Keşmir halkı neden Pakistan devletine karşı ayaklanıyor?

İngiltere’deki Socialist Worker (Sosyalist İşçi) gazetesinin Güney Asya muhabiri Yuri Prasad yedi soruda Keşmir sorununu anlatıyor.

Keşmir’de neler oluyor?

Keşmir’in Pakistan kontrolündeki Azad Keşmir olarak bilinen bölgesinde bir kitle hareketi bölgesel parlamento için düzenlenen hileli seçimlerin ortasında daha fazla demokratik hak için mücadele ediyor.

Sivil haklar grubu Ortak Awami Eylem Komitesi’nin (JAAC) binlerce destekçisi, başkent İslamabad’dan yaklaşık 70 mil uzaklıktaki Rawalakot’ta toplanarak, bölge başkenti Muzaffarabad’a yürüyüş yapmayı planlıyordu.

Ancak paramiliter polis, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve gerçek mermi kullandı. Çok sayıda protestocuyu öldürmeleri sonucu kitlesel protestoların başlamasından bu yana ölenlerin sayısı 40’ın üzerine çıktı.

Al Jazeera News’e konuşan Sohaib Khan, “Sayısız kardeşimizi öldürdüler ve yaraladılar” dedi. Khan şöyle devam etti: “Onlar Siyonistlerden bile daha kötü. Bu acımasız hükümetin hiç utanması yok. Bu yol kanla doldu.”

JAAC’a göre, Pazartesi günü polis ateşiyle en az 25 kişi, Salı günü ise beş kişi daha hayatını kaybetti.

Keşmirliler neden protesto gösterileri düzenliyor?

Hareket, mevcut seçim sisteminde değişiklik talep ediyor. Parlamentoda, ülkenin başka bölgelerinde yaşayan Keşmirlilere ayrılan koltukların, bölgenin içinde fiilen yaşayanlara yeniden tahsis edilmesini istiyor.

Protestocular haklı olarak, mevcut sistemin Pakistan genelinde hakim olan büyük partilerin Keşmir’de de hakimiyet kurmasına olanak tanıdığını belirtiyor.

Şu anda bölgesel meclisteki 53 sandalyenin yaklaşık 12’si, 1940’larda Hindistan’daki pogromlardan kaçarak uzun zaman önce Azad Keşmir’e sığınan ailelerin üyeleri için ayrılmış durumda. Ancak bu ailelerin çoğu artık bölgede yaşamıyor. Yine de bu 12 sandalye, Keşmir’de çok az kişinin oy verdiği iktidar partilerini desteklemek için sıklıkla kullanılıyor.

Anlaşmazlık, Haziran başında Anayasa Mahkemesi’nin Pakistan parlamentosu tarafından kabul edilen bir anayasa değişikliği olmadan parlamentoda bölge dışındakilere atanan sandalyelerin kaldırılamayacağına hükmetmesi üzerine tırmandı. Parlamentodaki büyük partilerin ise sistemin olduğu gibi sürmesinden çıkarları var.

JAAC kimlerden oluşuyor?

2023 yılında kurulan JAAC, küçük işletme sahipleri, öğrenciler ve sivil toplum aktivistlerinden oluşan bir koalisyon ve faaliyetlerine, devletin yerel halk için gıda fiyatlarını sübvanse etmesini talep ederek başladı.

Bir yıl sonra, oturma eylemleri, zorla işyeri kapatmaları ve sokak gösterilerini bir araya getiren altı günlük bir protesto düzenledi. JAAC, ulusal ve bölgesel hükümetlerden buğday, un ve elektrik fiyatlarını düşürmek için harekete geçmelerini talep etti.

Protestocular, elektriğin yerel Mangla Barajı tarafından üretildiği için Keşmir halkının maliyeti üzerinden elektrik alması gerektiğini savundu.

Bölgesel yönetim ise protestolara, hareketin liderlerini hapse atarak ve silahlı polis güçlerini bölgeye göndererek yanıt verdi; bu da şiddetli çatışmalara yol açtı.

Merkezi hükümet, JAAC’ın bazı taleplerine boyun eğdi; ancak elektrik fiyatları konusunda taviz vermedi.

JAAC anlaşmazlığının Pakistan liderleriyle değil, haklı olarak, yozlaşmış olarak nitelendirdikleri bölgesel hükümetle olduğunu sık sık vurguluyor.

Bu nedenle, en son kampanyası da hileli seçim sistemine odaklandı.

Keşmir’in Hindistan kontrolü altındaki bölgesinde koşullar daha mı iyi?

Hayır. Aşırı sağcı BJP hükümetinin 2019 yılında Keşmir’in özerk statüsünü kaldırmasından bu yana, Hint güvenlik güçleri bölgede arka arkaya sokağa çıkma yasağı uygulamakta.

“Terörist” olmakla suçlanan, büyük çoğunluğu gençlerden oluşan binlerce Müslüman polis tarafından gözaltına alınıyor. Devlet, iletişim hatlarını düzenli olarak kesiyor ve kasabaları tamamen abluka altına alıyor.

