CHP, erken seçim ve birleşik direniş ihtimalleri

CHP’ye yönelik yargı kuşatması ancak Kürt hareketinin çeşitli partilerine ve kadrolarına yönelik kuşatmayla kıyaslanabilir.

19 Mart 2025’te CHP’ye karşı başlayan yargı saldırısı iki önemli öğeyi öne çıkarttı. İktidarın amacı ne olursa olsun, 19 Mart’a karşı başlayan büyük direniş; toplumda, muhalefetin üzerindeki “korku imparatorluğu” duvarlarını yıktı. Bunu yaparken de özellikle gençlerin; OHAL döneminde inşa edilen ve insanları mücadeleden uzak tutan korku duvarlarını parçalayıp polis barikatlarını aşarak sokaklara çıkması ve milyonlarca insanın 19-29 Mart’ta miting mücadele alanlarını terk etmemesi, İBB’ye kayyım atanmasını da engelledi.

İkinci öne çıkan öğe ise Özgür Özel liderliğidir. Bu, CHP’nin tüm tarihi açısından yepyeni bir durum. Özel; CHP tabanı ve kadroları arasındaki Kemalist, bürokrat, sayısız fobiden mustarip kesimlerine prim vermeden hem İmamoğlu’nu ve tutuklanan arkadaşlarını savunmaya devam etmiş hem de 19 Mart’tan sonra parti tabanını sokaklara davet etmekten geri adım atmamıştır.

CHP’ye yönelik yargı kuşatması ancak Kürt hareketinin çeşitli partilerine ve kadrolarına yönelik kuşatmayla kıyaslanabilir. CHP’nin 24 belediyesine siyasi operasyon düzenlendi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 22 belediye başkanı ve 200’ün üzerinde belediye yöneticisi tutuklandı. 19 belediye başkanı hala tutuklu. Partinin kongresi hakkında yargı sopası sallanmaya devam ediyor. Buna rağmen Özel, partisinin sokaktan çekilmemesi için özel bir çaba sergiledi ve azımsanmayacak şekilde, 18 ayda 103 miting örgütledi. Bu mitinglerin bazılarına on binlerce muhalif katıldı.

Şimdi Özgür Özel erken seçim önerisini yapıyor. Öneriye AKP ve MHP elbette hemen karşı tutum aldılar. Erdoğan, “sandıkta hesaplaşma” çağrısını derhal reddetti. Aynı şekilde Bahçeli de erken seçim çağrısını reddetti.

Erken seçim çağrısı, en az iki yıl geç yapıldı. 31 Mart 2024’te, yerel seçimlerde iktidar bloğunun aldığı ağır yenilgiden hemen sonra, bu çağrının yapılmasının bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştık. O vakitler Özgür Özel iktidarla “yumuşama” stratejisi izliyordu. Normal olmayan bir iktidar bloğuyla ilişkilerin normalleştirilemeyeceği; kamuoyunun da net bir şekilde kavradığı üzere, önümüzdeki seçimlerde Erdoğan’ın rakibini diskalifiye etmek için derinleştirildiği ortada olan yargı müdahalesiyle bir kez görüldü. 

Elbette erken seçimi savunuyoruz. Otoriter şok dalgalarının arkasında; yoksulluğa ve adaletsizliğe karşı öfkenin, savaşa Gazze’de yaşananlara duyulan öfkeyle birleşmesinin ve bu birleşik öfkenin, sokaktan meclise bir mücadele dalgasının bir seçim ittifakı haline gelmesine karşı duvar örme isteği yattığını biliyoruz.

İran savaşı vesilesiyle savaşa karşı öfke artıyor. Erdoğan’ın erken seçim fikrine karşı çıkarken, gündemin Türkiye’nin ateşten uzak tutulması olduğunu söylerken, aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerinden enerji fiyatlarının hızlı tırmanışına değinmesi tesadüf değil. Fiziken varil petrolün fiyatının 140 dolara yaslandığı koşullarda hayat pahalılığı hızla artıyor; bu durum, yoksulluğa karşı öfkeyle savaşa karşı öfkeyi daha da hızla yan yana getirebilir. Burada sorun, sokakta yan yana gelmeyi başarmaktır. 19-29 Mart dışında CHP sokakta bir birleşik direniş örgütlemeye değil, kendi seçim kampanyasını sokakta inşa etmeye başladı ve muhalefetin geri kalanını kendi mitinglerine konuk olarak davet etti.

Muhalefet bugün önce sokakta yan yana gelmek ve İran savaşı ile Gazze’de süren soykırım olmak üzere savaşa karşı seferber olmak zorunda. Kürt meselesinde çözüm süreci için acil reform adımlarının atılmasını savunmalı; işçilerin eriyen ücretlerinin giderilmesi için Emek Forumu çatısına benzeyen bir birleşik işçi mücadelesi örmek için çabalamalıdır. Kadın cinayetlerinden yargı alanında süren haksızlıklara, hayvanları kitleler halinde öldürmenin kapısını açan ve CHP’li belediyelerin de utanmadan uyguladığı katliam yasasını çöpe atmaktan LGBTİ+’ların özgürlüğüne kadar en önemli hedefler için sokakta yan yana gelinmeli; CHP mitingleri, partinin seçimlere hazırlık alanları olmaktan çıkartılmalıdır. 103 mitingin toplumsal muhalefetin dışında cereyan ediyormuş gibi görünmesinden ve sokakta mücadele edenlerin birleşik direniş alanlarına dönüşememiş olmasından ders çıkarmadan yapılacak bir erken seçim tartışması çok büyük bir anlam taşımıyor. Böyle bir adım atmaksızın erken seçim, Erdoğan’ın otomatik olarak seçimi kaybedeceği fikrini güçlendiriyor. Oysa mücadele edip Erdoğan’a oy verenleri en azından tarafsız hale getirmeden seçim kazanmak da sanıldığı kadar kolay olmayabilir. 

Erken seçime evet! Ama önce sokakta somut talepler etrafında birleşik bir direniş inşa edilmeli.

son yazıları

Diren İran, diren Filistin
Çözüm sürecini sabote etmeyin
Rejim değişikliği, İran’da Kürtler ve Türkiye’de çözüm süreci

ilginizi çekebilir

a-w607205-08
1 Mayıs vesilesiyle: Acil ihtiyaç aşağıdan örgütlenmedir
01-global-climate-strike
İklim krizine karşı mücadelenin kılavuzu
Radyoaktif-Acil-Durum-Emergencia-Radioativa-Netflix-Dizi-Izlenme
Dizi: Radyoaktif acil durum