Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği ortak bildiri yayınladı.
Bildiride öne çıkanlar:
- Bizler emek ve meslek örgütleri olarak her zaman olduğu gibi bugün de emperyalist yayılmacılığa, savaş politikalarına ve halkları yoksulluğa sürükleyen adaletsiz küresel düzene karşı; barışı, demokrasiyi, halkların kardeşliğini ve insanca yaşam hakkımızı savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek için bir aradayız. Emperyalizmin başlıca savaş örgütlerinden NATO’nun 7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceği zirveye karşı hep birlikte sesimizi yükseltiyoruz. Türkiye’nin emperyalist savaş stratejilerinin karargâhı haline getirilmesini kabul etmiyoruz.
- ABD emperyalizmi bugün Trump yönetimiyle birlikte dünya halklarına daha açık biçimde tehditler savurmakta; otoriter rejimleri destekleyen, savaşları körükleyen, soykırıma ortak olan ve uluslararası hukuku hiçe sayan saldırgan politikalarını derinleştirmektedir. Trump iktidarı dünya genelinde otoriter, baskıcı ve antidemokratik rejimlere verdiği desteği artırmakta, halk iradesini, insan haklarını ve demokratik değerleri hiçe sayan yönetimlerle kurulan ilişkileri güçlendirmektedir. Başta bölgemiz olmak üzere dünyanın dört bir yanında halkların demokratik talepleri bastırılırken; emperyalist güçler kendi çıkarlarına hizmet eden rejimleri desteklemeyi sürdürmektedir.
- ABD öncülüğündeki NATO ise; emperyalist müdahalelerin, darbelerin, işgallerin ve halk düşmanı savaş politikalarının küresel aygıtıdır. NATO, kuruluşundan bu yana halkların iradesine, bağımsızlık mücadelelerine ve demokratik dönüşümlere karşı müdahalelerin odağında yer almıştır. Bölgemizde ve dünyada NATO’nun bıraktığı miras; milyonların ölümü, ülkelerin yıkımı, büyük göç dalgaları ve kalıcı istikrarsızlık olmuştur.
- ABD emperyalizmi bugün Trump yönetimiyle birlikte dünya halklarına daha açık biçimde tehditler savurmakta; otoriter rejimleri destekleyen, savaşları körükleyen, soykırıma ortak olan ve uluslararası hukuku hiçe sayan saldırgan politikalarını derinleştirmektedir. Trump iktidarı dünya genelinde otoriter, baskıcı ve antidemokratik rejimlere verdiği desteği artırmakta, halk iradesini, insan haklarını ve demokratik değerleri hiçe sayan yönetimlerle kurulan ilişkileri güçlendirmektedir. Başta bölgemiz olmak üzere dünyanın dört bir yanında halkların demokratik talepleri bastırılırken; emperyalist güçler kendi çıkarlarına hizmet eden rejimleri desteklemeyi sürdürmektedir. ABD öncülüğündeki NATO ise; emperyalist müdahalelerin, darbelerin, işgallerin ve halk düşmanı savaş politikalarının küresel aygıtıdır. NATO, kuruluşundan bu yana halkların iradesine, bağımsızlık mücadelelerine ve demokratik dönüşümlere karşı müdahalelerin odağında yer almıştır. Bölgemizde ve dünyada NATO’nun bıraktığı miras; milyonların ölümü, ülkelerin yıkımı, büyük göç dalgaları ve kalıcı istikrarsızlık olmuştur.
- NATO’nun sicili aynı zamanda darbelerle, kontrgerilla faaliyetleriyle, halk muhalefetini bastırmaya yönelik operasyonlarla ve demokrasiye yönelik müdahalelerle örülüdür. Darbelerden büyük acılar yaşamış olan ülkemiz de bu müdahalelerden bağımsız değildir. Emek mücadelesinin yükseldiği, halkın demokrasi taleplerinin güçlendiği dönemlerde NATO desteğiyle gerçekleştirilen antidemokratik müdahalelerin ve kontrgerilla operasyonlarının yarattığı ağır sonuçlar hâlâ toplumsal hafızamızdadır. Grevleri yasaklayarak, sendikacıları idamla yargılayarak işe başlayan 12 Eylül 1980 askeri darbesi tipik bir NATO operasyonu olarak işçilere, emekçilere ve halkımıza ağır bedeller ödetmiştir.
- NATO bir savaş örgütüdür. Ve savaş yoksulluktur.
Savaş sömürüdür.
Savaş baskıdır.
Savaş iş cinayetleri, güvencesizlik ve açlıktır. - İşçilerin, emekçilerin, gençlerin ve halkların gerçek çıkarı savaşta değil barıştadır; sömürüde değil eşitliktedir; baskıda değil demokrasidedir. Halkların birbirine düşman edilmesine değil kardeşliğe, daha fazla silaha değil toplumsal refaha ihtiyaç vardır.
- Bu nedenle DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak; tüm emek, demokrasi, barış ve yaşam savunucularını, dünyanın dört bir yanındaki sendikaları ve dost örgütlerimizi NATO zirvesine, savaş politikalarına ve emperyalist saldırganlığa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Savaşa Değil Emekçiye Bütçe!
Kahrolsun Emperyalizm!