Duruma eleştirel yaklaşan gazeteciler sıklıkla hedef alınarak tutuklanıyor ve haber yapamıyorlar.

Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün yanı sıra Jammu ve Keşmir Sivil Toplum Koalisyonu gibi yerel kuruluşlar da, bölgede sistematik işkence ve ağır insan hakları ihlallerinin düzenli olarak yaşandığını bildiriyor. Bunlar arasında mekanik ezilme sonucu meydana gelen yaralanmalar, elektrik çarpması ve cinsel istismar yer almakta.

Hindistan ve Pakistan neden Keşmir üzerinden çatışıyor?

Hindistan ve Pakistan devletleri Keşmir’i orada yaşayan halkın isteklerini önemsedikleri için değil, stratejik önemi nedeniyle talep ediyor.

Bu bölge sadece bu iki ülke arasındaki sınır olmakla kalmıyor, aynı zamanda Çin ile de sınırı var. Bu nedenle, dünyanın en yoğun askeri varlığa sahip bölgelerinden birisi.

Pakistan ve Hindistan, bugüne kadar Keşmir yüzünden dört kere savaştı. Her iki ülke de nükleer güce sahip.

Pakistan, bölgeyi ayıran Kontrol Hattı boyunca Hindistan birliklerine saldırılar düzenleyen Keşmirli özgürlük savaşçılarını desteklerken, Hindistan ise ağır silahlarını kullanarak Azad Keşmir tarafındaki köyleri bombalamaktadır.

Her iki ülke de birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışırken, Keşmir halkını oyunun piyonları gibi kullanıyor.

Keşmir nasıl bölündü?

1947 yılında, İngiltere’nin Hindistan’ı bölerek Pakistan’ı kurduğu dönemde, Jammu ve Keşmir eyaleti bir Hindu prens tarafından yönetiliyordu ancak nüfusun çoğunluğu Müslümandı.

Eyaletin hükümdarı hangi devlete katılacağı konusunda kararsız kalınca, Pakistanlı gerillalar sınırı geçti ve Hint birlikleri onları geri püskürtmek için bölgeye girdi. Bunun ardından bölge, bu iki ülke arasında ve küçük bir ölçüde de Çin arasında paylaştırıldı.

Sınırlar keyfi bir şekilde ve müzakere edilmeden çizildi; aileler birbirinden koparıldı ve çatışma kalıcı hale geldi.

Hindistan devleti, kontrol ettiği bölgede Keşmir halkına sınırlı bir özerklik teklif etti. Bunun, bölgenin geleceğini belirleyecek bir referandumun ön adımı olduğunu söyledi. Ancak böyle bir oylama hiçbir zaman gerçekleşmedi.

Bilakis Hindistan’in uyguladığı kitlesel baskı silahlı direnişi körükledi.

Sosyalistler bugün neyi savunuyorlar?

Biz yeniden birleşmiş bir Keşmir istiyoruz, ancak ne Pakistan’ın ne de Hindistan’ın tarafındayız.

Hindistan kontrolündeki Keşmir’de Müslümanlara zulmeden Hindistan devletine karşıyız. Tam ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile Keşmir’e özerkliğin geri verilmesini talep ediyoruz.

Ayrıca, demokratik reformlar talep eden protestocuları vurarak Keşmir’i Hindistan’a karşı bir vekalet savaşı yürütmek için kullanan Pakistan devletine de karşıyız.

Bunun yerine, Keşmir halkının kendi geleceğini kendisinin belirlemesini talep ediyoruz.

Hem Pakistan’dan hem de Hindistan’dan özgür bir gelecek isteyen Keşmir solundaki pek çok kişiyle aynı görüşteyiz. Onlar, Birleşmiş Milletler’in 1948’de söz verdiği bağımsızlık referandumunun yapılmasını talep ediyorlar.

Bugün Keşmir için çözüm, tüm bu sınırları ortadan kaldırmak ve halkın nasıl yaşamak istediğine dair kendi seçimlerini yapmasına izin vermektir. Ancak böylesine şiddetli bir büyük güç rekabeti bağlamında, bunu gerçek bir olasılık haline getirebilecek tek şey, hem Hindistan’da hem de Pakistan’da devrimci bir harekettir.

son yazıları

Çerçeve Yasa: Tarihsel Bir Eşik | Perspektifler - Şenol Karakaş anlatıyor
Mecliste faşist provokasyona karşı barışı savunmak
Aşırı sağ, Fas’taki mülteci krizini göçmen karşıtı baskıları körüklemek için kullanıyor

ilginizi çekebilir

marksistorg youtube gündem kapaklar (1)
Çerçeve Yasa: Tarihsel Bir Eşik | Perspektifler - Şenol Karakaş anlatıyor
cerceve-yasa-gorusmelerinde-mecliste-yer-krizi-kapilar-acilinca-izdiham-yasandi-4juu
Mecliste faşist provokasyona karşı barışı savunmak
Meloni_and_Trump_cropped
Aşırı sağ, Fas’taki mülteci krizini göçmen karşıtı baskıları körüklemek için kullanıyor