Karabağ savaşı, milliyetçilik ve işçiler

05.10.2023 - 09:59
Volkan Akyıldırım
Haberi paylaş

Milliyetçilik işçileri bölmek ve patronlarla uzlaştırmak için en kullanışlı egemen sınıf ideolojisidir.

Ulus, birbirine zıt çıkarlara sahip sınıfları içinde barındırır: Kurulu düzenin devam etmesini isteyen kapitalistler, onların servetinin kaynağı olan ve bu düzenden aslında hiçbir çıkarı olmayan işçiler. Aralarında işçileşmekten ölesiye korkan küçük mülk/sermaye sahibi orta sınıflar var. 

Devlet tarafından desteklenen milliyetçi fikirler egemen sınıfın üst katlarından (öğretim, kışla, medya ve politikacılar gibi araçlarla) toplumun geri kalanına yayılır ve nüfuz eder.

İşçiler genel bir mücadeleye girişmedikleri takdirde, toplumdaki her birey gibi milliyetçilikten etkilenir. Savaş ve çatışma anlarında şovenizmin sarhoş ediciliğine kapılabilir.

Şimdi Karabağ’da süren savaşta (bir ölçüde) bu oluyor. Türkiye yönetimi, Karabağ üzerinde egemenlik kurmak isteyen Azerbaycan’ı destekliyor. Diğer tarafta Ermenistan var. İktidar, Erivan hükümetiyle de diyaloğunu kesmiyor. Hegemonik devlet Rusya’nın gölgesinde yıllardır süren, zaman zaman alevlenen, şimdiyse bir yangına dönüşen Karabağ savaşının başlıca nedeni milliyetçilerin anlattığı gibi Azeriler (ki Türktürler ve Türkiye ile ulusal bağları vardır) ile Ermeniler arasındaki tarihi düşmanlık değildir. Söz konusu olan ticaret yolları ve enerji koridorlarıdır. Karabağ halkının talihsizliği bunların yaşadıkları yerden geçmesi.

Peki bütün bunların Türkiyeli işçilerle ne ilgisi var? Hiçbir ilgisi yok. Fakat Türk milliyetçiliği üzerinden işçilere nüfuz eden egemen sınıf, kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için toplumsal destek bulur. Ve bu destek işyerlerinde kendisi işçi sınıfının bir parçası değil, patronlarla aynı milletin parçası olarak gören geniş işçi kitleleri üzerinde hakimiyet olarak geri döner.

Kaldı ki Türkiye işçi sınıfı sadece Türk işçilerden oluşmuyor. Örneğin çoğu kadın 100 binden fazla Ermenistan vatandaşı, ülkelerindeki yoksulluktan kurtulmak için İstanbul’da bakım işlerinde çalışıyor. Azerbaycan’daki yoksulluktan kaçan Azeri inşaat  ve nakliye işçileri birçok ildeler. Karabağ savaşı üzerinden yürütülen milliyetçi propaganda aynı sınıfın bireylerini birbirinden ayrıştırıyor, hatta düşman edebiliyor. Bu da egemen sınıfın yönetme işini kolaylaştırıyor.

Karabağ savaşına karşı tutum işçi hareketinin öncüleri, aktivistleri için önemli bir tartışmadır. Bir fabrikada işçilerin geri kalanını mücadeleye ikna etmek için bazılarının öne çıkması gerekir. Her seferinde bu olur. Öncü işçilerin ve sendika aktivistlerinin siyasi bilinci milliyetçilikten koptuğu ölçüde, bölünmüş işçileri birleştirme kapasitesine sahip olabilir. 

Sosyalist işçiler, işyerlerinde ve sendikalarda Karabağ savaşı hakkındaki gerçekleri açıklamalı, bu ve başka başlıklarda hücum eden milliyetçi fikirlere karşı mücadele etmelidir. İşçilerin genel ve ortak çıkarları için mücadeleyi örgütleyerek.

Volkan Akyıldırım

(Sosyalist İşçi)

 

Bültene kayıt ol