Filistin nasıl kazanabilir?

19.10.2023 - 12:04

Muhteşem Filistin direnişi şimdi Batı destekli İsrail’in intikamcı şiddetiyle karşı karşıya.

Filistinliler, Gazze'deki sivil bölgeleri yok etmekle övünmekten ve şiddetin her çeşidini kullanmaktan çekinmeyen bir güce karşı nasıl kazanabilir?

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant gibi Filistinli direnişçileri "insan hayvanlar" olarak nitelendirenlerle nasıl başa çıkacak?

Büyük güçlerden ya da Birleşmiş Milletler gibi kurumlardan hiçbir fayda beklemeye gerek yok. Bu kurumlar bugüne kadar Filistinlilere katliamlar ve mülksüzleştirme karşısında uzlaşmaları ve sakin olmaları talimatını verdiler.

Sonuç İsrailliler tarafından hor görülmek oldu. "Ilımlı" Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin Yönetimi İsrail devletini tanıdı. Fakat hiçbir şey kazanmadılar -İsrail 2014'ten bu yana onlarla müzakere bile etmedi.

Kendi halklarını ezen ve sömüren Arap rejimleri, eşitsizlik, demokrasi ve özgürlük konularını bu kadar keskin bir şekilde gündeme getiren bir Filistin mücadelesine etkili bir şekilde yardım etmeyecektir.

Örneğin, haklarını talep ettikleri için kadınları öldüren İran rejimi özgürleştirici değildir.

75 yıl boyunca Arap rejimleri Filistinlilerin yanında yer almaktan söz ettiler, ancak aslında Filistin’e ihanet ettiler. İsrail'in Filistinlileri izole etmek için ilişkileri "normalleştirme" stratejisine alet oldular.

Çözüm İsrail içinden de gelmeyecek.

Bir yılı aşkın bir süredir medya, hükümet içindeki bölünme ve gerginlik haberleriyle doluydu.

Ancak Filistin direnişi Siyonizm'in krizini tetikler tetiklemez, tüm iktidar karşıtı eylemler unutuldu ve “muhalefet” ulusal birlik hükümeti ve baş kasap Binyamin Netanyahu'nun yanında yer aldı.

Filistinlilerin her türlü yöntemle direnme hakkı vardır.

Ancak F-16'lar ve İsrail’in en son ölüm teknolojisi karşısında kahramanlık yeterli değildir.

Siyonizm ve emperyalizme karşı devrimci sosyalist bir meydan okumaya ihtiyacımız var.

Bu, egemen sınıfların tüm tonlarından ayrı bir işçi ve yoksullar hareketine ihtiyacımız olduğu anlamına gelir.

1960'lar ve 1970'lerde Lübnan ve Ürdün mülteci kamplarından gelen kitlesel milliyetçi hareketten 1987'deki Birinci İntifada'ya ve 2021 genel grevine kadar Filistin mücadelesinin tüm büyük dalgaları sosyal adaletsizlik ve ulusal baskı arasındaki etkileşim tarafından yönlendirilmiştir.

İsrail’in yenilmesi için isyanın Filistinlilerin isyanı olmaktan çıkıp Arap dünyasında ve daha geniş kitlelere ilham veren bir büyük isyana dönüşmesi gerekiyor.

2010 ve 2011'deki ayaklanmalar ve devrimler, Sudan halkının isyanı ve Cezayir'deki hareket kazanma potansiyeline dair bir fikir vermektedir. Bu, işçilerin ve tüm sömürülenlerin kendi sınıf çıkarları doğrultusunda hareket etmesini içeren bir direniş olacaktır.

Böyle bir devrim emperyalizmi, Siyonizmi, tüm diktatörleri ve kralları sarsacaktır. Filistin'den tüm dünyaya gösterilen yeni bir direniş dersi olacaktır.

(Sosyalist İşçi)



Bültene kayıt ol