Kadınlar şiddete cevabı 25 Kasım'da sokakta verecek

08.11.2018 - 12:20

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde İstanbul başta olmak üzere birçok yerde eylemler düzenlenecek.

İstanbul'da 25 Kasım Pazar günü saat 17:00'de kadınlar Tünel Meydanı'nda buluşacak.

25 Kasım Platformu'nun çağrısı şöyle:

"Haydi #25Kasım'a!

Her 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde dünyanın her yanında olduğu gibi, bu sene de hayatlarımız için, haklarımız için, şiddetin, eşitsizliğin, yoksulluğun gölgesinde yaşatılmaya hayır demek için, yaşamanın eziyet değil keyif olduğu bir dünya için erkek-devlet şiddetine karşı sesimizi yükseltiyoruz.

Hepimizin hayati ihtiyacı olan kazanımlarımıza, haklarımıza göz dikilmesiyle ağırlaşan;

Yoksulluk ve güvencesizlik bize katmerli yaşatıldıkça ‘başımın üzerinde bir çatı’ diye iyice mecbur ve mahkum edildiğimiz;

Hayatlarımızı her türlü müdahaleyle daraltan bu erkek şiddetine karşı ses çıkaracak, mücadele edecek mecal ya da mecra bırakmamaya çalışıldığı şu günlerde birbirimizden güç buluyoruz.

"Bir aradayız, birlikte güçlüyüz, buradayız!" diyerek her sene olduğu gibi isyanımızla 25 Kasım Pazar günü saat 17.00'de Taksim-Tünel Meydanı'nda buluşuyoruz!

25 Kasım Platformu"

Marksist.org, DSİP GYK üyesi Meltem Oral'a 25 Kasım'la ilgili görüşlerini sordu.

25 Kasımların tıpkı 8 Martlar gibi, özellikle son birkaç yılın baskıcı, otoriter ortamında, sokağın sol sesinin büyük ölçüde geri çekildiği koşullarda özgürlük talebinin kitlesel bir şekilde dillendirildiği önemli bir gün olduğunu dile getiren Oral, "Özellikle İstanbul’da OHAL ve sonrasının eylem yasaklarının sokağa çıkan kalabalıklarca aşıldığı nadir günlerden biri 25 Kasım. Bu durum pek şaşırtıcı değil aslında, zaten Türkiye’deki en can yakıcı politik meselelerden biri olan kadına yönelik şiddetin, son yılların nobran politik iklimiyle birlikte giderek daha da pervasızlaştığı, görünür hâle geldiği, kadınların bu konularda kazanılmış haklarının törpülenmeye çalışıldığı bir dönemdeyiz. Toplumun farklı kesimlerinden kadınların, dayatılmaya çalışılan ‘mahalle’ bölünmelerini aşarak bir araya geldiği ve ortak tepki göstermeyi başarabildiği bir konu bu" dedi.

"Kadınlar birbirine güven ve cesaret veriyor"

Bu seneki 25 Kasım’a tacizin ve şiddetin ne kadar yaygın ve ses çıkarmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüğümüz deneyimlerle gittiğimizi hatırlatan Meltem Oral, şu ifadeleri kullandı:

"Aktör Talat Bulut’un set işçisi bir kadını taciz etmesi, ardından Yaşamayanlar dizi setinde yine oyuncu Efecan Şenolsun’un rol arkadaşına tacizi ve son olarak oyuncu Ahmet Kural’ın uyguladığı şiddet kadına yönelik taciz ve şiddet meselesinin ana akım medya tarafından da daha görünür bir şekilde tartışılmasına vesile oldu. Bu taciz ve şiddet deneyimlerinin ard arda gündeme gelmesi, kadınların sessiz kalmamasıyla ve ifşa etmesiyle mümkün oldu. Belki ‘milyonların hayran olduğu’ bir şarkıcının, yaşadığı şiddet karşısında mücadele etme olanaklarının herhangi bir kadına göre daha fazla olduğu düşünülebilir. Ancak şiddete maruz kalmanın ne demek olduğu tüm kadınlar için ortak. Üstelik kamuoyunda tanınan bir figürün sessizliği tercih etmemiş olması elbette toplumdaki birçok kadına güven veriyor ve bu çok kıymetli. Hollywood’dan #metoo diyenlere, sinema sektründeki kadınlardan Sıla’ya kadınlar birbirine güven ve cesaret veriyor. Bu kararlılığa erişmekte kuşkusuz, yıllardır sokakları boş bırakmayan ve kadına yönelik şiddetin politik olduğunu anlatan bir kadın hareketinin varlığının etkisi büyük. 25 Kasım günü sokakta ne kadar kalabalık olursak Ahmet Kuralgillere de şiddeti en başta devletin tepesinde meşrulaştıranlara da cevabı o kadar iyi bir şekilde verebiliriz."


SEÇTİKLERİMİZ

Bülent Somay
Status quo pro ante

Bültene kayıt ol