Sosyalist Tartışma toplantıları Tekirdağ'da başladı

13.10.2018 - 20:42
Haberi paylaş

Dört ayrı şehirde düzenlenecek olan Sosyalist Tartışma 2018 toplantılarının ilki, bugün Tekirdağ'daydı.

Tekirdağ’da düzenlenen Sosyalist Tartışma toplantıları, yoğun ilgi gördü ve hıncahınç dolu bir salonda “Evrim ve Marksizm” toplantısıyla başladı.

İslam ve evrim teorisi

Bu oturumda ilk olarak konuşan İsmail Karaavcı, İslami camiada yaradılışla evrimin karşı karşıya konulduğunu dile getirerek, bu durumu eleştirdi. Karaavcı, kendi bakış açısından, bir dindar olarak maddenin bir yaratıcısı olduğunu kabul ettiğini ifade etti.

Birçok İslami düşünürün de evrimi kabul ettiğini ve bunun üzerine yazdığını hatırlatan İsmail Karaavcı, örnek olarak her dindarın evinde bulunan Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname isimli kitabında evrim sürecinin tarif edildiğini ifade etti.

İsmail Karaavcı, İslami camianın evrime ideolojik yaklaştığı için onu reddettiğini söyledi.

Marksizm ve evrim

DSİP GYK üyesi Roni Margulies ise 3.5-4 milyar yıl kadar önce bizim canlı diyebileceğimiz tek hücreli bir yaratığın ilk kez ortaya çıktığını, evrim teorisinin onun nasıl ortaya çıktığıyla ilgili bir şey söylemediğini, ancak o tek hücreli yaratıktan bugün var olan milyonlarca karmakarışık türün oluşumunu açıkladığını belirtti. Margulies, ilk ortaya çıkan tek hücreli canlının nasıl ortaya çıktığının çözülmesine ise çok yaklaşıldığını dile getirdi.

Roni Margulies ayrıca, Marx’ın dünya ve insanlık tarihini materyalist bir şekilde izah etme yöntemimi uyguladığını aktardı.

Otoriterleşme ve direniş

"Otoriterlik, sağcılık, savaş ve kitlesel direniş"  başlıklı ikinci oturumun açılışını yapan Meltem Oral, otoriterleşmenin yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada arttığını, ancak bir taraftan da egemenlerin krize bir çözüm üretemediğini ve duruma hakim olamadığını, bunun da büyük bir istikrarsızlığa sebep olduğunu söyledi.

Buna karşın ezilenlerin de henüz bir çıkış ortaya koyamadığını dile getiren Oral, aşırı sağcılığın farklı ülkelerde güçleniyor olmasının Trump’ın her yerdeki faşist hareketlere, göçmen düşmanlarına ve ırkçılara cesaret vermesi ile bağını ortaya koydu.

Oral, Türkiye’deki yerli milli koalisyondan bahsettikten sonra, mücadelenin zaman zaman yükselebileceğini ve zaman zaman geri çekilebileceğini, bugün mücadelenin yükseleceği günlere hazırlık yapmamız ve devrimci bir odağı inşa etmemiz gerektiğini hatırlattı.

7 Haziran sonrası dönem ve yerli milli ittifak

Hasan Fehmi Özer ise 7 Haziran’dan bugüne gelen süreci ve AKP’nin politikalarındaki değişimi anlattı. 7 Haziran-1 Kasım arası yaşananların AKP’nin politikasını değiştirdiğini belirten Özer, yalnızca MHP ile değil, geleneksel Kemalist devletin çeşitli unsurlarıyla ittifak kurulduğunu ifade etti.

Yerli milli ittifakın kurulduğu noktada devletin Suriye ile ilgili politikasını da değiştirdiğini hatırlatan Hasan Fehmi Özer, AKP’nin çözüm sürecinden vazgeçerek askerin ve devletin reflekslerine döndüğünü, bu kesimlere güven verdiğini vurguladı.

Ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın da hükümeti baskıcılığa ve otoriterleşmeye ittiğini söyleyen Özer, Çin gibi insan haklarına dair verilerin dahi alınamayacağı, demokrasinin olmadığı yerlerde de refah içinde yaşanabileceğine dair durumların örnek alındığını belirtti.

Toplantı, salondan yerli-milli ittifakın analizi ve ona karşı mücadele ile ilgili tartışmalarla devam etti.

Aynı gemide değiliz

“Krizin faturasını patronlar ödesin” başlıklı son oturumda ise Antikapitalistler aktivisti Yıldız Önen, 2008’de başlayan kapitalizmin küresel krizinin dünyayı hâlâ ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Yunanistan örneğini veren Önen, solcu bir iktidar olmasına rağmen Çipras’ın AB’nin dayattığı, işçi sınıfını ezen, büyük sermayeyi koruyan yöntemleri uygulamasıyla ancak 10 senenin sonunda “krizin bittiğini” ilan edebildiklerini vurguladı.

Marksist kriz teorisini aktaran Yıldız Önen, sermaye sahiplerinin sürekli olarak devam eden rekabetini ve bütün bu sermaye sahiplerinin kendilerine yönelik koruma için ulus devletlere duyduğu ihtiyacı hatırlattı.

Devletlerin ekonomiye müdahale ettikleri bir dönemde yaşadığımızı dile getiren ve Trump’ı örnek olarak veren Yıldız Önen, ABD başkanının iktidara geldiği günden beri uluslararası ekonomiyi ABD lehine şekillendirmek için adımlar attığını belirtti.

Önen, ABD ile Çin arasında başlayan ve büyük ülkeler arasında devam eden ekonomik savaşlar sırasında, her ülkede daha otoriter ve sağcı iktidarların yönetime geldiğinin ve baskıcı uygulamaların arttığının altını çizdi; buna örnek olarak göçmen düşmanı politikaları gösterdi.

Sağın yükselişine karşı birçok yerde solun da yükseldiğini anımsatan Önen, Bernie Sanders ve Jeremy Corbyn gibi örneklerin başarısını aktardı.

Savaşa ve göçmen düşmanlığına karşı...

İktidarın “kriz yok” söylemine karşı ekonomik bir krizin var olduğunu ispatlayan argümanlarla sözlerine başlayan Yasin Altıntaş, savaş politikalarına aktarılan kaynakları ve göçmenlere “harcanan para” yüzünden krizin çıktığını iddia eden yaklaşımları eleştirdi.

Türkiye’de vergi sisteminin bütün yükü çalışanlara yüklediğini belirten Altıntaş, krizden çıkış için vergi adaletini sağlamanın şart olduğunu dile getirdi. Kaynak kriziyle ilgili ödenmesi gereken borcun ise borcun müessibleri olan patronlar tarafından ödenmesi gerektiğini ifade etti.

Toplantı, krize karşı birleşik bir işçi mücadelesine yönelik vurgularla sona erdi.

Sosyalist Tartışma toplantıları 18-19-20 Ekim'de İstanbul'da, 26-27 Ekim'de İzmir'de ve 3 Kasım'da Ankara'da yapılacak etkinliklerle devam edecek.

18-19-20 Ekim'de İstanbul'da Sosyalist Tartışma toplantıları

26-27 Ekim’de İzmir’de Sosyalist Tartışma toplantıları​

3 Kasım'da Ankara'da Sosyalist Tartışma​

Bültene kayıt ol