Mazlum-Der Genel Başkan Yardımcısı Arif Koçer, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü araştırma görevlisi ve Agos yazarı Ohannes Kılıçdağı ve Agos yazarı Yetvart Danzikyan’ın konuşmacı olduğu panelde, panelistler, günümüzde Türkiye’de Ermeni olmaya dair görüş ve deneyimlerini anlattı.
Söze “Türkiye’de Ermeni olmak, var olduğumuzu ispat etmeye çalışmak” diyerek başlayan Danzikyan, “Ermeni olmak çok az olmak demek aslında” dedi.
Türkiye’de 60 bin Ermeni’nin olduğunu ve Ermenilerin kendi dilini unuttuğunu dile getiren Danzikyan, ayrıca Ermeniler için takma isimle yaşamanın alışılır hâle geldiğini ifade etti.
“Hrant’a kadar artık öldürülmediğimizi düşünüyorduk” diyen Danzikyan, Hrant ile beraber ölümün hâlâ peşlerinde olduğunu anladıklarını aktardı.
Mazlum-Der adına konuşan Arif Koçer ise, “Türkiye’de onurlu bir şekilde yaşamak isterseniz, bu topraklarda yaşamak zor” dedi.
“1990’ların sonuna kadar Ermeni olmak, yok muamelesi görmek demekti” diyerek sürekli bir katledilme tehdidinin var olduğuna dikkat çeken Ohannes Kılıçdağı, Dolmabahçe Sarayı’nın mimarının Ermeni Balyan ailesi olduğu hâlde, ismin Balyani olarak değiştirilerek İtalyan görünümü (!) verilmeye çalışıldığını dile getirdi.
Farklı toplumsal kesimlerden 50’ye yakın aktivistin katıldığı panelde Ermeni Soykırımı’yla yüzleşmenin nasıl olması gerektiğine dair canlı tartışmalar yaşandı.