Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

24.07.2019 - 10:13

Sendikalarda kadınların durumu

Türkiye’de 22 milyon işçi ve memur çalışıyor, çalışanların yüzde 68’i erkek, yüzde 32’si kadın. 3,6 milyon sendika üyesinin yüzde 84’ü erkek, yüzde 16’sı kadın. Erkek çalışanlarda sendikalaşma oranı yüzde 20 iken, bu oran kadınlarda sadece yüzde 8.

Kadınlar sendikaların her düzeydeki karar ve yönetim organlarında ya hiç yoklar, ya da çok eksik temsil ediliyorlar. Yönetiminde kadınların olmadığı bir sendikanın, kadın işçileri üye yapması elbette zor.

Sendikaların karar mekanizmalarında göremediğimiz kadınları direnişlerde görmek mümkün. Sendikaların kadınları görünür yaptıkları ve bunun için çaba harcadıkları tek alan işçi direnişleri. Kadınlar direnişlerin hakkını sonuna kadar veriyorlar ama direniş bittikten sonra, bu direnişçi kadınları sendikal yönetimlerde görmek mümkün olmuyor.

Kadınların sendika yönetim organlarında eşit temsilinin önündeki en önemli engel, toplumdaki ve ailedeki cinsiyetçi işbölümü. Yöneticiliğin erkek işi olduğu ile ilgili ön yargılar yıkılamadığı ölçüde kadın işçiler yönetimlere aday olmaktan çekiniyor, aday olanlar ise çoğunlukla seçilemiyorlar. 

Hizmet sektörünün büyümesi nedeniyle kadınların iş gücüne katılımında son yıllarda önemli bir artış oldu. Özellikle eğitim ve sağlık sektörlerinde çalışanların yarısı kadınlardan oluşmakta. Bu iş kollarında aynı zamanda çok büyük sendikal yapılar var, ama hem sendika üyeliklerinde hem de sendika yöneticiliklerinde kadınların oranı oldukça düşük.Örneğin KESK’in en büyük sendikası olan Eğitim Sen’de, kota uygulamasının varlığına rağmen, kadın üye sayısı yüzde 46 olduğu halde, yönetimlerde yer alan kadın sayısı ancak yüzde 25 dolayında.

İlk defa İngiltere’de Sendikalar Federasyonu TUC 1883’te kadınlar için eşit işe eşit ücret ilkesini kabul etmiş ve “kadının yeri sendikasıdır” sloganı etrafında kadınların sendikal katılımını artırmayı amaçlamıştı. Ancak geçen yüz yıl boyunca kadın işçilerin sendikalaşma oranları her zaman istihdam oranlarının gerisinde kaldı.

Bugün Türkiye’de çalışan işçi ve memurların yüzde 32’si kadın, ama sendika üyelerinin yüzde 16’sı kadın. Yönetici düzeyinde görev alanların ise ancak yüzde 5’i kadın. Sendikalar etkin olmak istiyorsa daha fazla kadın sendika üyesi olmalıdır, daha çok kadın işyeri temsilcisi olmalıdır.

Faruk Sevim

[email protected] 

(Sosyalist İşçi)

SEÇTİKLERİMİZ

Ragıp Zarakolu
O hep bizimle

Bültene kayıt ol