Lübnan’da yeni protesto dalgası

18.06.2020 - 09:11

Geçen hafta Lübnan’da binlerce insan ekonomik krize ve hayat pahalılığına karşı sokaklara döküldü. 

Lübnan parasının dolar karşısındaki değer kaybı da protestoların hedefindeydi. Gösterilerde zaman zaman hükümet binalarına ve bankalara yangın bombaları atıldı. 

Aslında Lübnan’da ekonomik krize ve yoksulluğa karşı protestolar Covid-19 salgını öncesi başlamış, ancak Mart ayında salgını önlemek için uygulanmaya başlanan sokağa çıkma kısıtlamaları ile kesintiye uğramıştı. Yeniden başlayan bu eylemler, salgın öncesi hareketin devamı niteliği taşıyor.

Göstericiler, bu hükümetin istifa etmesini, yolsuzluk yapanların yargılanmasını, ülkeden kaçırılan paraların geri getirilmesini, yeni bir geçiş hükümeti kurulmasını ve erken seçime gidilmesini talep ederken talepleri yerine getirilinceye kadar sokaklardan çekilmeyeceklerini söylüyorlar.

Dünyadaki en borçlu ülkelerden biri olan Lübnan’ın GSYİH’sının yüzde 170’inden fazla borcu bulunuyor. Başbakan Hasan Diyab, Lübnan’ın kamu borcunun 90 milyar doları geçtiğini ve Lübnan’ın tarihinde ilk kez temerrüde düştüğünü söylüyor. 

Lübnan’da aylardır bankalar müşterilerinin hesaplarındaki dövizleri çekme işlemlerini kısıtlıyor ve yurt dışı havalelerini gerçekleştirmiyor. Yerel para birimi Lübnan lirası değer kaybetmeye devam ediyor. 

Bir süre önce Lübnan hükümeti, her yıl 2 milyar dolar olmak üzere 10 milyar dolar kredi almak üzere IMF ile görüşmelere başladığını duyurmuştu. 

Bu krizin, Lübnan’da 1975-1990 iç savaşından bu yanan yaşanan en büyük kriz olduğu söyleniyor. 

Suriye’ye yönelik bu ay yürürlüğe girecek Amerikan yaptırımlarının hem krizi hem de Lübnan’ın IMF’den borç almasını zorlaştırması bekleniyor. Çünkü bu yaptırımlar sadece Suriye’yi değil, Suriye ile ticaret yapan ülkeleri de kapsıyor. 

Sokaklara dökülen halk ise kaybedecekleri hiçbir şey olmadığını, açlıktan yavaş yavaş ölmektense virüsten ölmeyi tercih ettiklerini söylüyor. 

Arife Köse

(Sosyalist İşçi)



Bültene kayıt ol