrikası’nda ücretlerini alamadıkları için iş bırakma eylemi yapan işçileri destekleyen, yaşanan adaletsizliği duyuran BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen yaklaşık 1 aydır hapiste. Kendisi daha önce de sendikal faaliyetlerinden dolayı tutuklanmış, hatta bir süre ev hapsinde tutulmuştu.
Şimdi de Umut-Sen Genel Koordinatörü Başaran Aksu tutuklandı. Tutuklama gerekçeleri ise sendikacılar üzerindeki baskının özeti gibi.
Savcılık, Aksu’yu Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın tutuklanmasını protesto eden mesajlarından dolayı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile suçladı.
Hakim ise tutuklama kararını bambaşka bir gerekçeyle aldı: Sendikal faaliyetler için sürekli şehir değiştirmesi, farklı şehirlerde eylem ve işçi direnişlerine katılması nedeniyle ikametinde sürekli bulunmaması ve bu yüzden adli kontrol şartlarına uymayabileceği iddiasıyla şimdi hapiste.
Oysa bir sendikacının işi, şehir şehir dolaşıp sendikal örgütlenmeyi yaymaktır. Bunun için seyahat ederler. Sürekli ikametinde bulunmamak suç değildir.
Bu kararla sendikacıların anayasal olarak tanınmış örgütlenme hakkı resmen hiçe sayılıyor.
Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu, bağımsız sendikaların yöneticileri. Özel sektörde sendikasız işkollarına sendika sokma mücadelesi veriyorlar. Tam da bu nedenle, patronların çıkarları doğrultusunda davranan iktidarın hışmına uğruyorlar.
İki sendikacının sudan sebeplerle hapse konulması, sendikal hak ve özgürlüklerin çiğnenmesidir. Eğer sendikal hareket bu tutuklamalara tepki göstermezse, yarın herhangi bir sendikacı daha tutuklanabilir. Sendikacıların tutuklandığı koşullarda hak mücadelelerinin önü baştan kesilir.
Mehmet Türkmen’e ve Başaran Aksu’ya özgürlük!