Yeni dönemde sol muhalefet

Durmadan korku propagandası ve umutsuzluk yayan, kamplaşmaya çanak tutan sahte muhalefet gibi “radikal demokrasi” yani burjuva demokrasisinin sınırları içinde sistemi düzeltme önerisi de yeni dönemde geçerliliğini yitirdi.

Meselenin sadece Erdoğan ve AKP hükümetinin bazı uygulamaları ile söylemleri üzerinden değil devlet olduğu, CHP’nin hem savaşa hem dokunulmazlıkların kaldırılmasına blok olarak “evet” oyu vermesiyle kendini ortaya koydu.

Yitirdiler çünkü korku yayan, her gün, her şeyin önceki günden daha kötü olacağını anlatan bu “solcu muhalefet” tarzı Erdoğan’a olmadık bir güç, muhaliflerine ise beklenen bir bozgun ve demoralizasyon getirdi.

Radikal demokrasiden de eser kalmadı. Devletin PKK ve Suriye Kürdistanı’nda bir Kürt yönetimi oluşumuna karşı topyekûn savaş ilanı ve gelen yanıtlarla, HDP’nin 7 Haziran’da Batı’dan aldığı destek silikleşti.

Radikal demokraside Kürtlerin ve tüm ezilen halkların kendi kaderlerini tayin hakkından başka bir şeyler bulmayı umanlar hayal kırıklığı içinde. Bu aslında bir illüzyon. Ekonomi ve siyaseti birbirinden ayırmaya alışmış radikal demokrasiciliğin, batıda sınıfları hesaba katmayan yaklaşımından ve ekonomik alanda sürmekte olan sınıf mücadelelerine odaklanamamasından kaynaklanıyor.

Sosyalist İşçi, geçen dört seçim boyunca HDP’ye barış için oy isterken, AKP’nin tabanında duranları kazanmaya dönük bir politik hattın engelleri aşacağını durmadan yazdı.

Tam tersine, cumhuriyet rejiminin ırkçı özü olan asker anayasasının ilk dört maddesinin olduğu gibi kalmasını savunan CHP ile radikal demokratik talepler etrafında buluşma politikası izleyenler ise AKP’ye oy veren emekçilere adeta ‘siz orada kalın’ dedi ve bugün Batıda büyük bir boşluk içinde kala kaldı.

Yeni dönemde gerçek bir sol muhalefete ihtiyaç var. Bu, siyasetin ekonominin yoğunlaşmış biçimi olduğunu bilen, ekmek, barış ve özgürlük mücadelesini birinden ayırmayan antikapitalist sol olacak.

Türkiye’nin batısında ciddi sosyalistler için kestirme bir yol yok: Emekçi sınıflar içinde tutunmadan, az ya da çok bir taban bulmadan, bir temsiliyet ilişkisi kazanmadan, “büyük güçler” tarafından tayin edilen bu korkunç gündemi bitirmek için aşağıdan bir müdahale geliştiremeyiz.

DSİP, bu görüşleri paylaşan çok kişi olduğunu biliyor ve daha büyük/etkili bir devrimci partiyi her gönüllü ile birlikte inşa etmek istiyor.

Volkan Akyıldırım

[email protected]

(Sosyalist İşçi)

son yazıları

Şimşek’in programı sosyal yıkım yarattı ve iflas etti
Doruk Maden işçilerinin zaferi: Örnek bir direniş öyküsü
Hayvan hakları savunucuları Ankara’da yürüdü: “Katliam yasası çöpe atılsın!”

ilginizi çekebilir

ca093205-2463-44e0-9778-804c476b9a1d
Felaketler çağında yapısal bir yıkım: Türkiye’deki hortumlar ve sermayenin sınırları
261342
Aylık iklim özeti: "Her iki yarımküre de kayıtlara geçen en sıcak Nisan aylarından birini yaşadı"
2894c3a3-c604-4439-a1bc-c54ef43c42d3
Mısırlı aktivist: Gazze'ye ulaşmaya çalışıyoruz