Özgürlük İstiyoruz Kampanyası: “Yalnız değiliz, yanlış değiliz, kalabalığız!”

Altı şehirden yükselen ses: LGBTİ+ tutsaklara özgürlük.

LGBTİ+’lara yapılan baskılara karşı çıkan kurumların başlattığı Özgürlük İstiyoruz Kampanyası, altı şehirde düzenlediği basın toplantılarında birleşik mücadele çağrısı yaptı.

12 Eylül 2026 gecesi birçok şehirde LGBTİ+ dernekleri ve çeşitli mekânlar polis tarafından basılmış, toplu gözaltılar yapılmış ve buna “Ailem Güvende” operasyonu adı verilmişti.

Aralarında KAOS GL Derneği yönetim ve denetim kurulu üyelerinin de bulunduğu 81 kişi “müstehcenlik” suçlamasıyla tutuklandı. Günlerdir çeşitli hapishanelerde insan hakları ihlallerine ve kötü muameleye maruz bırakılarak tutuluyorlar.

Öte yandan “Ailem Güvende” operasyonu, toplumun bir parçası olan LGBTİ+’lardan başlayarak geniş kesimler tarafından varoluşlara, hak ve özgürlüklere yapılmış bir saldırı olarak görüldü ve öfke yarattı.

AKP-MHP iktidarının LGBTİ+’lara karşı açtığı savaşa karşı çıkanlar, bu saldırılara karşı birlikte mücadele etmek gerektiğini düşünüyor.

Özgürlük İstiyoruz Kampanyası, 8 Ekim 2026 günü Ankara, İstanbul, İzmir, Çanakkale, Mersin ve Diyarbakır’da basın toplantıları düzenledi.

Ayrıca birçok kurum kendi açıklamalarıyla LGBTİ+’lara özgürlük istedi.

Ankara: Mülkiyeliler Birliği Salonu’nda yapılan basın toplantısına İHD, TİHV, 10 Ekim Derneği, Ankara Kadın Platformu, Sosyalist Kadın Hareketi, Halkevleri, DEM, TİP ve DSİP temsilcileri de katıldı. Hapishanelerdeki LGBTİ+’ların durumu ve özgürlükleri için yapılması gerekenler öncelikli olarak ele alındı. Toplantı sırasında “Nefrete inat yaşasın hayat” ve “Biji azadi biji aşiti” sloganları atıldı.

İstanbul: İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde yapılan basın toplantısında Özgürlük İstiyoruz 8 Ekim açıklaması okundu.

İzmir: Karakedi Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında kampanyanın açıklaması okundu. DSİP temsilcileri de toplantıya katıldı.

Çanakkale, Diyarbakır ve Mersin: Bu şehirlerde de Özgürlük İstiyoruz basın toplantıları yapıldı.

8 Ekim 2026 günü altı şehirde okunan açıklamanın tam metni:

8 Ekim 2026 günü dört şehirde okunan açıklamanın tam metni

Her yer zindan, özgürlük istiyoruz!

Bizler, “Özgürlük İstiyoruz” kampanyası olarak, bugün ülkenin dört bir yanındaki LGBTİ+’lar ve Hak Savunucuları olarak bir araya geldik. Sokaklarda, meydanlarda ve kampüslerde eş zamanlı olarak sesimizi duyurmak için bir aradayız. Eşitlik, adalet ve özgürlüğün hepimizin ortak mücadelesi olduğunu biliyor; nefretin ve ayrımcılığın karşısında, herkese yer olan eşit ve özgür bir yaşamı savunuyoruz. Bizi yok saymak, silmek ve yalnızlaştırmak isteyenlere inat, varoluşumuzu kutluyor ve hep bir ağızdan haykırıyoruz: Vardık, varız, var olacağız!

