Hürmüz Boğazı ablukası, petrol fiyatlarını savaş öncesinin yüzde 50 üzerine yükseltmiş durumda. Petrolün Hürmüz’den akışı mart başında durmuş olsa da etkileri dünyanın birçok bölgesinde yeni hissedilmeye başlanıyor.
Küresel Güney’deki birçok ülke, 1960’lardan itibaren tarımı dönüştüren Yeşil Devrim nedeniyle savunmasız durumda. Bu devrim verimliliği artırsa da tarımı yakıta, kimyasal gübrelere ve böcek ilaçlarına bağımlı hale getirdi. BM Dünya Gıda Programı’na göre, Boğaz kapalı kalırsa 45 milyon insan daha şiddetli açlığa sürüklenecek.
Bangladeş
Bangladeş, Boğaz’ın kapanmasından etkilenen ilk ülkelerden biri oldu. Mart başında tüm üniversiteler kapatıldı ve beş devlet gübre fabrikasından dördü durduruldu. Nisan ayına gelindiğinde dizel yakıt kıtlığı, tarımdaki sulama sistemlerini de doğrudan etkilemeye başladı.
Mısır
Orta Doğu’nun en büyük enerji ithalatçılarından olan Mısır, IMF’ye en borçlu ikinci ülke aynı zamanda. Sisi diktatörlüğü altındaki devlet, yakıt fiyatlarını yüzde 30 oranında artırdı. Araştırmalar, çatışmadan önce bile her 10 Mısırlıdan 6’sının yeterli gıdaya ulaşamadığını gösteriyordu. Tasarruf önlemleri kapsamında sokak lambaları söndürüldü ve işletmelerin kapanış saatleri öne çekildi.
Sri Lanka
Yakıtının yüzde 60’ını ithal eden bu ada devleti, benzin ve dizel tedarikini karneye bağladı. Enerji tasarrufu için her çarşamba devlet daireleri ve okullar kapatılıyor. Gübre ithalatında yaşanan aksaklıklar nedeniyle gıda fiyatlarında yüzde 15’lik bir artış yaşanıyor.
Zambiya
Zambiya’da gıda fiyatlarında yüzde 30’luk bir artış öngörülüyor. Devlet, yakıt vergilerine ara vererek 200 milyon dolarlık bir vergi kaybını göze aldı. Ayrıca ekonominin bel kemiği olan bakır madenciliği, ithal dizel yakıta bağımlı olduğu için büyük risk altında.
Endonezya
Geçen yıl gençlerin öne çıktığı ayaklanmaya sahne olan Endonezya’da, artan maliyetler devletin yakıt sübvansiyonları için 13 milyar dolar ek gider yapması anlamına geliyor. Devlet, ücretsiz okul yemeği dağıtımını ve araç başına yakıt tüketimini sınırlandırmak zorunda kaldı.
Küresel Güney’deki insanlar; borçların iptali ve fosil yakıta dayalı sistemlerden uzaklaşma gibi radikal çözümlere ihtiyaç duyuyor. Yaşam maliyetindeki bu artış, zaten zor durumdaki kitleleri kriz noktasına itebilir, Trump’ın ve Netanyahu’nun sömürgeciliğinin faturasını ödemek istemeyen yoksulların yeni kitlesel protestolarını tetikleyebilir.