“Doğan Tarkan’ın devrimci fikirleri ve mücadelesi” başlığıyla yapılan anmanın başında Tarkan’ın çeşitli toplantılarda yaptığı konuşmalardan derlenen bir video gösterildi:
Daha sonra başlayan ilk oturumunda ise aşağıdan sosyalizm, enternasyonalizm ve işçi sınıfının toplumsal dönüşümlerdeki merkezi rolü tartışıldı.
İlk olarak söz alan Roni Margulies, Doğan’ın İngiltere’deyken bir İngiliz devrimcisi, Türkiye’deyken bir Türk devrimcisi gibi davrandığını, sosyalizm mücadelesini bir dünya mücadelesi olarak gördüğünü söyledi. Margulies, Doğan Tarkan’ın demokrasi anlayışını ve örgütlenmedeki ısrarını anlatarak DSİP’in hangi virajları nasıl döndüğünden bahsetti.
İkinci olarak konuşan Volkan Akyıldırım ise İşçiler ve Politika dergisiyle tanıştığında Doğu Bloku’nun yıkılmasıyla ilgili tartışmalar olduğunu, diğer dergilerle İşçiler ve Politika arasında büyük bir fark olduğunu ve iki ayrı perspektif olduğunu, bundan çok etkilendiğini anlattı.
Akyıldırım, Doğan Tarkan’ın işçi sınıfına verdiği özel önemden bahsetti ve bütün hayatının grevlerle geçtiğini söyledi.
Yıldız Önen, Doğan Tarkan’ın tanıştığı herkese işçi sınıfının ve mücadele etmenin ne kadar önemli olduğunu anlattığını hatırlattı.
90’ların ikinci yarısından bugüne Türkiye’deki işçi mücadelelerine değinen Önen, Doğan’ın Sosyalist İşçi’nin etrafında örgütlenmeye özel bir önem verdiğini söyledi.
Irkçılığa karşı…
İkinci oturumda Doğan Tarkan’ın Ermeni soykırımının tanınması ve Kürt halkının özgürlüğü için verdiği mücadeleye ve ırkçılık karşıtlığına değinildi. Toplantının moderatörü Çağla Oflas, 1985’te Doğan Tarkan’ın müstear bir isimle Ermeni Soykırımı’nın tanınması gerektiğini anlatan bir yazı yazdığını aktardı.
Daha sonra söz alan Behçet Çelik, Doğan Tarkan’la 2007 seçim kampanyası döneminde Kadıköy’de tanıştığını, önceleri uzun uzun siyaset konuştuklarını, daha sonra edebiyat sohbetlerine başladıklarını belirtti. Çelik, ırkçılığa karşı mücadelenin son dönemlerde soldaki kimileri tarafından “sınıf mücadelesinden kaçış” olarak görüldüğünü belirterek, gerçeğin böyle olmadığını ifade etti.
Eski milletvekili Ufuk Uras, 1989’dan beri tanıştıklarını ve hemen hemen her siyasi dönemeçte Doğan Tarkan’la ortak tutum aldıklarını söyledi. Barış sürecine sunulacak desteğin öneminden bahseden Uras, geçtiğimiz hafta başlayan “Barışa söz ver” kampanyasının öneminden bahsetti.
Demokrasi ve Özgürlük Hareketi’nden (DÖH) Yakup Kadri Karabacak, salonda Roni Margulies dışındaki herkesin Doğan Tarkan’la tanışmakta geç kaldığını dile getirdi. Kurtuluş hareketinde yer alanların “Kürdistan sömürgedir” amentüsüyle tedrisattan geçtiğini belirten Karabacak, bunun mimarlarından birinin Doğan Tarkan olduğunu söyledi.
Yakup Kadri Karabacak, Doğan Tarkan’ı tanımlayabileceği tek kelimenin “cesaret” olduğunu belirtti.
Son olarak tekrar söz alan Volkan Akyıldırım, DSİP’in 2015 yılında atılacağı mücadelelerden bahsetti ve “2015’i barışın ve özgürlüğün yılı yapalım” dedi.