MAGA’nın gizleyemediği gerçek: ABD’de Epsteincilerin iktidarı

Epstein belgelerinin yarattığı şokun başlarındayız henüz. Dalgalar halinde büyümesi kaçınılmaz olan bir durum bu.

Dünyanın en güçlü, sözde demokrasinin en gelişkin olduğu, dünyaya “uygarlık götürmeyi” alışkanlık haline getirmiş ülkesinde hemen hemen tüm elitlerin, zenginlerin, dev sermaye sahiplerinin ve devlet yöneticilerinin içinde olduğu boyutları inanılmaz olan çocuklara yönelik cinsel istismar mekanizmasıyla karşı karşıyayız.

İşte MAGA (Amerika’yı yeniden Büyük Yapmak) sloganının arkasındaki gerçek budur.

Bir tecavüzcüler imparatorluğudur ABD ve MAGA bu tecavüzcülerin ideolojisidir.

MAGA, Epstein’dir. Onun kurduğu şebekenin içinde Gates’i de Musk’ı da Trump’ı da katan mimarisidir.

Trump’ın birinci dönem iktidarında da ikinci dönem iktidarında da asli amaçlarından birisi  federal harcamaları dondurarak, “woke” hareketini ve “Marksist eşitlik, transseksüellik ve yeşil yeni anlaşma sosyal mühendislik politikalarını ilerletmek için federal kaynakların kullanılmasını” engellemekti.

Trump’ın. Etrafında politik olarak birleşen birçok yazar, yorumcu, siyasetçi apaçık faşist görüşlere sahipler ve görüşlerinin temel hedefi ABD ekonomik piramidinin en tepesindeki milyarderlerin huzurunu kaçıran her öğeyi yok etmek. “Şeytani Marksist mezhepler”, feminizm, LGBTİ+ hakları, MAGA ideologlarının temel düşmanları. Bu ideolojinin savunucularından birisi “Kadınların özgürleştirilmesi kadar saçma bir şey, insanlık tarihinde hiç denenmemiştir” derken bir diğeri açıkça “Faşizme ya da daha kötüsüne inanıyorum” diyebiliyor. 

MAGA hareketi, masum bir merkez sağ hareket değil. Bu hareket, ABD’de çeşitli nedenlerle hayal kırıklığı yaşayan beyaz gençleri neo faşist bir temelde örgütlemeye çalışıyor. Musk’ın Nazi selamı vermesi ya da Trump’ın yardımcılarının Avrupa ziyaretlerinde AfD liderleriyle görüşmesi tesadüf değil. 

MAGA ABD’e daha merkezde duran Cumhuriyetçileri aklamak, ya da Demokratları masum göstermek için bir dizi gerekçe sunuyor gibi görünse de gerçek böyle değil. Bu hareketin ilk teorisyenlerinden Michael Anton “93 numaralı Uçuş Seçimi” makalesinde Trump’ın aday olduğu 2016 seçimini ya öl ya kazan seçimi olarak tanımladı. Trump’ın bir sonraki seçimi kazanmasının da hala ölümcül önemde olduğunun altını çizdi. MAGA’nın aşırı sağcı ideologları, Trump seçim kaybettikten sonra Kongre baskını düzenlenmesi arasında doğrudan bağlantılar var.

Yine de irrasyonel olanı sıradanlaştıran, en saçma fikirleri ciddi ciddi makalelerle “teorik eser” olarak yutturan MAGA’cılar, ABD’nin Demokratlarının aklanmasını sağlayamaz.

MAGA’cı aşırı sağcılar kurulu tüm yapıların başkanın elinde güç merkezileşmesiyle toparlanmasını savunuyorlar ve Epstein dosyasında adlarının olmasından utanç duymuyorlar. Daha Demokrat görünenler ise adlarının bu dosyada geçmesinden dolayı özür diliyorlar.

MAGA, tecavüzcü bir adamı ABD Başkanı olarak kalıcı bir diktatör olarak görmeyi hayal ediyor ve Epstein dosyasını umurlarında değil. Balkanlara, Afganistan’ı, Irak’ı, Libya’yı bombardımanlarla dümdüz eden, dünyaya “uygarlık taşıma” bahanesiyle dehşet saçan, İsrail’in tüm savaş ve soykırım suçlarının işbirlikçisi olan, bugünlerde İran’ı bombalamakla tehdit eden ABD, sermayesiyle, merkezi politikacısıyla, ideologlarıyla küresel çocuk istismarının bir parçasıdır. Musk ve dünyanın en zengin adamları sermayenin nasıl bir ilişki olduğunu kanıtladılar. “Ya sosyalizm ya barbarlık” diyen Marksistler, barbarlığın bir yüzü Gazze’de yaşananlarsa diğer yüzü de Epstein Ada’sında yaşananlardır vurgusunu yapmaya devam edecek.

son yazıları

ABD, İran’a dokunma!
Suriye’deki gelişmeler ve yeni çözüm sürecinin akıbeti
Partilerin çözüm süreci raporları ne anlatıyor?

ilginizi çekebilir

yyy1
DSİP: LGBTİ+ karşıtı yasa tasarısına hayır!
WhatsApp Image 2026-02-14 at 22.58
Eski bakanın rant yoluna geçit yok!
alisin-her-yerdeyiz
LGBTİ+ dernekleri: LGBTİ+ düşmanı yasayı getirmeyi aklınızdan bile geçirmeyin!