Ceren Damar cinayetinde ilk duruşma: Sanık avukatı “meşru müdafaa” dedi

27.09.2019 - 17:34

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışan Ceren Damar, kopya çekerken yakaladığı bir erkek öğrenci tarafından öldürülmüştü. Bugün görülen ilk duruşmada sanık avukatı, Damar'ı “cinsel saldırı” ile suçladı.

Ceren Damar cinayeti ile ilgili ilk duruşma bugün Ankara’da 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesinde Ankara Kadın Platformu adliye önünde bir basın açıklaması yaptı. “Erkek adalet değil gerçek adalet” talep ettiklerini söyleyen kadınlar, Damar’ı öldüren  Hasan İsmail Hikmet’in ifadesini değiştirerek “ilişkimiz vardı” demeye başladığını hatırlattı ve bunun iyi hâl indirimlerinin bir sonucu olduğunu söyledi. Ankara Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Hande Köse, “İstanbul Sözleşmesinin kaldırılmak istenmesi, daha nice kadını erkek şiddetine göz göre göre kurban edecek” dedi. Duruşmayı, kadın örgütlerinin yanısıra Eğitim Sen, öğrenciler, avukatlar, insan hakları savunucuları ve pek çok sivil toplum örgütü takip etti. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çankaya Üniversitesi dışındaki bütün müdahillik talepleri reddedildi.

Sanık 4 ay sonra değiştirdiği ifadesine sadık kaldı

Damar’ı öldüren Hasan İsmail Hikmet, yakalandığında Damar’ı kopya çekerken yakalandığı için öldürdüğünü itiraf etmişken, 4 ay sonra Damar ile ilişkisi olduğu yönünde beyanını değiştirmişti. Hikmet, duruşmada, “Size belki inandırıcı gelmeyecek ama sevdiğim kadını kaybetmenin derin üzüntüsü ve tarifi yoktur” deyince salondan tepki gördü.

Hikmet, “Ayrılmamı kendisine yedirmediği için baskı uyguluyordu bana, psikolojim bozuldu. Arabasıyla evime kadar gelip ikna etmeye çalışmışlığı var” iddiasını öne sürerken “Maktul bana bağırdı ve ‘Seni de aileni harcarım’ dedi. Bıçakla yaralamak amaçlı saldırdım. Bağırmasıyla 6-7 hoca girdi. Silahı kafama dayadım, gelenlere bakarken silah ateş aldı. Sonra karakola teslim oldum” dedi. Hikmet daha sonra ifadesinde çelişki yaratacak biçimde silah ateş aldığında odada Damar ve kendisi dışında kimse bulunmadığını söyledi.

Sanık avukatı Bıçak: “Cinsel saldırıya karşı meşru müdafaa”

Hikmet’in avukatı Vahit Bıçak ise “Cinayetin hiçbir görgü tanığı yoktur. Sanık teslim olmasa biz şu an sanığın kim olduğunu konuşuyor olurduk. Merhumun başka bir kopya olayı olmadığını öğrendik. Sanık cinsel saldırı karşısında meşru müdafaa hakkını kullanmıştır” şeklinde savunma yaptı ve salondan tepki gördü.

Damar’ın eşi Şenel: “Eşimle gurur duyuyorum”

Ceren Damar’ın eşi Levent Şenel ise: “Karşımda kendi emeğiyle sınava girecek kapasitesi olmayan bir zat duruyor. Masum, savunmasız, kendisinden biyolojik olarak güçsüz bir insana kalleşçe saldırıyor. Ağzından çıkanlar benim için hiçbir kıymet taşımıyor. Ceren’in hayalleri vardı. Bu ülkeye bilim kadını olarak hizmet etmek, haysiyetli öğrenciler yetiştirmek istiyordu. Ceren kopyayı görmezden gelebilirdi ve yaşardı. Ceren Hoca başkalarının tanımadığı öğrencilerin hakkını savunarak son dersini vermiştir. Kimseye kalleşçe saldırmadı. Bu yüzden eşimle gurur duyuyorum. Sen Ceren Hoca’yı öldürmedin bunu unutma. Bir kişiyi öldürdün ama binlerce Ceren Hoca burada bekliyor” şeklinde konuştu.

Damar’ın babası Mustafa Damar ise bazı polislerin sanığa yardım ettiğini söyledi ve sanığın cinayetten önce yazdığı mektuptan söz etti. Damar, “Bu canice işlenen cinayet bir hukuk fakültesinde işleniyor. Bu çocuklar ileride sizin gibi hakim savcı olacaklar. Sıradan bir vatandaşa yapılan muamele, hukuku bilen insanlara yapılıyor. Bu katilin anne babasının polisin olması, ihraç edilen bazı polislerin yardım etmesi, kabul edilebilir mi? Sen kimsin kızımın odasına görevi gereği gireceksin! Eymir’de gezmiş, arabada bilmem ne yapmış, oğlum sen neymişsin ya! İntihar mektubu öldürmeden önce yazılmış deniyor ama ‘Bilerek öldürmedim’ yazıyor. Yahu sen müneccim misin?” dedi.

Mahkeme; Sanık Hasan İsmail Hikmet’in tutukluluk hâlinin devamına karar verdi. Duruşmayı 29 Aralık Cuma gününe ertelendi.



Bültene kayıt ol