“Hormon hakkımızı söke söke alacağız”

Transların hormon hakkını savunan aktivistler, devlet şiddetiyle engellendi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde seslerini duyurdular.

İHD Ankara LGBTİ+ Komisyonu’nun duyurusu:

“Bugün, Ankara Pride, Hormon Hakkım Kolektifi, aktivistler ve 25 farklı kurumdan katılımcılar olarak; transların hormon hakkına yönelik keyfi ve sistematik engellemelere karşı Sağlık Bakanlığı önünde dilekçelerimizi vermek için bir araya geldiğimiz sırada polisin keyfi ve hukuksuz müdahalesi sebebiyle en küçük hukuki anayasal hakkımız polis ve devlet işbirliği ile  gasp edilmiştir. Dilekçelerimizin  tek tek içeri alınmayacağı, toplu şekilde Dem Parti Milletvekili Özgül Saki aracılığı ile girebileceği söylenmiştir. Bizler bu hak gasplarını yaşamlarımızı hedef alan, biz translar için temel ihtiyaç olan hormonlara ket vuran düzenlemeler sebebiyle çok yakından tanıyoruz. ve translar olarak uzun süredir transların hormona erişimini hedef alan sistematik bir kısıtlama süreciyle karşı karşıya bırakıldığımızı tekrardan söylüyoruz.

Bu süreç, başlangıçta “idari düzenleme” olarak sunulan uygulamalarla başladı; bugün ise hormona erişimin fiilen engellendiği bir noktaya geldi. Bizler bu sürecin yalnızca bir sağlık politikası değil, doğrudan transların yaşamlarını hedef alan politik bir müdahale olduğunu biliyoruz. Biz translar için hormon destek süreci bir tercih değildir. Bu süreç; fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik halimizin temel bir parçasıdır. Hormona erişimin engellenmesi yalnızca sağlık hakkının ihlali değil, bedenlerimiz, yaşamlarımız ve geleceğimiz üzerinde kurulan bir denetim mekanizmasıdır. Sağlık hizmetleri, bilimsel ilkeler, tıbbi etik ve insan hakları temelinde yürütülmesi gereken kamusal hizmetlerdir. Ancak bugün gelinen noktada sağlık politikaları; transların yaşamlarını güvencesizleştiren, erişimi zorlaştıran, hastanelerde bizlere sistematik mobbing uygulayan ve nihayetinde ortadan kaldıran bir araca dönüştürülmüştür. Bilgi edinme başvurularımıza ya hiç yanıt verilmedi ya da sorularımızı karşılamayan, belirsiz yanıtlar gönderildiği için bugün dilekçelerimizi vermek için tekrardan bir araya geldik Bu durum yalnızca bir bürokratik sorun değil; şeffaflık yükümlülüğünün ihlali ve kamu sorumluluğunun yerine getirilmemesinin apaçık örneğidir. Bugün verdiğimiz dilekçeler, bu cevapsızlığın ve hak ihlallerinin takibidir. Son bir yıl içinde yaşananlara baktığımızda tablo nettir: Önce hormona erişim hakkımızı zorlaştıran devlet, ardından idari düzenlemelerle süreçi daralttı. Son olarak ise sistem üzerinden fiili engellemelerle erişim tamamen kesintiye uğratıldı. Bugün birçok trans, doktoru tarafından takip edilmesine rağmen hormon reçetesine erişememektedir. Bu durum herhangi bir resmi açıklama yapılmadan, kamuoyuna bilgi verilmeden, gerekçe sunulmadan hayata geçirilen transfobinin açık bir ürünüdür. Transların sağlık hakkı idari kararlarla gasp edilmektedir.

Buradan açıkça soruyoruz:

Hangi bilimsel gerekçeyle hayati bir sağlık hizmetine erişim engellenmektedir?

Hangi yetkiyle, kanunda tanınmış bir hak fiilen ortadan kaldırılmaktadır?

Hangi sağlık politikası, bir grubun yaşamını doğrudan riske atmayı meşru kılabilir?

Bu uygulamaların yaratacağı fiziksel ve ruhsal sağlık risklerinin sorumluluğunu kim

üstlenecektir?

“Toplum sağlığı” adı altında yürütülen bu uygulamalar, gerçekte transların sağlık hakkını sınırlandıran ve denetim altına alan politikalardır. Bizler bu söylemi kabul etmiyoruz. Açıkça ifade ediyoruz:

Bizim sağlığımız, sizin “toplum” tanımınızın dışında değildir. Hormona erişimi zorlaştırmak bir koruma politikası değil; açık bir hak gaspıdır. Özellikle genç transları hedef alan düzenlemelerle birlikte, hormon destek sürecine başlamış ya da devam eden birçok kişi sürecini kesmek zorunda bırakılmıştır. Bu yalnızca bir idari karar değildir; yaşamları doğrudan etkileyen, sağlık risklerini büyüten ve insanları güvencesiz yollara iten bir uygulamadır. Bu politikaların sonuçlarını biliyoruz.Transları sağlık sisteminin dışına itmek, onları denetimsiz, güvencesiz ve riskli koşullara zorlamak anlamına gelir. Bu durum yalnızca bireysel değil, kamusal bir sağlık sorunudur. Ankara Pride ve Hormon Hakkım Kolektifi olarak buradan çağrımızdır:

Transların hormona erişimini engelleyen tüm idari ve teknik kısıtlamalar derhal kaldırılmalıdır.

Sağlık hizmetleri eşit, erişilebilir ve ayrımcılıktan uzak biçimde sunulmalıdır. Kamu kurumları şeffaflık yükümlülüğünü yerine getirmeli ve sorumluluk almalıdır. Bugün verdiğimiz dilekçeler bir son değil, bir başlangıçtır.Bu sürecin takipçisi olacağız. Haklarımızı geri alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Yarattığınız düzenin karanlığında boğulmayacağız. Hormon hakkımız söke söke alacağız.”

son yazıları

BBC'nin sığınmacılara saldırısının ardından, LGBTİ+ kampanyacıları konuştu
Hormon Hakkım Kolektifi’nin Sağlık Bakanlığı’na dilekçe vermesi polis tarafından engellendi
İdama hayır! Filistinli esirlere özgürlük!

ilginizi çekebilir

WhatsApp-Image-2026-01-16-at-16.34
BBC'nin sığınmacılara saldırısının ardından, LGBTİ+ kampanyacıları konuştu
hormon-hakkim-kolektifi-nin-saglik-bakanligi-na-dilekce-vermesine-polis-engeli
Hormon Hakkım Kolektifi’nin Sağlık Bakanlığı’na dilekçe vermesi polis tarafından engellendi
HGP2MKaWMAA7_pm
İdama hayır! Filistinli esirlere özgürlük!