İçine hapsedilmeye çalışıldığımız bu karanlığa, artan sansüre ve baskılara her gün yenileri ekleniyor. 12 Eylül’ün karanlık yıldönümünde sahnelenen “Ailem Güvende” operasyonu, LGBTİ+’lara yönelik devlet şiddeti ve düşmanlaştırma politikalarının en açık göstergesi oldu.. Bu operasyon sonucu yaşanan ağır hak ihlalleri, hedef göstermeler ve hukuksuz tutuklamalarla en temel insan haklarımız ayaklar altına alınıyor. Topluma dayatılan asılsız korkuların aksine bir kez daha hatırlatıyoruz: LGBTİ+’lar ne toplum için ne de ailelerimiz için bir tehdit; LGBTİ+’lar hayatın ve toplumun bir parçasıdır. Asıl tehdit; LGBTİ+’ları ötekileştiren, hapse atan, yaşamdan koparan ve intihara sürükleyen, siyasi çıkarları uğruna insan hayatını hiçe sayan bu faşist zihniyettir. Nitekim LGBTİ+’lara yönelik saldırıya gelen tepkiler de aileyi tehdit edenin kadın cinayetleri, MESEM’ler, çocuk istismarı, yoksulluk olduğunu ortaya koymuş, iktidarın hedef şaşırtma amaçlı söylem ve operasyonlarının başarıya ulaşmadığını göstermiştir. Önceki aile bakanının halkın cebinden sıfırını sayamadığımız kadar çok çaldığı Türkiye’de aileye tehdit oluşturanın LGBTİ+’lar olduğu iddiası iktidarın LGBTİ+’lara karşı açtığı savaştan beklentisinin ne olduğunu ifşa etmektedir. 

Bugün sırf varoluşları ve eşitlik mücadeleleri yüzünden haksız yere alıkonulan, özgürlükleri ellerinden alınan tüm tutsak LGBTİ+’lar için de sesimizi yükseltiyoruz. Hayatlarımızı kriminalize etmeye çalışan, yaşam alanlarımızı daraltan bu siyasi baskılar ve nefret operasyonları derhal son bulmalıdır. Adaletsizce esir edilen, hukuksuzca yargılanan, işkence ve hak ihlalleriyle tutsaklıkları devam eden tüm arkadaşlarımız için derhal, kayıtsız şartsız özgürlük istiyoruz!

Bugün sözümüz sadece meydanlarda değil; pencerelerden balkonlara yaşadığımız evlerin her köşesinden, iş yerlerimizden  sosyal medyaya kadar hayatın her alanından taşıyor. LGBTİ+ kurumları ve bu haklı mücadeleye omuz veren tüm dost kurumlarımızla beraber bayraklarımızı dalgalandırıyor, renklerimizi gururla sergiliyoruz. 

LGBTİ+’ların güvenli, eşit ve şiddetsiz bir hayat sürme hakkı tartışılamaz. Neşemize, arzularımıza, birbirimize ve renklerimize sarılarak; tereddütsüz, amasız ve fakatsız bir şekilde herkes için temel haklarımızı talep ediyoruz. Bizleri hapse atarak susturmaya çalışanlara inat, nefes aldığımız her yerde kendi hikayemizi yazmaya, gökkuşağının tüm renkleriyle dayanışmayı ilmek ilmek örmeye devam edeceğiz.

Buradan eşit ve özgür bir dünya hayali kuran herkese sesleniyoruz: Bizi görün, sesimizi duyun. Gökkuşağının altında hep birlikte, yan yana, özgürce yaşayacağımız günler gelene dek hayatlarımızdan ve haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü çok iyi biliyoruz; yalnız değiliz, yanlış değiliz, kalabalığız! Bütün LGBTİ+’lar için, her alanda #Özgürlükİstiyoruz ve unutmayın, #HerYerdeyizAşkım!

Kampanya sosyal medya hesabına ulaşmak için tıklayın.

son yazıları

Faşist bir kıyamet için dua eden milyarderlerle tanışın
Burnham formülü: Tonda dramatik değişiklik, gerçeklikte minimal değişiklik
Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde yaşam hakkı savunucuları sokaktaydı

ilginizi çekebilir

dcb209d2-cfa2-4f53-a83b-ee58edf5047f
Faşist bir kıyamet için dua eden milyarderlerle tanışın
1536x864_cmsv2_066a93e1-0f33-5ff0-806e-4c22d3aaba01-9885516
Burnham formülü: Tonda dramatik değişiklik, gerçeklikte minimal değişiklik
Screenshot
Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde yaşam hakkı savunucuları sokaktaydı