Çözüm sürecinde adımlar hızlanmalı

Çözüm süreci kritik bir viraja giriyor. TBMM’de kurulan ve tüm partilerin uzlaşarak hazırladığı bir raporla tarihsel bir zemini inşa eden çözüm komisyonu raporunun arkasında durmalıdır.

Bütün partiler arasında bir anlaşma varken neden oyalama taktiği gibi görünen, ne kibar tabiriyle ipe un sermek olarak adlandırabileceğimiz bir sessizlik hakim.

İktidar oyalamaktan ve oyalanmaktan vaz geçmelidir.

En temel adımlar hemen atılmalıdır.

Marksist.org’da Çözüm Komisyonu raporunu “Sürecin bir kutbu olan Kürtlerin kabul ettiği bu rapor, geri kalan bütün sol muhalefetin nasıl destek verebileceğini tartışması gereken ‘tartışma ve mücadeleye giriş için bir “uzlaşma” zemini’ olarak görülmelidir.” diyerek ele almıştık.

Raporun “Demokratikleşmeyle ilgili öneriler” başlıklı bölümünde “AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır” deniliyor. Özellikle 7. bölümde hasta tutsaklarla ilgili, Terörle Mücadele Kanunu ile ilgili, toplantı ve gösteri hakkıyla ilgili ve şiddet içermeyen fillerin terör suçu sayılamayacağı ile ilgili ve elbette düşünce özgürlüğü ile ilgili oldukça önemli bir çerçeve yer alıyor. Yerel yönetimler konusunda da kayyım uygulamalarını zorlaştıran bazı tedbirler sıralanmış durumda.

Öyleyse beklemenin hiçbir anlamı yok. Komisyonda CHP dahil ana aktörlerin imza attığı bu raporun bir başlangıç noktası olarak alınması ve hızla demokratik adımların atılması, acil bir şekilde yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Şubat ayının başlarında Abdullah Öcalan’ın yaptığı değerlendirmeler arasında “Özgürlüğüm icra için gerekli. Ben burada da kalabilirim. Ama yasa bütün arkadaşları kapsamalı. Bazı arkadaşlar için sınırlı bir siyaset yasağı da olabilir. Örneğin beş yıl gibi. Meclis’e gelmeyeceğiz, ancak diğer siyasi haklarımızı koruyacağız. Sürekli siyaset yapacağız. Bunların hepsini kapsayan bir demokratik siyaset koşulu gerekir. Meclis buna dair bir karar alırsa, süreç uzamaz.” dediği aktarıldı.

Şimdi yasal adımlar hızla atılmalı, demokratikleşme için arka arkaya yasal düzenlemeler yapılmalı. Batı Asya’da kakofoni, kaos, emperyalist işgal ve İsrail’in soykırımı devam ederken unutanlar olabilir ama şunu hatırlatmak zorundayız: bu kaos ortamında iktidarın tüm otoriterleşme şoklarına rağmen bölgede yaşanana girdabın dışında kalmayı başarmanın nedeni, çözüm sürecidir. Bu durumu kalıcı hale getirecek olan da çözüm sürecinin nihayete ermesidir.

Çözüm süreci için yasal adımlara hız verilmeli.

son yazıları

İran’da kara harekatına hayır!
Yine yasaklandı: "24 Nisan anması demokratik bir haktır!"
İsrail soykırıma devam ediyor

ilginizi çekebilir

Gorunum Gazetesi
İran’da kara harekatına hayır!
1556111776911-katliam
Yine yasaklandı: "24 Nisan anması demokratik bir haktır!"
gaza
İsrail soykırıma devam ediyor