Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı’ndan Küresel Adalet Raporu

World Inequality Lab (Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı) yayımladığı “Küresel Adalet Raporu” ile insanların doğayı tahrip eden sürekli bir maddi tüketim ve birikim peşinde olmadıkları takdirde refah ve sağlık içinde yaşayabileceğini savundukları bir rapor yayımladı. Raporda iklim değişikliği ve eşitsizliğe ilişkin radikal öneriler yer alıyor.

Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı bünyesinde aralarında Thomas Piketty, Lucas Chancel, Cornelia Mohren, Rowaida Mosrif, Moritz Odersky, Anmol Somanchi gibi isimlerin bulunduğu 200’den fazla araştırmacı ve 45 yazar tarafından hazırlanan ‘Küresel Adalet Raporu’nda gezegenin korunması ve eşitsizliğin ortadan kaldırılmasına dönük radikal reform önerileri dikkat çekiyor.

Çalışma saatleri azalsın, zenginler vergilendirilsin

Raporda çalışma saatlerinin yarıya indirilmesi ve aşırı zenginlerin vergilendirilmesi, yatırımların yönünün değiştirilmesi ve demokratik yönetime dayalı yeni küresel kurumların inşası önerileri öne çıktı.

Çalışma saatlerine dönük öneri insanların yıllık ortalama çalışma süresinin 2100 saatten 1000 saate düşürülmesini içeriyor. Aynı zamanda madencilik ve sanayi gibi materyal yoğun sektörler yerine eğitim ve sağlık gibi sektörlere yatırım yapılmasının teşvik edildiği raporda iklim krizinden en çok sorumlu olan aşırı zenginlerin yoğun bir şekilde vergilendirilmesini öngörüyor. Rapora göre milyarderlere yüzde 20’lere varan bir küresel servet vergisi, en yüksek gelirlilere isi yüzde 90’a varan küresel bir gelir vergisi uygulanması öneriliyor. Enerji dönüşümünü finanse etmek için dünya GSYİH’sinin yüzde 10’unu harcayacak bir Küresel Adalet Fonu ve dünya sermaye stokunun yüzde 10’unu elinde tutacak bir Küresel Varlık Fonu kurulması önerilirken, bu kurumlarda zenginlerin değil herkesin eşit oy hakkına sahip olması gerektiği savunuluyor. Rapor aynı zamanda ormansızlaşma ve ekolojik yıkımda önemli bir paya sahip olan kırmızı et tüketiminin azaltılmasını da teşvik edilecek bir nokta olarak öne sürüyor.

İklimi değil, sistemi değiştir

Rapor sürekli tüketim ve birikim yerine “yeterlilik” ilkesi etrafında yeni bir ekonomik modele geçişini öneriyor. Hızlı karbonsuzlaşma ve tüketim alışkanlıklarındaki yeterlilik yaklaşımıyla küresel ısınmanın yüzyılın sonuna kadar 1,8°C seviyesinde tutulabileceğinin söylendiği raporda 2100 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 90’ının gelirinin iki katına çıkarılabileceği de söyleniyor.

Raporun yazarlarına göre bu hedefler teknik ve ekonomik olarak mümkün ancak politik tercihlerin bu yönde değişmesi ve bu vizyonun arkasında duracak bir politik koalisyon oluşması gerekiyor.

Yayımlanan rapor radikal reformlar önermesi bakımından son derece önemli ve dünyayı başka bir türlü inşa etmek üzere teknik pek çok öneride bulunuyor. Ancak raporun temel sorunu bu reformların kapitalist sistem altında asla hayata geçmesine izin verilmeyecek olmasını görmezden gelmesinde yatıyor. Kapitalizm, politik tercihler nedeniyle iklimi değiştirip, eşitsizliği derinleştirmiyor; sürekli birikime dayalı olması sistemin yapısal sorunu. Küresel bir ekolojik felaketi, eşitsizliği ve savaşları ortadan kaldırmak isteyenlerin sistemin radikal bir altüst oluşunu savunması gerekiyor.

Raporun tamamına bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://globaljusticeproject.wid.world/

son yazıları

221 kurumdan 12. yargı paketine karşı açıklama: “Eşitlik için yan yanayız!”
12'nci Yargı Paketi’ne Antalya'dan tepki: ‘LGBTİ+’lar ve kadınlar hedef alınıyor’
İzmir'de protesto: Nafaka hakkımız, LGBTİ+ varoluşlarımız engellenemez!

ilginizi çekebilir

lgbti-lar-kimliklerini-yasayamiyor
221 kurumdan 12. yargı paketine karşı açıklama: “Eşitlik için yan yanayız!”
whatsapp-image-2026-06-10-at-144625
12'nci Yargı Paketi’ne Antalya'dan tepki: ‘LGBTİ+’lar ve kadınlar hedef alınıyor’
WhatsApp Image 2026-06-10 at 14.04
İzmir'de protesto: Nafaka hakkımız, LGBTİ+ varoluşlarımız engellenemez!